_dumanist_
Üye
Sen Hiç Ateş Böceği Gördün mü?
Yılmaz Erdoğan ve Demet Akbağ ile ayrıntılı söyleşiler ve sahne arkasından ilginç görüntüler de içeren seçenekleriyle Türkiye’de bugüne kadar çıkan en geniş kapsamlı tiyatro oyunu DVD’si olma özelliği de taşıyor.
Konusu:1948 yılında doğan Gülseren, üstün zekalı bir kızdır. Çevresini oluşturan ailesi ve yakın tanıdıklarının siyasi ve sosyal yaşam biçimleriyle, güncel sosyo-ekonomik, politik gelişmelerinin örtüştüğü Gülseren'in hayatı, 50 yıla yayılan bir dilimde kimi zaman gülümsemelerle, kimi zaman sessiz gözyaşlarıyla geçmektedir. Oyunun aralarına serpiştirilmiş Demet Akbağ ve Yılmaz Erdoğan röportajları arasında, ateşböceklerinin,teknoloji karşısında umutsuz direnişi de izlenmektedir.
Oyuncular:
Yılmaz Erdoğan
Demet Akbağ
Altan Erkekli
Zerrin Sümer
Sinan Bengier
Salih Kalyon
Ayberk Atilla
Bican Günalan
Neslihan Yeldan
Deniz Özerman
Caner Alkaya
çocuğun babası:dut mu bu?
kızın babası: pardon?
c.b: kapıyı diyorum dut mu?
gülseren *: bilmem bi dutun bakın. hayır eğer dutsa duttur dut değilse dut diye dutturmayalım değil mi? bu dut konusuna küçük ve gereksiz bi ilavem daha var kadın dudu köfte.
-----
c.b: bence bu evlilik olayı tam bi ticari kuruluş gibidir. zaten muessese lafi da ordan gelmektedir. mesela gittin dandik bi aileden b*ktan bi kız aldın geldin. kimseye de sataman. nerene sokacan? bak mesela bu hali.anaaaaaa halıya bak halıya. iran halisi değil mi bu?
birkaç dakika sonra.
çocuğun annesi: hadi bey artık lafa gir.
c.b: evet. siz bu haliyi en son kaca birakirsiniz kamil bey.
k.b: kazım efendim kazım..
c.b: aman be ne inatçı adammissin söyle kaç kazımsa vereceğim..
-----
kizin annesi: * bizim bu kiz herkesi gulmekten oldurur. mesela bizim bi ölu komsumuz vardi. gulseren'i ne zaman gorse gulmekten ölürdü.
-----
c.b: peki gitmeden sorayim siz bu kapiya ne kadar istiyosunuz kamil bey..
k.c: kazim efendim kazim.
c.b: tek fiat uyguluyorlar.
Öğretmen:4 tarafı sularla çevrili olan kara parçasına ne denir?
Gülseren:Etrafın sarıldı kara parçası teslim ol!
Babasının ölümünü anlatırken..
Bu olaydan bir hafta sonra bir Çarşamba günü tanıştım yalnızlıkla.. Sen yalnızlığı yakından gördün mü hiç.? Ben gördüm.. Bahsedildiği gibi değilmiş hiç.. Ben daha iri yarı bir şey bekliyordum.. Biliyordum başından beri biliyordum.. Nerden biliyordum bilmiyordum ama biliyordum işte.. Olsa olsa bir Çarşamba günü olurdu bu.. Zaten hep daha bir yalnız uyanmışımdır Çarşamba günleri.. Ne olacağı belli olmayan bir haftanın tam ortasında.. Yapayalnız..
***
Benim bildiğim, insanlar kitap okur ve yeni fikirlere sahip olur ama siz önce bir fikre sahip olup onun hakkındaki kitapları okuyorsunuz..
***
+ Sen hiç ateş böceği gördün mü.?
- Hayır, görmedim..
+ Göremezsin, göstermiyorlar ki.. Herkes de göremez zaten.. Edison doğayı yendi, hem de kendi sahasında.. Biz o ara yoğunduk, Ediz Hun'un filmlerini seyrediyorduk..
- Anlamadım.?!
+ Kıymetini bil; anlasaydın yalnızlık çekerdin..
***
+ Hiçbir şeye benzemez biliyor musun.?
- Ne.?
+ Bir şeye inanmanın tadı..
***
Hani radyoda çok sevdiğin bi şarkıya denk gelir sevinirsin de, tam sesini açtığında şarkı biter yaa..
Öyle bi şeydi işte..
Konusu:1948 yılında doğan Gülseren, üstün zekalı bir kızdır. Çevresini oluşturan ailesi ve yakın tanıdıklarının siyasi ve sosyal yaşam biçimleriyle, güncel sosyo-ekonomik, politik gelişmelerinin örtüştüğü Gülseren'in hayatı, 50 yıla yayılan bir dilimde kimi zaman gülümsemelerle, kimi zaman sessiz gözyaşlarıyla geçmektedir. Oyunun aralarına serpiştirilmiş Demet Akbağ ve Yılmaz Erdoğan röportajları arasında, ateşböceklerinin,teknoloji karşısında umutsuz direnişi de izlenmektedir.
Oyuncular:
Yılmaz Erdoğan
Demet Akbağ
Altan Erkekli
Zerrin Sümer
Sinan Bengier
Salih Kalyon
Ayberk Atilla
Bican Günalan
Neslihan Yeldan
Deniz Özerman
Caner Alkaya
çocuğun babası:dut mu bu?
kızın babası: pardon?
c.b: kapıyı diyorum dut mu?
gülseren *: bilmem bi dutun bakın. hayır eğer dutsa duttur dut değilse dut diye dutturmayalım değil mi? bu dut konusuna küçük ve gereksiz bi ilavem daha var kadın dudu köfte.
-----
c.b: bence bu evlilik olayı tam bi ticari kuruluş gibidir. zaten muessese lafi da ordan gelmektedir. mesela gittin dandik bi aileden b*ktan bi kız aldın geldin. kimseye de sataman. nerene sokacan? bak mesela bu hali.anaaaaaa halıya bak halıya. iran halisi değil mi bu?
birkaç dakika sonra.
çocuğun annesi: hadi bey artık lafa gir.
c.b: evet. siz bu haliyi en son kaca birakirsiniz kamil bey.
k.b: kazım efendim kazım..
c.b: aman be ne inatçı adammissin söyle kaç kazımsa vereceğim..
-----
kizin annesi: * bizim bu kiz herkesi gulmekten oldurur. mesela bizim bi ölu komsumuz vardi. gulseren'i ne zaman gorse gulmekten ölürdü.
-----
c.b: peki gitmeden sorayim siz bu kapiya ne kadar istiyosunuz kamil bey..
k.c: kazim efendim kazim.
c.b: tek fiat uyguluyorlar.
Öğretmen:4 tarafı sularla çevrili olan kara parçasına ne denir?
Gülseren:Etrafın sarıldı kara parçası teslim ol!
Babasının ölümünü anlatırken..
Bu olaydan bir hafta sonra bir Çarşamba günü tanıştım yalnızlıkla.. Sen yalnızlığı yakından gördün mü hiç.? Ben gördüm.. Bahsedildiği gibi değilmiş hiç.. Ben daha iri yarı bir şey bekliyordum.. Biliyordum başından beri biliyordum.. Nerden biliyordum bilmiyordum ama biliyordum işte.. Olsa olsa bir Çarşamba günü olurdu bu.. Zaten hep daha bir yalnız uyanmışımdır Çarşamba günleri.. Ne olacağı belli olmayan bir haftanın tam ortasında.. Yapayalnız..
***
Benim bildiğim, insanlar kitap okur ve yeni fikirlere sahip olur ama siz önce bir fikre sahip olup onun hakkındaki kitapları okuyorsunuz..
***
+ Sen hiç ateş böceği gördün mü.?
- Hayır, görmedim..
+ Göremezsin, göstermiyorlar ki.. Herkes de göremez zaten.. Edison doğayı yendi, hem de kendi sahasında.. Biz o ara yoğunduk, Ediz Hun'un filmlerini seyrediyorduk..
- Anlamadım.?!
+ Kıymetini bil; anlasaydın yalnızlık çekerdin..
***
+ Hiçbir şeye benzemez biliyor musun.?
- Ne.?
+ Bir şeye inanmanın tadı..
***
Hani radyoda çok sevdiğin bi şarkıya denk gelir sevinirsin de, tam sesini açtığında şarkı biter yaa..
Öyle bi şeydi işte..




