Kobra_FighterTR
Üye
Şekersiz diyabet nedir ? Nedenleri , Belirtileri , Tedavisi !
Şekersiz diyabet nedir
Şekersiz diyabet in nedeni hipotalamus çekirdeklerinin, yeterli ADH üretmemesidir.ADH nin işlevi böbreklerin su tutmasını sağlayarak idrar yoluyla aşırı su kaybını önlemektir.ADH hormonunun yokluğu yada eksikliği idrar yoluyla aşırı su kaybına yol açar.
En yaygın biçim olan diabetes mellitus şeker hastalığı , pankreasın ürettiği bir hormon olan insülinin vücuttaki işlevini yerine getirememesinden ya da yetersiz üretiminden kaynaklanır. Şeker hastalığı ile şekersiz diyabet arasındaki fark anlaşılmalıdır. Bir şekersiz diyabet hastası günde 20 litreye kadar idrar yapar. Bu miktarın 40 litreyi bulduğu bir olgu da bildirilmiştir.Vücudun bu ölçüde aşın sıvı kaybını dengeleyecek düzeyde sürekli sıvı alınmazsa, hasta kısa sürede ölümün eşiğine gelir. Kaybedilen suyu yeniden alma gereksinimi şekersiz diyabetin temel yakınmalarını doğurur: Susuzluk duygusu ve bol miktarda su içme isteği (polidipsi).
Belirtileri :
Şekersiz diyabet ile şeker hastalığı (diabetes meltitus) arasındaki farkın anlaşılması için küçük bir parantez açmak gerekir. diabetes mellitus şeker hastalığı, pankreasın ürettiği bir hormon olan insülinin vücuttaki işlevini yerine getirememesinden ya da yetersiz üretiminden kaynaklanır. Şekersiz diyabetin nedeni ise hipotalamus çekirdeklerinin yeterli ADH üretememesidir. ADH’nin işlevi böbreklerin su tutmasını sağlayarak idrar yoluyla aşırı su kaybını önlemektir. Bu hormonun yokluğu ya da eksikliği idrar yoluyla aşın su kaybına yol açar. Susuzluk özellikle ağır olgularda süreklidir ve rahatsızlık vericidir. Hastanın geceleyin de İdrar yapması ve su içmesi gerekir. Kısa bir süre için bile su içmemesi vücudun susuz kalmasına bağlı olarak ağır bozuklukların ortaya çıkmasına yol açar. Susuzluk çok şiddetlenir ve su eksikliği uzarsa, hastada huzursuzluk tablosu başlar ve bu durum deliriuma (bilinçsiz saldırgan hareketler) kadar varabilir.
Nedenleri :
Son zamanlarda iki şekersiz diyabet türü ayırt edilmiştir. Bunlardan biri ADH’nin eksikliğinden, öbürü ise böbreğin normal miktarda salman ADH’nin uyanlanna yetersiz yanıt vermesinden kaynaklanır.
Hastalann büyük bölümü birinci türe girer. Hipotalamusun supraoptik (göz siniri üstü) ve paraventriküler (ka-nncık çevresi) çekirdeklerinin yüzde 90 oranında tahrip olmasına yol açan hastalıklar, ADH eksikliği nedeniyle şekersiz diyabet tablosunu ortaya çıkarabilir. Buna yol açabilecek hastalıklar pek çoktur. Olguların büyük bölümünde tümörler (özellikle kraniyofarenjiyom) söz konusudur. Hipotalamusa yerleşen frengi ve verem, bu bölgenin büyük çapta yıkıma uğramasına ve dolayısıyla şekersiz diyabete yol açar. Menenjit (beyin zarı iltihabı), ensefalit (beyin iltihabı) ve ender olarak kızamık, kızamıkçık, kabakulak gibi bütünüyle iyi gidişli hastalıklar için de aynı şey söz konusudur. Hipotalamusta ya da hipofizde tümör ve iltihaba bağlı herhangi bir süreç söz konusu olmadan da ortaya çıkan şekersiz diyabet olguları vardır. Son çalışmalar bu olayın bir gen kusurundan kaynaklandığını göstermiştir.Hücre çekirdeğindeki bir nokta olarak tanımlanabilen gen, kişinin ayrı bir birey olmasını sağlayan bütün özellikleri taşır. Bu özellikler erkeğin spermi ve kadının yumurtası aracılığıyla çocuklara geçer. Şekersiz diyabet kalıtsaldır; hastalığa yol açan anormal karakter öbür özelliklerle birlikte aktarılır. Ama şekersiz diyabetli anne babanın çocukları hastalığa her zaman yakalanmazlar. Çünkü hastalığı taşıyan genler iki tanedir. Bazı hastalarda birincisi, bazılarında ise ikincisi etkili olur.Genlerden birincisi baskın olandır ve cinsiyete bağlı değildir; bu durumda anne babadan birinde şekersiz diyabet varsa, çocuklarının hepsi hastalığa yakalanacak demektir. İkincisi cinsiyete bağlıdır, çekiniktir ve x kromozomlarından biri tarafından taşımr. (Cinsiyete özgü kromozomlar iki tanedir; kadmda eşit uzunlukta olduklarından xx ile gösterilirler.) Her iki x kromozomu da bu geni taşımadıkça, kız çocuk belirtiler göstermeden yalnızca hastalığı taşıyıcı olacaktır. Genin her iki x kromozomunda bulunması yaşamla pek bağdaşmaz. Erkekte x kromozomu çekinik geni taşıdığında ve onu baskılayacak başka bir x geni olmadığında hastalık ortaya çıkar. Çiftte yalnız baba hastaysa, babadan y geni alan erkek çocuklar hastalığa yakalanmaz; kız çocuklar ise hastalığı taşırlar. Eğer anne taşıyıcı ve baba sağlıklıysa, erkek çocukların yansı hasta, yansı sağlıklı ve kız çocukların yansı taşıyıcı, yansı sağlıklı olacaktır.
ADH’ye böbreğin yanıt vermemesine bağlı şekersiz diyabette ikinci duruma benzer bir mekanizma işler; yani bu durumda da yalnızca erkek çocuklar hastalanacaktır.
Tedavisi :
ADH eksikliğine bağlı şekersiz diyabette tedavi basittir; eksik olan ADH’yı vermek yeterlidir. Geçmişte enjeksiyonla verilen hipofiz ekstreleri günümüzde kullanılmamaktadır. Artık sprey biçiminde burun yoluyla verilen yeni ilaçlar vardır. İkinci tür şekersiz diyabetin kontrol edilebilmesi çok daha güçtür. ama bu biçim çok ender görülür.
Şekersiz diyabete benzer hastalıklar
Çok idrar yapan herkeste şekersiz diyabet olduğunu söylemek elbette yanlış olur. Hastanın idrarla şeker attığı ve şekerin ozmotik nedenlerle beraberinde suyu da sürüklediği şeker hastalığı: böbrek yetersizliği nedeniyle böbreğin su tutamadığı ve idrar miktannın fazla olduğu kronik böbrek hastalıklan dışında da şekersiz diyabete çok benzeyen hastalıklar vardır. Ama bunlarda çok idrar yapma ADH’nin azalmasına bağlı değildir. Henüz tam tanımlanmamış olan bu hastalıklardan biri, hipotalamustaki susuzluk merkezinin lezyonuna bağlıdır. Normal koşullarda suya gereksinim duyulduğunda susuzluğun ortaya çıkmasını sağlayan bu merkezdeki bozukluk nedeniyle kişi aşırı su alır ve böbreklerden gereksiz miktarı atar.
Bir başka garip hastalık ise potomani, yani aşırı su içmedir. Bu kişilerde su değiş tokuşunu düzenleyen bütün mekanizmalar normaldir. Anormal olan hastanın ruhsal durumudur; “mani” terimiyle de belirtildiği gibi gerçek bir ruhsal bozukluk söz konusudur. Bu hastalıkta da öncekinde olduğu gibi, şekersiz diyabete göre durum tersine dönmüştür. Kişi böbrek aracılığıyla gerçekleşen su kaybını karşılamak için değil, yalnızca organizmanın gerçek gereksiniminden bağımsız olarak ortaya çıkan susuzluğu gidermek için su içer. Burada böbrek çıkardığı idrar miktarını artırarak, vücuda giren fazla suyu dengeler.
Şekersiz diyabet in nedeni hipotalamus çekirdeklerinin, yeterli ADH üretmemesidir.ADH nin işlevi böbreklerin su tutmasını sağlayarak idrar yoluyla aşırı su kaybını önlemektir.ADH hormonunun yokluğu yada eksikliği idrar yoluyla aşırı su kaybına yol açar.
En yaygın biçim olan diabetes mellitus şeker hastalığı , pankreasın ürettiği bir hormon olan insülinin vücuttaki işlevini yerine getirememesinden ya da yetersiz üretiminden kaynaklanır. Şeker hastalığı ile şekersiz diyabet arasındaki fark anlaşılmalıdır. Bir şekersiz diyabet hastası günde 20 litreye kadar idrar yapar. Bu miktarın 40 litreyi bulduğu bir olgu da bildirilmiştir.Vücudun bu ölçüde aşın sıvı kaybını dengeleyecek düzeyde sürekli sıvı alınmazsa, hasta kısa sürede ölümün eşiğine gelir. Kaybedilen suyu yeniden alma gereksinimi şekersiz diyabetin temel yakınmalarını doğurur: Susuzluk duygusu ve bol miktarda su içme isteği (polidipsi).
Belirtileri :
Şekersiz diyabet ile şeker hastalığı (diabetes meltitus) arasındaki farkın anlaşılması için küçük bir parantez açmak gerekir. diabetes mellitus şeker hastalığı, pankreasın ürettiği bir hormon olan insülinin vücuttaki işlevini yerine getirememesinden ya da yetersiz üretiminden kaynaklanır. Şekersiz diyabetin nedeni ise hipotalamus çekirdeklerinin yeterli ADH üretememesidir. ADH’nin işlevi böbreklerin su tutmasını sağlayarak idrar yoluyla aşırı su kaybını önlemektir. Bu hormonun yokluğu ya da eksikliği idrar yoluyla aşın su kaybına yol açar. Susuzluk özellikle ağır olgularda süreklidir ve rahatsızlık vericidir. Hastanın geceleyin de İdrar yapması ve su içmesi gerekir. Kısa bir süre için bile su içmemesi vücudun susuz kalmasına bağlı olarak ağır bozuklukların ortaya çıkmasına yol açar. Susuzluk çok şiddetlenir ve su eksikliği uzarsa, hastada huzursuzluk tablosu başlar ve bu durum deliriuma (bilinçsiz saldırgan hareketler) kadar varabilir.
Nedenleri :
Son zamanlarda iki şekersiz diyabet türü ayırt edilmiştir. Bunlardan biri ADH’nin eksikliğinden, öbürü ise böbreğin normal miktarda salman ADH’nin uyanlanna yetersiz yanıt vermesinden kaynaklanır.
Hastalann büyük bölümü birinci türe girer. Hipotalamusun supraoptik (göz siniri üstü) ve paraventriküler (ka-nncık çevresi) çekirdeklerinin yüzde 90 oranında tahrip olmasına yol açan hastalıklar, ADH eksikliği nedeniyle şekersiz diyabet tablosunu ortaya çıkarabilir. Buna yol açabilecek hastalıklar pek çoktur. Olguların büyük bölümünde tümörler (özellikle kraniyofarenjiyom) söz konusudur. Hipotalamusa yerleşen frengi ve verem, bu bölgenin büyük çapta yıkıma uğramasına ve dolayısıyla şekersiz diyabete yol açar. Menenjit (beyin zarı iltihabı), ensefalit (beyin iltihabı) ve ender olarak kızamık, kızamıkçık, kabakulak gibi bütünüyle iyi gidişli hastalıklar için de aynı şey söz konusudur. Hipotalamusta ya da hipofizde tümör ve iltihaba bağlı herhangi bir süreç söz konusu olmadan da ortaya çıkan şekersiz diyabet olguları vardır. Son çalışmalar bu olayın bir gen kusurundan kaynaklandığını göstermiştir.Hücre çekirdeğindeki bir nokta olarak tanımlanabilen gen, kişinin ayrı bir birey olmasını sağlayan bütün özellikleri taşır. Bu özellikler erkeğin spermi ve kadının yumurtası aracılığıyla çocuklara geçer. Şekersiz diyabet kalıtsaldır; hastalığa yol açan anormal karakter öbür özelliklerle birlikte aktarılır. Ama şekersiz diyabetli anne babanın çocukları hastalığa her zaman yakalanmazlar. Çünkü hastalığı taşıyan genler iki tanedir. Bazı hastalarda birincisi, bazılarında ise ikincisi etkili olur.Genlerden birincisi baskın olandır ve cinsiyete bağlı değildir; bu durumda anne babadan birinde şekersiz diyabet varsa, çocuklarının hepsi hastalığa yakalanacak demektir. İkincisi cinsiyete bağlıdır, çekiniktir ve x kromozomlarından biri tarafından taşımr. (Cinsiyete özgü kromozomlar iki tanedir; kadmda eşit uzunlukta olduklarından xx ile gösterilirler.) Her iki x kromozomu da bu geni taşımadıkça, kız çocuk belirtiler göstermeden yalnızca hastalığı taşıyıcı olacaktır. Genin her iki x kromozomunda bulunması yaşamla pek bağdaşmaz. Erkekte x kromozomu çekinik geni taşıdığında ve onu baskılayacak başka bir x geni olmadığında hastalık ortaya çıkar. Çiftte yalnız baba hastaysa, babadan y geni alan erkek çocuklar hastalığa yakalanmaz; kız çocuklar ise hastalığı taşırlar. Eğer anne taşıyıcı ve baba sağlıklıysa, erkek çocukların yansı hasta, yansı sağlıklı ve kız çocukların yansı taşıyıcı, yansı sağlıklı olacaktır.
ADH’ye böbreğin yanıt vermemesine bağlı şekersiz diyabette ikinci duruma benzer bir mekanizma işler; yani bu durumda da yalnızca erkek çocuklar hastalanacaktır.
Tedavisi :
ADH eksikliğine bağlı şekersiz diyabette tedavi basittir; eksik olan ADH’yı vermek yeterlidir. Geçmişte enjeksiyonla verilen hipofiz ekstreleri günümüzde kullanılmamaktadır. Artık sprey biçiminde burun yoluyla verilen yeni ilaçlar vardır. İkinci tür şekersiz diyabetin kontrol edilebilmesi çok daha güçtür. ama bu biçim çok ender görülür.
Şekersiz diyabete benzer hastalıklar
Çok idrar yapan herkeste şekersiz diyabet olduğunu söylemek elbette yanlış olur. Hastanın idrarla şeker attığı ve şekerin ozmotik nedenlerle beraberinde suyu da sürüklediği şeker hastalığı: böbrek yetersizliği nedeniyle böbreğin su tutamadığı ve idrar miktannın fazla olduğu kronik böbrek hastalıklan dışında da şekersiz diyabete çok benzeyen hastalıklar vardır. Ama bunlarda çok idrar yapma ADH’nin azalmasına bağlı değildir. Henüz tam tanımlanmamış olan bu hastalıklardan biri, hipotalamustaki susuzluk merkezinin lezyonuna bağlıdır. Normal koşullarda suya gereksinim duyulduğunda susuzluğun ortaya çıkmasını sağlayan bu merkezdeki bozukluk nedeniyle kişi aşırı su alır ve böbreklerden gereksiz miktarı atar.
Bir başka garip hastalık ise potomani, yani aşırı su içmedir. Bu kişilerde su değiş tokuşunu düzenleyen bütün mekanizmalar normaldir. Anormal olan hastanın ruhsal durumudur; “mani” terimiyle de belirtildiği gibi gerçek bir ruhsal bozukluk söz konusudur. Bu hastalıkta da öncekinde olduğu gibi, şekersiz diyabete göre durum tersine dönmüştür. Kişi böbrek aracılığıyla gerçekleşen su kaybını karşılamak için değil, yalnızca organizmanın gerçek gereksiniminden bağımsız olarak ortaya çıkan susuzluğu gidermek için su içer. Burada böbrek çıkardığı idrar miktarını artırarak, vücuda giren fazla suyu dengeler.
