makmüh
Üye
Resûlullahın Yeme-içme âdâbı
Cenâb-ı Hakk yeme hususunda bize belli bir ölçü koymuş mu? “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz” emr-i ilahisindeki israf kelimesini nasıl mânâlandıracağız? Yeme, içme miktarı her devre göre değişir mi? Eğer vücutca geçmiş devirlerde yaşayan insanlardan daha cüsseli isek, daha fazla enerji tüketiyorsak daha fazla yememiz akla uygun olabilir. Ama bunun böyle olmadığını biliyoruz. İsrafın ekonomi sahasında modern tanımı şu şekilde kabul edilmektedir: Ürün veya hizmetlerimize değer katmayan, firmanın ana hedeflerinde ilerlemesine destek olmayan gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerin tümü…
Bu tanımı insafla okuduğumuzda ve firma kelimesi yerine insanı koyduğumuzda hakîkati arayan fıtratın batıda da hedefi tutturduğu görünmüyor mu?
Günümüz tıp sahasında şişmanlık için bir sınır tayin edilmiş ve vücut kitle indeksi denilen belli bir ölçü tanımlanmıştır. Bu mânâda belli ölçülerin üstüne çıkılması belli bir kişi için israfın dışa vurmuş bir yansıması kabul edilebilir. Şöyle bir cümle sarf etsek acaba çok ağır olur mu; maddî şişmanlık manevî şişmanlığın yani nefsin kabarmasının bir neticesi olabilir. Kulağı tersinden göstermek kabilinden batının bu kadar uğraşarak vardığı noktanın daha mükemmeli 1400 sene önce insanlık âlemine İslâm dergisinde neşr edilmiştir. Her şeyin en güzeli şahsında toplanmış olan Resûlullah’ın (asm) yeme, içme adabı insan için en uygun olanıdır ve israfın, orta yolun hudutlarını da çizer. Şüphesiz O (asm) her şeyin en mükemmel en ileri noktasını insanlığa göstermiştir. Elbette hedefimiz Ona benzemek olmalıdır. Tam yapamasak da yaklaşmaya gayret etmemiz gerekir. Yoksa kıyasımızı kendi muasırlarımızla yaparsak biribirimizi menfi alışkanlık ve davranışlarda taklit edip körükleme ihtimalimiz vardır.
alıntı.
Bu tanımı insafla okuduğumuzda ve firma kelimesi yerine insanı koyduğumuzda hakîkati arayan fıtratın batıda da hedefi tutturduğu görünmüyor mu?
Günümüz tıp sahasında şişmanlık için bir sınır tayin edilmiş ve vücut kitle indeksi denilen belli bir ölçü tanımlanmıştır. Bu mânâda belli ölçülerin üstüne çıkılması belli bir kişi için israfın dışa vurmuş bir yansıması kabul edilebilir. Şöyle bir cümle sarf etsek acaba çok ağır olur mu; maddî şişmanlık manevî şişmanlığın yani nefsin kabarmasının bir neticesi olabilir. Kulağı tersinden göstermek kabilinden batının bu kadar uğraşarak vardığı noktanın daha mükemmeli 1400 sene önce insanlık âlemine İslâm dergisinde neşr edilmiştir. Her şeyin en güzeli şahsında toplanmış olan Resûlullah’ın (asm) yeme, içme adabı insan için en uygun olanıdır ve israfın, orta yolun hudutlarını da çizer. Şüphesiz O (asm) her şeyin en mükemmel en ileri noktasını insanlığa göstermiştir. Elbette hedefimiz Ona benzemek olmalıdır. Tam yapamasak da yaklaşmaya gayret etmemiz gerekir. Yoksa kıyasımızı kendi muasırlarımızla yaparsak biribirimizi menfi alışkanlık ve davranışlarda taklit edip körükleme ihtimalimiz vardır.
alıntı.

