Prince of Persia: The Forgotten Sands

  • 23 Ekim 2010
  • 730 Okunma
  • 2 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. < Resmi açmak için tıklayın >

    Kiminiz sevdi, biliyorum ama 2008 yılında piyasaya çıkan Prince of Persia'daki Prince, bizim bildiğimiz, tanıdığımız Prince'ten çok uzak bir tipti, adeta bir Amerikan komedi filmi karakterinden farksızdı. Şimdiyse serinin zirve yaptığı 2003 - 2005 yılları arasındaki üçlemenin ara dönem bir üyesi hazırlanıyor ve "gerçek" Prince geliyor. Oyunun hikayesiyse The Sands of Time ile Warrior Within arasında geçiyor.
    Prince, 2008 yılındakine göre çok daha karizmatik ve serinin temasını çok daha iyi yansıtan bir karaktere sahip. Direkt olarak aksiyonla başlayan ilk bölümde hem düşmanları nasıl alt edebileceğimizi, hem de Prince'in akrobatik yeteneklerini nasıl kullanabileceğimizi öğreniyoruz. Düşmanlarla olan dövüş sahnelerinde Kare / X tuşuna basarak direkt kılıç sallamak en basit seçenek ama Çarpı / A tuşuyla düşmanın üstüne zıplamak ve Üçgen / Y tuşuyla düşmana tekme atmak gibi seçenekler de var. Özellikle kalkana sahip ve savunması güçlü düşmanlara kılıcımızın keskinliğini tattırmak için ilk önce bir tekme savurmamız gerekiyor.


    Tekmeyle yere düşen düşmanlara saldırdığımızdaysa etkileyici sahneler çıkıyor ortaya. Bunun bir benzeri de düşmanların üstüne zıplayıp atağa geçtiğimizde gerçekleşiyor. Zaten karşımıza çıkan ilk boss'u öldürmenin en iyi yolu da önce onun üstüne atlamak, sonrasındaysa kılıcı sırtına saplamak. Tabii ki bunu yapabilmek için onu sersemletmek gerekiyor ki bu da benzer oyunlarda sık sık kullanılan taktikleri hayata geçirerek gerçekleşiyor. Hem boss'ların hamlelerinden, hem de kalabalık düşman gruplarından kaçmak için Daire / B tuşuna basabiliyoruz.
    Oyunun aksiyon tarafını bir kenara bırakırsak, bölümler boyunca ilerlerken ta Amiga'daki Prince of Persia havasını aldığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle nostaljik versiyondaki tuzaklarla karşılaşmak (Yavaş yürüseniz de bıçaklar çıkacak, sakın aldanmayın!), oyunda uzun süre tebessümle ilerlememe vesile oldu. Tabii ki yeni ve zorlu tuzaklar da var oyunda ve bu tuzakların olduğu sahneler, zaman zaman Tomb Raider'daki benzer sahnelerin tadını almamı sağladı; özellikle de yıkıntılardan atlarken sallanan tuzaklardan korunmaya çalışırken. Bazı tuzaklardan kaçınmak veya bazı noktalara ulaşmak içinse R2 / RT tuşuyla duvara tırmanabiliyoruz.

    The Forgotten Sands'i oynarken, oyunun en önemli iki ekstra özelliğini de bol bol kullanıyoruz. R1 / RB tuşuna basarak zamanı geri alabiliyoruz ki ilk başta platformlardan sık sık aşağıya düştüğüm için bu özelliğe sık sık başvurduğumu söyleyebilirim. Tabii ki zamanı geri almanın da bir sınırı var ve bu sınır sol üstte gösteriliyor. Geri alma olayınınsa şöyle bir özelliği var: İstediğimiz zaman R1 / RB tuşuna bir kez basıp sahneyi geri alabiliyoruz ya da tuşa basılı tutarak istediğimiz kadar (Bunun da bir sınırı var tabii ki.) geri sarabiliyoruz sahneyi.
    Oyunun bir diğer ekstra özelliğiyse zamanı durdurmak. Aslında burada bahsettiğim "zamanı durdurmak" kavramı, tam olarak her şeyin durması anlamına gelmiyor. Yine oyunun platform yanıyla birleştirilen su kaynaklarını, L2 / LT tuşuyla dondurup birer platform öğesine çevirebiliyoruz. Belli bir süre su kaynaklarını dondurarak sağa sola tırmanmayı kolaylaştırmak oldukça eğlenceli ama aynı etkiyi düşmanlara yansıtamıyoruz ne yazık ki. (Su donar, düşman donmaz!) Ama şöyle bir taktik uygulamak mümkün: Şelale tarzı su akıntılarını dondurarak, düşmanla aranızda duvar örebiliyorsunuz; bu da size hücum ve savunma açısından biraz zaman kazandırıyor.


    2008 yılında piyasaya sürülen son oyunda bulmaca namına yeterli içeriğe yer verilmediğini söyleyenler olmuştu ve eminim ki bu kitle yeni oyundan bir hayli memnun kalacaktır. Dövüş ve platform öğelerini geride bıraktıktan sonra, bu kez de bulmacalar karşılıyor Prince'i. Çevrilmesi gereken dev çarklar, gitmemiz gereken yol konusunda bize yardımcı olacağı için saksıyı çalıştırmak ve yolu açmak gerekiyor. Bazı bulmacaların sonucuysa bize düşman olarak geri dönüyor. Ayrıca platformlar arasında nasıl geçileceği, ne zaman duvardan yürünüp ne zaman tutulacak bir şeye atlanacağı da birer bulmaca unsuru olarak değerlendirilebilir.
    Zaman zaman platform öğelerinin savaşın çok önüne geçtiği oyunda son olarak bir upgrade sisteminin var olduğunu söyleyebilirim ama ne yazık ki elimizdeki versiyonda bu seçenek ekranda belirmesine rağmen aktif olmuyor. Muhtemelen bu upgrade sistemi, Prince'in fiziksel gücüyle diğer ekstra güçlerinin süresini uzatacaktır.


    İşletim Sistemi: Windows XP/Vista/7
    İşlemci: Intel Pentium D @ 2.6 Ghz / AMD Athlon 64 X2 3800+
    RAM: 1 Gb
    HDD: 8 Gb
    Eran Kartı: 256 Mb nVidia Geforce 6800 / ATI Radeon X1600
    Network: 128 kbps Broadband Internet Connection
    DirectX: 9.0c

    Destekleyen Ekran Kartları:
    NVIDIA GeForce 6800 / 7 / 8 / 9 / 100 / 200 / GTX serisi
    ATI RADEON X1600 / HD 2000 / HD 3000 / HD 4000 / HD 5000 serisi

     


    Yazan: Intergate
    ViRüSSŞaMan bunu beğendi.
  2. Bu oyuna git gide sıçıyorlar zaten Prince of Persia 2008'de nasıl bir saçma oyun yaptıklarını anlıyamadım ? Tabi benim favorim The Sand Of Time , Warrior Within , The Two Thrones Herhalde bu tür oyunlar'la bir'daha karşılaşamayacağız .. zaten her güzel oyunun sonu berbat bulunuyor ..
     
  3. 2008 neydi öyle ya ondan sonra prince of persia dan sogumustum buda fena bi oyun değil ama ilk serilere yaklasamaz bile
     
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
20/11/2018 - 20:21