Ormancı Türküsü...Sonra Kahvesi ünlü oldu


Haberci

Haberci

Üye
    Konu Sahibi
Muğla'nın Yatağan ilçesine bağlı Çaybükü (Gevenez) Köyü'nde yaşanan bir olayı anlatan ''Ormancı''
Türküsünün yaşandığı Belen Kahvesi'ni 4 ayda 30 bin kişinin ziyaret
ettiği bildirildi.
Muğla Valisi Hüseyin Aksoy, Muğla Valiliği tarafından 4 ay önce
restore ettirilerek turizme kazandırılan Belen Kahvesi'nde köylülerle
sohbet etti.
Belen Kahvesi'nin varlığının ve hikayesinin bir tesadüf sonucu
ortaya çıktığını hatırlatan Vali Aksoy, Türkiye'de insanların büyük
çoğunluğu tarafından bilinen ''Ormancı Türküsü'' nün yaşadığı bu
kahveyi 4 ay önce restore ederek turizme kazandırdıklarını söyledi.
Aksoy, turizme kazandırılmasından sonra kahveyi yerli ve yabancı
yaklaşık 30 bin turistin ziyaret ettiğini ifade ederek şunları
söyledi:
''Ormancı türküsü, gerçek bir olay. Olay 59 yıl önce bu kahvede
yaşanmış. Yerini tespit ettiğimizde kahve kullanılmayacak haldeydi.
Kahvenin eski halini köyde yaşayanların yardımları ile belirledik. Bu
süreç sonrasında bir proje hazırladık. Kahveyi bu aşamadan sonra
aslına uygun şekilde restore ettirdik. Kahvenin restorasyonu
sonrasında köye bir hareketlilik geldi. Köyde yaşayan insanlar kendi
ürettiklerini kahveyi ziyarete gelen turistlere pazarlama imkanı
buldular. Önümüzde günlerde Ormancı türküsünde geçen mekanların
tamamını restore etmeyi planlıyoruz. Türküde adı geçen köprüyü de
restore ettirerek turizme kazandırdık''

-ORMANCI TÜRKÜSÜ ÇALINIYOR-

Restore edilen ''Belen Kahvesi''ni ziyaret eden turistlerin
türküde geçen atmosferi ''iyi hissedebilmesi için'' kahvede sürekli
olarak ''Ormancı'' türküsü ve Muğla türkülerinin çalındığını da
vurgulayan Aksoy, ''Bu kahveyi ziyaret eden her insan türküde
anlatılan atmosferi yaşama fırsatı buluyor'' dedi.
Muğla Valiliği tarafından restore edilen Belen Kahvesi'ni ziyaret
eden turistler kahvede köylüler tarafından hazırlanan yayık ayranı ve
gözlemeleri tadıyor, köy havasını teneffüs etme fırsatını da buluyor.
Belen Kahvesi'ni ziyaret eden turistlere ''Belen Kahvesi Heybesi''
adı verilen dokuma heybelerde satışa sunuluyor.

-ORMANCI TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ-

Türküye konu olan olayın nasıl geçtiği ve türkünün ortaya çıkışı
ise restore edilen kahvenin duvarına asılan panolarda yer alıyor.
Panolarda yer alan hikaye şöyle:
''1946 yılında Mustafa Şahbudak ve Muhtar Tevfik Cezayirli, dama
tahtasının başına otururlar. Oyunun yarısında 'Sarı Memet' lakaplı
Orman Memuru Mehmet İn çıkagelir. Mehmet, sarhoştur. Bir gün önce,
komşu olan Çiftlik Köyü'nde yangın çıkmıştır. 1946 seçimlerinin evrakı
Yatağan'a gönderilecektir. Seçim evrakını Yatağan'a, köy bekçisinin
götürmesi zorunludur.
Ormancı ise yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için
bekçiyi muhtardan ister. Muhtar Cezayirli, 'Olmaz, daha acil olan
seçim sonuçlarının ulaştırılması gerekiyor. Bekçiyi gönderemem' diye
cevap verir. Bunun üzerine ormancı ile muhtar arasında tartışma
başlar.
Muhtar Tevfik Cezayirli, 'Ayıp ediyorsun Mehmet, bize müsaade et'
der. Ormancı kahveye geri döner, dama masasına bir yumruk atar.
Mustafa Şahbudak, bu davranışa tahammül edemez ve ormancıyı tokatlar.
Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, ormancıyı sakinleşmesi için
kahvenin arka tarafına götürürler.
Ormancı bağırarak küfürler savurmaktadır. Küfürler Mustafa
Şahbudak'ın tahammül sınırını daha da zorlar. Şahbudak, yerinden
kalkar, ormancının üzerine yürür. Ormancı Mehmet, kamasını çıkarıp
Mustafa Şahbudak'ı kolundan yaralar.
O zaman, Mustafa Şahbudak ormancıyı korkutmak için, belindeki
tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Muhtar, ormancının ikinci kez
kama vurmaması için elini tutar. Fakat, Mustafa tetiği çoktan
çekmiştir. Ormancı Mehmet İn, bunun üzerine kaçmaya başlar. Mustafa
Şahbudak kaçmasın diye, bir el daha ateş eder. Bu ateş de öldürmek
için değil kaçmasına engel olmak içindir.
İkinci atışta Mehmet İn yere düşer. Arka cebinde tabaka olduğu
için, ona bir şey olmaz. Ama, Mustafa Şahbudak, kaza kurşunu ile dostu
Tevfik'i vurmuştur. O günlerin imkansızlıkları içerisinde Tevfik'i,
tahta bir sal üzerinde köyden 23 kilometre uzaklıktaki Muğla Devlet
Hastanesi'ne götürürler.
Tevfik, çok kan kaybetmektedir. Mustafa, Doktor Veli Bey'e,
'Babamın selamı var, bu adamı iyileştir' diye yalvarır. Doktor Veli
Bey, 'O ölecek, önce senin kolunu saralım' diye yanıt verir. O sırada
Tevfik eliyle işaret edip Mustafa'yı yanına çağırarak, 'Ben ölüyorum,
hakkını helal et' dedikten sonra can verir.
Olay daha sonra yörenin tanınmış sanatçılarından Pisili Tahir Usta
tarafından kaleme alınır ve bestelenir. Müzeyyan Senar, Kubat, İbrahim
Tatlıses gibi ünlü sanatçılar tarafından okunan türkü bu süreçten
sonra Türkiye'nin en ünlü türküleri arasında yerini alır.''


09:41 22/10/05
 
serdar06288

serdar06288

Üye
çok acıklı bir hikayesi varmış ya
 
FrontmaN

FrontmaN

Üye
daha önceden bu hikayeyi duymuştum demek ünlü kahve burasıymış
 

_GiTaRisT_

Üye
soğuk bir yere benziyor..ama içeriğini bilemem.. :)
 
van_hoijdonk

van_hoijdonk

Emekli Yönetici
Rahmetli dedemde ormancıydı.. :agla:
 
cllgr

cllgr

Üye
güzel türküdür her zaman zevkle dinlerim,hikayesinide daha önce duymuşdum.fakat yöreyi vede kahveyi hiç görmemiştim.sagol arkadaş eline saglık.
 

Benzer Konular





MaxiCep.com internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında BTK kurumu tarafından onaylı Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır.

MaxiCep.com; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

MaxiCep.com’un yer sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız Buradan yada [email protected] mail adresine e-mail göndererek iletişime geçerek bildirebilirsiniz.

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.
Üst Alt