-İşte buradasın.
-Bizi oldukça korkuttun.
-Neredeyim?
-Şimdilik güvendesin.
-Bunu seni aşağılamadan nasıl incelikle söyleyeceğimi bilemiyorum..ama güya ikimiz birlikte olacaktık.
-Umarım kullandığım lisanımın kusuruna bakmassın.. ama bence bunu, anlaşmanın canlılığını korumak için yaptığımı anlayacaksın.
-Şu anda seni elde etmek gibi bir niyetim kesinlikle yok.
-Aslında..saldırganlık yapacak hiçbir düşüncemde yok.
-Bana, herşeyi olan adam diyebilirsin.
-Ama yine de..paranın satın alamayacağı birşeyin eksikliğini çekiyorum.
-Aşk mı?
-Yaklaştın.
-Gerçeği, demek çok daha doğru olur.
-Benim aradığım şey..gerçek bir an.
-Hayır, gerçekliğin anı.
-Bu yalan dünyanın içinde.
-Birden öylecene oluşuveren..o an..o camdan bir yumurta veya kumdan bir kale gibi..işte o kırılgan, hassas an..yalnızca numara yapmayan biri tarafından sağlanabilirdi.
-Oyuncu olmayan biri.
-İşte o sensin.
-Anlamıyorum.
-Seni bu odaya getirtebilmek için küçük bir servet harcadım.
-Bu altın kafese.
-Güya kendini bana teslim edecektin.
-Tamamen fiziksel bir olay.
-Bedenine sahip olabilirim..ama seni sen yapan..o elle tutulamaz, tarif edilemez ruhuna asla.
-Hiç bilemeyeceğim ruhuna.
-Ama yinede kesinlikle yapmak istiyorum.
-Üzgünüm.
-Çok iyi birine benziyorsun.
-Sana yalan söylememi mi istiyorsun?
-Hayır, istemiyorum.
-Senden tek istediğim..çok küçük bir an.
-Zorla güzellik olmadan..ama sade bir şekilde bir erkek ve kadın gibi olsun.
-Gözlerinde o saf gerçeği..bana kendi özgür iradenle teslim olduğunu göreyim.
-Mecbur olduğun için değil..sende istediğin için.
-Elbetteki çok değerli bir mücevher gibisin..sana hak ettiğin değeri vereceğim.
-Sana özgürlüğünü vermeye hazırım.
-Saf ve tüm özgürlüğünü.
-Gündelik hayatın ağır ve sıkıcı işlerinden özgürlük..hayallerindeki özgürlüğü.
-Acıdan özgürlük..sorumluluktan özgürlük..suçluluktan özgürlük..pişmanlıktan özgürlük..üzüntüden özgürlük..kaybettiğinden özgürlük..mutlu olmak için özgürlük...........
-Gözlerini kapatma.
-Bana bakmanı istiyorum.
-Aşk için özgürlük.
..............................