Kültür turizminin yeni rotası: Van

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
ouSahin

ouSahin

Üye
    Konu Sahibi
TÜRSAB’ın Yedinci Kültür Turizmi Sempozyumu, bu kez Van’da yapıldı. Sempozyumda Van’ın ekonomisi, turizmdeki yeri, tesislerin ve tarihi eserlerin durumu, Van Gölü’ndeki kirlilik gibi sorunlar dile getirildi. TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, özellikle İstanbul’da yaşayan Van’lı işadamlarını doğdukları kente yatırım yapmaya çağırdı ve kente 5 yıldızlı bir otel kazandırma sözü verdi.
Van Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen sempozyuma, Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, T.C. Van Valisi Özdemir Çakacak, Van Belediye Başkanı Burhan Yenigün, Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zahir Kandaşoğlu, Van Milletvekilleri Gülşen Orhan, Kayhan Türkmenoğlu, Kerem Altun ve İkram Dinçer ile Avustralya Büyükelçisi Peter Doyle da katıldılar.
Sempozyumun moderatörlüğünü TÜRSAB Kültür Komitesi Üyesi Serdar Oğuzoğlu yaptı. TC. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü Doç. Dr. Ayşenur İslam, Yüzüncü yıl Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ayşenur Özfırat, ekonomist Mustafa Sönmez, İRO Başkanı Şerif Yenen, Onay Turizm & Seyahat Acentası sahibi Yıldırım Onay ve Gazeteci - TV Program Yapımcısı Coşkun Aral ise konuşmacı olarak yer aldılar.
Sempozyumun açış konuşmasını yapan Başaran Ulusoy; Van’ın İran’a açılan önemli bir ticaret kapısı olduğunu vurgulayarak, kentin 5 yıldızlı butik bir otele ihtiyacı olduğunu söyledi. Van’lı işdamlarını İstanbul’a değil Van’a yatırım yapmaya çağıran Ulusoy; “Vanlı 100 işadamı 100’er milyar verse, otelin temelini atarız. Güvenlik nedeniyle aşırı göç alan Van’ın nufüsü 500 bin. Yarısı işsiz. Turizm alanında yapılacak yatırımlarla 1 milyon turistin bölgeye gelmesi sağlanır. Bu da 30-35 bin kişiye istihdam yaratır. 2 turizm meslek yüksek okulu açarak gerekli personeli de yetiştiririz” dedi.
Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zahir Kandaşoğlu ise “Van’ın önceleri Antalya gibi dağı taşı turist doluydu. Tekrar eski günlere dönmek istiyoruz. Artık konuşmak yerine iş yapılmasını istiyoruz. Okulsa okul, otelse otel, biz hazırız” dedi. Van’a ulaşmanın pahalı olduğuna değinen Kandaşoğlu; “Buraya 2 saat uçup, bir sürü para vermek yerine insanlar Paris’e giderim deyip gelmiyor. Üzerimizden habire İran’a giden uçaklar geçiyor, ama bu uçaklar bir türlü Van’a inemiyor” dedi.
Van Müzesi’ndeki eserlerin depolarda çürüdüğünü söyleyen Kandaşoğlu, “Van Kalesi’ne yakışır modern bir müze istiyoruz. Turizm Bakanı geldi, müzenin halini görünce onun bile ağlayası geldi” diye konuştu.
Van kökenli olan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ise “Türkiye’de 1300 antik ören yeri var. Birçoğu toprak altında. Bunları ortaya çıkarmalı ve dünyaya sunmalıyız. Kültür Bakanlığı yaptığım sırada Akdamar Kilisesi’nin tamiri için adım attığımda bir sürü tehdit aldım. Başbakana ‘Siz kilise tamircisi misiniz’ diyenler oldu. Rumu, Musevisi, Ermenisiyle büyük bir kültürel mirasa sahibiz. Unutmamalı ki, bizimde yurtdışında eserlerimiz var. ‘Cami yerine niye kilise yapıyorsunuz’ diyenler, bağnazlığı bir tarafa bırakıp, empati kurmak zorundadır” dedi.
Van havalanını havalimanına dönüştüreceklerini söyleyen Bakan Çelik; “Otelin açılmasına evet. Van-Tatvan arasındaki duble yol çalışması Gevaş’a kadar geldi. Altyapı ve doğalgaz çalışmaları sürüyor. Van Gölü’nün kirliliği içinde projeler hazırlanıyor. Müze içinde yer aranıyor, Kalede mi, şehirde mi olacağına karar verin yeter” diye konuştu.

Van’a özel projeler

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü Doç. Dr. Ayşenur İslam, bakanlık tarafından geliştirilen ve Unesco tarafından kabul edilen SOKÜM projesi Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Projesi (SOKÜM) kapsamında yaşayan insan hazineleri, yemek festivalleri, halı ve kilimin oluş süreci, gösteri sanatları, ritueller ve şölenler, doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar, el sanatları gibi konularda sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimlerin de katkısıyla geliştirilecek projelere destek vereceklerini açıkladı. Türkiye Turizm Stratejisi 2023 kapsamında dokuz adet tematik bölge seçildiğini, bu bölgelerin sekizincisinin Urartu Kültür ve Turizm Gelişim Bölgesi olduğunu açıklayan Doç. Dr. Ayşenur İslam, Van ve Bitlis illerini kapsayan bölgede kültür turizminin geliştirileceğini belirtti. Buna göre bölgede kıyı turizmi geliştirilecek. Van Gölü ve çevresi ulusal ve uluslararası ölçekte kültürel bir varış noktası olarak öne çıkarılacak.
Yapılacak arazi tahsisleriyle nitelikli tesis yapılması sağlanacak. Bölgeye 18 delikli 2 adet golf tesisi ile Ahlat Su Sporları, Deniz Otobüsü Yanaşma ve Barınma Yeri ve bir yat limanı inşa edilecek. Bölgenin GAP ve kış koridoru ile bağlantısı güçlendirilecek.
Ekonomist Mustafa Sönmez ise Van bölgesinin Selçuklu, Urartu ve Ermeni uygarlıklarına ait eserlerle kendi başına bir destinasyon bölgesi olduğuna dikkat çekti. Otellerin kalitesinin yükseltilmesiyle Iraklı, İranlı, Gürcü, Ermeni turist sayısının artacağını öngören Sönmez, Van Gölü’ndeki kirliliğinin boyutlarına da değindi. Kirlilik yüzünden sudaki azot ve fosfor oranının artttığını, evsel atıkların katı atıklardan daha tehlikeli olduğunu, katı atıkların sudan ayrılabileceğini, ancak azot ve fosforun temizlenemediğini vurgulayan Sönmez, gölün kurtarılması için acil önlem alınmasını istedi.

Van’dan izlenimler

Van tarihi M.Ö. 4000’lere uzanan Doğu’daki en eski kentlerden biri. Kent, tarihi boyunca Hurriler, Mitanniler, Akkoyunlular, İlhanlılar, Safeviler, Harzemşahlar, Eyyübiler, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı tarafından yönetilmiş. En önemli yanı ise Urartu Uygarlığı’nın başkenti olması. Urartu döneminde Tuşpa adını taşıyan kentte, bu medeniyetin izlerinden eser yok. Urartu’ya ait bir şeyler görmek isterseniz Müzeye ya da Akdamar Kilise’sine gitmeniz gerek. Kent merkezi bir beton yığını halinde. Etrafı dağlarla çevrili. Apartmanlar o güzelim dağları kapatıyor. Oysa bir zamanlar kent meyve bahçeleriyle çevrili kerpiç evlerden oluşuyormuş. Ana caddeler ünlü markaların ürünlerini satan mağazalarla dolu. Modernleşmenin yanlış ölçütü, Van’ı da esir almış.
2007 sayımına göre nufüsü 980 bin. Halkın yarısı merkez ilçede yaşıyor. Dolayısıyla göçün getirdiği yoksulluk kente damgasını vuruyor. Sokaklar yan yana dizilmiş boyacılık yapan gençlerle dolu. İnsan ister istemez ‘bu kadar çok boyanacak ayakkabı var mı bu kentte’ diye düşünüyor. Bir yandan da caddelerden modern cipler geçiyor.
Kentte kahvaltı kültürü yaygın. Bir sokak tamamen kahvaltı satan dükkanlarla dolu. Sabah 04.00’te başlayan kahvaltı öğlen 12.00’ye kadar sürüyor. Her an tıklım tıklım
kahvaltı salonlarında kavurmalı yumurtadan, cevizli ballı kaymak, başta yerel adlarıyla sirmo, heliz, mendo, siyabo, kekik, yabani nane ve sov otu katılarak yapılan otlu peynir olmak üzere peynir çeşitleri, cacık, buğdayın kavrularak öğütülmesi sonucu elde edilen Gavut, nefis pideler dahil 37 çeşide ulaşan zengin bir kahvaltı sunuluyor.
Sokakların nüfusunda erkekler egemen ama, kadınlarda modern giysileriyle rahatlıkla dolaşıyor.
Van’ın gümüş savat işlemeciliği meşhur. Urartu motifleriyle bezenmiş muhteşem takıların satıldığı kuyumcularda zümrüt, yakut gibi değerli taşlardan yapılmış takıları ucuz rakamlara alabiliyorsunuz. Peynirciler çarşısında envai çeşit peynir satılıyor. Rus Pazarı denilen çarşıda takıdan, şala, yabancı çaydan Rus tekstil ve ahşap ürünlerine pek çok şey mevcut. İran Pazarı da kentin ilginç duraklarından.

Van Denizi

Vanlıların “ Deniz” dediği Van Gölü, halkın serinlediği en önemli piknik alanı. Kentte “Deniz malzemeleri satılır” ilanlarının yer aldığı dükkanlar göze çarpıyor. Göl, gerçekten de deniz kadar büyük. Dünyanın en büyük sodalı gölü. Yapışkanımsı suyunda rahatlıkla yüzülüyor. Gevaş’tan Akdamar Adası’na yolcu motorları işliyor. Japonlar, Almanlar çoktan buraları keşfetmiş. Sabahın erken saatinde otelin asansöründe güneşten korunmak için minik şemsiyelerini yanlarından ayırmayan Japonlarla burun buruna gelirseniz şaşırmayın.
Kentin eğlence hayatında türkü barlar ve dordurmacıların özel bir yeri var. Dört kadın, gece gittiğimiz ve çok rahat ettiğimiz, sabahın ikisine kadar eğlendiğimiz Halay isimli türkü barda gördüğümüz manzara Van’ın geleceğe dönük yüzünü sergileyen en iyi örnekti belki de. İstanbul’daki akranlarından kılık kıyafet, görünüm açısından hiçbir farkları olmayan kızlı erkekli gençler, bir yandan türkülere eşlik ediyor, bir yandan da dansediyor, halay çekiyorlardı. Hepsi müzik eğitimi almış, kışın müzik öğretmenliği yapan, yazın türkü barda sahne alan ve gerçekten de iyi müzik yapan, Kürtçe veya Türkçe türkülerin arasına hip hop, bazen caz melodileri katan “Sır” isimli grup ta Van’ın modern dinamiğinin bir göstergesiydi.

Gezilecek yerler:
Kente gezilecek yerler Van Müzesi, Van Kalesi, Meherkapı, ve Kedi Evi. Van Kalesi’ne bir Perşembe günü gitmeye çalışın. Evlenecek genç kızların çeşitli maniler söyleyerek kaleden kayışlarını izlemek ilginç bir deneyim olabilir. Kaleye akşam üstü çıkmayı da unutmayın. Kaleden güneşin Van Gölü üzerinde batışını izlemek fotoğraf tutkunları için keyifli kareler sunuyor. Ardından Kale eteğindeki çay bahçelerinde nefes alabilir, takı dükkanından ucuz fakat zevkli, değerli taşlar ve gümüşlerle bezenmiş takılar alabilirsiniz. Kentten ayrılmadan Muradiye Şelalesi ile Çatak Ganisipi Şelalesi’ne mutlaka uğrayın.
Van’da kent merkezinin dışında gezilecek pek çok yer var. Erçek Gölü, Keşiş Gölü, Van Gölü kıyısında bir Ege kasabasını andıran Edremit ilçesindeki Şamran kanalı, Dilkaya Höyüğü, Kız Damı denilen surlar, Savacak Şelalesi, Hazine Kapısı, Harbedar (Harabe Köyü) gezilecek yerlerden bir kaçı.
Van deyince Akdamar Adası’na gitmemek olmaz. Yolculuk Gevaş’tan kalkan teknelerle 20 dakika sürüyor. Artos Dağı’nın muhteşem güzelliğini, etraftaki diğer dağların ışığa göre değişen renklerini izleyerek adaya vardığınızda 915-921 yılları arasında yapılan Akdamar Kilisesi’nin üzerindeki İncil ve Tevrat’tan sahnelerin betimlendiği taş işlemelere dikkat edin.
Anzaf Kalesi, Çavuştepe Kalesi, Hoşap Kalesi de gezilecek yerler arasında. Ulu Cami, İzzettin Şir Camii, Kaya Çelebi Camii, Hüsrev Paşa Külliyesi, Yedi Kilise, St. Bartholomeus Kilisesi, Halime Hatun Kümbeti, İkiz Kümbetler, Erçiş Zortul Kümbeti, Yeşilalıç Kaya Nişi, Evliya Bey Köprüsü, Bend-i Mahi Köprüsü, Kırmızı Köprü, Hasan Abdal Kaplıcası, Yavuzlar Köyü Peri Bacaları Van çevresindeki görülecek yerler.
Ne yendiğine gelince; Van Gölü’nden çıkarılan İnci Kefali, Kavurmalı uşgun ekşilisi, sengeser, kurut aşı, Kürt köftesi, ayran aşı, keledoş, mıhla, kaşık tatlısı, demir tatlısı ve Van Pastası gibi yerel tatları deneyin.
 

omayra

Üye
Bİr gün nasip olursa göreceğim eşimin doğup büyüdüğü toprakları, oynadığı mahalleyi, top oynadığı yerleri, denize (!) girdiği yerleri, tek tek gezeceğim. Kahvaltı yapacağız birlikte ünlü kahvaltı salonlarında. Bizim ufaklık dolanacak babasının köklerinin olduğu yerlerde. Ay ne duygulandım yaa... Teşekkürler bu güzel konu için :)
 

Anıl Umut

Emekli Yönetici
gidin görün tavsiye ederim hatta burayada bekleriz
 
Mustafa Furkan

Mustafa Furkan

Üye
Doğu'ya Bu Gibi YatırımLarın oLması Çok GüzeL Birşey..
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular

bydexer
Cevap
0
Görüntüleme
297
bydexer
bydexer
Cevap
0
Görüntüleme
459
bydexer
Doğuş Pertez
Cevap
0
Görüntüleme
482
Doğuş Pertez
Tuba.Erva
Cevap
26
Görüntüleme
3K
Tuba.Erva




MaxiCep.com internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında BTK kurumu tarafından onaylı Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır.

MaxiCep.com; Yer sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

MaxiCep.com’un yer sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız Buradan yada [email protected] mail adresine e-mail göndererek iletişime geçerek bildirebilirsiniz.

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.
Üst Alt