Haberci
Üye
Köprü Geçişleri Parasız Olacak
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş, köprü geçişlerinin ve parkların ücretsiz hale getirileceğini açıkladı. Topbaş, bunların nasıl hayata geçirileceğini de anlattı.
01 Ocak 2006 09:00
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Kanal 7'de yayınlanan İskele Sancak programında kentte yaptıklarını ve yapacaklarını anlattı. Milliyet Yazarı Serpil Yılmaz, konuk olarak katıldı ve gözlemlerini yazdı:
<div align="center"></div>
İstanbul şantiyesinin "Baş mimarı"
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile bundan bir yıl önce yaptığımız görüşmeden sonra "İstanbul şantiye kent" olacak diye yazmıştım; oldu, peki beklentimiz bu muydu?
Mustafa Karaalioğlu'nun "İskele Sancak" programında, Oral Çalışlar ve Eyüp Can ile birlikte Topbaş'ı soru yağmuruna tuttuk. Neredeyse Türkiye'nin sorunlarını İstanbul üzerinden tartışıyoruz.
İstanbul'u Türkiye'den ayıran en önemli gündem; yol, kavşak, raylı sistem ve on binlerce konut inşaatının şehri şantiye haline getirmesi. Ve deprem önlemleri.
Henüz yeni 20 kavşak temelini atan Topbaş, geçtiğimiz günlerde "okullar açılırken yol faaliyetine başlanması nedeniyle İstanbullulardan özür diliyorum" demişti, "Bu özürde görevden aldığınız veya istifa eden yöneticilerinizin payı ne kadar, geride bırakılan 1,5 yıl boşa mı geçti?" diye sordum.
"Bilmek ve yapabilmek" arasındaki farkı vurgulayarak, "Bizim yürürken bile karar alabilen ve uygulayan yöneticilere ihtiyacımız var, o nedenle ekibimizi yeniledik" diyor.
Anlıyoruz ki, Topbaş yenilenen bürokrat ve yöneticileriyle "İşte bu benim dönemim" mesajını veriyor.
Köyümüze geri dönelim
İçkiden depreme; ulaşımdan Dubai kuleleri, Galataport, Haydarpaşa Limanı gibi büyük projeler kadar birçok konuya değindik. Topbaş'tan aydığımız yanıtlarla ortaya çıkan "2006-İstanbul" resmi vermeye çalışacağım:
İstanbul ulaşımının yüzde 89'u karayolu ile gerçekleşiyor. O nedenle düğüm noktalarını açmak zorundayız. Bugüne kadar raylı sistemler de dâhil tüm ulaşım yatırımlarına 2 milyar dolar harcadık, 5,5 milyar dolara tamamlayacağız. Beşiktaş Sarıyer, Kadıköy Pendik, İkitelli ve Sultanbeyli Edirnekapı hattı raylı sistemlere kavuşacak. Aksaray, Beşiktaş, Üsküdar meydanları yeraltına inecek, geniş meydanlar açılacak.
Başbakan Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminde, 6 Temmuz 1998 tarihinde, Baltalimanı'nı TEM'e bağlayan yolu açmak için aldığı 214 birimin yıkımını gerçekleştirdik. Bugüne kadar yapılamamıştı. Değnekçileri bitireceğiz. Emniyet ile de geliştirdiğimiz çalışma ile bu iş bitecek. Şehrin ışıklandırılması da bu nedenle çok önemli, suç oranını düşürüyor. Beyoğlu sonuç almaya başladı.
Sahilleri yaşanabilir hale getiriyoruz, parkları düzenliyoruz, 3 bin 200 dönüm yeni yeşil alan kazandırdık. Zeytinburnu'nda örnek olarak yaptığımız deprem önleme evlerinin çatılarını "bahçe" yapacağız.
Galataport'ta yeni yapılaşma çok az, mevcut antrepolar giydiriliyor, eleştiriler yersiz. Haydarpaşa için önce "konsept ihalesi" açacağız, sonra seçilen konsepte uygun proje ihalesi gelecek.
Dupai Towers ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. İstanbul'un yararına yeni düzenlemeler yapıyoruz, 5 milyar dolarlık yatırım paketi oluşturuyoruz.
Maslak'ta Erdoğan döneminde kulelere izin verilmedi, onlara Anadolu yakasında yeni yerler önerildi. Sonradan imar yoğunluğu arttırıldı ve bu keşmekeş yaratıldı. Kimse o dönemde bu projelere karşı çıkmadı. İstanbullulardan Gökkafes ile Par Otel dışında itiraz çıkmadı. Belediyenin kendi yerine "yoğunluk var" gerekçesiyle kule yapılmasına karşı çıkmak haksızlık.
Göztepe Camii projesi, İBB Meclis'inden oy çokluğu ile alınmış bir karar. CHP'liler de "Cem Evi" yapılması kaydıyla sessiz kaldılar. Bu kararın bozulması için ya yeni bir karar çıkacak ya da yargı yoluna gidilecek.
Belediyeye ait yerlerde içki satışının yasak olması yasadan geliyor. Buna rağmen örneğin Beykoz Belediyesi yasağı uygulamıyor.
"Kent kullanım bedeli" adı altında bir fon koyacağız, buna göre köprü geçiş ve park alanlarına para ödenmesi ortadan kalkacak.
Belediye 11 ilde buğday ve çavdar ekimini teşvik ediyor. 300 aile köyüne geri döndü. Önümüzdeki 5 yıl için ürettikleri buğday ve çavdarı satın alma garantisi verdik. Yüzde 15 avans verdik.
Çiçek ve şehir bitkileri yetiştiren bahçıvanlar eğitiyoruz. Yetiştirdikleri çiçeklere alım garantisi vereceğiz. Hem İstanbul'a göçü önleyecek, hem de istihdamı arttıracak tarımsal projeleri destekliyoruz.
Belediye otobüsleri renklenecek ve her renk otobüs ayrı bir rekabet yaratacak. Taksiler için de kokart sistemi getireceğiz. Hizmet bedeli daha yüksek konforlu taksiler servise çıkacak.
Kent ve bilim müzesi için girişimlerimiz var. Ortak yaşam alanlarını gelişmek, bir kentin gelişmişliğini gösterir.
01 Ocak 2006 09:00
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Kanal 7'de yayınlanan İskele Sancak programında kentte yaptıklarını ve yapacaklarını anlattı. Milliyet Yazarı Serpil Yılmaz, konuk olarak katıldı ve gözlemlerini yazdı:
<div align="center"></div>
İstanbul şantiyesinin "Baş mimarı"
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile bundan bir yıl önce yaptığımız görüşmeden sonra "İstanbul şantiye kent" olacak diye yazmıştım; oldu, peki beklentimiz bu muydu?
Mustafa Karaalioğlu'nun "İskele Sancak" programında, Oral Çalışlar ve Eyüp Can ile birlikte Topbaş'ı soru yağmuruna tuttuk. Neredeyse Türkiye'nin sorunlarını İstanbul üzerinden tartışıyoruz.
İstanbul'u Türkiye'den ayıran en önemli gündem; yol, kavşak, raylı sistem ve on binlerce konut inşaatının şehri şantiye haline getirmesi. Ve deprem önlemleri.
Henüz yeni 20 kavşak temelini atan Topbaş, geçtiğimiz günlerde "okullar açılırken yol faaliyetine başlanması nedeniyle İstanbullulardan özür diliyorum" demişti, "Bu özürde görevden aldığınız veya istifa eden yöneticilerinizin payı ne kadar, geride bırakılan 1,5 yıl boşa mı geçti?" diye sordum.
"Bilmek ve yapabilmek" arasındaki farkı vurgulayarak, "Bizim yürürken bile karar alabilen ve uygulayan yöneticilere ihtiyacımız var, o nedenle ekibimizi yeniledik" diyor.
Anlıyoruz ki, Topbaş yenilenen bürokrat ve yöneticileriyle "İşte bu benim dönemim" mesajını veriyor.
Köyümüze geri dönelim
İçkiden depreme; ulaşımdan Dubai kuleleri, Galataport, Haydarpaşa Limanı gibi büyük projeler kadar birçok konuya değindik. Topbaş'tan aydığımız yanıtlarla ortaya çıkan "2006-İstanbul" resmi vermeye çalışacağım:
İstanbul ulaşımının yüzde 89'u karayolu ile gerçekleşiyor. O nedenle düğüm noktalarını açmak zorundayız. Bugüne kadar raylı sistemler de dâhil tüm ulaşım yatırımlarına 2 milyar dolar harcadık, 5,5 milyar dolara tamamlayacağız. Beşiktaş Sarıyer, Kadıköy Pendik, İkitelli ve Sultanbeyli Edirnekapı hattı raylı sistemlere kavuşacak. Aksaray, Beşiktaş, Üsküdar meydanları yeraltına inecek, geniş meydanlar açılacak.
Başbakan Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminde, 6 Temmuz 1998 tarihinde, Baltalimanı'nı TEM'e bağlayan yolu açmak için aldığı 214 birimin yıkımını gerçekleştirdik. Bugüne kadar yapılamamıştı. Değnekçileri bitireceğiz. Emniyet ile de geliştirdiğimiz çalışma ile bu iş bitecek. Şehrin ışıklandırılması da bu nedenle çok önemli, suç oranını düşürüyor. Beyoğlu sonuç almaya başladı.
Sahilleri yaşanabilir hale getiriyoruz, parkları düzenliyoruz, 3 bin 200 dönüm yeni yeşil alan kazandırdık. Zeytinburnu'nda örnek olarak yaptığımız deprem önleme evlerinin çatılarını "bahçe" yapacağız.
Galataport'ta yeni yapılaşma çok az, mevcut antrepolar giydiriliyor, eleştiriler yersiz. Haydarpaşa için önce "konsept ihalesi" açacağız, sonra seçilen konsepte uygun proje ihalesi gelecek.
Dupai Towers ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. İstanbul'un yararına yeni düzenlemeler yapıyoruz, 5 milyar dolarlık yatırım paketi oluşturuyoruz.
Maslak'ta Erdoğan döneminde kulelere izin verilmedi, onlara Anadolu yakasında yeni yerler önerildi. Sonradan imar yoğunluğu arttırıldı ve bu keşmekeş yaratıldı. Kimse o dönemde bu projelere karşı çıkmadı. İstanbullulardan Gökkafes ile Par Otel dışında itiraz çıkmadı. Belediyenin kendi yerine "yoğunluk var" gerekçesiyle kule yapılmasına karşı çıkmak haksızlık.
Göztepe Camii projesi, İBB Meclis'inden oy çokluğu ile alınmış bir karar. CHP'liler de "Cem Evi" yapılması kaydıyla sessiz kaldılar. Bu kararın bozulması için ya yeni bir karar çıkacak ya da yargı yoluna gidilecek.
Belediyeye ait yerlerde içki satışının yasak olması yasadan geliyor. Buna rağmen örneğin Beykoz Belediyesi yasağı uygulamıyor.
"Kent kullanım bedeli" adı altında bir fon koyacağız, buna göre köprü geçiş ve park alanlarına para ödenmesi ortadan kalkacak.
Belediye 11 ilde buğday ve çavdar ekimini teşvik ediyor. 300 aile köyüne geri döndü. Önümüzdeki 5 yıl için ürettikleri buğday ve çavdarı satın alma garantisi verdik. Yüzde 15 avans verdik.
Çiçek ve şehir bitkileri yetiştiren bahçıvanlar eğitiyoruz. Yetiştirdikleri çiçeklere alım garantisi vereceğiz. Hem İstanbul'a göçü önleyecek, hem de istihdamı arttıracak tarımsal projeleri destekliyoruz.
Belediye otobüsleri renklenecek ve her renk otobüs ayrı bir rekabet yaratacak. Taksiler için de kokart sistemi getireceğiz. Hizmet bedeli daha yüksek konforlu taksiler servise çıkacak.
Kent ve bilim müzesi için girişimlerimiz var. Ortak yaşam alanlarını gelişmek, bir kentin gelişmişliğini gösterir.
