nazlican
Üye
Kadınlar ve Erkekler Arasındaki Fark!
Bizim sigaradan sararmış bıyıklarımız yok.
Kırmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkmasını ya da bir aracın bizi sollamasını namus meselesi yapmıyoruz.
İstediğimiz her yerde ve her koşulda hüngür hüngür ağlayabiliriz. Bu bizim için utanılacak bir şey değil.
'Yoktan var edilen' bedenlerimize tapan bir karşı cins olduktan sonra, kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarından sonuna kadar neden yararlanmayalım ki?
Duygusal saçmalıklar adına kredimiz var. Azıcık bile kırılsak çiçek, çikolata ya da hediye isteyebiliyoruz.
Biz saatimizi sadece zamana bakmak için kullanıyoruz. Onlar gibi kronometre, takometre, hesap makinası, barometre, termometre ve radyo bulundurması gerekmiyor.
Meslek grubumuzda 'ev hanımı' diye harika bir seçenek var.
Çirkin kadın yoktur!
Kısa boy mu? E topuklu ayakkabılarımız ne güne duruyor?
Yaşımız kaç olursa olsun uçan balon taşıyabilir, pamuk helva ve elma şekeri yiyebiliriz. İçimizde hiç büyümeyen bir çocuk var!
Fiziksel güç iddiamız yok, fakat grip olduğumuzda da ölümcül bir hastalığa yakalanmış gibi havalara girmiyoruz.
Futbol mu? Bizim tuttuğumuz takım genelde kaybetmez.
Evde bozulan eşyaları tamir ederek(!) daha da bozmuyoruz. Bunun yerine tamirci çağırmayı akıl ediyoruz.
Kıyafetlerimizden öğlen ne yediğimiz anlaşılmaz.
Harika yüzüklerimiz asla kılların arasında kaybolmaz.
İstediğimiz an çığlık atabiliyoruz. Sevinince, üzülünce, korkunca...
Sevgilimize, ağabeyimize ya da babamıza ait gömlek, kazak, mont, tişörtleri giyebiliyoruz.
Bulaşık makinesi bizim için uzay makinesi değil. Onu rahatlıkla kullanabiliyoruz.
Unutmayın! Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.
Kırmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkmasını ya da bir aracın bizi sollamasını namus meselesi yapmıyoruz.
İstediğimiz her yerde ve her koşulda hüngür hüngür ağlayabiliriz. Bu bizim için utanılacak bir şey değil.
'Yoktan var edilen' bedenlerimize tapan bir karşı cins olduktan sonra, kozmetik ürünleri ve estetik cerrahinin olanaklarından sonuna kadar neden yararlanmayalım ki?
Duygusal saçmalıklar adına kredimiz var. Azıcık bile kırılsak çiçek, çikolata ya da hediye isteyebiliyoruz.
Biz saatimizi sadece zamana bakmak için kullanıyoruz. Onlar gibi kronometre, takometre, hesap makinası, barometre, termometre ve radyo bulundurması gerekmiyor.
Meslek grubumuzda 'ev hanımı' diye harika bir seçenek var.
Çirkin kadın yoktur!
Kısa boy mu? E topuklu ayakkabılarımız ne güne duruyor?
Yaşımız kaç olursa olsun uçan balon taşıyabilir, pamuk helva ve elma şekeri yiyebiliriz. İçimizde hiç büyümeyen bir çocuk var!
Fiziksel güç iddiamız yok, fakat grip olduğumuzda da ölümcül bir hastalığa yakalanmış gibi havalara girmiyoruz.
Futbol mu? Bizim tuttuğumuz takım genelde kaybetmez.
Evde bozulan eşyaları tamir ederek(!) daha da bozmuyoruz. Bunun yerine tamirci çağırmayı akıl ediyoruz.
Kıyafetlerimizden öğlen ne yediğimiz anlaşılmaz.
Harika yüzüklerimiz asla kılların arasında kaybolmaz.
İstediğimiz an çığlık atabiliyoruz. Sevinince, üzülünce, korkunca...
Sevgilimize, ağabeyimize ya da babamıza ait gömlek, kazak, mont, tişörtleri giyebiliyoruz.
Bulaşık makinesi bizim için uzay makinesi değil. Onu rahatlıkla kullanabiliyoruz.
Unutmayın! Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.


(genelleme yapmıyorum ama böyleleri var)
