Evlilik kurumu beraberinde "çocuk yapma" ile birlikte geliyor. Yani bu ikisini birbirinden ayrı düşünmek kanımca olanaksız.
Buna göre bu sorunun iki farklı değişkene göre iki ayrı cevabı oluyor:
1) Biyolojik açıdan.
2) Zihinsel ve sosyal açıdan.
1) Eğer biyolojik açıdan düşünürsek kadının en doğurgan olduğu ve bir doğumu en sağlıklı bir şekilde gerçekleştireceği yaş aralığının 18-24 olduğunu görürüz.
Bu aralıktaki doğum kontrol hapı kullanmayan bir kadının istediği bir ayda gebe kalma oranı %20 iken 30 üstü yaşlarda bu oran %5'e düşüyor. Ayrıca ölü doğum, düşük, down sendromlu bebek doğurma ve cinsel çeşitli rahatsızlıklar da yaş ilerledikçe artıyor.
Neticede döllenmeyi sağlayan erkekteki sperm, erkek vücudunca ÜRETİLİRKEN,
kadında döllenmeyi sağlayan yumurta her ay TÜKETİLİR.
Bu nedenle erkek evlenme yaşı konusunda kadına kıyasla daha rahattır. Dolayısıyla zihinsel açından kadından daha geç olgunlaşan erkek olduğundan evlenme yaşı erkek için daha ileri düşünülebilir.
Ancak kadın yalnızca zihinsel olgunlaşmayı düşünemez; zira ay be ay doğurganlık da akıııp gitmektedir
2) Zihinsel ve sosyal açıdan olay ele alındığında ise kadının erkekten daha rahat olduğunu görürüz. Zira öncelikle kadın erkekten çok daha çabuk olgunlaşır (istisnalar olmakla birlikte tabii ).
Bu nedenle çocuk bakmak, bir evi çekip çevirmek, aile olmanın sorumluluklarını omuzlarına yüklenebilmek gibi değişkenler açısından kadın çok daha erken olgunlaşır. Erkeğin deri ceketini çıkartıp kumaş ceketini giymesi ise biraz daha uzun bir zaman alır.
Öte yandan bir kadının iş hayatına atılıp da erkeğe görece daha iyi para kazanması daha kolaydır. Hiçbir şey olmasa kadın askere gitmek zorunda değildir Hayat boyu şımartılan erkeğin hayatın zorluklarıyla yüzleşmeyi kabullenmesi, iş hayatının merdivenlerinden tırmanması biraz daha uzun bir zaman alır.
Sonuç olarak kanımca ideali 24-26 yaşındaki bir kadının 30-32 yaşıdaki bir erkekle evlenmesidir.
Kadın hayata atılmış, sorumluluk duygusunu tam anlamıyla kazanmış, doğurganlığından bir şey kaybetmemiş,
Erkek ise yine hayata atılarak sorumluluk duygusunu kazanmış, kadınından daha fazla para kazanmaya başlamış ve hayatı biraz görmüş geçirmiştir
Not: Yazım tamamen standartlar ve çoğunluk düşünülerek kaleme alınmıştır.