İnanılmaz Olaylar

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
***BlackrosE***

***BlackrosE***

Üye
    Konu Sahibi
İnanılmaz Olaylar
İnanılmaz


KAÇIŞ YOK

Katil Michael Godwin , ABD'de Culumbia'da cinayetten ölüme mahkum edilerek , elektrikli sandalyede idamına karar verildi.İdamına birkaç saat kala avukatlarının çabaları sonucunda Eyalet Komitesi tarafından ölüm cezası , ölünceye kadar hapse çevrildi.Haftalar sonra Godwin yeni hücresinde metal bir iskemleye oturmuş hücreye yeni gönderilen televizyonu karıştırıyordu.Nasıl olduğu hala bilinmiyor , televizyonun elektrik kablasu metal iskemleye deydi ve Godwin çarpılarak can verdi aynen kurtuldulduğu elektrikli sandelyede olacağı gibi.Kabloda minicik bir sıyrık vardı , belki bir fare kemirmişti veya başka bir nedenden... ama İlahi Adalet Godwin' bağışlamadı...


ZARİF BRUMEL - 30 MART 1840

7 Haziran 1778'de Londra'da doğan George Brayn Brummel, yüksek sosyete
çocuklarının öğrenim gördüğü Eton Koleji'nde okurken kıyafetinin zarifliğiyle
dikkati çekiyordu.
Brummel, bütün hayatı boyunca giyimine son derece dikkat etmekle tanındı.
Ama asla gülünç olmadı. Ona göre, dikkati çekmeyen bir insan, iyi giyinen insan demekti.
Kravatını bağlamak için saatlerce aynanın karşısında kalır, günde birkaç defa elbise değiştirirdi.
Bu zarif adam, kılığı bozulmasın diye ne ata biner, ne de açık hava sporu yapardı.
Londra'lı terziler onu model olarak alıyor, İngiliz'ler onun giyimini taklit ediyorlardı.
Galler Prensiyle yakın dostluğu olan Brummel, uzun süre en kibar salonları,
kıyafetinin güzelliği ve zarif espirileriyle değerlendirirdi. Ancak, alaycı bir tabiatı da vardı.
Bu yüzden Prens'i kızdırdı ve bu prens, 6. George olarak tahta çıkınca onu Londra'dan uzaklaştırdı.
Büyük bir kumar borcuna giren Brummel, alacaklılarından kaçmak için Fransa'ya sığındı ve sonunda
aklınıda kaybettikten sonra Caen Hastahanesi'nde sefalet içinde öldü.
Adı, kıyafetteki zerafetin hatırası olarak yaşamaktadır

LANET KAFA TASINDA MIYDI?

İngiltere, Suffolk'daki Le Willow kasabasında toprağını kazan çiftçi Ronnie Rayson, bir ağacın altına gömülmüş bir bavul buldu, heyecanla içinde para var zannıyla içini açtığında bir kafatasıyla karşılaştı. Sinirinden bavulu tekmeleyerek çöpe attı, yetmi-yormuş gibi ayrıca ağacı da kesti, arkadaşları kafatasının lanetli olabileceğini, hata ettiğini söylediklerinde onlarla alay etti. Rayson, ertesi sabah çalışırken, elektrik testeresiyle elinden ciddi şekilde yaralandı, ardından ayağına bir çivi saplandı, iki gün içinde ayağı iltihaplandı, yürüyemez oldu. Derken sarılığa yakalandığı anlaşıldı, hastaneye kaldırıldı ve orada öldü. Kafatası hala çöplükte duruyordu, günler sonra birinin aklına gelip baktığında, yerinde yeller esiyordu. Acaba kimindi?



ŞURUP FELAKETİ

15 Ocak 1919'da Boston'da Puriti Dist.Şirketi'ne ait dev tanklar peş peşe patladı.Yaklaşık 8milyon ton şekerli şurup , kente yayıldı , kentin önemli bir bölümü iki metre yüksekliğindeki tatlı bir bataklık haline geldi.İnsanlar yüksek yerlere sığındılar , binalar yıkıldı.Binlerce insan ve hayvan şuruba bulanarak hareket edemediler vagonlar , arabalar , bisikletler ezildi , bina girişleri çöktü.Sonuçta 21kişi öldü , 150 kişi yaralandı ve Boston caddeleri aylar boyunca yapış yapış kaldı.Patlamanın nedeni hala bilinmiyor.



PELE YANARDAĞI-8 MAYIS 1902

Fransız Antilleri'nin en kalabalık şehri olan Saint-Pierre De La Martinique
yüzyıllardan beri uyuyan Pele Yanardağı'nın yamaçlarında kurulmuştur.
25 Nisan 1902'de, yanardağın ağzında hafif bir duman görüldüğü zaman buna
kimse aldırmadı.Öte yandan dağdan gelen çobanlarda günlerden beri kükürt kokusu
duyduklarını söylüyorlardı. Daha sonraki günlerde uzaktan uzağa gelen patlama
sesleri duyuldu; Gökyüzü zaman zaman şimşeklerle aydınlandı. 5 Mayıs'ta dağdan
yuvarlanan kocaman bir kaya şehrin uzağındaki bir fabrikayı yıktı; 7 Mayıs'ta
Saint-Pierre'den geçen nehirde sayısız ölü balıklar görüldü. Şehir halkından
çoğu kaçmak istemesine rağmen ilgili makamlar hiçbir tehlike olmadığını söylüyorlardı.
7 Mayıs'ı 8 Mayıs'a bağlayan gece, Pele Yanardağı'nın tepesi kor gibi bir hal aldı.
Öyleki gökyüzü sanki kızıla boyanmıştı. Nihayet şafak vakti dağın tepesi, şehrin bulunduğu
taraftan yarıldı ve korkunç bir patlamanın ardındantaşan lavlar şehre doğru akmaya başladı.
2 Dakikadan az bir süre içinde yerle bir olan şehrin 30.000 kişilik nüfusunun tamamı
uykularında yanmış veya kaynayarak taşan sularda boğulmuştu.
Kurtarıcılar olay yerine geldikleri zaman yalnız birtek kişinin sağ kaldığını gördüler.
Bu, hapishanenin toprak altındaki bir hücresine hapsedilmiş bir zenciydi



AŞKIN BÖYLESİ

20 Yaşındaki George Selking , aşıktı ama bir kadına veya bir erkeğe değil , George otomobillere aşık görülmemiş bir fetişisti. Auistin Metro model arabası vardı , ayrıca Vauxshall Nova , Fiat Uno ve Ford Fiesta marka arabalardnda vazgeçemiyordu , Austin'e günlerce biniyor , mecburiyet dışında hiç inmiyor , saatler boyunca tek başına oturuyor ve kadınlarla hiç ilgilenmiyordu.George , psikiyatri tedavisine alındı , aylar süren tedaviler sonrasında Austin'inden , vazgeçerek , normal yaşama döndü ve sonunda bir kıza aşık olmayı başardı , evlenme teklif etti kızın adı mı? Mercedes'ti


KAFASINA ÇİVİ ÇAKMIŞ...

Newarklı Denis Widdison beş aydır çalışmıyordu.Ziyaretine gelen komşusu Widdison'un sürekli titrediğini görünce nedenini sordu.Adam aylardır böyle olduğunu söyledi.Hiç bir Dr. çare bulamamıştı.İki gün sonra Widdison evinde ölü bulundu, kafasına kocaman bir çivi çakmaya çalışmış ve tabii ölmüştü.

HİÇ KONUŞMAYAN ADAM

Almanya Bielefelt'de açılan bir boşanma davasında koca olan Ernst Hort'un suçlanmasının nedeni, ayda ortalama 3.5 kelime konuşmasıydı.Karası Suzenne mahkemede; "hiç bir zaman ne kavga ettik, ne de tartışabildik, asla bir şey söylemedi." diyordu.Suzenne mahkemeye sunduğu anı defterine şöyle yazmıştı;"Ernest son üç ayda iki kez konuştu, ilkinde "bu kahve bulaşık suyuna benziyor" dedi, ikincisinde boşanmak istediğimi söylediğimde; " Kabul ediyorum " dedi tabii ki hemen boşandılar.



RÜYALARA İNANIR MISINIZ?

California, Oakland'dan Pearl Anderson rüyasında, bir kumar makinesinden paraların fışkırdığını gördü. Sabah uyandığında arabasına atladığı gibi soluğu Nevada ,Reno'da aldı. Reno'ya vardığında saat sabahın ikisiydi, hiç beklemeden önüne gelen ilk kumarhaneye dalıp soluğu makinelerin başında aldı. Makinenin kolunu ikinci kez çektiğinde, beş yedilinin yanyana durduğunu gördü; bir milyon dolar kazanmıştı.



UĞURSUZ ARYA

1852 Yılında , Paris Operası Kral 6.Challes tarafından açıldığında , öylesine olay olmuştu ki , gazeteler açılışı "Ezici bir başarı" olarak nitelediler. Açılış gecesinde dönemin en ünlü tenoru Mafiani baş roldeydi. iİkinci tenor "Tanrım onları ez..." diye başlayan aryasına başladığında Mafiani'nin gözleri tavana ilişti , kubbenin hemen altında bulunan "Kedi balkonu" denen çember balkandon dev bir parça yerinden koparak düştü beton blok , doğrudan talihsiz tenorun üzrine geldi ve onu ezerek öldürdü.Herşeye rağmen , gösteri sürecekti , ertesi gece Mafiani ön sıraları boş olan salonda yine sahneye çıktı ve o an geldi , yine "Tanrım ,onları ez..."aryası başladığı anda tenorlardan birisi göğsünü tutarak yere düştü , kalp krizi geçiriyordu ve kurtarılamadı.Yapımcılar ve sorumlular panik halindeydiler ölümün üçüncü kez geleceğine inanıyorlardı.Ama Mafiani direndi ve meşum aryanın söylenmesine karar verdi.O an geldiğinde orkestra susacak ve sonra devam edeceklerdi.Gerçektende öyle oldu , orkestra sustu ama müzisyenlerden birisi refleks olarak sözcükleri mırıldandı.Mafiani duydu ve adama ters ters bakarken kemancılardan birisi aynen bir önceki gibi , kalp krizi geçirerek o anda yaşama veda etti.Artık herkes pes etmişti , Opera kapatıldı , oyun kaldırıldı aylar sonra bir başka oyunla açıldı ancak o oyun birdaha hiç oynanmadı.

KOYUNUN İNADI...

21 Nisan 1996'da, Avustralya, Skye'de polisler, dağcılar ve korucular üç saat uğraştıktan sonra, 45 metrelik bir uçuruma düşmüş olan hamile bir koyunu kurtarmayı başardıklarında yorgunluktan bitmişlerdi. Korucu MacLure hayvanı yukarıya çıkardığında, herkez alkışlıyordu. Koyunu yere bırakan korucu üzerine takılı askıları çıkardıktan sonra hayvana dönerken, koyun birden fırlayarak uçurumdan aşağı atlayıverdi. Bu kez ölmüştü.



MEDYUMLARA GÜVENİLMEZ...

Malezya, Kuala Lumpur'da Çinli bir medyum 16 yaşındaki bir çocuğun başını keserek kurban etti amacı lotoda şanslı sayıyı bulmaktı, çocuğun canı pahasına zengin olmayı düşlüyordu ama o hafta hiç kimse lotoyu kazanamadı. Medyum lotoyu kazanayım derken, soluğu darağacında aldı.

ÜÇ YILLIK KÜSME...

ABD, Colorado'daki Littleton'dan Presley Bishop son derece yorucu bir iş gününün akşamında evine döndü, Presley bekardı ve yalnız yaşıyordu, gidip yatağına yattı. O geceden itibaren Bishop üç yıl boyunca yatağından hiç çıkmadı. Sakalı göbeğine kadar uzadı, tırnaklarının boyu on santimi aştı. Ne yedi, ne içti, öylesine uyuyor ve uyanıyor sonra yine uyuyordu. Telefonlara cevap vermediği için kaybolduğunu sanarak deliye dönen kızkardeşi Bernice'in aklına sonunda eve bakmak geldi, polisler geldiğinde Bishop uyanıktı, hastaneye kaldırılırken aklı başındaydı; bir polis ne hissettiğini sorunca "Çok iyi" cevabını verdi. Bu sözcük üç yıldan sonraki ilk sözüydü



Saygılar...
 


barabelli

barabelli

Üye
saol emegıne saglık dostum
 
kingenes

kingenes

Üye
Ellerine sağlık yazı harikaydı....
 
gknky

gknky

Üye
saol kardeş ellerine sağlık
 

perfectlover

Üye
Gerçekten de inanılması çok güç olaylar. Özellikle de 1 milyon dolar kazanan Anderson'a inanamadım.
 
kingenes

kingenes

Üye
Bir nevi Sırlar Dünyası gibi programların canlısı..ibret alınacak olaylar işte...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular

Cevap
8
Görüntüleme
500
DarkredBlue61
Cevap
29
Görüntüleme
2K
Silinen Üye 2625978
Cevap
23
Görüntüleme
2K
Silinen Üye 2626364
Takipçi Satın Al


Üst Alt