Haydar
Emekli Yönetici
Gut hastalığının tanısı ve tedavi yolları
Uzmanlar, çeşitli romatizmal hastalıkların da gut hastalığının belirtilerine benzer belirtiler
gösterebileceklerini belirtip gut hastalığına doğru tanı koyabilmek için fiziki muayene ve
hastalık öykülerinin de önemli olduğunu ifade
ediyor. Uzun dönemdeki riskler nelerdir? İlk gut atakları eklemlerde kalıcı hasara yol
açmaz ve eklemleriniz tamamen normal olarak
kalır. Ancak bir eklem sürekli bir şekilde gut
ataklarına maruz kalırsa ki bu durum artık
yapılan tedaviler sonucunda çok nadirdir, o
zaman ürik asit kristalleri ekleme zarar verir ve kronik artrit gelişebilir. Hafif olgularda ataklar
çok nadirdir ve ataklar arasına yıllarla ölçülen
süreler girer ve kalıcı bir hasar gelişmez. Gut hastalığı şişmanlık, hipertansiyon, hiperlipidemi ve diabet hastalığı ile yakından
ilişkilidir. Gut tedavi edilmezse, böbrek taşları
oluşabilir. Gut hastalığının tanısı nasıl konur? Çeşitli romatizmal hastalıklar gut atağını taklit
edebildikleri için ve tedavi de gut hastalığına
özgü olduğu için doğru tanı çok önemlidir. Fizik
muayene ve tıbbi öykü tanı için çok yararlıdır. Doktorunuz aşağıdaki araştırmaların yapmasını
isteyebilir: - Kan testi: Kandaki ürik asit miktarı ölçülür. Ancak bu sonuç yanıltıcı olabilir. Çünkü gut
hastalarında ürik asit miktarı normal, hatta
düşük düzeylerde olabilir. Aynı zamanda
sağlıklı kişilerde, özellikle de şişmanlarda
yüksek düzeyler saptanabilir. - Eklem sıvısının incelenmesi: Eklem içindeki sinovyal sıvı doktorunuz tarafından bir
enjektör yardımıyla çekilebilir ve mikroskop
altında ürat kristallerinin olup olmadığı
araştırılabilir. Eğer bu kristaller saptanırsa, gut
tanısı doğrulanır. Bu test özellikle gut hastalığı
tipik olmayan şekilde başlarsa çok yararlıdır. Örneğin, gut hastalığı romatoid artrit gibi başka
bir romatizmal hastalığı bazen taklit edebilir. - Eklemlerin direkt grafisinin (röntgen) çekilmesi: Doktorunuz isterse ekleminizin grafisi çekilebilir ancak genellikle sonuç
normaldir ve tanıda yardımcı olmaz. Tekrarlayan gut atakları ekleminize hasar
verebilir ve artrite neden olabilir. Modern tedavi
yöntemleri artrit gelişimini engelleyebilir. Gut hastalığı nasıl tedavi edilir? - Diyet
- İlaçlar; kolşisin, kortikosteroid, steroid
olmayan antienflamatuvar ilaçlar, probenesid,
sülfinpirazon.
- Cerrahi (çok nadir) Akut gut atakları antienflamatuvar analjezik
ilaçlarla tedavi edilir. Bu ilaçlar ağrıyı azaltır ve
enflamasyonu geriletir. Bu ilaçların gut
hastalığında kısa süreli kullanılmaları yeterli
olduğundan genellikle önemli yan etkilere
neden olmazlar ve iyi tolere edilirler. Ancak bazen hazımsızlık, mide ağrısı, bulantı,
döküntü, baş ağrısı gelişebilir. Astım hastaları da bu ilaçları kullanırken dikkatli
olmalıdır. Daha önce ülser geçiren kişiler
mutlaka doktorlarını bu konuda uyarmalıdır;
böylece doktorunuz zararlı olmayacak tedavi
seçeneklerine yönelebilir. Aspirin ve aspirin
kapsayan ilaçlardan akut ataklar sırasında mutlaka kaçınılmalıdır. Akut atağın tedavisinde kullanılan bir diğer ilaç
kolşisindir. Kolşisin çok etkin olmakla beraber
sıklıkla bulantı, kusma ve ishal gelişimine neden
olabilir. Bu ilacın damar yoluyla kullanımı bu
yan etkilerin görülmesini azaltır. Doktorunuz
eğer kolşisin vermeyi uygun görürse, ağrınız geçinceye kadar ya da ishal gibi yan etkiler
gelişinceye kadar 2 saatte bir ilacınızı almayı
önerecektir. İlaçlarınızı atağın hemen başlangıcında almanız
daha etkili olacaktır. Bu nedenle doktorunuzun
önereceği ilaçları evde bulundurmanız ve atak
geliştiğinde doktorunuzu görünceye kadar
bunları almanız yararlı olacaktır. Doktorunuzun önerilerine dikkatli ve tam
olarak uymakla gut atağı çok hızlı ve başarılı olarak kontrol altına alınabilir. Ayak
başparmağı gibi ağrılı bir eklemin korunması
gereklidir. Kafes gibi bir yapının ayak üzerine
yerleştirilmesi ve böylece eklemin battaniye,
yorgan gibi ağırlıklardan korunması yararlı
olacaktır. Akut atak için önerilen ilaçların kan ürik asit
düzeyleri üzerine etkisi yoktur. Diğer bir
deyişle, bu ilaçlar yeni ataklar geçirmenizi ya da
eklemlerde ürik asit birikimini engellemez. Bu
nedenle eğer ataklarınız sıklaşırsa, tofüs/
böbrek taşı gelişirse ya da kan testlerinde ürik asit düzeyleri yüksek olarak saptanırsa,
doktorunuz kan ürik asit düzeylerini düşürecek
ilaçlar önerebilir. Bu yönde bir karar alınması,
atağınız olsun veya olmasın her gün ilaç
almanızı gerektirir. Bu amaçla önleyici tedavi
olarak kullanılan çeşitli ilaçlar vardır. Örnek olarak vücutta ürik asit oluşumunu bloke eden
allopürinol ve böbreklerden ürik asit atılımını
sağlayan probenesid verilebilir. İdrarınızdaki
ürik asit miktarına bağlı olarak, bu iki tip ilaç
arasından seçim yapılır. Doğru tedaviyle, gut
hastalığı hemen hemen tüm olgularda çok iyi kontrol altına alınabilir. Gut hastalığının önleyici tedavisinin yaşam
boyu sürdüğünü, bol sıvı tüketilmesi
gerektiğini ve önleyici tedaviler esnasında
gelişebilecek atakların tedavisinin ayrıca
yapılması gerektiğini unutmayın. Gut hastalığı ve diyet Diyetin eskiden çok daha önemli olduğuna
inanılıyordu; ancak etkili tedavilerin
bulunmasından sonra birçok gut hastası
istediklerini yemeye ve içmeye başlamışlardır.
Bazı yiyeceklerde hücre konsantrasyonu fazla
olduğundan ve ürik asit de hücre yıkımı ile oluştuğundan karaciğer, böbrek gibi
sakatatların tüketilmemesi uygun olur. Protein kapsayan yiyecekler (özellikle et)
aşırıya kaçmadan yenmelidir; bu yiyeceklerin
belli miktarlarda tüketilmesi zaten sadece gut
hastaları için değil, herkes için yararlıdır. Eğer
kilo fazlalığınız varsa, kilo vermeniz sadece
kandaki ürat seviyesinin düşürülmesinde değil kalbiniz için de yararlı olacaktır. Ancak çok sıkı diyet ve açlık da atakları tetikleyebilir. Gut hastalığı ve alkol tüketimi Aşırı miktarda alkollü içecek alınması gut
hastalığının nedeni değildir; ancak bir atağı
tetikleyebilir. Hangi içeceklerin içilmesi,
hangilerinin içilmemesi gerektiği üzerine çeşitli
söylentiler vardır; bunları ciddiye almayınız.
Ancak bazen hastalar belli tipte bir alkollü içeceğin ataklarını başlattığını belirtirler. Bu
durumda, hastanın o tipte içeceği içmemesi
önerilir.
gösterebileceklerini belirtip gut hastalığına doğru tanı koyabilmek için fiziki muayene ve
hastalık öykülerinin de önemli olduğunu ifade
ediyor. Uzun dönemdeki riskler nelerdir? İlk gut atakları eklemlerde kalıcı hasara yol
açmaz ve eklemleriniz tamamen normal olarak
kalır. Ancak bir eklem sürekli bir şekilde gut
ataklarına maruz kalırsa ki bu durum artık
yapılan tedaviler sonucunda çok nadirdir, o
zaman ürik asit kristalleri ekleme zarar verir ve kronik artrit gelişebilir. Hafif olgularda ataklar
çok nadirdir ve ataklar arasına yıllarla ölçülen
süreler girer ve kalıcı bir hasar gelişmez. Gut hastalığı şişmanlık, hipertansiyon, hiperlipidemi ve diabet hastalığı ile yakından
ilişkilidir. Gut tedavi edilmezse, böbrek taşları
oluşabilir. Gut hastalığının tanısı nasıl konur? Çeşitli romatizmal hastalıklar gut atağını taklit
edebildikleri için ve tedavi de gut hastalığına
özgü olduğu için doğru tanı çok önemlidir. Fizik
muayene ve tıbbi öykü tanı için çok yararlıdır. Doktorunuz aşağıdaki araştırmaların yapmasını
isteyebilir: - Kan testi: Kandaki ürik asit miktarı ölçülür. Ancak bu sonuç yanıltıcı olabilir. Çünkü gut
hastalarında ürik asit miktarı normal, hatta
düşük düzeylerde olabilir. Aynı zamanda
sağlıklı kişilerde, özellikle de şişmanlarda
yüksek düzeyler saptanabilir. - Eklem sıvısının incelenmesi: Eklem içindeki sinovyal sıvı doktorunuz tarafından bir
enjektör yardımıyla çekilebilir ve mikroskop
altında ürat kristallerinin olup olmadığı
araştırılabilir. Eğer bu kristaller saptanırsa, gut
tanısı doğrulanır. Bu test özellikle gut hastalığı
tipik olmayan şekilde başlarsa çok yararlıdır. Örneğin, gut hastalığı romatoid artrit gibi başka
bir romatizmal hastalığı bazen taklit edebilir. - Eklemlerin direkt grafisinin (röntgen) çekilmesi: Doktorunuz isterse ekleminizin grafisi çekilebilir ancak genellikle sonuç
normaldir ve tanıda yardımcı olmaz. Tekrarlayan gut atakları ekleminize hasar
verebilir ve artrite neden olabilir. Modern tedavi
yöntemleri artrit gelişimini engelleyebilir. Gut hastalığı nasıl tedavi edilir? - Diyet
- İlaçlar; kolşisin, kortikosteroid, steroid
olmayan antienflamatuvar ilaçlar, probenesid,
sülfinpirazon.
- Cerrahi (çok nadir) Akut gut atakları antienflamatuvar analjezik
ilaçlarla tedavi edilir. Bu ilaçlar ağrıyı azaltır ve
enflamasyonu geriletir. Bu ilaçların gut
hastalığında kısa süreli kullanılmaları yeterli
olduğundan genellikle önemli yan etkilere
neden olmazlar ve iyi tolere edilirler. Ancak bazen hazımsızlık, mide ağrısı, bulantı,
döküntü, baş ağrısı gelişebilir. Astım hastaları da bu ilaçları kullanırken dikkatli
olmalıdır. Daha önce ülser geçiren kişiler
mutlaka doktorlarını bu konuda uyarmalıdır;
böylece doktorunuz zararlı olmayacak tedavi
seçeneklerine yönelebilir. Aspirin ve aspirin
kapsayan ilaçlardan akut ataklar sırasında mutlaka kaçınılmalıdır. Akut atağın tedavisinde kullanılan bir diğer ilaç
kolşisindir. Kolşisin çok etkin olmakla beraber
sıklıkla bulantı, kusma ve ishal gelişimine neden
olabilir. Bu ilacın damar yoluyla kullanımı bu
yan etkilerin görülmesini azaltır. Doktorunuz
eğer kolşisin vermeyi uygun görürse, ağrınız geçinceye kadar ya da ishal gibi yan etkiler
gelişinceye kadar 2 saatte bir ilacınızı almayı
önerecektir. İlaçlarınızı atağın hemen başlangıcında almanız
daha etkili olacaktır. Bu nedenle doktorunuzun
önereceği ilaçları evde bulundurmanız ve atak
geliştiğinde doktorunuzu görünceye kadar
bunları almanız yararlı olacaktır. Doktorunuzun önerilerine dikkatli ve tam
olarak uymakla gut atağı çok hızlı ve başarılı olarak kontrol altına alınabilir. Ayak
başparmağı gibi ağrılı bir eklemin korunması
gereklidir. Kafes gibi bir yapının ayak üzerine
yerleştirilmesi ve böylece eklemin battaniye,
yorgan gibi ağırlıklardan korunması yararlı
olacaktır. Akut atak için önerilen ilaçların kan ürik asit
düzeyleri üzerine etkisi yoktur. Diğer bir
deyişle, bu ilaçlar yeni ataklar geçirmenizi ya da
eklemlerde ürik asit birikimini engellemez. Bu
nedenle eğer ataklarınız sıklaşırsa, tofüs/
böbrek taşı gelişirse ya da kan testlerinde ürik asit düzeyleri yüksek olarak saptanırsa,
doktorunuz kan ürik asit düzeylerini düşürecek
ilaçlar önerebilir. Bu yönde bir karar alınması,
atağınız olsun veya olmasın her gün ilaç
almanızı gerektirir. Bu amaçla önleyici tedavi
olarak kullanılan çeşitli ilaçlar vardır. Örnek olarak vücutta ürik asit oluşumunu bloke eden
allopürinol ve böbreklerden ürik asit atılımını
sağlayan probenesid verilebilir. İdrarınızdaki
ürik asit miktarına bağlı olarak, bu iki tip ilaç
arasından seçim yapılır. Doğru tedaviyle, gut
hastalığı hemen hemen tüm olgularda çok iyi kontrol altına alınabilir. Gut hastalığının önleyici tedavisinin yaşam
boyu sürdüğünü, bol sıvı tüketilmesi
gerektiğini ve önleyici tedaviler esnasında
gelişebilecek atakların tedavisinin ayrıca
yapılması gerektiğini unutmayın. Gut hastalığı ve diyet Diyetin eskiden çok daha önemli olduğuna
inanılıyordu; ancak etkili tedavilerin
bulunmasından sonra birçok gut hastası
istediklerini yemeye ve içmeye başlamışlardır.
Bazı yiyeceklerde hücre konsantrasyonu fazla
olduğundan ve ürik asit de hücre yıkımı ile oluştuğundan karaciğer, böbrek gibi
sakatatların tüketilmemesi uygun olur. Protein kapsayan yiyecekler (özellikle et)
aşırıya kaçmadan yenmelidir; bu yiyeceklerin
belli miktarlarda tüketilmesi zaten sadece gut
hastaları için değil, herkes için yararlıdır. Eğer
kilo fazlalığınız varsa, kilo vermeniz sadece
kandaki ürat seviyesinin düşürülmesinde değil kalbiniz için de yararlı olacaktır. Ancak çok sıkı diyet ve açlık da atakları tetikleyebilir. Gut hastalığı ve alkol tüketimi Aşırı miktarda alkollü içecek alınması gut
hastalığının nedeni değildir; ancak bir atağı
tetikleyebilir. Hangi içeceklerin içilmesi,
hangilerinin içilmemesi gerektiği üzerine çeşitli
söylentiler vardır; bunları ciddiye almayınız.
Ancak bazen hastalar belli tipte bir alkollü içeceğin ataklarını başlattığını belirtirler. Bu
durumda, hastanın o tipte içeceği içmemesi
önerilir.
