Haydar
Emekli Yönetici
Guatrın teşhisi ve ilaçla tedavisi
Uzmanlar, guatr hastalığını teşhis ederken, 3 yöntemi eksiksiz bir şekilde uygulamak
gerektiğini, bu yöntemlerden biri eksik olursa, guatr tanısında muhakkak bir eksiklik söz konusu olacağını ve bu eksik tanı üzerine
uygulanan tedavide de eksikliklerin
oluşabileceğini belirtiyor. Guatr teşhisi 3 temel araçla yapılır: 1. Kandaki tiroid hormonlarının ölçümü, 2. Tiroid ultrasonografisi,
3. Tiroid sintigrafisi. Sintigrafi, muhakkak “pinhol” kolimatör kullanılarak yapılmalıdır. Tiroid hormonlarının
“serbest” formlarını ölçmek gerekir; aksi halde
yanıltıcı sonuçlar alınabilir. Bazı hastalarda, İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (IIAB) yapmak da gerekir. IIAB nedir? IIAB, İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi’dir.
Kalçadan yapılan iğne kalınlığında “normal”
iğneler kullanılarak tiroid bezesinde bulunan
nodüle ulaşılıp, oradan hücre alma işleminden
ibarettir. En sıklıkla kanser olasılığını bertaraf
etmek için kullanılır ancak, bazen “tiroidit” tanısında da yayarlanılabilir. Bir nodülden en az
5-6 numune almak gerekir. Tek bir numune
alarak, kanser olasılığı önlenemeyebilir. Çok
numune alınsa dahi, kesinliği, yani mevcut bir
kanseri ortaya koyma olasılığı en iyi koşullarda
yüzde 65 civarındadır. Tiroidioloji nedir? Tiroid hastalıkları bilimi ile uğraşan tıp alt
branşına “tiroidoloji” denilir. Bu, resmi bir tıp
branşı değildir. Gerek Batı tıbbında gerekse
ülkemizdeki tıp uygulamalarında, hekimin 1 yıl
içinde kabul ettiği tiroid hasta sayısı hekimin
tiroidolojiye yakınlığını belirler. Örneğin, bazı Amerikan kaynaklarının “tiroid cerrahı”
tanımlamasında, bir cerrahın yılda ortalama 50
tiroid ameliyatı yapıyor olması beklenir. İlaçla tedavi Bazı guatr türlerini ilaçla tedavi edebiliyoruz
ancak, zehirli guatrda anti-tiroid ilaçların kalıcı
ve kesin tedavi imkânı sunmadığını belirtmek
gerekir. Bu ilaçlarla tedavi hastalardaki yüksek
hormon düzeyini “bir süre” düşürür ancak, o
“bir süre” sona erince hastalık tekrarlar. Bu “bir süre”nin her hastada farklı olduğunu, bazı
hastalarda haftalarla ifade edildiğini belirtmek
gerekir. Ayrıca, bu grup ilaçların kan hücre üretimine
(özellikle trombositlerin üretimine) ve karaciğer
fonksiyonları üzerine olumsuz etkileri vardır.
Bu nedenle, yıllarca alınmaz. Tiroid
hormonlarının sentetik formunu kullanarak,
zehirli olmayan bazı guatr çeşitleri başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Ancak, çok ince bir
ayar gerektiren bu hormonların kullanımı,
deneyim ve hastanın yakından takibini
gerektirir. Tiroid krizi Zehirli guatr, yüksek hormonların kontrolden
çıkması ile seyreden çok ağır bir durumdur.
Yaşlı hastalarda ölüm oranı yüzde 25′e kadar
yükselebilir. Acil tedavi gerektiren bir
hastalıktır. Böyle bir durumda, hasta hastaneye
yatırılıp tedavi edilir.
gerektiğini, bu yöntemlerden biri eksik olursa, guatr tanısında muhakkak bir eksiklik söz konusu olacağını ve bu eksik tanı üzerine
uygulanan tedavide de eksikliklerin
oluşabileceğini belirtiyor. Guatr teşhisi 3 temel araçla yapılır: 1. Kandaki tiroid hormonlarının ölçümü, 2. Tiroid ultrasonografisi,
3. Tiroid sintigrafisi. Sintigrafi, muhakkak “pinhol” kolimatör kullanılarak yapılmalıdır. Tiroid hormonlarının
“serbest” formlarını ölçmek gerekir; aksi halde
yanıltıcı sonuçlar alınabilir. Bazı hastalarda, İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (IIAB) yapmak da gerekir. IIAB nedir? IIAB, İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi’dir.
Kalçadan yapılan iğne kalınlığında “normal”
iğneler kullanılarak tiroid bezesinde bulunan
nodüle ulaşılıp, oradan hücre alma işleminden
ibarettir. En sıklıkla kanser olasılığını bertaraf
etmek için kullanılır ancak, bazen “tiroidit” tanısında da yayarlanılabilir. Bir nodülden en az
5-6 numune almak gerekir. Tek bir numune
alarak, kanser olasılığı önlenemeyebilir. Çok
numune alınsa dahi, kesinliği, yani mevcut bir
kanseri ortaya koyma olasılığı en iyi koşullarda
yüzde 65 civarındadır. Tiroidioloji nedir? Tiroid hastalıkları bilimi ile uğraşan tıp alt
branşına “tiroidoloji” denilir. Bu, resmi bir tıp
branşı değildir. Gerek Batı tıbbında gerekse
ülkemizdeki tıp uygulamalarında, hekimin 1 yıl
içinde kabul ettiği tiroid hasta sayısı hekimin
tiroidolojiye yakınlığını belirler. Örneğin, bazı Amerikan kaynaklarının “tiroid cerrahı”
tanımlamasında, bir cerrahın yılda ortalama 50
tiroid ameliyatı yapıyor olması beklenir. İlaçla tedavi Bazı guatr türlerini ilaçla tedavi edebiliyoruz
ancak, zehirli guatrda anti-tiroid ilaçların kalıcı
ve kesin tedavi imkânı sunmadığını belirtmek
gerekir. Bu ilaçlarla tedavi hastalardaki yüksek
hormon düzeyini “bir süre” düşürür ancak, o
“bir süre” sona erince hastalık tekrarlar. Bu “bir süre”nin her hastada farklı olduğunu, bazı
hastalarda haftalarla ifade edildiğini belirtmek
gerekir. Ayrıca, bu grup ilaçların kan hücre üretimine
(özellikle trombositlerin üretimine) ve karaciğer
fonksiyonları üzerine olumsuz etkileri vardır.
Bu nedenle, yıllarca alınmaz. Tiroid
hormonlarının sentetik formunu kullanarak,
zehirli olmayan bazı guatr çeşitleri başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Ancak, çok ince bir
ayar gerektiren bu hormonların kullanımı,
deneyim ve hastanın yakından takibini
gerektirir. Tiroid krizi Zehirli guatr, yüksek hormonların kontrolden
çıkması ile seyreden çok ağır bir durumdur.
Yaşlı hastalarda ölüm oranı yüzde 25′e kadar
yükselebilir. Acil tedavi gerektiren bir
hastalıktır. Böyle bir durumda, hasta hastaneye
yatırılıp tedavi edilir.
