"En az etkilenen ülkelerdeniz"

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
LAZOFLU

LAZOFLU

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
"En az etkilenen ülkelerdeniz"
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, çalışmalara zamanında başlanması nedeniyle Türkiye'nin bugün pandemiden (domuz gribi) en az etkilenen ülkeler arasında yer aldığını söyledi.

Bakanlığının bütçesini Plan ve Bütçe Komisyonuna sunan Akdağ, 2004 yılında ''Pandemi Ulusal Faaliyet Planı'' hazırlıklarına başlandığını belirterek, şöyle devam etti:
''Ülkemiz çok önceden pandemi ile mücadele hazırlıklarına başlamanın, Bilimsel Kurullar ve Dünya Sağlık Örgütü ile beraber çalışmanın ve süreci iyi bir şekilde yönetmenin semeresini görmüştür. Pandemi Ulusal Faaliyet Planı çalışmalarına zamanında başlanmış olması bugün ülkemizin pandemiden en az etkilenen ülkeler arasında yer almasını sağlamıştır. Hastalığın ülkemize sirayeti geciktirilmiş, hazırlıklar başlayıncaya kadar önemli bir süre kazanılmış, sosyal hayatımızın olumsuzluklardan mümkün olduğunca az etkilenmesi sağlanmıştır. Ülkemiz halen hastalıktan nispeten az etkilenen ülkeler kategorisindedir. Ukrayna hazırlıksız yakalandı. Bir haftada 70'in üzerinde insan öldü.''

Recep Akdağ, 2010 yılı sonuna kadar aile hekimliğine bütün Türkiye'de geçilmiş olacağını söyledi.
Akdağ, Bakanlığının bütçesini ''Tallin Sözleşmesi'' performans değerlendirme kriterlerine göre Plan ve Bütçe Komisyonuna sundu.
Duvara yansıyan grafikler eşliğinde sunum yapan Akdağ, 2003 yılından beri uyguladıkları ''Sağlıkta Dönüşüm Programı'' hakkında bigiler verdi.
Akdağ'ın verdiği bilgiler konu başlıklarıyla şöyle:
-Kamuya ait hastaneler tek çatı altında toplandı. Zor bir operasyondu memnuniyet verici sonuçlar aldık.
-Performansa dayalı ek ödeme uygulamasına geçildi.
-Aile hekimliği uygulamalarına başlandı.
-Eleman temininde güçlük çekilen yerlerde sözleşmeli sağlık personeli uygulamasına geçildi.
-Doktorlar için devlet hizmeti yükümlülüğü getirildi.
-18 yaşın altındaki tüm nüfus ve eğitim gören çocuklar Genel Sağlık Sigortası kapsamına alındı.
-Memurlar ve diğer tüm sigortalılar özel hastaneler ve tıp merkezlerinden hizmet almaya başladı.
-Faal sağlık evi sayısı 1.572'den 5 bin 268'e, faal sağlık ocağı sayısı 5 bin 55'ten 7 bin 180'e çıkarıldı.
-İki yılda Avrupa'nın en büyük medikal kurtarma ekibini kurduk.
-27 mobil hastanemiz mevcut. Bu hastanelerde küçük cerrahi operasyonları da yapılabiliyor.
-112 acil istasyon sayısı bin 460'a çıkarıldı.
-80 kar paletli ambulans ve hasta kabinli kar aracı alındı. Doğu'da çok büyük hizmetler veriyor.
-15 merkezde 17 helikopterle hasta nakli yapılıyor.
-Ambulans uçak projesini Ocak ayında başlatacağız. Biri turbo jet, diğeri turbo prob (küçük havaalanlarına inebiliyor) alacağız.
-Yoğun bakım ünitesi sayısını 9 kat artırarak 7 bin 351'e çıkardık. Çok nadir durumlar dışında yoğun yatak sayısı yeterli durumda.
-90'lı yıllardan itibaren başlatılan birçok hastane yatırı mevcuttu. Hukuki sorunların olduğu 8-10 tanesi dışındakiler tamamlandı. 238 hastane, 892 sağlık ocağı inşa edildi.
-Sağlıkta dönüşüm Programından sonra 139 bin sağlık personeli istihdam ettik. Atamalarda çok objektif davrandık.
-Performansa dayalı ödeme sistemi getirdik. Özgün bir model oldu. Tam gün yasasını gerçekleştirince yeni bir sistemi daha getirmiş olacağız.
-Sıtma hastalığını da ortadan kaldırma dönemine girmiş bulunuyoruz.
-Tifo vaka sayısı bitme noktasına gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti olarak iftihar ediyoruz.
-Yeşil kartlı vatandaşlarımız kamu sağlık hizmetlerinden rahatça faydalanabiliyor.
-Acil ve yoğun bakım tedavileri tüm hastanelerde ücretsiz verilmeye başlandı.

DOĞURGANLIK ORANI DAHA DÜŞMEMELİ

-Doğurganlık düzeyi geçen yıllar boyunca hızlı bir şekilde azalarak geçen yıl nüfusun yenilenememesi anlamına gelen kadın başına 2 sınırına dayanmıştır. Bunun azalmaması Türkiye için önemli. Bunun daha da azalmaması lazım.
-2005 yılı Mayıs ayından itibaren bebeklerimizin sağlığı için bir yaşına kadar ücretsiz D vitamini vermeye başladık. D vitamini eksikliğine bağlı raşitizm görülme oranı binde 61 iken binde 17e düştü.
-Aşılamada konusunda dünyanın birinci ligindeyiz.
-2010 yılı sonuna kadar aile hekimliğine bütün Türkiye'de geçilmiş olacak.
-Sağlık harcamaları çok artmadı. Bu yöndeki iddialar doğru değil.

SİGARA YASAĞI KONUSUNDA ÇOK BAŞARILIYIZ

Programlarının ara hedefleri hakkında da bilgi veren Sağlık Bakanı Akdağ, uyguladıkları politikalar sayesinde 6 yılda tüketilen ilaç miktarının yüzde 113 arttığını, ancak kamuya daha ucuz ilaç temin edebildiklerini söyledi.

Akdağ, SSK'lı ve yeşil kartlı vatandaşlarının ilaçlarını serbest eczanelerden alabilmelerini sağladıklarını da anlattı.

Akdağ, şöyle devam etti:
-Tüm hastanelerde hekim seçme hakkına geçmiş bulunuyoruz.
-Sigara yasağı konusunda Türkiye çok başarılı oldu. Bu yüksek liderlik ve politik kararlılıkla başarıldı. Bu konudaki desteklerinden ötürdü muhalefet partilerine teşekkür ediyorum.
-Obezite ile mücadele programını 2010 yılı başında uygulamaya başlayacağız.
-5 yılda bebek ölüm hızını yüzde 40 azalttık. 2012'deki hedefimiz bu oranı binde 10'un altına düşürmektir.
-Kızamık her 3 yılda bir salgın yapardı. Son 3 yılda neredeyse hiç kimse ölmedi. Türkiye kızamığı kıta Avrupasında elemine eden ilk ülke olacaktır. İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde binlerce kızamık vakası görülüyor.

HEDEFLER

Gerçekleştirmek istedikleri hedefler konusunda da bilgi veren Akdağ, hederleri şöyle sıraladı:
-Tam gün yasasını yapmak.
-Aile hekimliği uygulamasını tüm yurda 2010 sonuna kadar yaygınlaştırmak.
-Sağlık yasalarınını ''Temel Sağlık Kanunu' başlığıyla güncelleyerek toparlamak.
-Sağlıkta Dönüşüm programı ile geliştirilen yeni role uygun teşkilat yasası yapmak.
-Sağlığın geliştirilmesi ve sağlıklı programlarının yaygınlaştırmak.
-Organ, doku ve hücre nakli hizmetlerini daha da geliştirmek.
-Bölge temelle kan temini hizmetlerini bütün ülkeye yaymak.
-Doktor, hemşire, fizyoterapist ve diğer sağlık insan gücü sayısını artırmak.
-Kamu-özel oraklığıyla sağlık kampüsleri oluşturmak. İlk ihaleyi Kayseri'de yaptık, ikinci ve üçüncü ihaleleri Ankara'da Etlik ve Bilkent için 6 ay içinde gerçekleştireceğiz.

MHP'Lİ DURMUŞ İLE TARTIŞMA

Bakan Akdağ'ın sağlık harcamalarının iddia edildiği gibi çok artmadığını söylediği sırada Komisyon üyesi olmayan ancak toplantıya katılan MHP Kırıkkale Milletvekili ve eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş, rakamların doğru olmadığını ileri sürdü. Durmuş, ''Sizi aldatmışlar'' dedi.

Akdağ ise rakamların devletin rakamları olduğunu söyledi.

AK Partili üyeler ile Durmuş arasında tartışma çıktı.

Akdağ, Komisyon başkanının sözlü müdahalesi üzerine konuşmasını sürdürdü.
 


Mehmet

Mehmet

Emekli Yönetici
Umarız daha fazla etkilenmeden atlatırız sağlık açısından bayağı yol katedilmişe benziyor
 
tragedie

tragedie

Emekli Yönetici
Ben Sayın Bakanın görüşlerine Katılamayacagım domuz gribi güney amerikada türemiş bir salgın hastalık olup bizden Çok uzakta olması sebebi ile Şuan fazla etgilenmedik ama hastalık türkiyeye ulaşana kadar hiç bir önlem alınmaması muammadır Aşı için medyada yapılan spekilasyonlar halkı aşıdanda soguttu Halkı hastalık gelmeden buna hazırlaması gerekiyordu sağlık kuruluşlarının....geç kalındı bence
 
Dawn

Dawn

Emekli Yönetici
Ben Sayın Bakanın görüşlerine Katılamayacagım domuz gribi güney amerikada türemiş bir salgın hastalık olup bizden Çok uzakta olması sebebi ile Şuan fazla etgilenmedik ama hastalık türkiyeye ulaşana kadar hiç bir önlem alınmaması muammadır Aşı için medyada yapılan spekilasyonlar halkı aşıdanda soguttu Halkı hastalık gelmeden buna hazırlaması gerekiyordu sağlık kuruluşlarının....geç kalındı bence
evet arkadaşıma katılıyorum ulkemize nasıl girebildi önlemler yetersiz halk bilgisiz avrupa ulekelerinde hastalık yok denilebilcek kadar azzz
 
Nadir

Nadir

Emekli Yönetici
hayırlısıyla şu belayı bir atlatalım..
 
Mehmet

Mehmet

Emekli Yönetici
Kırım kanamalı bilmem ne kongo ateşimdir neyse kenesi bizi bulur gider bilmem nerenin kuş gribi bizi bulur şimdide domuz gribi bizi bulur ondan sonra çıkar sağlık bakanı mutlaka aşı olun der ardından koskoca başbakan ben aşı olmam der ondan sonra gelde aşı ol hadi napalım biz
 
Doğuş Pertez

Doğuş Pertez

Emekli Yönetici
Bence hiç mi hiç etkilenmeyen ülkelerdeniz. O ölenlerin Domuz Gribinden öldüğüne inanmıyorum.
 
kacaksevgilim

kacaksevgilim

Üye
Bence hiç mi hiç etkilenmeyen ülkelerdeniz. O ölenlerin Domuz Gribinden öldüğüne inanmıyorum.

sana katılıyorum.Büyük ve gelişmiş ülkeler krizdeki yaralarını sarabilmek için 3. dünya ülkelerine(Türkiye güçüz sıradan bir 3. dünya ülkesidir kim ne derse desin)ikili anlaşmalar çerçevesinde birşeyler satıp kaynak kazanma derdindeler Türkiye gibi zayıf ülkelere 40 milyon doz ne oldugu belirsiz aşı veriyorlar.EE tabiki kamuoyu gözünde kendilerini haklı çıkartabilmek için her giribi domuz gribi ile ilişkilendirip "Bak gördünüz mü ne iyi yaptık"izlenimini ölü topragı ile örtülü millet kavramını yitirmek üzere olan ve bu yüzden bir basamak daha alta düşüp"Halk" diye atlandırdıgım topluluların beynine sokmak istiyorlar bu kadar basit.Bu iş MP3 ü Winrar ile ilişkilendirmeye benziyor ne alakaysa:ehe
 
tragedie

tragedie

Emekli Yönetici
Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ) yapılan açıklamada, 2 Ekim'den bu yana 417 kişinin daha öldüğü ve domuz gribinden ölenlerin sayısının 4 bin 525'i bulduğu kaydedildi.

DSÖ sözcülerinden Gregory Hartl, hastalığın kuzey yarımkürede, özellikle ABD, Meksika, Kanada'nın kimi bölgeleri, İrlanda, Belçika, Hollanda, İsrail ve Japonya'da yayılmasını sürdürdüğü, güney yarımkürede ise gerilediğini söyledi.

3 bin 292 kişinin öldüğü, 146 bin 16 kişinin hastalandığı Kuzey Amerika'nın, domuz gribinden en çok etkilenen bölge olmaya devam ettiği, Avrupa'da da 59 binden fazla vakanın belirlendiği, en az 193 kişinin hastalıktan öldüğü de açıklandı.

abd nufusu 300 milyon düşünürsek onların kayıplarına karşılık 75 milyon olan ülkemizde ölü sayısı daha fazla sizce kim daha az etkilenmiş
 
kacaksevgilim

kacaksevgilim

Üye
Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ) yapılan açıklamada, 2 Ekim'den bu yana 417 kişinin daha öldüğü ve domuz gribinden ölenlerin sayısının 4 bin 525'i bulduğu kaydedildi.

DSÖ sözcülerinden Gregory Hartl, hastalığın kuzey yarımkürede, özellikle ABD, Meksika, Kanada'nın kimi bölgeleri, İrlanda, Belçika, Hollanda, İsrail ve Japonya'da yayılmasını sürdürdüğü, güney yarımkürede ise gerilediğini söyledi.

3 bin 292 kişinin öldüğü, 146 bin 16 kişinin hastalandığı Kuzey Amerika'nın, domuz gribinden en çok etkilenen bölge olmaya devam ettiği, Avrupa'da da 59 binden fazla vakanın belirlendiği, en az 193 kişinin hastalıktan öldüğü de açıklandı.

abd nufusu 300 milyon düşünürsek onların kayıplarına karşılık 75 milyon olan ülkemizde ölü sayısı daha fazla sizce kim daha az etkilenmiş

Haklısın Birde burdan düşünmek gerekli.Tabiki onların sağlık hizmetleri Türkiye deki hizmetide Karşılaştırmak Bit ile deveyi karşılaştırmak gibi birşey olur.haşa ölüyü diriltmek Yüce Allah(c.c) mahsustur ama şu benzetmeyi yapamadan da edemeyeceğim.Onların sağlık örgütü ölüyü diriltirken Bizdeki sağlık hizmeti sağlam adamı öldürüyor.Bugun haberlerde izledim Kadını öldü diye morga kaldırmışlar sonradan fark edilmiş yaşadıgı ama iş işten geçmiş tabiki
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt