Praetor
Emekli Yönetici
Dilencilere Para Vermek / Dilencilere Para Verilmeli Mi?
Metronun merdivenlerinden bir bir inerken bir an izlendiğim hissine kapılıyorum ve neden, sağa bakıyorum.
Pürüzsüz cildinin üstüne yapışmış tozların, ardındaki masumiyeti kapatamadığı, üstüme diktiği yemyeşil gözlerine bakarken içimin kıyıldığı henüz 4-5 yaşlarında bir çocuk. Minicik ellerinde tuttuğu mendili bana uzatıp ne olur alın diyor. Ne olur alın...
Dişlerimi sıkıp gözlerimi zor da olsa kirlenmiş ama yine de pamuk gibi o ellerden alıyorum ve kafamı eğip yoluma devam ediyorum.
Yüreğim acıyor.
Bir anne işlek bir caddenin köşesinde feryat ediyor. "Yavrum aç ne olur bir ekmek parası" diyor. Diyor ama ses tonu öyle bir çıkıyor ki, insan, kadının çocuğunun az sonra öleceğini düşünüyor.
İşlerimi bitirmiş ofise dönerken 4-5 yaşındaki o kız çocuğunu görüyorum uzaktan. Tahminen babası olan bir erkeğin yanında. Ona bir şeyler uzatıyor... Sanırım para. Karşılığı okkalı bir tokat oluyor.
Minicik yüzünü kaplayan o pis, nasırlı elden yediği tokatla yere yığılıyor küçük kız.
Kolundan çekiştiren adam hızla uzaklaşıyor...
Ve o caddede yalvaran kadını gördüm, çocuğu için ekmek parası isteyen.
Ses tonu her bir hücremi titreten kadın o aç yavrusunu dövüyordu. Acımasızca bedenine indirdiği tokatlar, çocuğun ağlaması...
Bir dilenciye para vermek o anda içimizi rahatlatır. Evet deriz, yardıma muhtaç birisine yardım ettim. Artık o 4-5 yaşındaki çocuğun 1 veya 2 lira da olsa parası var.
Peki acaba o insanlara para vererek bu sektörün beslenmesine katkıda bulunulmuyor mu?
Türkiye'de herkes bir anda araba almayı bırakırsa araba galerileri kapanır. Açık bir sebep sonuç ilişkisi.
Ne dersiniz?
Siz dilencilere para verir misiniz? / Verilmeli mi?
Pürüzsüz cildinin üstüne yapışmış tozların, ardındaki masumiyeti kapatamadığı, üstüme diktiği yemyeşil gözlerine bakarken içimin kıyıldığı henüz 4-5 yaşlarında bir çocuk. Minicik ellerinde tuttuğu mendili bana uzatıp ne olur alın diyor. Ne olur alın...
Dişlerimi sıkıp gözlerimi zor da olsa kirlenmiş ama yine de pamuk gibi o ellerden alıyorum ve kafamı eğip yoluma devam ediyorum.
Yüreğim acıyor.
Bir anne işlek bir caddenin köşesinde feryat ediyor. "Yavrum aç ne olur bir ekmek parası" diyor. Diyor ama ses tonu öyle bir çıkıyor ki, insan, kadının çocuğunun az sonra öleceğini düşünüyor.
İşlerimi bitirmiş ofise dönerken 4-5 yaşındaki o kız çocuğunu görüyorum uzaktan. Tahminen babası olan bir erkeğin yanında. Ona bir şeyler uzatıyor... Sanırım para. Karşılığı okkalı bir tokat oluyor.
Minicik yüzünü kaplayan o pis, nasırlı elden yediği tokatla yere yığılıyor küçük kız.
Kolundan çekiştiren adam hızla uzaklaşıyor...
Ve o caddede yalvaran kadını gördüm, çocuğu için ekmek parası isteyen.
Ses tonu her bir hücremi titreten kadın o aç yavrusunu dövüyordu. Acımasızca bedenine indirdiği tokatlar, çocuğun ağlaması...
Bir dilenciye para vermek o anda içimizi rahatlatır. Evet deriz, yardıma muhtaç birisine yardım ettim. Artık o 4-5 yaşındaki çocuğun 1 veya 2 lira da olsa parası var.
Peki acaba o insanlara para vererek bu sektörün beslenmesine katkıda bulunulmuyor mu?
Türkiye'de herkes bir anda araba almayı bırakırsa araba galerileri kapanır. Açık bir sebep sonuç ilişkisi.
Ne dersiniz?
Siz dilencilere para verir misiniz? / Verilmeli mi?



