Doğuş Pertez
Emekli Yönetici
Çörek otunun şifasını biliyor musunuz?
Hz. Peygamberin Ölümden başka her derde devadır dediği çörekotunun, kanserli pankreas hücrelerini öldürdüğü ortaya çıktı. İşte çörekotunun mucizevi yönleri..
Ülkemizde ve Ortadoğuda alternatif tıbbın gözdelerinden çörekotunun, tedavisi en zor kanser çeşidi olan pankreas kanseri için umut olabileceği belirtildi. Hz. Peygamberin Şu kara tane de, ölümden başka her derde çare vardır dediği çörekotu yağında etkin olarak bulunan thymoquinonein, kanserli pankreas hücrelerinin üremesini durdurduğu ve programlanmış hücre ölümlerini hızlandırarak bu hücreleri yok ettiği ortaya çıktı.
Araştırma henüz daha başında olsa da, sonuçlar thymoquinonein, ameliyat ve kemoterapi geçirmiş ve kanser riski yüksek hastalarda koruyucu olabileceğini de gösterdi. Philadelphiadaki Jefferson Üniversitesi Kimmel Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Hwyda Arafata göre, çörekotu yağı, bağışıklık ve iltihap gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilir.
En ölümcül 4. kanser türü
Arafat ve ekibi thymoquinone eklenen kanserli insan pankreas hücrelerinin yüzde 80inin öldürdüğünü bulguladı. Etkin maddenin, P53, Bax, bcl-2 ve p21 gibi önemli genleri etkileyerek, programlı hücre ölümünü hızlandırdığı açıklandı.
Araştırmacılar çörekotunun, tümör önleyici p53ün ve hücre ölümünden sorumlu Baxın etkisini artırırken, ölümü engelleyici bcl-2nin etkisini azalttığını ortaya çıkardı. Hücre fazlarının ayarlayan p21 geninin de etkisinin katlanması da çörekotunun ortaya konan diğer etkilerinden.
Dr. Arafat ve ekibi, thymoquinonein kanserli pankreas hücrelerin DNAsını etkileyerek epigenetik değişikliklere neden olduğunu gösterdi. Bu değişiklikler, DNA yapısına (histon adı verilen protein bloğuna), asetil gruplar eklenmesini ihtiva ediyor. Bu asetilizasyonun genlerin okunması ve proteinlere dönüşümünde önemli bir rol oynadığı düşünülüyor.
Dr. Arafatın araştırması, çörekotunun etkin maddesi thymoquinoneun kanserli pankreas hücrelerine eklenmesiyle, gelişmeyi ve aktiviteyi yavaşlatan HDAC adı verilen enzimleri yavaşlattığını da gösterdi. Bu enzimler, histon proteinlerinden asetil gruplarını çıkararak gen kopyalanmasını durduruyor. Dr. Arafat, HDAC engelleyicilerinin histon deasetilizayonunu durduran yeni nesil ilaçlar arasında olduğunu ve kanser, sinirdokusu bozumu gibi hastalıklarının tedavisinde kullanılabileceğini düşünüldüğünün altını çizdi. Arafat, Thymoquinonein HDAC engelleyicisi olduğunu keşfetmenin, kendisi için çok anlamlı ve heyecanlı olduğunu da kaydetti.
Dünyada kanser ölümleri sıralamasında dördüncü sırada gelen Pankreas kanseri her sene yaklaşık 34 bin cana mal oluyor. Hastalık ancak yayıldıktan sonra teşhis edilebildiğinden, hastaların sadece yüzde 4ünün tanı konulduktan 5 sene sonra yaşayabiliyor.
Ülkemizde ve Ortadoğuda alternatif tıbbın gözdelerinden çörekotunun, tedavisi en zor kanser çeşidi olan pankreas kanseri için umut olabileceği belirtildi. Hz. Peygamberin Şu kara tane de, ölümden başka her derde çare vardır dediği çörekotu yağında etkin olarak bulunan thymoquinonein, kanserli pankreas hücrelerinin üremesini durdurduğu ve programlanmış hücre ölümlerini hızlandırarak bu hücreleri yok ettiği ortaya çıktı.
Araştırma henüz daha başında olsa da, sonuçlar thymoquinonein, ameliyat ve kemoterapi geçirmiş ve kanser riski yüksek hastalarda koruyucu olabileceğini de gösterdi. Philadelphiadaki Jefferson Üniversitesi Kimmel Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Hwyda Arafata göre, çörekotu yağı, bağışıklık ve iltihap gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilir.
En ölümcül 4. kanser türü
Arafat ve ekibi thymoquinone eklenen kanserli insan pankreas hücrelerinin yüzde 80inin öldürdüğünü bulguladı. Etkin maddenin, P53, Bax, bcl-2 ve p21 gibi önemli genleri etkileyerek, programlı hücre ölümünü hızlandırdığı açıklandı.
Araştırmacılar çörekotunun, tümör önleyici p53ün ve hücre ölümünden sorumlu Baxın etkisini artırırken, ölümü engelleyici bcl-2nin etkisini azalttığını ortaya çıkardı. Hücre fazlarının ayarlayan p21 geninin de etkisinin katlanması da çörekotunun ortaya konan diğer etkilerinden.
Dr. Arafat ve ekibi, thymoquinonein kanserli pankreas hücrelerin DNAsını etkileyerek epigenetik değişikliklere neden olduğunu gösterdi. Bu değişiklikler, DNA yapısına (histon adı verilen protein bloğuna), asetil gruplar eklenmesini ihtiva ediyor. Bu asetilizasyonun genlerin okunması ve proteinlere dönüşümünde önemli bir rol oynadığı düşünülüyor.
Dr. Arafatın araştırması, çörekotunun etkin maddesi thymoquinoneun kanserli pankreas hücrelerine eklenmesiyle, gelişmeyi ve aktiviteyi yavaşlatan HDAC adı verilen enzimleri yavaşlattığını da gösterdi. Bu enzimler, histon proteinlerinden asetil gruplarını çıkararak gen kopyalanmasını durduruyor. Dr. Arafat, HDAC engelleyicilerinin histon deasetilizayonunu durduran yeni nesil ilaçlar arasında olduğunu ve kanser, sinirdokusu bozumu gibi hastalıklarının tedavisinde kullanılabileceğini düşünüldüğünün altını çizdi. Arafat, Thymoquinonein HDAC engelleyicisi olduğunu keşfetmenin, kendisi için çok anlamlı ve heyecanlı olduğunu da kaydetti.
Dünyada kanser ölümleri sıralamasında dördüncü sırada gelen Pankreas kanseri her sene yaklaşık 34 bin cana mal oluyor. Hastalık ancak yayıldıktan sonra teşhis edilebildiğinden, hastaların sadece yüzde 4ünün tanı konulduktan 5 sene sonra yaşayabiliyor.

