Çin mitolojisi

  • 3 Kasım 2010
  • 443 Okunma
  • 0 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Çin mitolojisine göre başlangıçta evren bir yumurtanın
    içindeydi. Evrende ilkin sonsuz ve sessiz bir hiçlik varmış.
    Her yer karanlıklar içindeyken ilk olarak Pengu (Pan Ku)
    oluştu. Pengu yumurtanın kabuğunu kırarak dünyayı on
    sekiz bin yılda düzene soktu. Yumurtanın üst kısmı yükselip
    gökyüzünü Yang'ı meydana getirdi. Alt kısmı ise çökerek
    yeri Yin'i oluşturdu. Yin dişi, Yang ise erkekti. Birbirlerini
    tamamladılar. Bu iki gücün birleşimi dev bir yaratıcılık
    etkisi doğurmuş ve sonuçta dünyanın ve varlıkların
    temelini oluşturmuştur. Bu ikiliğin her parçası birbirine
    geçmekte, birbirini koşullandırmakta, ayrı olamamakta,
    böylece karşıtlar arasındaki birlik ve savaş oluşmaktadır.
    Yin ve Yang enerjileri sürekli birlikte dans ederler. Ve
    böylece kozmik dengenin uyumunu yaratırlar. Yin, soğuk,
    karanlık ve atıldır. Yang, sıcak, aydınlık ve hayat doludur. Bu
    ikili sonradan Feng shui'yu, hayat enerjisinin akışını
    anlatan yaşama sanatını ortaya çıkarmıştır.
    Çin geleneklerine ve inanışlarına göre yaşamın sürmesini
    sağlayan; "Yin - Yang" olarak adlandırılan iki evrensel güç
    ve bu iki gücün etkileşiminin dengede tutulabilmesi
    prensibidir. Evrendeki bu iki karşıt gücün varlığı, varoluşun
    ayrılmaz iki kutbudur ve bu iki kutup sayesinde "Denge"
    sağlanabilmektedir. İnsanların vücudunda da bulunan bu
    iki karşıt gücün dengesi bozulduğu zaman, hastalıklar
    oluşmaktadır. Çin simgeleri arasında başı çeken Yin -
    Yang'da ortada beyaz ve siyah daireler bulunur. İç içe
    olmaları bu ikiliğin, düalitenin doğada olduğuna işaret eder
    ki aynı zamanda eril olanın dişili, dişil olanın erili içinde
    barındırdığına da dikkatimizi çeker.
    Pengu Yin ve Yangı oluşturduktan sonra ölür. Öldükten
    sonra sol gözünden güneş, sağ gözünden ay, kanından
    denizler, saçlarından ormanlar, gövdesinden yeryüzü, son
    soluğundan da rüzgarlar meydana gelmiş. Daha sonra
    çürüyen bedeninde kaynaşan böceklerden de insanlar
    oluşur.
    Zamanla gökyüzünün bir bölümü denizlere düşerek
    insanlığı yok etti. Bunun üzerine Tanrıça Nü-kua, yengeç
    elleriyle gökyüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden
    sınırlarına itti ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı.
    Yapısal birlik, evrensel cevher Çi aracıyla gerçekleşmektedir.
    Çi, bir enerji, "yaşam enerjisi" olarak izah edilebilir. Ve Çi'yi
    tek bir tanımla anlatmak mümkün değildir. Çin Tıp
    anlayışına göre, tüm evrene yayılmış Çi adlı bir enerji
    denizinin içinde yaşıyoruz. Çi, tüm canlılığın ölçüsü. Bir
    insanın Çi enerjisi üç yoldan sağlanıyor; doğum sırasında,
    soluduğumuz hava ile, yediğimiz ve içtiğimiz besinlerle.
    Çin mitolojisinde Ejderlere büyük önem ve yer verilmiştir.
    Mitolojiye göre Long adı verilen ejderlerin beş türü
    mevcuttu: Tanrıların evlerini koruyan kutsal ejderhalar;
    rüzgar ve yağmuru yöneten, aynı zamanda su baskınlarına
    neden olan ejder ruhlar; denizlerin ve okyanusların
    derinliklerini temizleyen doğa ejderleri; defineleri koruyan
    ejderler; ve beş penceli imparator ejderhalar. Taoizmde
    ejderler yang ilkeleri taşırlar ve sık sık su yada bulutlarla
    çevrilmiş olarak resmedilirler. Çin mitolojisinde Long-
    wang'lar, yani Ejderha Krallar, Taoizmde mistik yaratıklar
    olarak yerlerini almışlar. Yuan-shi tian-zong tarafından
    yönetilirler ve yılda bir kere ona raporlarını sunarlar.
    Cenaze törenleri ve yağmurlar üzerinde yargılama yetkisine
    sahiptirler. Eğer soylarından gelenlerin cenaze törenlerinde
    talihsizliklerine neden olacak kadar hata yapılırsa, Ejder
    Krallar dua etmeye başlarlar. Aynı zamanda kuraklık ve
    kıtlık devrinde onlar yağmur yağdırırlar.
     


    Yazan: OğuzcanAbi
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
13/11/2018 - 03:23