ertin
Üye
Bir Nokia 6600 Kullanıcısının "Uyuz" Olduğunu Gösteren 33 Kanıt
Can sıkıntısından öylesine paylaşıyorum gereksiz yere nasihat edip durmayın
- Televizyon teröristliği: Psiloc Total IR Remote programını kurup kahvehanedeki maç yayınını, okuldaki projeksiyonu ya da teknoloji marketindeki televizyonları gizlice kapatıp hiçbir şey olmamış gibi etrafa bakınması.
- Korsan Bluetooth isimleri: Bluetooth adını "Arama Yapılıyor...", "Virüs Algılandı", "Görünmez Cihaz" veya dönemin ruhuna uygun olarak "Mavi_Gozlu_Prens" yapıp otobüste rastgele herkese dosya fırlatması.
- Joystick protezi: Telefonun ortasındaki o meşhur gri joystick koptuğu için yerine raptiye, kibrit çöpü veya silgi parçası sıkıştırıp "böyle kullanımı daha ergonomik oldu" diye savunması.
- Yarım somun ekmek silueti: Kasa yapısı sabun kalıbı gibi olduğu için pantolon cebinde yarım ekmek varmış gibi bir kütleyle gezmekten asla utanmaması.
- Kızılötesi heykeli: Dosya gönderirken "kızılötesi portunu milimetrik karşıya getir, sakın nefes alma bağlantı kopar" diyerek iki telefonu masada 15 dakika boyunca heykel gibi tutturması.
- Teneke hoparlörde UltraMP3 şovu: Telefona Winamp arayüzlü UltraMP3 kurup, 32 kbps mono kalitedeki şarkıyı cızırtılar eşliğinde ortama zorla dinletip ses kalitesiyle övünmesi.
- Bitrate katliamı: 32 MB'lık RS-MMC karta 6 tane şarkı sığdırabilmek için parçaların kalitesini teneke kutu seviyesine düşürüp "orijinaliyle hiç farkı yok" diye iddia etmesi.
- Masa hakimiyeti: Bir kafeye oturur oturmaz telefonu masanın tam merkezine, adeta bir kule diker gibi "çat" sesiyle bırakması.
- Yalancı hacker tripleri: SeleQ veya FExplorer dosya yöneticisiyle C:\System klasörüne girip anlamsız sistem dosyalarını silerek ya da taşıyarak kendini siber casus sanması.
- Katlanmış dolmuş fişi taktiği: Zamanla laçka olan arka kapak oynamasın veya pil temassızlık yapmasın diye bataryanın arkasına katlanmış otobüs bileti ya da sigara jelatini sıkıştırmış olması.
- VGA kamerayla teleskopculuk: 0.3 megapiksel kamerayı açıp 2x dijital zoom yaparak ekranı piksellerden oluşan bir mozaik tablosuna çevirdikten sonra "yakınlaştırması çok başarılı" demesi.
- *#7370# fetişi: Telefonda en ufak bir yavaşlama olduğunda başka hiçbir çözüm üretmeden sanki nükleer füze kodu giriyormuş gibi hemen hard format kodunu tuşlaması.
- Parmak jimnastiği: Format atarken iki eliyle aynı anda "Yeşil Tuş + Yıldız + 3 + Açma Tuşu" kombinasyonuna basabilmek için akrobatik parmak hareketleri sergilemesi.
- Camcoder ile film yapımcılığı: Fabrika çıkışı 10 saniye olan video kayıt sınırını aşmak için üçüncü parti Camcoder yükleyip piksel piksel 45 dakikalık çamur kıvamında video çekmesi.
- Bounce ölümsüzlük simsarlığı: Bounce oyunundaki 787898 kodunu sadece kendisi biliyormuş gibi sınıfta gizem yaratıp kimseye söylememesi.
- Kilitlenen joystick inadı: Telefon bir anlık kasıldığında joystick'e hırsla üst üste basarak telefonu tamamen dondurması ve çözümü arka kapağı söküp bataryayı fırlatmakta bulması.
- 3310 aşağılaması: Telefonu eline alıp ortamdaki standart telefon sahiplerine "Bu telefon değil kardeşim, Symbian tabanlı avuçiçi bilgisayar" nutku atması.
- SMS hafıza kompleksi: Gelen mesajları telefonun kendi hafızası yerine hafıza kartına kaydettirmeyi hayatının en büyük lojistik başarısı gibi anlatması.
- N-Gage hayalciliği: N-Gage oyunlarını (özellikle Tomb Raider ve Sonic) telefona yüklemeye çalışıp RAM yetersizliğinden açılmayınca "aslında kaldırıyor da dosya bozuk çıktı" bahanesine sığınması.
- Sararmış gövde romantizmi: Kasanın açık gri kısımları kirden ve terden sararıp yeşile dönmesine rağmen "koleksiyon parçası eskitmesi" diyerek temizlemeyi reddetmesi.
- Alev desenli yan sanayi kapaklar: Kapak çizilince telefoncudan aldığı tuşları zor basan alevli, ejderhalı veya parlak kırmızı çakma kapak takıp karizmatik olduğunu düşünmesi.
- Maniak zil sesleri: Polifonik ses devri bittiği için MP3 veya WAV formatındaki iğrenç bebek gülüşü, horoz sesi ya da siren sesini zil sesi yapıp kalabalıkta gururla çalmasını beklemesi.
- Commwarrior terörü: Bluetooth üzerinden gelen solucan virüslerini bilerek etraftaki açık cihazlara gönderip milletin kontörlerinin SMS yoluyla bitmesini sırıtarak izlemesi.
- Göz yoran analog saat: Ekran koruyucu olarak fosforlu büyük dijital saat programı kurup bataryayı 4 saatte bitirdikten sonra şarj aleti araması.
- Bluetooth dongle çilesi: Kart okuyucu almayıp bilgisayara dosya atmak için USB Bluetooth dongle kullanması ve 5 MB'lık dosya için yarım saat bağlantının kopmamasını beklemesi.
- Yüzüstü yatırma alışkanlığı: Hoparlör çıkışı arkada kaldığı için zil sesini daha net duymak veya müzik dinlemek amacıyla telefonu sürekli ekranı masaya gelecek şekilde ters koyması.
- SmartMovie sinemacılığı: Koskoca Hollywood filmlerini bilgisayarda 30 MB'a sıkıştırıp 2.1 inçlik 176x208 ekranda altyazıları büyüteçle okuyarak "otobüste film bitirdim" havası atması.
- Çalan telefonu hemen açmama: Sırf melodinin nakaratı ya da remix kısmı çalsın diye telefon çalarken en az 4 defa etrafa bakınıp herkesin dinlediğinden emin olduktan sonra tuşa basması.
- Versiyon sidik yarışı: Bir yerde başka bir 6600 gördüğünde selam bile vermeden "Seninki v3 mü v5 mi, bi *#0000# yapsana" diye sürüm karşılaştırması yapması.
- Çapraz menü navigasyonu: Joystick'in "aşağı" yönü bozulduğu için menüde dolaşırken mecburen "önce sağa sonra sola çapraz" basarak ilerlemeyi bir marifet gibi kabullenmesi.
- Yedek batarya cephaneliği: Yanında jelatininde taşınan 2 tane çakma BL-5C bataryayla gezmesi ve şarjı bitince pili çıkarıp pantolonuna sürterek ısıtıp son %1'i sağmaya çalışması.
- Ekran temasını hayat gayesi yapmak: Zedge veya forumlardan indirdiği berbat kontrastlı Matrix temalarını yükleyip okunmayan menü yazılarına rağmen "efsane tema buldum" diye gözlerini kısarak menüde gezinmesi.
- Bitmeyen çağ dışı inat: Aradan yıllar geçip teknoloji devrim yapsa bile ortamda "Abi dokunmatik telefonlar çok hissiz, 6600'daki o Symbian ağırlığı hiçbirinde yok" diyerek cihazı felsefi bir manifesto gibi savunması.
