Bu insanların iki versiyonu vardır.
Biri kullandığı kelimenin artalanında yatan anlamı bilmiyordur. Mesela duymuştur bir yerden determinizm kelimesini, orada burada kullanıyordur. Sorsan "nedir" diye mel mel bakıp saçmalar.
Ama determinizmi kötü bilen bu arkadaş, hiç bilmeyen bir arkadaşla konuşuyorsa karşısındaki onu anlamadığı için "heee tamam abi, haklısın" der ve cahilli ortaya çıkmasın diye konuyu kapatır.
Bu cahille az cahilin muhabbetidir.
Bir de determinizm dediğinde artalanını bilen adam çeşidi vardır ki tadından yenmez.
Yani o kelimenin kökeni ne, ne zaman ortaya çıkmış, kimler ortaya atmış bu düşünceyi, karşıt görüşü ne olmuş vs...
Kullandığı kelimenin artalanını bilen kişi doğru ve isabetli yerde kullanır kelimeleri.
Bu nedenle öyle bir adamın karşısında olduğumda ben, duyduğumu bilmiyorsam derhal araştırırım. Zaten bilmeyene de bu düşer. Herkesin elinin altında google var, bilgiye ulaşmak çok kolay artık. Tembelliğin lüzumu yok.
Tabii yabancı sözcükler kavramı tartışılır.
Geçen gün book aldım kitapçıdan read larken girlfriend im geldi diyorsa adam, Allah'a havale etmek lazım.
He adam "genel kültür" kavramını aşar şekilde başkalarının bilmek zorunda olmadığı meslekî kelimeleri kullanıyorsa, alacağın temlikindeki tekeffül mesuliyeti diye giriyorsa konuya ya da celpname müzekkeresinin tebellüğü diyorsa o da onun densizliğidir derim.
Ama zaten Türkçe'de olan, genel kültür seviyesinde olan ama "bize yabancı" kelimeler kullanılıyorsa, bilmemek değil öğrenmemek ayıp derim.