BilgisayarcıLar Buraya

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
cepmatik

cepmatik

Üye
    Konu Sahibi
BilgisayarcıLar Buraya
Bir garip kaderdir, bilgisayar satıcısının, hazin hikayesi!
>
> Bir gün bir müşteri bilgisayar almak için mağazanıza gelir!
>
>
>
> - Merhaba. Hoş geldiniz!
>
> - Hoş bulduk.
>
> - Buyurun efendim yardımcı olalım.
>
> - Ben oğluma bir bilgisayar alacağım da, onun için gelmiştik.
>
> - Tabi efendim. Bu alımınız için bir bütçe belirlediniz mi acaba?
> Almayı düşündüğünüz bir model veya konfigürasyon var mı?
>
> - Vallahi bize çok yüksek bir bilgisayar lazım değil. Çocuk evde
> oyun
> oynayacak ve ders yapacak da.
>
> (İnanın o çocuk, bilgisayarı kesin ders çalışmak için aldırıyordur.
> Buyurun anlatın bakalım derdinizi, işyerine alacağım dese, normal bir
> bilgisayar fazla bile kalır. Ama, ya şimdiki oyunlar! Tam bir hız ve
> kapasite
> canavarı! Neyse konuyu dağıtmayalım. Biz tabi ki en iyi şekilde yardımcı
> olmaya
> ve bilgilendirmeye çalışarak belli bir konfigürasyon hazırlarız.)
>
> - Efendim şu bilgisayar size uygun. Fiyatı 669 Usd + K.D.V. Sizce
> nasıl?
>
> - Kardeşim biz fatura falan istemiyoruz!
>
> (Hadi buyurun, buradan yakın!)
>
> - Efendim faturasız bilgisayar almanız mümkün değil. Ayrıca
> fatura
> sizin güvenceniz.
>
> - İstemiyoruz kardeşim. Ben emekliyim. Ne yapacağım faturayı. Sen
> bize
> normal fiyatını söyle.
>
> - Efendim mümkün değil!.
>
> Neyse yarım saat sonra, Müşteriyi azıcık da olsa fatura almaya ve K.D.V.
> ödemeye razı edersiniz. Sonra? Durun daha bitmedi. Dinleyin, adam cebinden
> başka bir liste çıkartır. Zaten size gelmeden önce en az 3-4 yer
> dolaşmıştır.
>
> - Bak arkadaşım. Biz, bir çok yerden fiyat aldık. Hepsi de sizden
> ucuz
> fiyat verdi.
>
> (Adam, daha ne alacağını bilmediği halde hep kendinden emin ve iyi
> pazarlıkçı
> edasıyla duruş pozisyonu almıştır.)Neyse. Biz konuya dönelim!
>
> Alırsınız bütün listeleri elinize, müşteriyi bilgilendirerek güzelce
> anlatmaya
> çalışırsınız. Bir on beş, yirmi dakika da öyle geçer.
>
> - Tamam arkadaşım anladım. Ama sen yine de bir şeyler yap. Bu
> bilgisayar 500 Usd olmaz mı?
>
> - Yapmayın efendim. Siz ne diyorsunuz? Mümkün değil!
>
> - Olur. Olur.
>
> - Olmaz efendim.
>
> - Yahu kardeşim. Sen de hiç bir ıskonto yapmıyorsun!
>
> - Efendim zaten kar marjlarımız çok az.
>
> - Hadi canım, olur mu öyle şey en az % 50 kazanmasan bu işi yapar
> mısın?
>
> (Hadi anlatın bakalım % 3 ve % 5 kar marjı ile satış yaptığınızı, adamda
> sizi
> oracıkta dövsün, Sen benle dalga mı geçiyorsun diye. Vallahi aslında adam
> haklı. Kimse inanmaz. Bazen insan kabahati bu mesleği seçmekle, kendinde
> buluyor. Kesin yemin edeceksiniz. Hem de çok büyük yemin. Aşağısı, durumu
> kesin
> kurtarmaz. Beş dakika da böyle geçiyor. İyi ihtimalle müşterinin fiyata da
> razı
> olduğunu düşünelim.)
>
> - Eee. O kadar para veriyoruz. Şimdi bize bunun yanında ne hediye
> ediyorsun.
>
> - Vallahi efendim. Hık. Mık.
>
> - Aaa. Kesin olmaz. Yanında mutlaka bir şey vereceksin.
>
> (İşte buralar, kendinizle baş başa kaldığınız anlardır. Yahu ne versek de
> adamın gönlünü alıp satışı kaçırmasak. Öfff. Zaten 20-30 Dolar karı zor
> kopardık. Neyse canım bari yanında bir oyun verelim. Çok ısrar ederse
> internet
> paketi veririz. Ne yapalım?)
>
> - Efendim size yanında bir de oyun verelim. Olur mu?
>
> - Aaa. Bak şimdi. Sadece bir oyun mu vereceksin yani.
>
> (Sanki Pazar eğlence programlarında kutunu mu açayım oyunu oynuyoruz!)
>
> - Peki o zaman bir internet paketi vereyim.
>
> - O yanında hediye değil mi? Zaten.
>
> - Yok efendim ne yapıyorsunuz? İnternet paketi ayrı. Sadece o
> bile 10
> Usd + K.D.V.
>
> - Ben anlamam arkadaşım. Hem internet paketini, hem de yanında 5
> tane
> oyun isteriz.
>
> - Öff. Peki. Peki. Siz kazandınız.
>
> - Amaaan. Sen de. Uzatma canım. Ayağımız alışsın işte.
>
> (Zaten ayağımız alışsın dediler mi, Yandınız. Çünkü böyle müşteriler yeni
> müşteri getirmediği gibi, bir ayağı hep sizin teknik servisinizdedir.
> İstekleri
> ve sorunları hiç bitmez. O aslında bilgisayarla birlikte sizi de satın
> almıştır. Sakın aksini düşünmeyin. )
>
> - Yalnız TL vereceğim haa. Dolarla falan işim olmaz benim. Ben
> emekli
> adamım. Dolardan falan, anlamam. Şu 100, Şu 200, Şu 300, Şu 400, şöyle
> 500.
> Tamam mı?
>
> - Hayır efendim. Üstü eksik.
>
> - Sende hiç kaçırmıyorsun haa.
>
> - Estağfurullah efendim. Rica ederiz.
>
> - Al bakalım. Bak, bilgisayar iyi olsun haa. Kontrol ettireceğim.
> Sonra kötü olur.
>
> - Rica ederiz efendim. Siz, hiç merak etmeyin. Hayırlı olsun!
>
> - Teşekkürler.
>
> (Zorla bir teşekkür çıkar, müşterinin ağzından. Müşteri gittikten sonra oh
> be
> demeyen bir bilgisayarcı tanıyorsanız, lütfen gösteriniz. Neyse. Sabah
> olur ve
> siz ithalatçıya zar zor sattığınız bilgisayarın malzemelerini sipariş
> etmek
> için ararsınız.)
>
> - Alo. Merhaba ben şuradan arıyorum. Bayiiniz. Sipariş verecektim
> de.
>
> - Evet buyurun. Siparişinizi alayım.
>
> - Efendim bir tane Celeron 500 işlemci..(Lafınız azınıza tıkılır
> hemen)
>
> - Celeron 500 kalmadı. Ana ithalatçısında yok.
>
> - Yapmayın efendim nasıl olur. Listenizde var ama.
>
> - Maalesef. İstiyorsanız Celeron 600 var.
>
> - Olur mu hiç. Müşteriye Celeron 500 sattık.
>
> - Bir şey yapamam efendim. İstiyorsanız Celeron 600 vereyim. 5
> Dolar
> farkı var.
>
> - İyi, Ne yapalım, ver bari. (Gitti 30 dolar kârdan 5 Doları
> daha.)
>
> - Başka efendim.
>
> - Bir adet Seagate 40 Gb Harddisk.
>
> - Aaa. O da kalmamış. Cuma günü gelecek. İsterseniz size 30 Gb
> Maxtor
> vereyim.
>
> - Yahu olur mu?
>
> - Olur olur. Müşteri bir şey demez. Yok tu dersiniz. (Çok kolaydı
> ya
> sanki. Sen anlatsana)
>
> - Öff. Ver madem. Ne yapalım anlatacağız artık. Yalvara yalvara.
>
> (Şansınız yaver giderse bir iki eksik ya da farklı parça ile siparişinizi
> bitirirsiniz. Sıra toplam tutarı öğrenmeye gelmiştir.)
>
> - Faturam ne kadar tutuyor?
>
> - Eee. Bir bakalım. 550 Usd. +K.D.V.
>
> - Aman siz ne yaptınız. Ben bunu 569 Usd + K.D.V.'ye satmıştım.
> Listeye göre 529 Usd + K.D.V. tutuyordu.
>
> - Ram fiyatları 3 Usd yükseldi de. Piyasada Ram sıkıntısı var.
> Tayvan'
> daki hava bulutluymuş ondan. Sonra şu, bu falan filan.
>
> (Zaten havada sinek uçsa, azımızın içine girecek ama neyse boş verin.
> Girdi 3
> Dolar daha. Şey pardon yükseldi 3 dolar daha.)
>
> - Tamam tamam kes faturayı ne yapalım. Teslimatı yetiştirmemiz
> lazım.
> Hemen nakliye yapar mısınız?
>
> - Mümkün değil. Şu an, arabalarımız dışarıda. İsterseniz siz
> alın.
>
> - Tamam tamam ne yapalım biz alalım bari.
>
> (Gitti mi? 10 milyon da benzin parası. Durun canım. Daha bitmedi ki!
> Müşterinin
> verdiği TL'yi verip Dolar alacaksınız! Şimdi döviz bürosundasınız. Aaa. O
> da
> ne? Dolar yükselmiş. Zaten düştüğü zamanlar size hiç denk gelmez. Ora da
> ne
> kadar zararınız olur Allah bilir. Sonunda ithalatçıya gidip ödemeyi
> kesinlikle
> eksiksiz yaparak, malzemeleri aldınız, firmanıza geldiniz, sistemi
> topladınız,
> fişini taktınız, düğmeye bastınız. Ne oldu? Çalışmadı mı? Haydaaa. Hadi
> bakalım
> tekrar ithalatçıya. Gününüz ve moraliniz bitti mi? İnşallah bilgisayar da
> bitmiştir. Bitsin bakalım. Şimdi sıra teslimatta. Yüklendiniz bilgisayarı,
> bindiniz arabanıza, tabi bir de arabanız varsa. Yoksa taksi parası da
> cabası.
> Eee. Bilgisayar satıyorsunuz. Teslim etmeden olur mu? Saat 19:30.
> Müşterinin
> evindesiniz. Kutulardan çıkarıp bilgisayarı kurana kadar, bir on dakika
> daha.
> Neyse. Şimdi bilgisayarı kurdunuz ve çalıştırdınız. Durun yahu. Şimdi bir
> de,
> sıra da 2 saat ayak üstü, zorunlu bilgisayar dersi var. Kesinlikle
> bırakıp
> gidemezsiniz. Yoksa arkanızdan laf yemek var. )
>
> Eee. İşte Bir son kullanıcıya satış yapan bilgisayarcının, ağlanacak
> halinin
> naçizane öyküsü! Tabi ki bu sadece ufak bir örnek.
>
> Ne dersiniz? Haksız mıyız?

Ne pazarLık ama
 
Odysseus

Odysseus

Üye
Evet bir ara bunları bende yaşıyordum. Nefret ettim bu işten. İnsanı hayatından bezdirirler. Üç kuruşa satıcıyı satın aldıklarını sanarlar.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Takipçi Satın Al


Üst Alt