DiaBLoS
Admin
Aziz Yıldırım'dan Platini'ye mektup
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım avukatları aracılığı ile UEFA Başkanı Michel Platini'ye Metris Cezaevi’nden bir mektup gönderdi.
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, UEFA Başkanı Michel Platini'ye, Metris Cezaevi'nden bir mektup gönderdi.
Fenerbahçe'nin taraf olduğu bir davada, henüz cevap haklarını bile kullanmadıklarını ifade eden Yıldırım, 'İddianame'nin CAS mahkemesinde 'tek ve kesin delil' olarak kullanılamayacağını söyledi.
Gerek Uluslararası sözleşmeler ve Gerekse Uluslararası Ceza Hukuku Evrensel Normları açısından 'İddianame'nin hiçbir zaman 'Yeterli ve Kesin Delil' olmayacağını da ileri süren Aziz Yıldırım, 'iddianame'nin ülkemizde geçerli olan ancak Avrupa'da geçerliliği olmayan 'Özel Yetkili Savcı' tarafından hazırlandığını da mektubunda belirtti.
AZİZ YILDIRIM'IN MICHEL PLATINI'YE GÖNDERDİĞİ MEKTUP
Fenerbahçe'nin resmi internet sitesinde yer alan mektupta, "Sayın Michel Platini. Fenerbahçe Futbol takımının taraf olduğu davada, tarafımızca henüz cevap hakkımız kullanılmadan sadece bir yığın iddiadan ibaret "İddianame" nin "tek ve kesin delil" olarak kullanılmak üzere size ve CAS mahkemesindeki dosyaya sunulduğunu öğrenmiş bulunmaktayım.
Gerek Uluslararası sözleşmeler ve Gerekse Uluslararası Ceza Hukuku Evrensel Normları açısından "İddianame" hiçbir zaman " Yeterli ve Kesin Delil" olarak addedilemez. Burada yazılanlar ve öne sürülenler yalnızca birer iddiadan ibarettir. Bu iddialar yığını, maalesef ülkemizde geçerli olan ancak çağdaş Avrupa hukuku tarafından asla kabul görmeyen "Özel Yetkili" olarak adlandırılan "Kişi ve Kurumlar" tarafından hazırlanmıştır. Dolayısıyla, Kurumunuzun bu belgeyi dosyaya sunmadan önce ilk olarak göz önüne alması gereken husus; bu iddianamenin UEFA’ya üye ülkeler tarafından bugüne kadar her platformda eleştirilen "Özel Yetkili Savcı ve Mahkemeler" ile Spor Hukuku alanında hiçbir uzmanlığı bulunmayan "Emniyet birimleri" tarafından düzenlenmiş olduğu hususudur.
Sonuç olarak UEFA gibi saygın ve çağdaş hukuk anlayışını kabul eden ve uygulayan bir kurumun; delil olarak, bu ilke ve prensiplere tamamen karşı usullerle tanzim edilen bu "iddia yığınını"nın sahiplenilmesinin doğuracağı sorumluluk, tamamen tarafınıza ait olacaktır.
Bununla birlikte, bu iddialar yığını sebebiyle, Fenerbahçe Başkanı olarak ben ve Yönetici arkadaşlarım, 7 aydır tutuklu olarak yargılanmaktayız. Ancak bizler için aslolan Fenerbahçe’nin menfaatleri ve bekasıdır.
Bu nedenle, henüz iddianameye karşı beyan ve savunmalarımız alınmadan yaratılmaya çalışılan infialin UEFA nezdinde de yaşanmasını önlemek kulüp başkanı olarak benim birinci görevimdir. Gerek hukuk anlayışım, ve gerekse yargı sürecine olan saygım nedeniyle duruşma tarihi olan 14 Şubat 2012 tarihine kadar savunmalarımı açıklamam hukuken mümkün değildir. Ancak tek taraflı olarak düzenlenen ve futbolun gerçekliklerinden tamamen uzak olan iddianamenin şimdilik bazı bölümlerini sizlerle paylaşmak mecburiyeti ortaya çıkmıştır" ifadeleri yer aldı.
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım avukatları aracılığı ile UEFA Başkanı Michel Platini'ye Metris Cezaevi’nden bir mektup gönderdi.
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, UEFA Başkanı Michel Platini'ye, Metris Cezaevi'nden bir mektup gönderdi.
Fenerbahçe'nin taraf olduğu bir davada, henüz cevap haklarını bile kullanmadıklarını ifade eden Yıldırım, 'İddianame'nin CAS mahkemesinde 'tek ve kesin delil' olarak kullanılamayacağını söyledi.
Gerek Uluslararası sözleşmeler ve Gerekse Uluslararası Ceza Hukuku Evrensel Normları açısından 'İddianame'nin hiçbir zaman 'Yeterli ve Kesin Delil' olmayacağını da ileri süren Aziz Yıldırım, 'iddianame'nin ülkemizde geçerli olan ancak Avrupa'da geçerliliği olmayan 'Özel Yetkili Savcı' tarafından hazırlandığını da mektubunda belirtti.
AZİZ YILDIRIM'IN MICHEL PLATINI'YE GÖNDERDİĞİ MEKTUP
Fenerbahçe'nin resmi internet sitesinde yer alan mektupta, "Sayın Michel Platini. Fenerbahçe Futbol takımının taraf olduğu davada, tarafımızca henüz cevap hakkımız kullanılmadan sadece bir yığın iddiadan ibaret "İddianame" nin "tek ve kesin delil" olarak kullanılmak üzere size ve CAS mahkemesindeki dosyaya sunulduğunu öğrenmiş bulunmaktayım.
Gerek Uluslararası sözleşmeler ve Gerekse Uluslararası Ceza Hukuku Evrensel Normları açısından "İddianame" hiçbir zaman " Yeterli ve Kesin Delil" olarak addedilemez. Burada yazılanlar ve öne sürülenler yalnızca birer iddiadan ibarettir. Bu iddialar yığını, maalesef ülkemizde geçerli olan ancak çağdaş Avrupa hukuku tarafından asla kabul görmeyen "Özel Yetkili" olarak adlandırılan "Kişi ve Kurumlar" tarafından hazırlanmıştır. Dolayısıyla, Kurumunuzun bu belgeyi dosyaya sunmadan önce ilk olarak göz önüne alması gereken husus; bu iddianamenin UEFA’ya üye ülkeler tarafından bugüne kadar her platformda eleştirilen "Özel Yetkili Savcı ve Mahkemeler" ile Spor Hukuku alanında hiçbir uzmanlığı bulunmayan "Emniyet birimleri" tarafından düzenlenmiş olduğu hususudur.
Sonuç olarak UEFA gibi saygın ve çağdaş hukuk anlayışını kabul eden ve uygulayan bir kurumun; delil olarak, bu ilke ve prensiplere tamamen karşı usullerle tanzim edilen bu "iddia yığınını"nın sahiplenilmesinin doğuracağı sorumluluk, tamamen tarafınıza ait olacaktır.
Bununla birlikte, bu iddialar yığını sebebiyle, Fenerbahçe Başkanı olarak ben ve Yönetici arkadaşlarım, 7 aydır tutuklu olarak yargılanmaktayız. Ancak bizler için aslolan Fenerbahçe’nin menfaatleri ve bekasıdır.
Bu nedenle, henüz iddianameye karşı beyan ve savunmalarımız alınmadan yaratılmaya çalışılan infialin UEFA nezdinde de yaşanmasını önlemek kulüp başkanı olarak benim birinci görevimdir. Gerek hukuk anlayışım, ve gerekse yargı sürecine olan saygım nedeniyle duruşma tarihi olan 14 Şubat 2012 tarihine kadar savunmalarımı açıklamam hukuken mümkün değildir. Ancak tek taraflı olarak düzenlenen ve futbolun gerçekliklerinden tamamen uzak olan iddianamenin şimdilik bazı bölümlerini sizlerle paylaşmak mecburiyeti ortaya çıkmıştır" ifadeleri yer aldı.
Dava sonuçlanınca suçu varsa cezasını çeker suçu yoksa salıverilir.Bencede çıksın hapiste yatmasın suçlu olsada kaçacak bir insan değil zaten.
son olarak hasta olduğu için değil madem mahkeme de karar çıkacak tutuksuz yargılansın sen neye dayanarak onu içerde tutuyorsun elde olan tek şey taparel ki onda şike soruşturmasına ilişkin bir dayanak yok ve de etik kurulunun vermiş olduğu rapor. hadi fenerbahçe aklandı diyelim bu adamın yattığı günleri itabarının yerlere serildiği günlerin hesabını bu türk kamuoyu nasıl verecek ?
