Are You Doping?

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
yama53

yama53

Üye
    Konu Sahibi
Are You Doping?
Gün geçmiyor ki Türk futbolunda bir skandal daha patlak vermesin.

Önce Ulusoy’un, Türk futbolunu bitirme noktasına getiren kendi jenerasyonunun mahsulü eski hakem yeni gözlemcilerle yediği yemek sonra da Yıldırım Demirören - Serhat Ulueren röportajının program öncesi görüntülerinin her nasıl olduysa ortaya çıkıvermesi. Bu da gösteriyor ki ortada daha bizim bilmediğimiz ne kasetler ne yemekler var ama birilerinin susması için şimdilik saklanıyor. Yoksa Demirören’in Galatasaray maçından sonra bile Fenerbahçe’ye yüklenmesi bir şanssızlık mıydı? Olayı biraz Galatasaray’a bağlar gibi oldu anında bir gizli görüntü patladı. Acaba Galatasaray’a aynı şekilde yüklense ortaya daha ne kasetleri çıkacaktı?

Görülüyor ki hakem hatalarında bu Federasyonun en ufak suçu yok. Özenle seçilmiş ve Fenerbahçe düşmanı olarak yetiştirilmiş bir grup tasfiye olana kadar bu hataları izlemeye devam edeceğiz. Bir dönemim izleri o kadar bıçakla keser gibi kesilmiyor.

Ama hiçbiri örtbas edilen doping skandalının yerini tutamadı.

Kadrosunda zaten Hasan Şaş, Ayhan Akman, Xavier, Kingston, Murat Erdoğan gibi doping sabıkalı oyuncuları bulundurmuş olan Galatasaray’da bu isimlere bir de Arda eklendi ama olay nasıl olduysa örtbas ediliverdi.

Olaya en baştan bakalım. Arda önce Bellizona maçının 31 inci dakikasında sakatlanıp oyundan çıkıyor. Ertesi günü çıkan haberlerden, Arda’nın çekilen MR’ında, leğen kemiği üzerinde ve çevre dokularda travmaya bağlı kanama ve ödem tespit edildiğini öğreniyoruz. Doktorlar iki hafta oynayamayacağını söylüyorlar. Aradan 3 gün geçiyor ve 5 Ekim tarihinde oynanan Bursaspor maçı geliyor. Tedavisi mucize biçimde gerçekleşen Arda maç öncesi takım arkadaşlarından ayrılıyor, sahada ısınma hareketleriyle kendini deniyor, iyi hissediyor ve oynamasına karar veriliyor. 2 hafta oynanmayacağı açıklanan Arda, Galatasaray’ın tek golünü atan futbolcusu da oluyor. Arkadan da 11 Ekimdeki Bosna Hersek maçında da Milli Takım forması giyiyor.

Buraya kadar bir problem yok. Galatasaray’ın 2-1 kaybettiği Bursaspor maçı sonrası yapılan kura çekiminde, doping testine tabi tutulacak oyuncular belirleniyor ve bunlardan bir tanesi Arda oluyor. Doping testi pozitif çıkıyor çünkü stereoid içeren ağrı kesici olan "metilprednisolone" kullanıldığı belirleniyor. Bu maddeden daha önce Ayhan Akman 1996–97 sezonunda 6 ay, 1998–99 sezonunda Petrolofisi’nde oynayan İlker Öymez 6 ay, Mersin İdmanyurdu’nda oynayan Murat Erdoğan 6 ay ceza almışlar. Yani verilecek ceza belli, Arda 6 ay futbol oynayamayacak. Daha doğrusu İtalya’da olsa oynayamazdı.

Galatasaray tarafından hemen açıklama geliyor ve Arda’ya bu ilaç verilmeden önce, (yani 2 Ekim Perşembe akşamı sakatlık gerçekleşiyor, geriye kalan 2 gün var, Cuma ve Cumartesi) Federasyon ile yazışma yapıldığı, alınan onay neticesinde ilacın verildiği anlatılıyor. Peki ;

- Yapılacak doping testi çekilişinde Arda değil de başkasının numarası çekilse gene Arda’nın tedavi amaçlı ilaç aldığından gene hiç bahsedilecek miydi?

- Federasyon, bu ilacın kullanıldığını, Arda’nın dopingli çıktığının anlaşılmasından hemen sonra apar topar 8 Ekim tarihiyle açıklıyor. Açıkladığı tarih ise 30 Aralık. Peki 8 Ekim – 30 Aralık tarihleri arasında neden bu konudan hiç bahsedilmedi?

- Arda’ya ilacı veren doktor, TFF le yazıştıklarını söylüyor. Peki bu iş TFF ile yazışmayla bitiyor mu? Bu olayın gerçekleşmesi için Arda’nın 3 Ekim’de tedavisi için Federasyona başvurması, kurulun toplanması, bu maddenin kullanımını sağlık için zorunlu görmesi, performansı olumlu yönde artırmadığına karar vermesi gibi bir sürü bürokratik işlemi gerçekleştirip Bursaspor maçı öncesinde bu açıklamanın yapılmış olması gerekiyor. Çünkü madem Arda izin aldı, dopingli olduğu 5- 8 Ekim tarihleri arasında belli olmuş olmalı. 30 Aralık’a kadar açıklama için neden bekleniyor?

Çok miktarda doping hapı alan Temel, maraton yarışına katılmış. Fakat sonuncu olmuş.
Arkadaşı haklı olarak sormuş :
-Yahu, neden sonuncu oldun?
Temel`in cevabı şöyle olmuş :
-Doping yaptuğum anlaşilmasun diye!!...

Bari o golü atmasaydın be Arda!

Neyse dopingle mücadele talimatına bakalım ve sorulara devam edelim. Talimatta diyor ki “Takım doktorları her maçtan en geç 90 dakika önce maç kadrosunda bulunan tüm futbolcuların son 72 saat içinde kullandıkları vitamin dahil tüm ilaçları içeren İlaç Bildirim Formunu Türkiye Futbol Federasyonu temsilcisine verirler. Temsilcinin bulunmadığı maçlarda bu belgeler yardımcı hakeme ya da gözlemciye teslim edilir.”

- Böyle bir belge var mıdır, varsa nerededir? Bursaspor maçında önce böyle bir belge doldurulmuş mudur? Arda 2 Ekim´deki Bellinzona maçında maçta sakatlanıyor‚ ve 5 Ekim´de Bursaspor maçında kanında dopingli maddeye rastlanıyor. Aradaki süre sadece 3 gün. Doktor ise TFF ile yazıştık diyor, belgelerden falan bahsetmiyor. Bu 3 günde bu kadar yazışma nasıl yapıldı?

Başka ne diyor doping talimatında? Diyor ki bazı tedavi amaçlı ilaçlar eğer yasaklı kapsamındaysa ve mutlaka kullanımı gerekiyorsa bazı koşullarda kullanılmalarına izin verilir. Hangi şartlar altında? Önce Tedavi Amaçlı Kullanım İstisnası Formu ve doktor raporları ile başvurulması gerekiyor.

- Ortada böyle bir başvuru var mı? Böyle bir doktor raporu var mı? Bilen yok.

Sonra bir kurul var, bunlar kimler? Kurul başkanı Jinekolog doktor Beşiktaş Üyesi ve Diavn Azalığında görevli Prof. Dr. Turgay ATASÜ`nün yanı sıra üyeler Prof. Dr. Yavuz İMAMOĞLU, Prof. Dr. Ahmet ARAMAN, Doç. DR. Nezih HEKİM, Doç. Dr. Rüştü GÜNE. Hiçbirini tanımam, hepsine internetten bakın, tıp alanında birbirinden değerli hizmetleri olan insanlar. Çoğu için öğrencilerin yazışma sitelerinde genelde yoğun programları ve çalışmaları sebebiyle şehir dışında seyahatte oldukları yazılı.

Bu kurul Bursaspor maçından sonra 4 Ekim tarihinde toplanıyor demek ki, gerekli incelemeleri yapıyor, uygun görüyor ve bunu resmi bir onay yazısı ile futbolcuya bildiriyor.

- Peki bu kurul nerededir? 4 Ekim’de Arda’yla ilgili bir toplantı yapılmış mıdır? Bu kadar yoğun işleri olan birbirinden bağımsız 5 üye kaşla göz arasında ne zaman ve nerede toplanmış, nasıl bir inceleme yapılmıştır? Futbolcuya verilen resmi onay yazısı nerededir? “Doping kontrolü yapıldıktan sonra herhangi bir sağlık kurumundan alınacak rapor ya da Kurula yapılacak başvuru cezai işlem sırasında dikkate alınmaz.. Geriye dönük onay istenemez” maddesi dikkate alınmış mıdır?

Peki, bu kurul neleri dikkate alarak tedavi amaçlı yasak maddelerin kullanımına izin veriyor? Önce yasaklı maddenin kullanımının kesilmesiyle futbolcu sağlığının ciddi olarak bozulacak olması gerekiyor. Görüldüğü gibi iş çok ciddi, öyle bir madde ki kullanımı kesilse sağlık ciddi tehlikeye girecek. Yani her şey bir tarafa ortada ciddi bir sağlık problemi var demek bu. Peki, siz Mecidiyeköy’de kalp krizi geçirdiniz ya da trafik kazası yaptınız. Ortada ciddi bir sağlık problemi var mı? Var. Bu durumda Mecidiyeköy’de ilk müdahaleyi yapabilecek en az 10 tane tam teşekküllü sağlık kurumu varken 25 Km. uzaklıkta ve İstanbul’da malum akşam trafiğinde başka bir hastaneye mi gidersiniz?

- Madem durum bu kadar ciddi, aradan sadece 3 gün geçmesine rağmen Arda sahalara nasıl dönebiliyor ve golünü atabiliyor? Ortada ciddi bir sağlık sorunu var mı yok mu? Bu maddenin kullanımına izin verildiğine göre olması lazım. Peki bu durumda sahalara geri dönüş nasıl 3 güne sığabiliyor?

- Neden Arda maçı tamamlamadan apar topar burnunun dibindeki onca hastaneye rağmen 1 saat mesafede başka bir hastaneye götürülüyor? O hastanede neler oluyor? Eğer Allah korusun yolda Arda’nın başına bir şey gelse bu durumu kim, nasıl izah edecek?

- Bu nasıl bir maddeymiş ki böyle hemen kullanımının kesilmesi halinde sağlık kötüye gidebiliyor? Kurul apar topar hemen toplanıyor, inceleme yapıyor ve bu madde kullanılmazsa Arda’nın sağlığı kötüye gidecek kanısına varabiliyor.

Devam edelim. Tıbbi olarak önerilen yasaklı madde dozunun performansı artıracak etkisinin olmaması gerekiyor. Burası zaten tıp alanına giriyor, kimi doktor performansı artırıyor der kimisi demez, tam bir fikir bütünlüğü sağlamak mümkün değil ama sonuçta Arda’ya izleyen futbolseverler hırslı ve agresif tavırlarından az çok olayı tahmin edebiliyorlar.

- Bu maddenin dozajı ne kadar çıkmıştır, 2 gün içerisinde performansa etkisi nasıl tespit edilmiştir, bu konuyla ilgili de en ufak bir açıklama bile yok. Bu etki daha sonra oynadığı Milli maçlara da esir etmiş midir? TFF’nin apar topar yaptığı açıklama Bosna Hersek’in itiraz ve şikayetini önlemek üzere tasarlanmış olabilir mi?

Yasaklı maddenin kullanım onayının alınabilmesi için futbolcunun Kurula bir dilekçe ve tedavi amaçlı kullanım istisnası formu ile başvurması gerekiyor.

- Bu dilekçe ve form nerededir? Aradan geçen 3 gün içerisinde bu kadar yazışmalar hangi hızla yapılmış, bu kurullar hangi hızla toplanmış, tüm incelemeleri yapmış ve ne şekilde bu kritik kararları alabilmişlerdir?

- Sorulara devam. Bu olayla ilgili olarak Bursaspor TFF aleyhinde Dünya Anti Doping Ajansı (WADA) nezdinde bir dava açmayı düşünmekte midir?

Galatasaray ile ilgili 20 sene öncesinden başka bir anı. Sene 1989. Galatasaray’ın Almanya turnesine kaçak olarak, Federasyondan izin almadan gittiği ortaya çıkar. Oysa yeni yönetmeliklere göre yurt dışında müsabaka ya da kamp yapacak takımların mutlaka Federasyondan izin almaları ve Maliye Bakanlığına getirecekleri döviz miktarını bildirmesi gerekmektedir.

Futbol Federasyonu Basın Sözcüsü rahmetli Ersan Feray ki Galatasaray’da bir dönem ikinci başkanlık görevini de yapmıştır; “Galatasaray’ın izin almadığı doğrultusundaki haberleri biz de basından öğrendik. Yönetmelik hükümleri neyi gerektiriyorsa yapılacaktır.” açıklamasını yapar.

Futbol Federasyonu Dış İlişkiler Başkanı Hayati Üstev; (Galatasaray’ın Almanya’da Stuttgart Kickers ile hazırlık maçı yaptığı gün) “Galatasaray’ın bizde herhangi bir başvurusu yok. Belki turistik bir gezi için gitmiş olabilirler.” şeklinde konuşur.

Galatasaray Basın Sözcüsü Selçuk Uygur; “Müracaatımız var, olmuş olması lazım, ellerine geçmemiştir, herhalde postada takılmıştır. Gün geçtiği için müsaade istemedik, konuyu Federasyonun bilgisine arz ettik. Bize en fazla bu konu ile ilgili bir ihtar verilir, biz de bunu geçiştiririz.” diyerek aslında şakın ama başlarına bir şey gelmeyeceğinden emin bir şekilde konuşur.

Profesyonel Futbol Yönetmeliğinin 56 ıncı maddesine göre yurt dışına çıkacak olan takımlara Futbol Federasyonu tarafından bir müşahit gönderilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bunun için önceden Futbol Federasyonu’dan izin almaları gerekmektedir çünkü elde ettikleri gelirleri ise Maliye Bakanlığı’na bildirmek zorundadırlar. Bu duruma uymayan kuruluşlarla ilgili Beden Terbiyesi Ceza Yönetmeliği’nin 23 üncü maddesi yürürlüğe girecektir. “Yetkili makamlardan izin alınarak yapılması gereken yarışmayı izinsiz yapanlar ve yaptıranlar 1 aydan 3 aya kadar yarışmalardan men ve 6 aydan 1 yıla kadar hak mahrumiyeti ile cezalandırılırlar.”

lerleyen günlerde ne mi olur? Arda vakasında ne olduysa o tabiî ki.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Takipçi Satın Al


Üst Alt