Amin Maalouf-doğunun Limanları

  • 8 Ekim 2013
  • 271 Okunma
  • 0 Cevap

  1. 1996 yılında yayımladığı bu romanında yazar “İsyan” adlı bir insanın trajik yaşam öyküsünü anlatır. Eski Osmanlı Padişahının kızının torunu olan İsyan tıp eğitimi için Beyrut’tan Fransa’ ya gittiğinde orada Direniş Örgütüne katılır ve Yahudi asıllı Clara ile tanışır. Yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında evlenmeye karar verirler
    ve Araplarla- Yahudilerin savaşı yüzünden tam 28 sene birbirlerini göremezler.

    İsrail-Arap savasını duyar duymaz isyan o zamanki duygularını, hayatını
    anlattığı yazara söyle aktarır: ”O günler tek bir endişem vardı, tek bir şey
    aklimi başımdan almıştı. Clara ile doğacak çocuğun yazgısı, çünkü artık bizi
    ayıran bir sinir vardı, aşılmaz bir sinir ve uzun zaman için....”

    isyan’ in doğacak çocuğunun kız mi erkek mi olacağını bilememesi bile onu
    çileden çıkarmak için yeterliydi. Geçmişte kaçakçı olan erkek kardeşi, eski
    bir direnişçi olan isyan tımarhaneye gönderdikten sonra yıllarca orada
    kalır o... Karısından tımarhaneye girmeden önce sadece bir kere mektup alır
    ve doğan çocuğunun kız olduğunu öğrenerek onun bebeklik resmini yıllarca
    göğsünün altında saklar ve bütün bu acılardan kurtulmasına kızı sebep olur
    manevi olarak.... Yıllar sonra Fransa’ ya sığınan isyan hayat hikayesini
    yazara böyle anlatır. Karisina olan aşkını yasam hikayesini anlattığı her
    kelimesinde ifade eder: “Daha önce görmüştüm, daha önce yapmıştım, daha önce gerçekleştirmiştim duygusu ile Clara’yi öpmedim hiç, hatta elini bile
    tutmadım. Daha önce sevmiştim duygusuyla da! Aşk, el değmemiş olarak
    kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar da geçse! Hayat, bıkılacak
    kadar uzun değil!”

    “Doğunun Limanları” ile yazar Araplarla Yahudilere barış çağrısı yapıyor.
     


    Yazan: Doğuş Pertez
Yüklüyor...
17/11/2018 - 11:37