değerli arkadaşlar bu foto montaj değil. dünya bu iskeleti konuştu ve bu kavim hakkın da Allah Kur'an'da,bu helak olaylarının sonraki insanlara da birer ibret olması gerektiğini bildirir.Önemli olan,tüm iman sahiplerinin, bu kavimlerin helakını yalnızca ‘geçmiş kavimlerin yaşadıkları olaylar' olarak değerlendirmemeleri,Kur'an'da bildirilen bu örneklerden öğüt almalarıdır.Kur'an'da bu gerçek şöyle bildirilmiştir:
Bunlar, sana doğru haber (kıssa) olarak aktardığımız (geçmişteki) nesillerin haberleridir. Onlardan kimi ayakta kalmış, (hala izleri var, kimi de) biçilmiş ekin (gibi yerlebir edilmiş, kalıntısı silinmiş) dir. Biz onlara zulmetmedik, ancak onlar kendi nefislerine zulmettiler. Böylece Rabbinin emri geldiği zaman, Allah'ı bırakıp da taptıkları ilahları, onlara hiçbir şey sağlayamadı, 'helak ve kayıplarını' arttırmaktan başka bir işe yaramadı. ( Hud Suresi, 100-101)
Ad Kavmi Nerede Yaşamıştır?
Kur'an'da bildirildiği üzere "Yüksek yerlere anıtlar inşa etmekte" (Şuara Suresi, 128) ve "ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları edinmekte" (Şuara Suresi, 129) olan bir kavim olan Ad kavmi, Ortadoğu ve Mezopotamya bölgesinde bulunan diğer kavimlerden uzak bir bölge olan Güney Arabistan'da yaşıyordu.
Ad (kavmin)e gelince; onlar yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve dediler ki: "Kuvvet bakımından bizden daha üstünü kimmiş?" Onlar, gerçekten kendilerini yaratan Allah'ı görmediler mi? O, kuvvet bakımından kendilerinden daha üstündür. Oysa onlar, bizim ayetlerimizi (bilerek) inkar ediyorlardı." (Fussilet Suresi, 15)
Nitekim Ad kavminin kalıntısı olduğu düşünülen "Kumların Atlantisi Ubar" da, metrelerce kalınlıktaki bir kum tabakasının altından çıkarılmıştır. Kalıntıların da gösterdiği gibi Kuran'da bildirilen "yedi gün ve sekiz gece" süren kasırga, şehrin üzerine tonlarca kum yığmış ve kavmin insanlarını diri diri toprağa gömmüştür.