1- Düşmanlık: İnsan, kendisine veya bâzılarına yaptığı kötülük sebebiyle birine
düşmanlık eder, kin besler. Kin ise intikam ile
yatışır. Düşmanına bir felâket geldiği zaman,
bunu kendi kerâmetine hamlederek buna sevinir
ve bunu kendi mükâfatı sanır. 2- Çekememek: Varlık sâhibinin üstünlük taslaması onun ağrına gider. Emsâllerinden biri
mevkî, ilim veya servet sâhibi olduğu takdirde,
kendisine karşı kibirleneceklerinden, kendisinin
buna dayanamıyacağı için haset eder. Yâni
hasedi, kendi kibrinden dolayı değil,
karşısındakinin kibrine dayanamayacağından dolayıdır. 3- Kibir: Kibirlenip, karşısındakini küçük görüp kendine hizmet ettirmesi ve bütün
arzularında kendi emrinde olması isteğidir.
Birinin başına bir devlet kuşu konsa, buna haset
eder. Kâfirlerin çoğunun Resûl-i Ekrem’e karşı
hasedi, onun kendilerine karşı ululuk iddiâ
etmesi korkusundandır. (Biz ulu kimseler iken bir öksüz nasıl olur da başımıza geçer ve biz ona
nasıl boyun eğeriz) dediler. 4- Şaşkınlık: Aynı tahsilli, aynı yaşta ve aynı memleketli olmasına rağmen bâzı arkadaşlarının
mal, mülk sâhibi olmalarına hayret edip kıskanır. 5- Gâyesine ulaşamama korkusu: Bu da iki kişinin bir maksatta birbirine üstünlük arzusuna
dayanır. Arzusuna tek başına ulaşabilmekte
kendisine yardımcı olan her nîmete, öbürü haset
eder. Birinin o arzuya erişip diğerinin
erişememesi hâlinde birbirine haset ederler. Ana-
babanın sevgisini kazanmaktaki evlâdların yarışması, talebelerin hocalarının sevgisini
kazanmaktaki yarışmaları, gazetecilerin okuyucu
çekmek için yarışması ve birbirine haset etmeleri
hepsi bu kısımdandır. Her iki tarafın maksadı
aynıdır. Maksatlarına ulaşmakta birbirine haset
ederler. 6- Lider olma sevdâsı: Bir kimse, herhangi bir ilim dalında, parmakla gösterilen tek bir insan
olmayı arzu eder. Övülmek sevgisi kendisine
galebe çaldığı zaman, insanlar tarafından, “İşte
bu kimse, kendi sahasında zamanının tek
insanıdır, emsâli yoktur” gibi sözlerle övülünce,
buna sevinir. “Falan yerde de bu sahada üstün biri var” diye duyduğu zaman canı sıkılır. Bu
kişinin, kendisiyle ortak olan bu varlığının,
elinden gitmesini ve hattâ ölümünü bile arzu
eder. Bu ortaklık mevkide, ilimde, san’atta,
güzellikte, servette ve benzerlerinde olabilir.
Cihanda emsâlsiz ve tek kalması sebebiyle sevindiği her hususta durum aynıdır. Burada
hasedin sebebi tek başına otorite olmak
sevdâsından başka bir şey değildir. Yahûdî
âlimleri, Resûl-i Ekremin hak peygamber
olduğunu bildikleri hâlde, başkanlıklarının elden
gideceğinden korktukları için, Peygamberimize haset ederek inkâra kalkıştılar. 7- Kötü huy: Hiçbir sebep olmadan kötü huyu, cimriliği sebebiyle kimsede bir varlık
görmek istemez ve onlara haset eder. Ona, bu
nîmetlere Allahın mazhar kıldığı bir kimsenin
iyiliklerinden bahsedilince, canı sıkılır. Bu kişi,
dâimâ başkalarının gerilemelerini seven ve
Allahü teâlânın lûtfuna cimrilik gösteren bir insandır. Kimi de var, başkasının malında cimrilik eder, yâni başkasının malını da başkasına revâ
görmez. Aralarında hiçbir alâka bulunmadığı
hâlde, Allahü teâlânın kullarına verdiği nîmete
cimrilik eder ve onlara haset etmeye başlar.
Bunun kötü huyluluktan başka bir sebebi yoktur.
Bunun tedâvisi pek zordur.