DalvikCache
Üye
Dinden Uzaklaşan Toplum
Bu millet İslâm’dan nasıl nefret etti, Nasıl soğutuldu? Bu olayın merkezinde safkan Milliyetçilik yatıyor. Maneviyatı olmayan dini inancı olmayan sade bir
milliyetçilik. Ne dediler? Türkçe dururken, Arapça öğreniyorsunuz. Siz hangi millettensiziniz? Türk müsünüz Arap mı?
Her sene umreye, hacca gidiyorsunuz ve Araplara her sene milyonlarca dolar bırakıyorsunuz. Bu
memleketin parasını Araplara yediriyorsunuz.
Peki nasıl olacak? Ezanı Türkçe yaparak başladılar. Daha sonra yavaş yavaş daha derinlere indiler. Okullardaki Tarih
kitaplarında sadece haremler işlendi. Osmanlı Padişahlarının inançları ve davaları onlar için yeni nesle
örnek olmamalıydı. Onları karalamak gerekiyordu ki nefret edilsin ve adlarına da “YOBAZ” denilsin. Bitti mi?
- Hayır! Daha sonra okullarda okutulan Din Kültürü kitaplarına sıra geldi. Kitaplarda Peygamber efendimiz(s.a.v) ve
Onun dava arkadaşlarının isimlerini yalın olarak sıradan, askerlik arkadaşı muamelesi yaptılar. Peygamber
Efendimiz(s.a.v)’den “Muhammed” olarak bahsettiler. Hz. Ebubekir(r.a), Hz. Ömer(r.a.), Hz Ali(r.a), Hz.
Osman(r.a.)’tan; Ebubekir, Ömer, Ali ve Osman olarak bahsettiler. Peki neden? Çünkü çocuklar araştırmaya ve soruşturmaya meyillidirler. Şimdi Ukalanın biri çıkar der ki;
“Bu Hz.’nin anlamı nedir hocam?”, “Bu (s.a.v)’nin anlamı nedir”, “Bu (r.a)’ın anlamı nedir?” “Bu (a.s)’ın
anlamı nedir?” Açıklanırsa çocuklarda bir sempati olacak onların ne kadar büyük ve değerli insanlar
olduklarını anlayacaklar ama yok! Ne yazdılar ne de açıkladılar… Bitti mi?
- Hayır! Artık bu noktaya gelinmişken biter mi?
Devam ettiler. Din bir afyondur denmeye başlandı, Darwin yüce bir insan oldu. Ve daha niceleri… Bitti mi?
- Hayır! Başörtüsüne sıra geldi. Kuran’da yazıyor mu bu? Bu yaz sıcağında baş örtüsü mü takılırmış? Başörtüsü
takanları da görüyoruz başı açıklardan daha günahkarlar. Ne haltlar yedikleri ortada değil mi? Başık açıklar
daha temiz hiç olmazsa gerçek kişiliklerini belli ediyorlar. Din istismarı yapmıyorlar. Bizce başı açıklar
Cenneti daha çok hak ediyorlar… Ve bu serüven devam etti, dizilerde filmlerde başörtülüler hep “CAHİL” ve “TEMİZLİKÇİ” rollerinde oynatıldı. Ve insanların kafalarına yargılar yerleştirdiler. Baş örtülü olunca, kesin hizmetçidir ya da cahil cuheladır! Bitti mi?
- Hayır! Açılıp saçılın dediler. Daha modern olun, daha çağdaş olun yahu! Nedir bu kara kara çarşaflara
bürünüyorsunuz, Araplara hizmet ediyorsunuz, Araplara para kazandırıyorsunuz. Açılın saçılın, güzelliğinizi
herkes görsün, neden Allah’ın verdiğini paçavralarla kapatıyorsunuz dediler… Peki ne oldu? Ellerine ne geçti? Artık istedikleri gibi Allah’a Kitaba Peygamberine, Dini inançlarına küfreden bir toplum oluşturdular.
Bunların ismine de Çağdaş, ilerici, elit ismini koydular. Bu doğrultuda hareket edenleri halka en çok hitab
edebilecek ve bu asimilasyonu sürdürebilecek pozisyonlara getirdiler. Tiyatrocu, Devlet bakanı, Rektör,
Dekan, Öğretmen… Ve Asimilasyon tüm hızıyla devam etti. Yaşasın! Artık birçok kişi “Din bir afyondur” demeye başladı. Ne mutlu bize. Artık Muhammed’in bir anlamı
kalmadı. Zaten o kadar eşi olan bir peygamber mi olurmuş. Resmen harem kurmuş ve insanlara da ben
Peygamberim diye yutturmuş. (Haşa!) Ve artık çağdaş, ilerici bir toplumumuz vardı. Yaşasın!
Bütün kızlarımız artık; ruj sürüyor, oje kullanıyor, kuaföre gidiyor yüzlerine bir kilo makyaj yapıyor, mini
etekler giyip erkekleri teşhir ediyorlardı. Bu ne güzel bir ülke olmuştu böyle. Ve sonra… Fuhuş aldı başını gitti, yurt dışından getirilen o makyaj malzemeleri ve dışarıdan alınan çağdaşlık giysileri
ülke ekonomisini yedi bitirdi. Milyarlarca dolar akıtıldı. Herkesi marka merakı sardı, Adidas, Nike… diye
uzadı gitti. Kazandıkları artık insanımıza yetmiyordu. Her köşede bir dilenci türemeye başladı. Birbirinin
evine girenleri, üstüne giydiklerini ve yaptığı işleri kıskanmalar başladı. Hırsızlık, gasp aldı başını gitti.
Birileri “Ne Mutlu Türküm” derken, birileri de artık “Ne Mutlu Kürdüm” demeye başladı. İnsanları birbirine
bağlayan o manevi olgu yıkılmıştı çünkü. Onları bir arada ne tutacaktı ki? Kürt zorla ben de Türküm mü diyecekti? Ayrışmalar başladı, kavgalar dövüşler başladı. Ve PKK denen bir terör örgütü çıktı ortaya. İlk
eğitimlerinide yukarıda bahsettiğimiz öğretim görevlilerinden alan ateşe tapan bir örgüt… Bitti mi?
- Hayır! İnsanların birbirine güveni kalmadı. Neden? Çünkü; Allah(c.c) korkusu kalmamıştı kimsede. Hak hukuk
nedir bilmez oldular. Yanı başlarında kıvranan birini görseler, BANANE! Diyenler çoğalmaya başladı.
“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” sözü anlamını yitirmişti artık. Herkes kendi derdine düşmüştü.
Daha çok kazanmalıydılar, daha çok, yetmiyordu… Yeter mi, hep dışarıdan alınanlara para yeter mi? Araplara milyon dolarlar yediriyoruzla çıkılan yol, bugün Avrupalılara milyarlarca dolar yediriyoruzla son
buldu.
Arapça neden öğreniyorsunuz güzelim Türkçe dururken diye çıkılan yolda, bugün ingilizce öğrenmeyeni işe
bile almaz oldular. İngilizlerin kölesi olduk… Kardeşlik bitti, yardımlaşma bitti, maneviyat bitti. İntihar olayları başladı. Çekememezlik birbirinin altını
eşmeler başladı. Gıybet başladı. Banane, sananeciler türedi. Anneye babaya saygı kalmadı. Büyüklerine
saygı kalmadı. Gizli gizli işler yapılır oldu. Ülkemizi bölmek için birçok lobiler peydah oldu. Artık alt yapı
hazırdı. Adı Müslüman devletti ama gelin görün ki Avrupalı Hristiyandan hiçbir farkları yoktu… Aslında yazılacak ciltler dolusu kitaplar çıkar bu konudan ama şimdilik bu kadar yeterli… Şimdi siz hesaplayın, Dünyası için dinini satanlar mı, yoksa dini için dünyayı unutanlar mı daha karlı? Ve son söz; “ALLAH’TAN KORKUSU OLMAYANDAN KORKUNUZ!” Ömer Akdemir / 01 Haziran 2012
milliyetçilik. Ne dediler? Türkçe dururken, Arapça öğreniyorsunuz. Siz hangi millettensiziniz? Türk müsünüz Arap mı?
Her sene umreye, hacca gidiyorsunuz ve Araplara her sene milyonlarca dolar bırakıyorsunuz. Bu
memleketin parasını Araplara yediriyorsunuz.
Peki nasıl olacak? Ezanı Türkçe yaparak başladılar. Daha sonra yavaş yavaş daha derinlere indiler. Okullardaki Tarih
kitaplarında sadece haremler işlendi. Osmanlı Padişahlarının inançları ve davaları onlar için yeni nesle
örnek olmamalıydı. Onları karalamak gerekiyordu ki nefret edilsin ve adlarına da “YOBAZ” denilsin. Bitti mi?
- Hayır! Daha sonra okullarda okutulan Din Kültürü kitaplarına sıra geldi. Kitaplarda Peygamber efendimiz(s.a.v) ve
Onun dava arkadaşlarının isimlerini yalın olarak sıradan, askerlik arkadaşı muamelesi yaptılar. Peygamber
Efendimiz(s.a.v)’den “Muhammed” olarak bahsettiler. Hz. Ebubekir(r.a), Hz. Ömer(r.a.), Hz Ali(r.a), Hz.
Osman(r.a.)’tan; Ebubekir, Ömer, Ali ve Osman olarak bahsettiler. Peki neden? Çünkü çocuklar araştırmaya ve soruşturmaya meyillidirler. Şimdi Ukalanın biri çıkar der ki;
“Bu Hz.’nin anlamı nedir hocam?”, “Bu (s.a.v)’nin anlamı nedir”, “Bu (r.a)’ın anlamı nedir?” “Bu (a.s)’ın
anlamı nedir?” Açıklanırsa çocuklarda bir sempati olacak onların ne kadar büyük ve değerli insanlar
olduklarını anlayacaklar ama yok! Ne yazdılar ne de açıkladılar… Bitti mi?
- Hayır! Artık bu noktaya gelinmişken biter mi?
Devam ettiler. Din bir afyondur denmeye başlandı, Darwin yüce bir insan oldu. Ve daha niceleri… Bitti mi?
- Hayır! Başörtüsüne sıra geldi. Kuran’da yazıyor mu bu? Bu yaz sıcağında baş örtüsü mü takılırmış? Başörtüsü
takanları da görüyoruz başı açıklardan daha günahkarlar. Ne haltlar yedikleri ortada değil mi? Başık açıklar
daha temiz hiç olmazsa gerçek kişiliklerini belli ediyorlar. Din istismarı yapmıyorlar. Bizce başı açıklar
Cenneti daha çok hak ediyorlar… Ve bu serüven devam etti, dizilerde filmlerde başörtülüler hep “CAHİL” ve “TEMİZLİKÇİ” rollerinde oynatıldı. Ve insanların kafalarına yargılar yerleştirdiler. Baş örtülü olunca, kesin hizmetçidir ya da cahil cuheladır! Bitti mi?
- Hayır! Açılıp saçılın dediler. Daha modern olun, daha çağdaş olun yahu! Nedir bu kara kara çarşaflara
bürünüyorsunuz, Araplara hizmet ediyorsunuz, Araplara para kazandırıyorsunuz. Açılın saçılın, güzelliğinizi
herkes görsün, neden Allah’ın verdiğini paçavralarla kapatıyorsunuz dediler… Peki ne oldu? Ellerine ne geçti? Artık istedikleri gibi Allah’a Kitaba Peygamberine, Dini inançlarına küfreden bir toplum oluşturdular.
Bunların ismine de Çağdaş, ilerici, elit ismini koydular. Bu doğrultuda hareket edenleri halka en çok hitab
edebilecek ve bu asimilasyonu sürdürebilecek pozisyonlara getirdiler. Tiyatrocu, Devlet bakanı, Rektör,
Dekan, Öğretmen… Ve Asimilasyon tüm hızıyla devam etti. Yaşasın! Artık birçok kişi “Din bir afyondur” demeye başladı. Ne mutlu bize. Artık Muhammed’in bir anlamı
kalmadı. Zaten o kadar eşi olan bir peygamber mi olurmuş. Resmen harem kurmuş ve insanlara da ben
Peygamberim diye yutturmuş. (Haşa!) Ve artık çağdaş, ilerici bir toplumumuz vardı. Yaşasın!
Bütün kızlarımız artık; ruj sürüyor, oje kullanıyor, kuaföre gidiyor yüzlerine bir kilo makyaj yapıyor, mini
etekler giyip erkekleri teşhir ediyorlardı. Bu ne güzel bir ülke olmuştu böyle. Ve sonra… Fuhuş aldı başını gitti, yurt dışından getirilen o makyaj malzemeleri ve dışarıdan alınan çağdaşlık giysileri
ülke ekonomisini yedi bitirdi. Milyarlarca dolar akıtıldı. Herkesi marka merakı sardı, Adidas, Nike… diye
uzadı gitti. Kazandıkları artık insanımıza yetmiyordu. Her köşede bir dilenci türemeye başladı. Birbirinin
evine girenleri, üstüne giydiklerini ve yaptığı işleri kıskanmalar başladı. Hırsızlık, gasp aldı başını gitti.
Birileri “Ne Mutlu Türküm” derken, birileri de artık “Ne Mutlu Kürdüm” demeye başladı. İnsanları birbirine
bağlayan o manevi olgu yıkılmıştı çünkü. Onları bir arada ne tutacaktı ki? Kürt zorla ben de Türküm mü diyecekti? Ayrışmalar başladı, kavgalar dövüşler başladı. Ve PKK denen bir terör örgütü çıktı ortaya. İlk
eğitimlerinide yukarıda bahsettiğimiz öğretim görevlilerinden alan ateşe tapan bir örgüt… Bitti mi?
- Hayır! İnsanların birbirine güveni kalmadı. Neden? Çünkü; Allah(c.c) korkusu kalmamıştı kimsede. Hak hukuk
nedir bilmez oldular. Yanı başlarında kıvranan birini görseler, BANANE! Diyenler çoğalmaya başladı.
“Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” sözü anlamını yitirmişti artık. Herkes kendi derdine düşmüştü.
Daha çok kazanmalıydılar, daha çok, yetmiyordu… Yeter mi, hep dışarıdan alınanlara para yeter mi? Araplara milyon dolarlar yediriyoruzla çıkılan yol, bugün Avrupalılara milyarlarca dolar yediriyoruzla son
buldu.
Arapça neden öğreniyorsunuz güzelim Türkçe dururken diye çıkılan yolda, bugün ingilizce öğrenmeyeni işe
bile almaz oldular. İngilizlerin kölesi olduk… Kardeşlik bitti, yardımlaşma bitti, maneviyat bitti. İntihar olayları başladı. Çekememezlik birbirinin altını
eşmeler başladı. Gıybet başladı. Banane, sananeciler türedi. Anneye babaya saygı kalmadı. Büyüklerine
saygı kalmadı. Gizli gizli işler yapılır oldu. Ülkemizi bölmek için birçok lobiler peydah oldu. Artık alt yapı
hazırdı. Adı Müslüman devletti ama gelin görün ki Avrupalı Hristiyandan hiçbir farkları yoktu… Aslında yazılacak ciltler dolusu kitaplar çıkar bu konudan ama şimdilik bu kadar yeterli… Şimdi siz hesaplayın, Dünyası için dinini satanlar mı, yoksa dini için dünyayı unutanlar mı daha karlı? Ve son söz; “ALLAH’TAN KORKUSU OLMAYANDAN KORKUNUZ!” Ömer Akdemir / 01 Haziran 2012

tamam savaşı tek başına kazanmadı tabi benim ülkemin kalbi vatanım diye akan şehitlerimiz sayesinde oldu. onlar kanının son damlasına kadar savaştı. peki daha önceki savaşta neden olmadı bunlar. çünkü o zamanın padişahı kendi askerine değil ecnebi askerlerini başa koymadı mı?