-efşan
Üye
Işıklı Ayakkabılarım!!
Işıklı ayakkabılarımı kaybettiğimde anladım çocukluğumun bittiğini.
Artık ne misketler kaldı elimde ne neşe kaynağı olan oyuncaklarım.
Hepsi nasıl da uçtu gitti elimden?
Hani o mutluluklarım var ya! Şimdi neredeler?
Nerede babamın harçlıkları?
Zillere kim basıp kaçıyor şimdi?
Hayat bu kadar zor muydu?
Herkes neden bu kadar sahte geliyor?
Sahte kelimesinin anlamını bilemezken daha neden hapsoldum sahteliğe?
Evet evet.. Herkesten soğudum bu aralar.
Sabahları annem uyandırıyor yine beni.
Değişmeyen tek şey olsa gerek bu.
Elinde bir bardak süt ve gümüşi gülümsemesiyle.
Galiba beni bir tek annem anlıyor!
Ah! Hayır!
Tam neşe ile sütümü yudumlar iken annemin hıçkırıkları kesiyor eğlencemi.
Galiba annemde beni anlamıyor.
Bu gün şehir mezarlığının önünden geçiyor yolumuz.
Ve evet. Bunlar beni anlıyor galiba.
Hey Sen! Ne kadar yaşlıymışsın öldüğünde?
Ya Sen? Baksanıza hepsi yaşlı mı bunlar?
Neden benim gibi değilsiniz?
Neden aranızda genç göremiyorum?
Cevap versenize! Neden?
Peki beni aranıza kabul edecek misiniz?
Lanet olsun!
Galiba bunlar da beni anlamıyor!
Anlasalar ne diyecekler ki zaten.
''Hoş geldin! Biz de seni bekliyorduk '' mu?
Ahh! Hayır saçmalar oldum yine!
Şimdi de o insanların pek de sevmediği ama mecburi katlandıkları bir yer!
İsmim dijital tabelada canlanıyor.
''Hoş geldin Cengiz. Bu gün iyi görünüyorsun. Hey! Sen kilo mu aldın bakayım?''
Bunların yapmacık olduğunu bildiğimi bilmiyor galiba?
Ya da beni anlamaya mı çalışıyor?
Anlayamaz ki! Yapmacıklığına nasılda devam ediyor.
''Her geçen gün iyi oluyorsun koçum''!
Peki diyor çıkıyorum. Yine lanet olasıca kimyasallar!
Yine lanet olasıca o güler yüzlü insanlar!
Lanet olsun. ''O'' da ne?
''Neden doğdun be?'' diye düşünüyorum bebeği görünce!
Acı çekmek için neden bu kadar heyecanlı gözlerin?
Neden çırpınıyorsun? Neden bu kadar hayat dolusun?
Lanet olasıca insanlar? tanrım! Olamaz!
Ben bu kadar çökmüşken neden gülüyorsunuz?
Neden hayat bu kadar kısa? Ben istemedim bunu?
Neden? Lanet olasıca Neden neden var?
Artık heyecanını yitirmiş bir vücud ile yatağıma seriliyorum.
Artık mutlu son gelsin diye dua ediyorum.
Başka ne gelir ki elimden?
Sadece biraz daha kısa olsun. Lütfen!
Annem daha fazla ağlamaz belki!
Babam belki bozar suskunluğunu!
Lütfen!!
...
Artık ne misketler kaldı elimde ne neşe kaynağı olan oyuncaklarım.
Hepsi nasıl da uçtu gitti elimden?
Hani o mutluluklarım var ya! Şimdi neredeler?
Nerede babamın harçlıkları?
Zillere kim basıp kaçıyor şimdi?
Hayat bu kadar zor muydu?
Herkes neden bu kadar sahte geliyor?
Sahte kelimesinin anlamını bilemezken daha neden hapsoldum sahteliğe?
Evet evet.. Herkesten soğudum bu aralar.
Sabahları annem uyandırıyor yine beni.
Değişmeyen tek şey olsa gerek bu.
Elinde bir bardak süt ve gümüşi gülümsemesiyle.
Galiba beni bir tek annem anlıyor!
Ah! Hayır!
Tam neşe ile sütümü yudumlar iken annemin hıçkırıkları kesiyor eğlencemi.
Galiba annemde beni anlamıyor.
Bu gün şehir mezarlığının önünden geçiyor yolumuz.
Ve evet. Bunlar beni anlıyor galiba.
Hey Sen! Ne kadar yaşlıymışsın öldüğünde?
Ya Sen? Baksanıza hepsi yaşlı mı bunlar?
Neden benim gibi değilsiniz?
Neden aranızda genç göremiyorum?
Cevap versenize! Neden?
Peki beni aranıza kabul edecek misiniz?
Lanet olsun!
Galiba bunlar da beni anlamıyor!
Anlasalar ne diyecekler ki zaten.
''Hoş geldin! Biz de seni bekliyorduk '' mu?
Ahh! Hayır saçmalar oldum yine!
Şimdi de o insanların pek de sevmediği ama mecburi katlandıkları bir yer!
İsmim dijital tabelada canlanıyor.
''Hoş geldin Cengiz. Bu gün iyi görünüyorsun. Hey! Sen kilo mu aldın bakayım?''
Bunların yapmacık olduğunu bildiğimi bilmiyor galiba?
Ya da beni anlamaya mı çalışıyor?
Anlayamaz ki! Yapmacıklığına nasılda devam ediyor.
''Her geçen gün iyi oluyorsun koçum''!
Peki diyor çıkıyorum. Yine lanet olasıca kimyasallar!
Yine lanet olasıca o güler yüzlü insanlar!
Lanet olsun. ''O'' da ne?
''Neden doğdun be?'' diye düşünüyorum bebeği görünce!
Acı çekmek için neden bu kadar heyecanlı gözlerin?
Neden çırpınıyorsun? Neden bu kadar hayat dolusun?
Lanet olasıca insanlar? tanrım! Olamaz!
Ben bu kadar çökmüşken neden gülüyorsunuz?
Neden hayat bu kadar kısa? Ben istemedim bunu?
Neden? Lanet olasıca Neden neden var?
Artık heyecanını yitirmiş bir vücud ile yatağıma seriliyorum.
Artık mutlu son gelsin diye dua ediyorum.
Başka ne gelir ki elimden?
Sadece biraz daha kısa olsun. Lütfen!
Annem daha fazla ağlamaz belki!
Babam belki bozar suskunluğunu!
Lütfen!!
...



