Arkadaşımın Acısı

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
OttomaN TigeR

OttomaN TigeR

Üye
    Konu Sahibi
Arkadaşımın Acısı
Yeni bir gün daha yine acı, yine keder ve hüzün,
Acaba diyorum hiç yenilenmese miydi bu gün,

Bir babanın toprağa konuluşunu gördüm yine,
Ürperiverdi içim birden, dondum kaldım öylece,

Babam düştü o an aklıma kendimi tutamadım,
Ağladım, sağlığına dua edip Rabbime ısmarladım,

Sonra baktım dostun yüzüne acısını şimdi anladım,
Ağlamaklı olan gözlerini gördüm ve sıkıca sarıldım,
Gökçen...
 
  • Beğen
Tepkiler: .SeRDaR. ve Eykul


Emrgncy

Emrgncy

Üye
Yüreğine sağlık Üstad'ım

''Dostumun babası benim de Babam,
Ölen ha Dostun Babası ha benim Babam.''
 
  • Beğen
Tepkiler: OttomaN TigeR
Eykul

Eykul

Üye
Allah im once benim canimi al... Bana babamin olumunu gosterme...

Siir hakkinda yorum yapmayacagim onceki yorumlarima bak :D
 
  • Beğen
Tepkiler: OttomaN TigeR
OttomaN TigeR

OttomaN TigeR

Üye
    Konu Sahibi
ECEL;
Ecel ömrün sonu, ölüm için takdir edilen (yazılan) zaman. Dünya hayatının bittiği vakit. Her canlının Allahü teala tarafından takdir olunmuş bir eceli vardır. Herkes eceli gelince ölür.
A’raf suresi, 33. ayetinin meal-i şerifi şöyledir; Ecelleri geldiği zaman, onu bir saat ileri ve geri alamazlar.

İnsan doğmadan önce; ne kadar yaşar, nerede ölür, tövbe ile mi, tövbesiz mi ve hangi hastalıklardan, iman ile mi, yoksa imansız mı gider? cümlesi ezelde takdir edilmiş, ezelde (sonsuz öncelerde) yazılmıştır.

Ecel, İslam dininde iki kısım olarak bildirilmiştir. Bunlardan birine “ecel-i müsemma”, diğerine “ecel-i kaza” denilmiştir.

Ecel-i müsemma: Bu ecel, hiç değişmez.Herkesin bir ecel-i müsemması vardır ve ecel hazır olduğu vakit, bir an gecikmez ve vaktinden önce gelmez.Canlı, takdir edilen o anda ölümü tadar. Bu ecelden kaçmak, kurtulmak mümkün değildir. Bu bakımdan, mesela harplerden kaçanlar ölümden kaçtıkları için değil, ecelleri henüz gelmediği için kurtulmuşlardır.Aynı şekilde taun (veba) gibi bulaşıcı hastalık bulunan yerlerden uzaklaşanlar da henüz ecelleri gelmediği için yaşamaya devam ederler. Buralardan kaçmayıp sabredenlerden ölenler ise ecelleri geldiği için ölmüşler, yaşamaya devam edenler de ecelleri gelmediği için ölmemişlerdir.Afrika’da açlıktan ölenler, ecelleri geldiği için ölmüşlerdir.Trafik kazaları gibi, onların da ölüm sebebi açlık olmuştur.Onlara yardımcı olmak çok iyidir ve sevaptır.İntihar eden, başkası tarafından öldürülen veya kaza neticesinde ölen kimseler için halk arasında “Eceli ile ölmedi!” denilmesi yanlıştır.

Çok tehlikeli hallerden sağ salim kurtulanların yanında ufacık ve değersiz görünen sebeplerle ölüp gidenler düşünülürse ecel-i müsemma’nın anlaşılması kolaylaşabilir.O halde, ecel vakti Allahü tealanın takdiri iledir. Bu konuda çok Ünlü olmuş bir beyt şöyledir:

Ecel geldi cihane Baş ağrısı bahane

Ecel-i kaza: Bir sebebe bağlı olarak değiştirilmesi takdir edilmiş eceldir. Bir kimse, Allahü tealanın beğendiği iyi işi yapar, yahut sadaka verir, hac ederse, ömrü 60 sene, bunları yapmazsa 40 sene diye takdir edilmesidir. Allahü tealanın beğendiği iyi işler, kabul olan dualar, takdir edilen kazanın değişmesine, yani artmasına sebeb olur. Bu husus hadis-i şeriflerde ve çeşitli haberlerde bildirilmiştir. “Kader, tedbir ile sakınmakla değişmez. Fakat kabul olan dua, o bela gelirken korur.”, “Kaza-i muallakı hiçbir şey değiştirmez. Yalnız dua değiştirir. Yalnız ihsan, iyilik artırır.” ve “Sadaka ömrü uzatır.” hadis-i şerifleri bunun delilidir.

Davud aleyhisselamın yanına iki kişi gelip, birbirinden şikayet etti. Dinleyip, karar verip giderken Azrail aleyhisselam gelip; “Bu iki kişiden birincisinin eceline bir hafta kaldı. İkincisinin ömrü de, bir hafta önce bitmişti. Fakat, ölmedi.” dedi. Davud aleyhisselam şaşıp, sebebini sorunca; “İkincisinin bir akrabası vardı. Buna dargındı. Gidip, onun gönlünü aldı. Bundan dolayı Allahü teala buna yirmi yıl ömür takdir buyurdu.” dedi.

Bir başka misal de şöyle verilebilir. Birinin 3 gün ömrü kalmışken, akrabasını Allah rızası için ziyaret etmesi ile ömrü 30 sene uzar. 30 yıl ömrü kalmış olanın da akrabasını terk ettiği için ömrü üç güne iner.

Bu değişikliklerAllahü tealanın ezeli ilmine uygun olarak meydana gelir. Yoksa Allahü tealanın takdir ettiği (yazdığı) şey asla değişmez. Herhangi bir şekilde öldürülen kimsenin ömrü, o anda, ortadan kesilmiş, yarım kalmış değildir.O anda eceli gelmiştir. Doktor bulmak, bulmak, organ nakli ve öteki sebepler de Allahü tealanın takdirine bağlı olup, ecel gelmemiş ise ölünmez ve gelmiş ise kurtulunmaz.

(Bkz. ) Ansiklopedik bilgidir.
 
Emrgncy

Emrgncy

Üye
Üstad'ım orda ki ömür uzaması gerçek mânâda değildir. Yani sıla-i rahim yapan insanın ömründe artma yada eksilme olmaz. Burda ki mânâ sıkça eş dost, akraba ziyareti yapan kişi ölsede unutulmaz sürekli hatırlanır. Sıla-i rahimi kesen kişi öldüğü günün haftasına unutulur.
Mâlumdur ki gözden ırak olan gönülden de ırak olur.
 
.SeRDaR.

.SeRDaR.

Üye
beğenmemek olmaz tabi. :)
 
OttomaN TigeR

OttomaN TigeR

Üye
    Konu Sahibi
Üstad'ım orda ki ömür uzaması gerçek mânâda değildir. Yani sıla-i rahim yapan insanın ömründe artma yada eksilme olmaz. Burda ki mânâ sıkça eş dost, akraba ziyareti yapan kişi ölsede unutulmaz sürekli hatırlanır. Sıla-i rahimi kesen kişi öldüğü günün haftasına unutulur.
Mâlumdur ki gözden ırak olan gönülden de ırak olur.

Eyvallah refikim. Allah razı olsun.


---------- Eklendi @ 21:49:48 ---------- Yazıldı @ 21:49:08 ----------

beğenmemek olmaz tabi. :)

:sarıl:
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Takipçi Satın Al


Üst Alt