Reşwan
Emekli Yönetici
Gençlik ruhunda kalsın
Gençlik hayatın belirli bir bölümü değildir.
Gençlik bir akıl ve idrak durumu, bir irade derecesi, bir hayal gücü, heyecanın kudret ve dinçliği, cesaretin çekingenliğe, macera ihtiyacının, rehavete ve huzurlu bir yaşam sevdasına galebesidir.
Sadece belirli bir kaç yılı yaşamakla hiç kimse ihtiyarlamaz. Yıllar sadece deriyi buruşturur. Ruhun kendisini ise isteklerin, heyecanların, ideallerin yok olması buruşturur.
Üzüntü, şüphe, kendine güvensizlik, korku ve yeis. İşte, insanın başını önüne eğen ve ruhun gelişmesini tuzla buz eden o uzun yıllar asıl bunlardır.
İster 70, ister 16 yaşında olsun, insanların ruhunda güzel şeylere bir aşk, yıldızlara ve yıldızlar kadar güzel olan şeye karşı tatlı bir hayranlık, olaylara karşı pervasızca bir meydan okumak, bundan sonra acaba ne olacak diye merak, içlerinde sevinç ve yaşama zevki vardır.
Bir adam inançları kadar genç, şüpheleri kadar yaşlı;
Kendine güveni kadar genç, korkuları kadar yaşlı;
Ümidi kadar genç, üzüntüleri ve hayal kırıkları kadar yaşlıdır.
Kalbiniz güzel şeylerden , sevinçten, cesaretten, dünyadaki ihtişam ve kudretten, insanlıktan ve sonsuzluktan ne kadar zevk duyarsa o kadar gençsiniz demektir.
Kalbinize giden bağlar ne zaman kopar ve kalbinizin merkezi ne zaman kötümserlik karları, fenalığın buzları ile örtülürse işte o zaman ihtiyar oldunuz demektir.
Allah ruhunuzu ihtiyarlıktan korusun!...
Gençlik
Gençlik hayatın belirli bir bölümü değildir.
Gençlik bir akıl ve idrak durumu, bir irade derecesi, bir hayal gücü, heyecanın kudret ve dinçliği, cesaretin çekingenliğe, macera ihtiyacının, rehavete ve huzurlu bir yaşam sevdasına galebesidir.
Sadece belirli bir kaç yılı yaşamakla hiç kimse ihtiyarlamaz. Yıllar sadece deriyi buruşturur. Ruhun kendisini ise isteklerin, heyecanların, ideallerin yok olması buruşturur.
Üzüntü, şüphe, kendine güvensizlik, korku ve yeis. İşte, insanın başını önüne eğen ve ruhun gelişmesini tuzla buz eden o uzun yıllar asıl bunlardır.
İster 70, ister 16 yaşında olsun, insanların ruhunda güzel şeylere bir aşk, yıldızlara ve yıldızlar kadar güzel olan şeye karşı tatlı bir hayranlık, olaylara karşı pervasızca bir meydan okumak, bundan sonra acaba ne olacak diye merak, içlerinde sevinç ve yaşama zevki vardır.
Bir adam inançları kadar genç, şüpheleri kadar yaşlı;
Kendine güveni kadar genç, korkuları kadar yaşlı;
Ümidi kadar genç, üzüntüleri ve hayal kırıkları kadar yaşlıdır.
Kalbiniz güzel şeylerden , sevinçten, cesaretten, dünyadaki ihtişam ve kudretten, insanlıktan ve sonsuzluktan ne kadar zevk duyarsa o kadar gençsiniz demektir.
Kalbinize giden bağlar ne zaman kopar ve kalbinizin merkezi ne zaman kötümserlik karları, fenalığın buzları ile örtülürse işte o zaman ihtiyar oldunuz demektir.
Allah ruhunuzu ihtiyarlıktan korusun!...



