Tuba.Erva
Üye
bu da benim Fatih'ime aşkımı anlatan yazım..
ve..
fetih sabahına uyandım ,
mehter marşıyla sürülü bir kahvaltıya oturdum
yine de doyamadım mozaik kokulu sanatına
ama cıkmam gerekti yoksa gec kalacaktım
darülfünune..
tarih kokuyordu buram buram sokaklar
selam verdım yeniçerilere
saraya gittim kütüphane dolu odalarını gezdim
sonra o sözlere kulak misafiri oldum
sahi
Fatih'im değilmiydi konstantinopol'den gelen elçilere
ben benden önceki hiçbir sultana benzemem..sizin hayalleriniz benim yapabilecegıme erişemez diyen..
'21 yasında bir sultan mı Türklerin sonu geldi anlasılan
işte bu kutlanır ' deyip eglence düzenleyen
haddini bildiren..
evet oydu
kartal bakışından anlamıstım
ileridim ..yürüdüm adım adım
başka bir odadaydım şimdi
Fatih 'imin potresı değilmiydi o yapılan
yüzünün solgunluğu ne peki?
yoksa sultan ölmeden 6 ay önce mi yapılmış
resim yapılırken coktan zehirlenmeye başlamıstı
her halinden belliydi
***
29 mayıs 1453*
istanbul'da olanlar cıkın dısarıya feth edin fatih'imin şehrini.
ziyaret edin türbesini
Ama ben dargınım
hem istanbul'da olamamaktan
hemde böyle büyük günde hiçbir gazetenın ,köse yazarının fetihle ilgili bir yazı yazmamasından..
tek gündemimiz magazin ,siyaset olmasından
ne idik ne olduk?
özledim ..
cok özledim onu,
kimbilir belkide Osmanlıya bu özlemim
bir yeniçeriye belkide
Sultanı'na bukadar baglı bir yeniçeriye
özlemim, sadece yitirdiklerime
kaybettıklerımıze
ve hala kaydettiğimizi göre göre arkasından el salladıgımız
ınatla gözlerimizi kapadıgımız değerlere
Türk OLMAK=müslüman olmak
ikisi bir bütünmüş bir zamanlar,
Türk olmak denilince müslüman olmak anlaşılırmış..
sadece cihat için savaşmak varmış,
herkesin dinine saygı varmış,ama gerçekten varmış lafta değil
hoşgörü varmıs ,paylasmak varmış
hatta bir gün
İstanbulu feth etmeye karar veren fatih
sultan mehmet orduya katılacak olan halkını ölçmek için normal bir insan kılığına girerek pazara gider.
yan yana olan iki dükkandan birine girer ve bir kaç erzak alır çıkarken şekerin yeterli olmayacağını düşündür
2 kilo daha alabilirmiyim der
dükkan sahibi de fatih sultan mehmet'e der ki:
'benden çok şey aldı ,biraz da yandaki dükkan sahibi kardeşimden al da oda kazandığım kadar kazansın.'
sultan fatih bundan gurur duyar ,öyle hosuna gider ki bu söz
''ben sizin gibi halkımla istanbulu değil tüm dünyayı feth ederim''
diye cevap verir.
ve 29 mayıs 1453 gönlümü fethinin bir yıl dönümü daha,
ben yine seninleyim ilk aşkını hiç unutmamıs
bir yeniçeri gibi..
****
yazmam gerek durmadan yazmam
bir kagıda mı?
kirmetemem
çeviremem siyaha ,beyazını
köşeye mi,
dar gelir bana köşeler ,bunca kelime birikmişken içimde..
ama yazmam gerek
bildiğim o ki beynimi kemiren düşünceleri aktarmam gerek biran önce
kağıda ,köşeye, gazetenin ucuna
yada kendimi yiyip bitirmem gerek..
ne idik ne olduk ?
ben nükleer başlıklı bir kızım olsun istemıyorum
istemıyorum
tek gündemi siyaset ,magazin,çirkeflik olan bir dünya
çevreme baktıgımda beton yığını görmek istemıyorum ,yeşilliklerin her geçen gün an an azaldığı,
hoşgörüsüz bir toplum istemıyorum
birlik beraberlik ıstıyorum
Türk ruhunu geri istıyorum
sadece birazcık Osmanlı istıyorum
çok mu şey istiyorum..
Tuba..
29 mayıs 1453 (2010)
bu yazıyı istanbulun fehtinin yıldönümünde yazmıstım ilkkez paylastım aynı anda bir köşe yazarına gönderdım gec de olsa..
benımkı şiirden cok düz yazı oldu ama sizinle paylasmak ıstedım
ve..
fetih sabahına uyandım ,
mehter marşıyla sürülü bir kahvaltıya oturdum
yine de doyamadım mozaik kokulu sanatına
ama cıkmam gerekti yoksa gec kalacaktım
darülfünune..
tarih kokuyordu buram buram sokaklar
selam verdım yeniçerilere
saraya gittim kütüphane dolu odalarını gezdim
sonra o sözlere kulak misafiri oldum
sahi
Fatih'im değilmiydi konstantinopol'den gelen elçilere
ben benden önceki hiçbir sultana benzemem..sizin hayalleriniz benim yapabilecegıme erişemez diyen..
'21 yasında bir sultan mı Türklerin sonu geldi anlasılan
işte bu kutlanır ' deyip eglence düzenleyen
haddini bildiren..
evet oydu
kartal bakışından anlamıstım
ileridim ..yürüdüm adım adım
başka bir odadaydım şimdi
Fatih 'imin potresı değilmiydi o yapılan
yüzünün solgunluğu ne peki?
yoksa sultan ölmeden 6 ay önce mi yapılmış
resim yapılırken coktan zehirlenmeye başlamıstı
her halinden belliydi
***
29 mayıs 1453*
istanbul'da olanlar cıkın dısarıya feth edin fatih'imin şehrini.
ziyaret edin türbesini
Ama ben dargınım
hem istanbul'da olamamaktan
hemde böyle büyük günde hiçbir gazetenın ,köse yazarının fetihle ilgili bir yazı yazmamasından..
tek gündemimiz magazin ,siyaset olmasından
ne idik ne olduk?
özledim ..
cok özledim onu,
kimbilir belkide Osmanlıya bu özlemim
bir yeniçeriye belkide
Sultanı'na bukadar baglı bir yeniçeriye
özlemim, sadece yitirdiklerime
kaybettıklerımıze
ve hala kaydettiğimizi göre göre arkasından el salladıgımız
ınatla gözlerimizi kapadıgımız değerlere
Türk OLMAK=müslüman olmak
ikisi bir bütünmüş bir zamanlar,
Türk olmak denilince müslüman olmak anlaşılırmış..
sadece cihat için savaşmak varmış,
herkesin dinine saygı varmış,ama gerçekten varmış lafta değil
hoşgörü varmıs ,paylasmak varmış
hatta bir gün
İstanbulu feth etmeye karar veren fatih
sultan mehmet orduya katılacak olan halkını ölçmek için normal bir insan kılığına girerek pazara gider.
yan yana olan iki dükkandan birine girer ve bir kaç erzak alır çıkarken şekerin yeterli olmayacağını düşündür
2 kilo daha alabilirmiyim der
dükkan sahibi de fatih sultan mehmet'e der ki:
'benden çok şey aldı ,biraz da yandaki dükkan sahibi kardeşimden al da oda kazandığım kadar kazansın.'
sultan fatih bundan gurur duyar ,öyle hosuna gider ki bu söz
''ben sizin gibi halkımla istanbulu değil tüm dünyayı feth ederim''
diye cevap verir.
ve 29 mayıs 1453 gönlümü fethinin bir yıl dönümü daha,
ben yine seninleyim ilk aşkını hiç unutmamıs
bir yeniçeri gibi..
****
yazmam gerek durmadan yazmam
bir kagıda mı?
kirmetemem
çeviremem siyaha ,beyazını
köşeye mi,
dar gelir bana köşeler ,bunca kelime birikmişken içimde..
ama yazmam gerek
bildiğim o ki beynimi kemiren düşünceleri aktarmam gerek biran önce
kağıda ,köşeye, gazetenin ucuna
yada kendimi yiyip bitirmem gerek..
ne idik ne olduk ?
ben nükleer başlıklı bir kızım olsun istemıyorum
istemıyorum
tek gündemi siyaset ,magazin,çirkeflik olan bir dünya
çevreme baktıgımda beton yığını görmek istemıyorum ,yeşilliklerin her geçen gün an an azaldığı,
hoşgörüsüz bir toplum istemıyorum
birlik beraberlik ıstıyorum
Türk ruhunu geri istıyorum
sadece birazcık Osmanlı istıyorum
çok mu şey istiyorum..
Tuba..
29 mayıs 1453 (2010)
bu yazıyı istanbulun fehtinin yıldönümünde yazmıstım ilkkez paylastım aynı anda bir köşe yazarına gönderdım gec de olsa..
benımkı şiirden cok düz yazı oldu ama sizinle paylasmak ıstedım
sağol 






