Praetor
Emekli Yönetici
Mustafa / 29 Ekim 2008
Can Dündar'ın ifadesine gerek olmayan kalemi, Goran Bregoviç'in şu anda dinlediğim ve tüylerimi diken diken eden muhteşem müzikleriyle birleşir, hep bir yetersizlik hissettiğim, "Atamız hakkındaki bir belgeseli" konu alır, Cumhuriyetimiz'in 85., Atamız'ı kaybedişimizin 70. yıldönümünde sinema salonlarında yer alırsa ne olur?..
Gece Gündüz'de filmin Altın Portakal'da gösterileceğini söylemişti Can Dündar, heyecanım katlandı doğrusu. Umarım onu sadece bir diktatör gibi gören cehalet ateşi sahiplerine, yaptıkları kliplerde onu cani gibi gösteren soykırım yandaşı bazı kendini bilmezlere, onun insani yönünü Sarı Zeybek'ten çok daha çarpıcı bir şekilde anlatır...
Can Dündar'ın yazıp yönettiği Mustafa, 29 Ekim 2008'de Türk seyircisiyle buluşuyor. İzlemediğim Recep İvedik'in rekorunu kırması, hakkında yazılanlardan daha doyurucu, beklentilerimizi karşılamak konusunda yeterli olması dileğiyle...
Haydi, hep beraber Mustafa'ya...
Sitesinden bir alıntı yapmak istiyorum:
"Mustafa …hakkında birkaç şey"
10 Kasım 2008, Atatürk’ün ölümünün 70. yıldönümü…Türkiye 70 yılda Ata’sı için dört başı mamur bir film yapamadı. Onu Türkiye’ye, dünyaya, yeni yetişenlere tam anlatamadı.Yapılan belgeseller, Türkiye ölçeğiyle sınırlı, belli bir dönemle kısıtlı ve resmi bir dilde tutsak kaldı.Selanik’ten Dolmabahçe’ye kadar hayatını başından sonuna mercek altına alan, onu şablonlardan uzak olarak askeri, siyasi, insani boyutlarıyla anlatan bir filmin eksikliği hep hissedildi.“Mustafa”, işte bu ihtiyaca cevaben hazırlandı. 15 yıldır Atatürk belgeselleri yapan, “Sarı Zeybek”le seyirciyi Ata’nın insani yüzüyle tanıştıran Can Dündar ve ekibi şimdi onun bütün hayatını sinema diliyle anlatıyor.“Mustafa”, seyirciyi, özellikle de yeni nesli Atatürk’ü yeniden keşfe davet ediyor.Film için Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arşivleri başta olmak üzere, yerli ve yabancı pek çok arşiv özel izinle açıldı. Atatürk’ün daha önce görülmemiş fotoğraflarına, hatıralarını yazdığı not defterlerine, yakınlarına yolladığı çok özel mektuplarına, günlüğüne, elyazmalarına ulaşıldı.Çekim ekibi Atatürk’ün ayak bastığı Selanik’ten Manastır’a, Şam’dan Berlin’e, Sofya’dan Karlsbad’a kadar her coğrafyaya giderek, doğduğu odadan, öldüğü odaya dek her mekana girerek onun hayatını yerinde görüntüledi.Geniş ve deneyimli bir kadro, Atatürk’e dair yazılmış kitapları, yerli yabancı basını, diplomatik yazışmaları tarayıp onlardan sahici, objektif, sıcak bir hayat hikayesi anlatmaya çalıştı.Ondan kalan eşyalar, onu anlatan anılar, çalıştığı karargahlar, yaşadığı evler, geride bıraktığı belgeler, sevdiği müzikler, söylediği sözler titizlikle derlendi.Yeni kuşağın okulda öğrendiği klasik bilgilerden ve eski, siyah beyaz görüntülerden sıkılmış olacakları varsayımıyla filmde samimi bir dil ve modern animasyon teknikleri kullanıldı.Filmin müziklerini, Atatürk gibi Balkanlardan yetişmiş uluslararası bir müzisyen olan Goran Bregoviç besteledi.NTV-Ko’medya ortaklığıyla “Mustafa”, 70. ölüm yıldönümünde Atatürk’ü seyirciye yeniden tanıştırabilecek bir film oldu."
Girdiğinizde, sesi biraz açın, Goran Bregoviç'in müziği karşılayacak sizi...
Gece Gündüz'de filmin Altın Portakal'da gösterileceğini söylemişti Can Dündar, heyecanım katlandı doğrusu. Umarım onu sadece bir diktatör gibi gören cehalet ateşi sahiplerine, yaptıkları kliplerde onu cani gibi gösteren soykırım yandaşı bazı kendini bilmezlere, onun insani yönünü Sarı Zeybek'ten çok daha çarpıcı bir şekilde anlatır...
Can Dündar'ın yazıp yönettiği Mustafa, 29 Ekim 2008'de Türk seyircisiyle buluşuyor. İzlemediğim Recep İvedik'in rekorunu kırması, hakkında yazılanlardan daha doyurucu, beklentilerimizi karşılamak konusunda yeterli olması dileğiyle...
Haydi, hep beraber Mustafa'ya...
Sitesinden bir alıntı yapmak istiyorum:
"Mustafa …hakkında birkaç şey"
10 Kasım 2008, Atatürk’ün ölümünün 70. yıldönümü…Türkiye 70 yılda Ata’sı için dört başı mamur bir film yapamadı. Onu Türkiye’ye, dünyaya, yeni yetişenlere tam anlatamadı.Yapılan belgeseller, Türkiye ölçeğiyle sınırlı, belli bir dönemle kısıtlı ve resmi bir dilde tutsak kaldı.Selanik’ten Dolmabahçe’ye kadar hayatını başından sonuna mercek altına alan, onu şablonlardan uzak olarak askeri, siyasi, insani boyutlarıyla anlatan bir filmin eksikliği hep hissedildi.“Mustafa”, işte bu ihtiyaca cevaben hazırlandı. 15 yıldır Atatürk belgeselleri yapan, “Sarı Zeybek”le seyirciyi Ata’nın insani yüzüyle tanıştıran Can Dündar ve ekibi şimdi onun bütün hayatını sinema diliyle anlatıyor.“Mustafa”, seyirciyi, özellikle de yeni nesli Atatürk’ü yeniden keşfe davet ediyor.Film için Cumhurbaşkanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı arşivleri başta olmak üzere, yerli ve yabancı pek çok arşiv özel izinle açıldı. Atatürk’ün daha önce görülmemiş fotoğraflarına, hatıralarını yazdığı not defterlerine, yakınlarına yolladığı çok özel mektuplarına, günlüğüne, elyazmalarına ulaşıldı.Çekim ekibi Atatürk’ün ayak bastığı Selanik’ten Manastır’a, Şam’dan Berlin’e, Sofya’dan Karlsbad’a kadar her coğrafyaya giderek, doğduğu odadan, öldüğü odaya dek her mekana girerek onun hayatını yerinde görüntüledi.Geniş ve deneyimli bir kadro, Atatürk’e dair yazılmış kitapları, yerli yabancı basını, diplomatik yazışmaları tarayıp onlardan sahici, objektif, sıcak bir hayat hikayesi anlatmaya çalıştı.Ondan kalan eşyalar, onu anlatan anılar, çalıştığı karargahlar, yaşadığı evler, geride bıraktığı belgeler, sevdiği müzikler, söylediği sözler titizlikle derlendi.Yeni kuşağın okulda öğrendiği klasik bilgilerden ve eski, siyah beyaz görüntülerden sıkılmış olacakları varsayımıyla filmde samimi bir dil ve modern animasyon teknikleri kullanıldı.Filmin müziklerini, Atatürk gibi Balkanlardan yetişmiş uluslararası bir müzisyen olan Goran Bregoviç besteledi.NTV-Ko’medya ortaklığıyla “Mustafa”, 70. ölüm yıldönümünde Atatürk’ü seyirciye yeniden tanıştırabilecek bir film oldu."
Linkleri görüntülemek için kayıt olmalısınız
Girdiğinizde, sesi biraz açın, Goran Bregoviç'in müziği karşılayacak sizi...





s)

