Bediüzzaman İçin, Van Gölü'ndeki Adayı Göstererek, "Bana Şu Adayı Versinler, Yanıma A

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

FurkanBilge

Üye
    Konu Sahibi
Bediüzzaman İçin, Van Gölü'ndeki Adayı Göstererek, "Bana Şu Adayı Versinler, Yanıma A
Bediüzzaman İçin, Van Gölü'ndeki Adayı Göstererek, "Bana Şu Adayı Versinler, Yanıma Alacağım Onbir Talebeyle Bütün Dünyaya Meydan Okuyabilirim." Dediği Söyleniyor. Doğru mudur? Doğruysa Nasıl Olur? Fethullah Gülen 13.07.2007 Büyük insanlara birçok söz isnat edilir. Ancak bunlar hakkında tam ve sağlam bir kanaate varabilmek için, o sözü bazı kriterlere tâbi tutmak icap eder. Bunların başında da; sözün isnat edildiği zatın eserlerine müracaat etmek gelir. Kitaplarında ve eserlerinde varsa kabul edilir; tabiî yoksa kabul edilmez, diyemeyeceğim... Evet, ikinci şıkta biraz daha hassas davranmak icap eder. Bana göre, böyle bir sözü Bediüzzaman Hazretleri söylemiş olabilir. Ve eğer söylediyse muhakkak doğrudur. Ancak şahsen ben, kitaplarında böyle bir söze rastladığımı hatırlamıyorum.
Bununla beraber, Bediüzzaman gibi bir insan, dünyanın neresinde olursa olsun, insan yetiştirdiği takdirde, o, her zaman dünya ile oynayabilir. Tabiî ki, bu gibi meselelerde zaman ayarlaması, yapılmak istenen işin çapına göre hesap edilmelidir.
Hz. İsa (aleyhisselâm) cihan kapılarını, yetiştirdiği on bir insanla zorladı. İmparatorlukları dize getirdi. Ne var ki, bu mesele, kendisinden sonra asırlarca devam eden belli bir zaman dilimi içinde vücuda geldi.
Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir kadın, bir köle ve bir insanla başlattığı bir işle, kısa zamanda yeri yerinden oynattı. Başlangıçta kimse, böyle bir neticeye ihtimal bile vermiyordu. Haddimi aşarak ben de aynı şeyi söylüyorum: Beş-on insanla cihana kendimizi anlatmamız ve ilâhî mesajı duyurmamız mümkündür. Kaldı ki, o büyük zatın açtığı çığırın mahiyeti bugün ortadadır. Bütün bunları hepimiz apaçık görüp müşâhede edebiliyoruz.
Bir de o beldeye hususî bir teveccühün bulunması da ayrıca önem arz etmektedir. Zira, hayatının her devresinde ve bütün idarî ve siyasî değişmelerde; imparatorluk, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemlerinde siyaseti elinde tutanlara devamlı telkini, Van vilayetinde yapılmasını tasavvur ettiği üniversite olmuştur.
Bu, onun için kalbini yakan bir kor, bir idealdir. Hikmetini tam kavrayamayabiliriz. Belki de Van'ın, Orta Doğu denilen inci, elmas kuşağına merkez olma hüviyeti, o zatı böyle bir düşünceye sevk etmiştir. Belki de Şark'ın hususî durumuna dikkatleri çekmiş ve ileride meydana gelmesi muhtemel hâdiselere karşı, temel esaslarını belirlediği bir üniversiteyi çok lüzumlu görmüş ki, ısrarla "Van Üniversitesi" demiş, durmuş...
Daha bizim bilmediğimiz sayısız hikmetleri de olabilir. İnşâallah onun arzu ettiği seviyede, böyle bir temsil keyfiyeti ileride tahakkuk eder.! O günü görme bahtiyarlığına erenler, o büyüklere ait her davranış ve sözün nasıl binlerce hikmete mâkes olduğunu hiçbir tevil ve tefsire ihtiyaç kalmadan müşâhede edeceklerdir. Emarelerini şimdiden gösteren Rahmeti Sonsuz, o işin tahakkuk safhasını da inşâallah lütfedecektir.. bunu ümit ediyoruz...
 
  • Beğen
Tepkiler: Salih Baba™, Mustafa Furkan ve peyzani


NobLe

NobLe

Üye
rkadaşım dinimizdede deigi gibi ''Oku Oku ...'' diyerek egitim ve ögretimin önemini belirtilmiştir burada oldugu gibi on bir talabeyle dünyaya meydan okunabilir anlatabildiysem ne mutlu bana

güzel bir paylaşım:oke:
 

makmüh

Üye
o söz ne kadar doğru kaynağı nedir öncelikle onu bilmek gerekir. ama şu varki Bediüzzaman hazretleri nin van da bir medrese acma arzusu vardı. ve temelleri de atılmıştı. o medrese de hem dini hem de fenni eğitimin verileceği bir yer olmasını arzu ediyordu.
 
dertliyim

dertliyim

Üye
Çok güzel yazılar bunlar sağolasın abim ben de merak ediyorum bu bilgilerin kaynakları nedir bi sakıncası yoksa öğrenebilir miyim:)
 
yasirarslan

yasirarslan

Üye
saol Allah razı olsun
 
ayyıldız18

ayyıldız18

Üye
güzel paylaşım saolun
 

peyzani

Üye
çok sağolun
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Takipçi Satın Al


Üst Alt