Salih Baba™
Üye
Yorumcu Gözüyle Bu Seneki Galatasaray...
Yorumcu Emre Utkucan, Süper Lig'in ilk yarısında zirvede kıyasıya bir yarışa giren 6 takımın detaylı analizlerini gerçekleştirecek.
Utkucan'ın değerlendirmeleri Sivasspor ve Trabzonspor'dan sonra Galatasaray ile devam ediyor!..
ASLAN KÜKREYİNCE...
Geçen sezonu neredeyse sadece Türk oyuncularının üstün performansıyla şampiyon olarak bitiren Galatasaray, bu sezona flaş yabancı transferlerle girdi. Harry Kewell, Fernando Meira, Milan Baros ve Morgan De Sanctis (kiralık) gibi dünya çapında marka olmuş yıldızlar Sarı-Kırmızılı formaya kazandırıldı. Ancak, özellikle Baros transferi geç yapılınca ve teknik direktör Skibbe kaleci olarak elinde De Sanctis varken Aykut’u tercih edince, Galatasaray kendinden zayıf bir takım olan Steaua Bükreş’e elenerek Şampiyonlar Ligi’ne katılamadı.Tabii Skibbe’nin, Sami Yen’deki ilk maçta Emre Güngör’ü sağ bekte, Emre Aşık-Servet’i göbekte, Hakan Balta’yı sol bekte, Meira-Mehmet Topal’ı onların önünde çift ön libero gibi 6 defansif oyuncuyla oynattığı saçma taktiği de bir türlü unutulmadı.
SAKATLIKLAR SKIBBE’YI ZORLADI...
Sezona iyi başlayamayan Galatasaray’ın ardı ardına yaşanan sakatlıklar belini büktü. Özellikle Mehmet Topal, Linderoth ve Barış’ın üçünün birden sakatlanmaları Skibbe’yi defansif orta saha bölgesinde çaresiz bıraktı. Alman Hoca, bu bölgedeki açığı Meira’yı orta sahaya Ayhan’ın yanına çekerek, Emre Aşık’ı ise stopere koyarak kapatmaya çalıştı. Ancak, bu çaresiz hamleler neticesinde Galatasaray hem savunmada hem de oyun kurmada çok yavaş kaldı. Bunun sonucunda Sarı-Kırmızılılar bir çok karşılaşmayı takım oyunundan ziyade, hücum hattındaki yıldızlarının bireysel yetenekleriyle kazandı. Ayrıca Cimbom, Mehmet Topal ve Barış’ın yokluğunda deplasmanlarda maç kazanmakta da zorlandı. İç saha performansı 7 galibiyet 1 beraberlikle Turkcell Süper Lig’de en iyi olan Galatasaray, deplasmanlarda aldığı 3 mağlubiyet, 2 beraberlik ve 3 galibiyetle ancak 6. sırada yer alabildi. Ne zaman Mehmet Topal-Barış ikilisi iyileşip takıma döndü, ne zaman Skibbe deplasmanlarda alınan 1 puanın Galatasaray’ı memnun etmeyeceğini öğrendi, işte o zaman Sarı-Kırmızılılar zorlu Ankara deplasmanlarından ardı ardına üçer gollü galibiyetlerleri aldılar.
BAROS VE LINCOLN!
Yıllardır kulüp takımarında gol kısırlığı çeken Milan Baros, Sarı-Kırmızı formayla ligde oynadığı 14 karşılaşmada (ikisinde yedekti, ikinci yarılar girdi) 14 gol atmayı başararak tam anlamıyla bir patlama yaşadı. Baros’un bu kadar yüksek performans göstermesini sağlayan başlıca nedenlerden biri ise geçen sezonun suskun ismi, Galatasaray’ın 10 Numarası Cassio Lincoln’dü. Brezilyalı maestro, Baros’un tüm maçlarda attığı gollerin 10’unun asistini yaparken, kendi attığı gollerin 4'ünün asistini Barosdan aldı. Böylece Lincoln-Baros ikilisi ilk yarıların sonunda, tüm Avrupa liglerinin genelinde en verimli ikili olmayı başardılar. Ayrıca Cassio Lincoln, Turkcell Süper Lig’de attığı 7 golün dışında, toplamda yaptığı 14 asistle bu konuda Avrupa’da 1 numara oldu. Brezilyalı yıldız, 4. hafta oynanan Kocaelispor maçından itibaren hiç durmadan ve aksamadan muhteşem bir performans sergiledi.
ARDA VE KEWELL!
Türk futbolunun şu andaki en büyük yıldızı ve Milli Takımımızın sol açığı Arda Turan, geçen sezon kazanılan şampiyonlukta çok büyük rol oynadı. Arda’nın varlığına rağmen Galatasaray yönetimi, son senelerde sakatlıklardan bir türlü kurtulamayan Avrupa’nın en kaliteli sol kanat oyuncularından biri olan Harry Kewell’ı transfer etti. Avusturalyalı yıldız, takıma katıldıktan kısa bir süre sonra, gerek kişiliğiyle ve karizmasıyla, gerekse de profesyonelliği ve üstün oyunculuk kalitesiyle herkesin büyük sevgisini kazandı. Sarı-Kırmızılı forma için iyi niyetiyle ve arzusuyla mücadele eden Kewell, ligde oynadığı 13 karşılaşmada 6 gol atmayı başardı. Arda Turan ise, yine bildiğimiz mücadeleci oyun tarzı ve üstün tekniğiyle 15 lig maçında sahadaydı. Kewell’la sağlı-sollu değişerek oynayan genç yıldız, Kewell’a göre gençliğinin de verdiği dinamizmle defansına çok daha fazla yardımcı oldu ve 4 de gole imza attı.
SAĞ BEK SIKINTISI DEVAM EDİYOR VE FORVETE TRANSFER GEREKİYOR...
Türkiye’nin en güçlü hücum hattına sahip olan Galatasaray’ın, defans hattının bel kemiği lige pek iyi başlamamış olsa da yine Servet Çetin’di. Emre Güngör ve Song’un kesiciliğini arayan savunma hattı, Meira’da aynı sertliği bulamadı. Ancak, Portekizli yıldız futbolcu oyun zekası, tekniği ve takımı hücuma çıkaran başarılı top sürüşleriyle dikkat çekti. Sol bekte Hakan Balta güven verirken, sağ bekteki sıkıntılar canları iyice sıktı. Geçen sezon sakatlanan Uğur’un hala iyileşememesi, Sabri’nin ve Barış’ın o bölgede oynarlarken sakatlanmaları, Bursaspor’dan alınan Serkan Kurtuluş’un beklentileri henüz karşılayamaması Skibbe’ye zor zamanlar yaşattı. Sabri ve Barış şimdi iyi durumdalar, ama bana göre sağ bekteki sıkıntılar halen devam ediyor. Ayrıca, yönetimin Mehmet Yıldız’ı transfer etme hamlesini doğru buluyorum. Çünkü, 32 yaşındaki Ümit Karan’ın konsantrasyonunu artık futbola yoğunlaştırmadığı belli oluyor ve 31 yaşındaki Nonda da hücum aksiyonlarının çoğunda yavaş kalıyor. Galatasaray’ın, futbolunu bir kademe daha yukarı taşımak ve Baros’un performansını daha da arttırmak için, en geç sezon sonunda üst düzey bir forvet alması gerektiğini düşünüyorum.
DE SANCTIS’IN BONSERVİSİ ALINMALI!
Buffon veya Cech’ten başkası beni kesemez dedikten sonra topu Steaua Bükreşli oyuncuların önüne bırakan Aykut’un yerine transfer edildi Morgan De Sanctis. Sevilla’da bir sezon Palop’un arkasında bekledikten sonra Galatasaray’a gelen İtalyan kaleci, oynadığı karşılaşmalarda bazı hatalar yapmış olsada, gerek karizmasıyla, gerek tecrübesi ve kalecilik yetenekleriyle üst düzeyde bir kaleci olduğunu gösterdi. Sezon başındaki De Sanctis analizimde İtalyan kalecinin Palop’tan daha iyi bir kaleci olduğuna inandığımı ve Galatasaray’ın bu oyuncunun bonservisini bir an önce alması gerektiğini yazmıştım. Düşüncem aynı şekilde devam ediyor. De Sanctis’in bonservis sorununun Udinese ve Sevilla arasında FIFA nezninde çözülmesini bekleyen Galatasaray yönetimi, tecrübeli file bekçisi ile yola devam etmek isteyecektir. Uzun yıllardan beri Dünya Şampiyonu İtalyan Milli Takımının 3 kalecisinden biri olan Morgan De Sanctis’in, Galatasaray kalesini önümüzdeki seneler boyunca başarıyla koruyabilecek kalitede bir futbolcu olduğunu düşünüyorum.
AVRUPA’DA KALAN TEK TEMSİLCİMİZ...
Sezon başında Steaua Bükreş’e elenerek Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını kaybeden Galatasaray, hem prestij ve moral kaybetti, hem de ciddi bir mali gelirden oldu. Ancak, yeni hedefi 2009 Mayıs’ında Şükrü Saraçoğlu’nda oynanacak UEFA finali olarak koyan Sarı-Kırmızılılar, zorlu bir gruptan çok başarılı futbolla 2. olarak çıktılar. Özellikle Benfica ve Hertha Berlin deplasmanlarında mükemmel bir takım oyunu oynayan Galatasaray, her iki karşılaşmayıda gol yemeden kazanmayı bildi. Umarım, Avrupa kupalarında yoluna devam eden tek temsilcimiz olan Sarı-Kırmızılı takım, Şubat ayında karşılaşacağı zorlu Bordeaux engelini de aşarak, koyduğu hedefe doğru adım adım ilerleyecektir.
GALATASARAY FUTBOL TAKIMININ İLK YARI PERFORMANS PUANLARI:
Alparslan Erdem: 5.5
Arda Turan: 8.5
Aydın Yılmaz: 5.5
Ayhan Akman: 7.5
Aykut Erçetin: 5
Barış Özbek: 6.5
Emre Aşık: 5
Emre Güngör: 5.5
Fernando Meira: 6.5
Hakan Balta: 7
Harry Kewell: 7.5
Hasan Şaş: 5.5
Lincoln: 9.5
Mehmet Güven: 5
Mehmet Topal: 6.5
Milan Baros: 9
Morgan De Sanctis: 6.5
Sabri Sarıoğlu: 6
Servet Çetin: 7.5
Shabani Nonda: 6
Ümit Karan: 4.5
Volkan Yaman: 6
Michael Skibbe: 6.5
Arkadaşlar Bende De Santic in bonservisinin Alınması Gerektiğini Düşünüyorum.
Yorumcu Emre Utkucan, Süper Lig'in ilk yarısında zirvede kıyasıya bir yarışa giren 6 takımın detaylı analizlerini gerçekleştirecek.
Utkucan'ın değerlendirmeleri Sivasspor ve Trabzonspor'dan sonra Galatasaray ile devam ediyor!..
ASLAN KÜKREYİNCE...
Geçen sezonu neredeyse sadece Türk oyuncularının üstün performansıyla şampiyon olarak bitiren Galatasaray, bu sezona flaş yabancı transferlerle girdi. Harry Kewell, Fernando Meira, Milan Baros ve Morgan De Sanctis (kiralık) gibi dünya çapında marka olmuş yıldızlar Sarı-Kırmızılı formaya kazandırıldı. Ancak, özellikle Baros transferi geç yapılınca ve teknik direktör Skibbe kaleci olarak elinde De Sanctis varken Aykut’u tercih edince, Galatasaray kendinden zayıf bir takım olan Steaua Bükreş’e elenerek Şampiyonlar Ligi’ne katılamadı.Tabii Skibbe’nin, Sami Yen’deki ilk maçta Emre Güngör’ü sağ bekte, Emre Aşık-Servet’i göbekte, Hakan Balta’yı sol bekte, Meira-Mehmet Topal’ı onların önünde çift ön libero gibi 6 defansif oyuncuyla oynattığı saçma taktiği de bir türlü unutulmadı.
SAKATLIKLAR SKIBBE’YI ZORLADI...
Sezona iyi başlayamayan Galatasaray’ın ardı ardına yaşanan sakatlıklar belini büktü. Özellikle Mehmet Topal, Linderoth ve Barış’ın üçünün birden sakatlanmaları Skibbe’yi defansif orta saha bölgesinde çaresiz bıraktı. Alman Hoca, bu bölgedeki açığı Meira’yı orta sahaya Ayhan’ın yanına çekerek, Emre Aşık’ı ise stopere koyarak kapatmaya çalıştı. Ancak, bu çaresiz hamleler neticesinde Galatasaray hem savunmada hem de oyun kurmada çok yavaş kaldı. Bunun sonucunda Sarı-Kırmızılılar bir çok karşılaşmayı takım oyunundan ziyade, hücum hattındaki yıldızlarının bireysel yetenekleriyle kazandı. Ayrıca Cimbom, Mehmet Topal ve Barış’ın yokluğunda deplasmanlarda maç kazanmakta da zorlandı. İç saha performansı 7 galibiyet 1 beraberlikle Turkcell Süper Lig’de en iyi olan Galatasaray, deplasmanlarda aldığı 3 mağlubiyet, 2 beraberlik ve 3 galibiyetle ancak 6. sırada yer alabildi. Ne zaman Mehmet Topal-Barış ikilisi iyileşip takıma döndü, ne zaman Skibbe deplasmanlarda alınan 1 puanın Galatasaray’ı memnun etmeyeceğini öğrendi, işte o zaman Sarı-Kırmızılılar zorlu Ankara deplasmanlarından ardı ardına üçer gollü galibiyetlerleri aldılar.
BAROS VE LINCOLN!
Yıllardır kulüp takımarında gol kısırlığı çeken Milan Baros, Sarı-Kırmızı formayla ligde oynadığı 14 karşılaşmada (ikisinde yedekti, ikinci yarılar girdi) 14 gol atmayı başararak tam anlamıyla bir patlama yaşadı. Baros’un bu kadar yüksek performans göstermesini sağlayan başlıca nedenlerden biri ise geçen sezonun suskun ismi, Galatasaray’ın 10 Numarası Cassio Lincoln’dü. Brezilyalı maestro, Baros’un tüm maçlarda attığı gollerin 10’unun asistini yaparken, kendi attığı gollerin 4'ünün asistini Barosdan aldı. Böylece Lincoln-Baros ikilisi ilk yarıların sonunda, tüm Avrupa liglerinin genelinde en verimli ikili olmayı başardılar. Ayrıca Cassio Lincoln, Turkcell Süper Lig’de attığı 7 golün dışında, toplamda yaptığı 14 asistle bu konuda Avrupa’da 1 numara oldu. Brezilyalı yıldız, 4. hafta oynanan Kocaelispor maçından itibaren hiç durmadan ve aksamadan muhteşem bir performans sergiledi.
ARDA VE KEWELL!
Türk futbolunun şu andaki en büyük yıldızı ve Milli Takımımızın sol açığı Arda Turan, geçen sezon kazanılan şampiyonlukta çok büyük rol oynadı. Arda’nın varlığına rağmen Galatasaray yönetimi, son senelerde sakatlıklardan bir türlü kurtulamayan Avrupa’nın en kaliteli sol kanat oyuncularından biri olan Harry Kewell’ı transfer etti. Avusturalyalı yıldız, takıma katıldıktan kısa bir süre sonra, gerek kişiliğiyle ve karizmasıyla, gerekse de profesyonelliği ve üstün oyunculuk kalitesiyle herkesin büyük sevgisini kazandı. Sarı-Kırmızılı forma için iyi niyetiyle ve arzusuyla mücadele eden Kewell, ligde oynadığı 13 karşılaşmada 6 gol atmayı başardı. Arda Turan ise, yine bildiğimiz mücadeleci oyun tarzı ve üstün tekniğiyle 15 lig maçında sahadaydı. Kewell’la sağlı-sollu değişerek oynayan genç yıldız, Kewell’a göre gençliğinin de verdiği dinamizmle defansına çok daha fazla yardımcı oldu ve 4 de gole imza attı.
SAĞ BEK SIKINTISI DEVAM EDİYOR VE FORVETE TRANSFER GEREKİYOR...
Türkiye’nin en güçlü hücum hattına sahip olan Galatasaray’ın, defans hattının bel kemiği lige pek iyi başlamamış olsa da yine Servet Çetin’di. Emre Güngör ve Song’un kesiciliğini arayan savunma hattı, Meira’da aynı sertliği bulamadı. Ancak, Portekizli yıldız futbolcu oyun zekası, tekniği ve takımı hücuma çıkaran başarılı top sürüşleriyle dikkat çekti. Sol bekte Hakan Balta güven verirken, sağ bekteki sıkıntılar canları iyice sıktı. Geçen sezon sakatlanan Uğur’un hala iyileşememesi, Sabri’nin ve Barış’ın o bölgede oynarlarken sakatlanmaları, Bursaspor’dan alınan Serkan Kurtuluş’un beklentileri henüz karşılayamaması Skibbe’ye zor zamanlar yaşattı. Sabri ve Barış şimdi iyi durumdalar, ama bana göre sağ bekteki sıkıntılar halen devam ediyor. Ayrıca, yönetimin Mehmet Yıldız’ı transfer etme hamlesini doğru buluyorum. Çünkü, 32 yaşındaki Ümit Karan’ın konsantrasyonunu artık futbola yoğunlaştırmadığı belli oluyor ve 31 yaşındaki Nonda da hücum aksiyonlarının çoğunda yavaş kalıyor. Galatasaray’ın, futbolunu bir kademe daha yukarı taşımak ve Baros’un performansını daha da arttırmak için, en geç sezon sonunda üst düzey bir forvet alması gerektiğini düşünüyorum.
DE SANCTIS’IN BONSERVİSİ ALINMALI!
Buffon veya Cech’ten başkası beni kesemez dedikten sonra topu Steaua Bükreşli oyuncuların önüne bırakan Aykut’un yerine transfer edildi Morgan De Sanctis. Sevilla’da bir sezon Palop’un arkasında bekledikten sonra Galatasaray’a gelen İtalyan kaleci, oynadığı karşılaşmalarda bazı hatalar yapmış olsada, gerek karizmasıyla, gerek tecrübesi ve kalecilik yetenekleriyle üst düzeyde bir kaleci olduğunu gösterdi. Sezon başındaki De Sanctis analizimde İtalyan kalecinin Palop’tan daha iyi bir kaleci olduğuna inandığımı ve Galatasaray’ın bu oyuncunun bonservisini bir an önce alması gerektiğini yazmıştım. Düşüncem aynı şekilde devam ediyor. De Sanctis’in bonservis sorununun Udinese ve Sevilla arasında FIFA nezninde çözülmesini bekleyen Galatasaray yönetimi, tecrübeli file bekçisi ile yola devam etmek isteyecektir. Uzun yıllardan beri Dünya Şampiyonu İtalyan Milli Takımının 3 kalecisinden biri olan Morgan De Sanctis’in, Galatasaray kalesini önümüzdeki seneler boyunca başarıyla koruyabilecek kalitede bir futbolcu olduğunu düşünüyorum.
AVRUPA’DA KALAN TEK TEMSİLCİMİZ...
Sezon başında Steaua Bükreş’e elenerek Şampiyonlar Ligi’ne katılma hakkını kaybeden Galatasaray, hem prestij ve moral kaybetti, hem de ciddi bir mali gelirden oldu. Ancak, yeni hedefi 2009 Mayıs’ında Şükrü Saraçoğlu’nda oynanacak UEFA finali olarak koyan Sarı-Kırmızılılar, zorlu bir gruptan çok başarılı futbolla 2. olarak çıktılar. Özellikle Benfica ve Hertha Berlin deplasmanlarında mükemmel bir takım oyunu oynayan Galatasaray, her iki karşılaşmayıda gol yemeden kazanmayı bildi. Umarım, Avrupa kupalarında yoluna devam eden tek temsilcimiz olan Sarı-Kırmızılı takım, Şubat ayında karşılaşacağı zorlu Bordeaux engelini de aşarak, koyduğu hedefe doğru adım adım ilerleyecektir.
GALATASARAY FUTBOL TAKIMININ İLK YARI PERFORMANS PUANLARI:
Alparslan Erdem: 5.5
Arda Turan: 8.5
Aydın Yılmaz: 5.5
Ayhan Akman: 7.5
Aykut Erçetin: 5
Barış Özbek: 6.5
Emre Aşık: 5
Emre Güngör: 5.5
Fernando Meira: 6.5
Hakan Balta: 7
Harry Kewell: 7.5
Hasan Şaş: 5.5
Lincoln: 9.5
Mehmet Güven: 5
Mehmet Topal: 6.5
Milan Baros: 9
Morgan De Sanctis: 6.5
Sabri Sarıoğlu: 6
Servet Çetin: 7.5
Shabani Nonda: 6
Ümit Karan: 4.5
Volkan Yaman: 6
Michael Skibbe: 6.5
Arkadaşlar Bende De Santic in bonservisinin Alınması Gerektiğini Düşünüyorum.

