Temel, Karadenizde ün yapmış bir avukattır. Herkes onu "ipten bile adam kurtarır" diye
tanımaktadır. Karadenizin tanınmış ailelerinden birinin oğlu "idam" ile yargılanmaktayken
çılgına dönen baba tavsiye üzerine Temel'i bulur ve durumu anlatır:
- Ne olursa senden olur Temel bey oğlum der. Yavrum benim karıncayı bile incitemez. Ama gel gör
ki idamı isteniyor. Onun yaşaması için bütün varlığımı vermeye hazırım. Yeter ki oğlumun
cezasını "müebbete" çevirterek hapiste de olsa yaşamasını sağla diyerek, günlerce Temel'in evini
ve bürosunu kendine yol etmiş.
Davanın son karar günü gelmiş çatmış ve tabii savunma Temel'in üzerinde ve herkese kapalı bir
duruşma başlamış. Yarım saat, 1 saat, 2, 3, 4 saat derken sanık ailesinin ümitleri artmaya
başlamış. "Herhalde oğlumuz idamdan kurtuluyor" dileklerini yinelerken, 8 saat sonra ünlü avukat
Temel, yorgun argın, saç baş dağınık ve biraz da gururlu bir edayla çıkmış dışarıya.
- Tamam demiş. Oğlunuzun müebbet hapis ile cezalanmasına razı ettim heyeti.
Sanığın babası biraz sevinç, biraz şaşkınlık ve merak içinde sormuş.
- Dava epey uzun sürdü. Seni oldukça uğraştırdılar Temel bey oğlum deyince, bizim meşhur avukat
kafasını sallayarak:
- Hem de nasıl uğraşma bey baba sorma gitsin. Sekiz saat boyunca onlar dedi beraat, ben dedim
müebbet, onlar dedi berat ben dedim müebbet. Sonunda senin isteğin oldu. Haydi gözün aydın...