Fıkra Arşivim ~ | furkan1103 | Herşey Komedi İçin :)

  • 19 Nisan 2011
  • 1003 Okunma
  • 6 Cevap

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Fıkra Arşivim ... Alıntı yapmayınız lütfen...

    Konuyu takip edin sonlara bakın yeni fıkralar paylaşıcağım :)
    furkan1103 ~

    Her bir fıkra farklı renkle yazılacaktır :)

    HALA CİNLERE İNANIYOR

    Yeni evli çift balayı zamanında golf oynamaya karar verirler. Otellerindeki golf sahasına inip golf oynamaya başlarlar. Adam topa bir vurur top direk çalılıkların arasında kaybolup beraberinde bir şeylerin kırıldığına dair ses getirir.. Sesi takip eden çift topun harabe bir kulübenin camını kırdığını anlarlar. İçeri girdiklerinde iri kıyım bir adam koltukta oturmaktadır. Çift üzgün bir vaziyette, -Kusura bakmayın beyefendi bilerek olmadı çok özür dileriz zararınızı ödemeye de razıyız, diyerek af dilerler.

    Bunu gören adam:

    -Hayır hayır esas ben size çok teşekkür ederim. Ben bir cinim ve 300 yıldır bu lambadaydım.. Topunuz lambayı kırarak benim serbest kalmama neden oldu.. Bu yüzden ne isterseniz yapacağım ikinizinde birer hakkı var, der.

    Kadın:

    -Benim içinde hizmetçileri olan kapısında son model arabalar duran bir villam olsun, der.

    Cin:

    -İsteginiz yerine getirildi bayan, der.

    Adam ise düşünür.."Ev var araba var bende 1 milyon dolar istiyeyim diyerek hemen söze girişir:

    -Cin bende hesabımda 1 milyon dolar istiyorum.

    -Beyefendi sizin de isteğiniz yerine getirildi. Fakat benimde bir isteğim var biliyorsunuz 300 senedir bir lambada kapalıyım ve canım acaip kadın çekiyor. Bu isteklerinizin karşısında bende hanımınızla beraber olmak istiyorum, der.

    Adam bu istek karşısında sinirlense de cinin yaptıklarından dolayı biraz yumuşar ve cin olduğunu düşünüp bir daha karşılarına çıkmayacağını düşününce karısına bakar. Karısı da yakışıklı cinle bir beraberliğin zararlı olmayacağını düşünüp kabul eder. Kadınla cin arka odada işlerini bitirmişler kadın giyinmektedir. Cin yatakta uzanırken kadına:

    -Hanfendi kocanız kaç yaşında?

    -35 nolduki?

    -Hiiç bu yaşa gelmiş hala cinlere inanıyor


    ------------------------


    zurna

    Üç kovboy Teksas ta bir barda masaya oturmus, kafayi çekiyorlar... Bir sarhos girmis içeri.
    Parmagi ile ortadakini isaret etmis, "Senin anan" demis,"Teksas in en çilgin seks manyagidir"...
    Masanin etrafi bir anda bosalmis ama ortadaki adam duymazdan gelmis, içkisine devam etmis. Sarhos çikmis gitmis ancak on dakika sonra geri gelmis. Gene ayni masanin basinda dikilmis ve,"Senin o fahise anani az önce becerdim, harikaydi" demis. Etraf masalar gene bir anda bosalmis fakat bizim kovboy gene kilini kipirdatmadan içmeye devam etmis. Sarhos çikmis gitmis. On dakika sonra gene gelmis."Senin anan var ya,senin anan" diye baslarken, kovboy nihayet lafini kesmis.. "Eve git de yat,gene zurna gibi içmissin, baba!..""


    --------------------


    politika

    Çocuk Bir gün babasina sorar.
    - Baba POLITIKA nedir?
    - Yavrum der, anlatacaklarimi iyi dinle, sonra söyledigim kelimeleri ezberle der.
    Simdi ben para kazandigim için KAPITALIZMIM, Annen harcamalari yapip evi idare ettigi için HÜKÜMET. Dadi ev islerini yaptigi için ISÇI. Sen HALK. Kardesin VATANDAS der. Yarin sabah açiklayacagini söyler. Gece çocuk tuvalete kalkar ve kardesinin agladigini duyar. Dadisinin odasina gider görür ki babasi dadisiyla yataktadir.Annesine seslenir horul horul uyumaktadir duymaz. Sabah kahvaltida sorar,oglum aksam anlattiklarimi hatirliyormusun? der. Babacigim ben politikanin ne demek oldugunu anladim der. KAPITALIZM, ISÇIYI götürüyor. HÜKÜMET uyuyor. HALKI duyan yok .
    VATANDASI götürüyor."


    ------------------------

    Öğretmen sınıfa geç gelen öğreciye sordu :

    - Neden geç geldin oğlum ?

    - Bizim ineği damızlık boğaya götürdüm hocam. Öğretmen biraz kızararak :

    - O işi baban yapamazmıydı?

    Çocuk bu soruya gülerek :

    - Belki yapabilirdi hocam ama bizim inek boğalardan daha çok hoşlanıyor.

    --------------------------------------------------------

    Bir gün Temel balığa çıkar.İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar.Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.
    Temel dua etmeye başlar.Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden.
    Hava bir zaman sonra düzelir.Temel evine dönmeye başlar.Bir tarafdanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla yarısını dağıtsam olur der.Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısıda çok fazla, ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.
    Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar.Tam o sırada hava tekrar bozulur.Temel kafasını gökyüzüne diker ve şöyle der:
    -Haçen sende şakadan heç anlamiyesun...

    ---------------------------

    şakadan anlamıyorsun

    Bir gün Temel balığa çıkar.İyi bir avdan sonra bir tekne balık tutar.Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.
    Temel dua etmeye başlar.Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere dağıtacağım der içinden.
    Hava bir zaman sonra düzelir.Temel evine dönmeye başlar.Bir tarafdanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla yarısını dağıtsam olur der.Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların yarısıda çok fazla, ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.
    Biraz daha zaman geçer Temel tekrar balıklara bakar.Tam o sırada hava tekrar bozulur.Temel kafasını gökyüzüne diker ve şöyle der:
    -Haçen sende şakadan heç anlamiyesun...

    -----------------------

    emirerinin intikamı

    Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- çok şiddetli bir şamar sesi duyuluyor. Tren tünelden çıkıyor. Herkes şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor.
    Genç kız düşünüyor; (Benim yerime annemi öperlerse, işte böyle şamarı yerler..)
    Kızın annesi düşünüyor; (Helal benim kıza, öpüldü ama, hemen şamarı yapıştırdı..)
    Yuzbaşı düşünüyor; (Ulan asker kızı öptü, şamarı ben yedim...)
    Asker gülümsüyor; (İntikamımı aldım daa. Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir şamar!!)

    -------------------------


    iki deli

    İki deli tımarhaneden kaçmaya karar vermişler. Biri ötekine: "Git bak bakalım dikenli teller yüksek mi alçak mı, eğer yüksekse altından kaçarız, alçaksa üstünden atlarız." Diğeri gitmiş, bir süre sonra geri gelmiş ve şöyle demiş: "Ne yazık ki kaçamayacağız arkadaşım çünkü hiç dikenli tel yok!"

    ------------------
    felçli adam


    Adamın biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama:
    - "Terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirir misin lütfen" diye rica etmiş...
    Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün; felçli arkadaşının afet gibi dipdiri iki kızı var! Hemen pratik zekasını çalıştırarak:
    - "Babanız beni sizinle yatmam için gönderdi" demiş... Kızlar:
    - "Nasıl olur!! İmkansız!" demişler... Adam:
    - "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
    - "İKİSİNİ DE Mİİİİİİ!"... Felçli adam bağırmış:
    - "İKİSİNİ DE! İKİSİNİ DEEEE!!"

    büyülü sandalet

    Bir adamla karısı Mısır'da eski bir çarşıda geziyorlarmış. Ayakkabı satılan bir dükkanın önünden geçerlerken satıcı içerden seslenmiş, buyur etmiş, girmişler.Satıcı "çok özel büyülü sandaletlerim var beyefendi, sizi sexte çok vahşi ve kuvvetli yapacak sandaletler..." Adam tabi ki erkekliğe leke sürdürmemek için pek önemsememiş ama eski günleri özleyen karısının ısrarlarına dayanamayıp sandaletleri denemeye karar vermiş. Adam sandaletleri giyer giymez gözleri parlamış,kalbi hızlı hızlı atmış, fiziksel değişimler başlamış, nefesi serileşmiş gözleri büyümüş ve etrafına seri bir şekilde bakınmaya başlamış. Karısı bir adım geri kaçmış "Aman allahım dur dur..." derken adam koşmuş, satıcıyı yakaladığı gibi tezgaha yatırmış, pantolonunu parçalayarak çıkarmaya başlamış,bu arada satıcı bir yandan kurtulmaya çalışırken bağırıyormuş, "Sandaletleri ters giydin lan!..."


    --------------------
    iki deli

    Jim ile Mary akıl hastanesinde iki hastadır. Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe batar. Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim'i kurtarır. Tabii Mary'nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de Mary'nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler çıkartılır, Başhekim ayni gün Mary'nin yanına gider: -Mary, sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve böylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kötü habere gelince, kurtardığın hasta, Jim, intihar etmiş. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış bulundu. Mary gayet sakin yanıt verir: -O intihar falan etmedi ki.Ben onu astım kurusun diye.


    ----------------
    dursunun oğlu

    Temel ile Dursun çalışmaya Amerika’ya giderler bir süre sonra Temel dayanamayıp - Dursun ya ben memleketi özledim bu yüzden iki haftalığına memlekete gideceğim söyleyeceğin varmı? der. Dursun selam söyle der. Temel iki hafta sonra gelir. Dursun sorar. - Memleketten haber getirdin mi? Temel de bir iyi bir kötü haberim var sana der. Dursun da ne olduğunu sorar. Temel de - iyi o zaman önce kötüsünü söyleyeyim de peşinden iyisini söylerim moralin düzelir der. - Oğlun olmuş der. Bunu duyan Dursun çok üzülür ve sonra sorar. - iyi haberin nedir? Temel de - Ama bir muamelesi var çok iyi

    -------------------


    temel kitap yazarsa

    Temel bir gün bir kitap yazmaya karar verir ve hemen Orhan Pamuk'a koşar 'Sevgili üstat, ben bir kitap yazmaya karar verdim ama çok satsın istiyorum ne yapmalıyım ?' der. Pamuk, bak Temel Türkiye'de tutan üç şey vardır. Birincisi seks, ikincisi asalet, sonuncusu da de gizem. Sen kitaba bunları içeren bir başlık koyarsan kitabın en az on bin satar. Temel hemen başlamış kitabi yazmaya, 3 ay sonra geri gelmiş. Orhan Pamuk kitabın adını sormuş, temel de, 'Kontesi kim s.kti?' demiş. Orhan 'Afferim, çok güzel olmuş, kontes ile asaleti, sikmekle seksi vurgulamışsın, kim de gizemle ilgili. Ama sana söylemeyi unuttuğum bir şey daha var. Bu baslığa bir de din katabilirsen en çok satanlar listesine tepeden girersin. Temel yine çıkmış ve kitabı değiştirmeye başlamış. 1 ay sonra tekrar geri gelmiş. Orhan Pamuk kitabin adini sorunca Temel: 'Allah Allah, kontesi kim s.kti?


    ---------------------------
    doğan'ın yengesimi? doğanın dengesi mi?< Resmi açmak için tıklayın >
    < Resmi açmak için tıklayın >


    Temel ormanda agaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar... Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun; -Ula Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış; - Ormanda ağaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni, halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni

    ------------------
    goradan replikler< Resmi açmak için tıklayın >
    < Resmi açmak için tıklayın >
    < Resmi açmak için tıklayın >
    < Resmi açmak için tıklayın >

    Apollo 31 napıyorsunuz orada bu duman da ne?
    l Mangal yakıyoz güzel kardeşim. Hapla olmaz ki bu beslenme işi.
    - Turkship IA22BC23 motorları kapattınız, bi sorun mu var?
    l Yok be Hostoncuğum, Jüpiter çekiyo.. Zaten boşa aldım, fazla yakmasın alet. Houston, Challenger Houston..
    - Ne var lan?
    l Ruslarla kenetlenmemize olanak yok.
    - Neden Challenger?
    l Hanım kızıyor: 'Burada kenetlendiğin yetmiyor mu Ruslarla bi de orda kenetlencen' diyo...
    l Hustin.. Mars'ta hayat yok abi.. 9 dedin mi yatıyo herifler. Canımız sıkıldı.. Dönüyoruz biz yaa.
    l Hüstin, ilk yardım çantası nerdeydi ya?
    - Yine ne b.k yediniz lan?
    l Ya geçenlerde Uşak'ta taşa tuttuğumuz uzaylılarla karşılaştık da. Tanıdı bizi ib..ler. Kırdılar Cemal abinin fanusunu.
    l Hüstın.
    - Efendim.
    l Vali Bey'e söyleyin, yarın okulları tatil etsin. Kar geliyo, ben gördüm..
    l Hüstın?
    - Noldu Apollo.. Apollo noldu?
    l Aya inemiyoruz?
    n Neden, modül mü bozuldu?
    lYok, Kültür Bakanlığı sit alanı ilan etmiş, bilet almamız lazımmış.
    l Houston, bi problemimiz var?
    - O zaman hep beraber tekrar edin: 'Eşhedü en laa ilahe..'


    ------------------------

    Apollo 31 napıyorsunuz orada bu duman da ne?
    l Mangal yakıyoz güzel kardeşim. Hapla olmaz ki bu beslenme işi.
    - Turkship IA22BC23 motorları kapattınız, bi sorun mu var?
    l Yok be Hostoncuğum, Jüpiter çekiyo.. Zaten boşa aldım, fazla yakmasın alet. Houston, Challenger Houston..
    - Ne var lan?
    l Ruslarla kenetlenmemize olanak yok.
    - Neden Challenger?
    l Hanım kızıyor: 'Burada kenetlendiğin yetmiyor mu Ruslarla bi de orda kenetlencen' diyo...
    l Hustin.. Mars'ta hayat yok abi.. 9 dedin mi yatıyo herifler. Canımız sıkıldı.. Dönüyoruz biz yaa.
    l Hüstin, ilk yardım çantası nerdeydi ya?
    - Yine ne b.k yediniz lan?
    l Ya geçenlerde Uşak'ta taşa tuttuğumuz uzaylılarla karşılaştık da. Tanıdı bizi ib..ler. Kırdılar Cemal abinin fanusunu.
    l Hüstın.
    - Efendim.
    l Vali Bey'e söyleyin, yarın okulları tatil etsin. Kar geliyo, ben gördüm..
    l Hüstın?
    - Noldu Apollo.. Apollo noldu?
    l Aya inemiyoruz?
    n Neden, modül mü bozuldu?
    lYok, Kültür Bakanlığı sit alanı ilan etmiş, bilet almamız lazımmış.
    l Houston, bi problemimiz var?
    - O zaman hep beraber tekrar edin: 'Eşhedü en laa ilahe..'


    ---------------------------

    New York`tan Los Angeles`e giden ucakta cingoz bir avukat ile sarisin gorunuslu bir hanim yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanimla yakinlasmak hem de hosca vakit gecirmek icin bir oyun teklif ediyor. Kabul gorunce oyunu anlatiyor:

    -Size bir soru soracagim, cevabi bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksiniz bilemezsem ben size 50 dolar verecegim.
    Ve ilk soruyu soruyor:
    -Ay ile dunya arasindaki uzaklik ne kadardir?
    Kadin tek soz soylemeden cantasindan 5 dolar cikarip adama uzatmis.
    Soru sorma sirasi sarisina gelmis:
    -Tepeye 3 ayakla tirmanip 4 ayakla asagi inen sey nedir?
    Adam dakikalarca dusunmus... Yaniti bulamamis... Cuzdanindan 50 dolar cikarip kadina uzatmis. Kadin parayi kibarca alip cantasina koyarken avukat merakla sormus:
    -Cevap ne?
    Kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5 dolar cikarip adama uzatmis...


    -------------------------


    ÇARE YOK

    Vaktin birinde bir doktorun yolu bir köye düşmüş... Bakmış köylüler dertli bir şekilde oturmuş düşünüyorlar, merak edip sormuş:
    "Ne var? Nedir derdiniz?"
    "Genç bir kadın var... Çok hasta... Ölüyor..."
    Doktor:
    "Bir de ben bakayım." demiş.
    Alıp doktoru genç kadının evine götürmüşler. Doktor hastanın odasına girmiş. Herkesi dışarı çıkarmış. Genç kadını muayene etmiş. Kadının hastalığı basit bir soğukalgınlığı. Ancak ateşi çok yükseldiği için baygın halde kendinde değil... Doktor hemen bir iğne yapmış. O sırada kadının bacakları açılmış. Güzel de bir kadın... Doktor dayanamayıp kadının koynuna girivermiş. Ama o sırada köylüler, pencereden doktoru seyrediyorlarmış. Bir süre sonra doktor kadının odasından çıkmış.
    "Yarın sabaha iyileşir." diye de köylüleri telkinde bulunmuş.
    Gerçekten kadın ertesi sabah iyileşmiş. Doktor da birkaç gün sonra köyden ayrılmış.
    Aradan bir yıl geçmiş doktorun yolu yine aynı köye düşmüş. Bakmış köylüler yine çok dertli.
    "Ne oldu? Ne var?"
    "Bizim ağanın karısı çok hasta ölüyor."
    Doktor hemen "Bir de ben bakayım." demiş. Köylüler umutsuzca başlarını sallamışlar. "Hiç zahmet etme doktor bey, bütün köyün erkeklerine ağa emir verdi. Hepimiz sıra ile senin yöntemlerini uyguladık, ama nafile iyileşmiyor."


    TEBRİK KARTLARI


    Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor:

    "Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 gün var.. Benim müdür hastalandı.. Ben ise işe gireli 2 hafta olmus, olmamış.
    Genel Müdür bey beni çağırttı:
    - Tebrik kartları hazır mı?.. Şaşırdım:
    - Anlamadım! Hangi kartlar efendim?
    - Aman evladim, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları şimdiye kadar hazır olmalıydı.. Tüh tüh.. Eyvah...
    - Çabuk hemen hazırlayıverin.
    - Emredersiniz efendim! dedim. Ancak sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım?
    Genel müdür bey, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı istedi. 3 bin karttan 2 bin tanesini kendisinden makamca alt'takilere şu sekilde yazacaktım:
    "Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"
    1.000 tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı:
    "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." Sabaha kadar 3 bin kart, düşünebiliyor musunuz?!?..
    Ne yapalım? Çaresiz mecburen kolları sıvadım ve başladım öncelikli 2000 karta:
    "Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",
    "Bayramını kutlar, gözlerinden öperim",
    "Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"
    1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558.. Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor!.. Nasıl sıkıntı bastı bir bilseniz!... 738, 918..
    2,5 paket Samsun'u bu arada bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hala yığınla kart duruyor!
    Şimdi de 1.000 tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. 4. Paket sigarayla birlikte "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim"e başladım..
    Boyuna yazıyorum, göz kapaklarim iyice ağırlaştı, takoz koysam gene de kapanacak.
    209, 529, 689.. Yaz babam yaz.. Ama artık kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. Ben kaleme değil, kalem bana hakim:
    "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
    "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
    "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
    Ve bir müddet sonra gerisini nasıl yazmışım hiç hatırlamıyorum:

    "Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken.."

    "Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim.."
    &#8220;Sizin, niyazi ile eşiniz birlikte bayramınızı sıhhat dilerim, tebrikle beraber.&#8221;
    "Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim.."
    "Önce bayramınızı başarılı eder, sonra eşinizle Niyazi'ye tebrikli günler dilerim.."
    "Sizin de eşinizin de Niyazi'nin de bayramını saygıyla eder, sıhhatli tebrik dilerim.."
    &#8220;Bayramınız niyazi ile sıhhat bulsun, eşiniz ile birlikte tebrik olsun&#8221;
    "Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi'ye başarılar diler aynı zamanda ederim.."
    "Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi'nin gözlerinden öperim.."
    "Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de, bayramini da, tatilini de, gemlisini de, geçmisini de bayramını beklerim.. Saygiyla tebrik ederken.."
    "Önce niyazi bayramı tebrik etsin, yok öyle yağma, ben size ve eşinize sıhhat dilerim sonra"
    &#8220;Bayram günü eşiniz ve niyaziye dikkat edin, size de daha bayram gelebilir.&#8221;
    &#8220;Niyazi bey bayram günü eşiniz ile birlikte sizi sıhhat ile tebrik etsin&#8221;
    &#8220;Tebrik ederim niyaziyi, eşiniz ile birlikte sizin bayram sabahı sıhhatinizi dilemiş&#8221;


    Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı: "Aferin" dedi.


    "Güzel yazmışsın. Hemen postalayın!" Bizde HEMEN POSTALADIK!..


    3 gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da tahmin ettiğiniz gibi bendenizi postaladılar!..


    Eveeet, yahu ben bu ara Niyazi'yi merak ettim: Niyazi Nereden çıktı.




    BADEM


    Tur otobüsü şöförünün omzuna dokunulunca adam hafifçe başını çevirmiş, bir bakmış ki elinde bir avuç badem, yaşlı bir kadın durmakta.. Teşekkür ederek almış bademleri ve yemiş..


    15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şöförün omuzuna dokunup bir avuç daha badem vermiş ve bu ikramı 5 kere daha yapınca;


    "Zahmet ediyorsunuz efendim.." demiş saygılı şöför, " Hep bana yedirdiniz.. Biraz da kendiniz yesenize.."


    Çiğniyemiyorum evladım.." demiş yaşlı kadın, "Dişlerim yok.."


    "Niye satın alıyorsunuz o zaman?.."


    "Evladım ben sadece üzerindeki çikolatayı emmesini seviyorum!.."




    BOB NEREDE ???


    George Bush bir ilkokulu ziyaret eder.

    Çocuklara:
    -Sorusu olan var mı? der ve küçük Bob sözü alır.
    -Benim üç sorum olacak:
    1- Seçimlerde daha az oy almanıza rağmen nasıl oldu da Başkan oldunuz?
    2- Hiroşima'ya atılan atom bombası sizce dünyanın en büyük terör faaliyeti değil midir?
    3- Hiç bir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz?

    Aniden zil çalar ve çocuklar teneffüse çıkarlar. Çocuklar geri döndüğünde bu sefer sözü küçük Tom alır.

    Benim 5 sorum olacak;
    1- Seçimlerde daha az oy almanıza rağmen nasıl oldu da Başkan oldunuz?
    2- Hiroşima'ya atılan atom bombası sizce dünyanın en büyük terör faaliyeti değil midir?
    3- Hiç bir neden yokken neden Irak'a saldırmak istiyorsunuz?
    4- Bu gün neden zil 30 dakika erken çaldı?
    5- Bob nerede?




    HİTLER


    Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi.

    - "Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis.
    Ingiliz'e sormus
    - "Titanik kaç yilinda batti?"
    Ingiliz hemen cevap vermis
    - "1912 ? diye.
    Hitler göndermis Ilgiliz'i. Fransiz'a sormus bu kez:
    - "Titanik'te kaç kisi öldü?"
    Fransiz cevap vermis
    - "1050 ?.
    - "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis.
    Ve Yahudi'ye dönmüs;
    - "Say lan isimlerini*




    İHANET VE HIRS


    Bir kaç yıllık evli çiftin bir bebekleri olur..

    2 yaşına geldiğinde bebeğin çok farklı ve insan üstü yetenekleri olduğu ortaya çıkar.. 3 yaşına geldiğinde yetişkin bir insan gibi konuşur..
    5 yaşında, aklınıza gelen her dilde okuyup yazmaya başlar..
    10 yaşında ileri matematik profesörleriyle ileri konularda açık oturumlara katılır..
    13 yaşında gelecekle ilgili inanılmaz tahminlerde bulunmaya başlar...


    Bir gün çocuk:

    "Tam 1 yıl sonra bugün ben öleceğim.... Ben öldükten 2 yıl sonra 5 Kasım günü annem ölecek.. Annem öldükten 3 yıl sonra da 15 Haziranda babam ölecek.&#65533; Annesi ve babası çok şaşırırlar..

    Gerçekten de bir yıl sonra çocuk ölür... Baba çok uyanık olduğu için karısını hemen milyarlar değerinde sigorta yaptırır... 2 yıl sonra da 5 Kasım günü anne ölür.... Baba 3 yıllık ömrünün kaldığını bildiğinden, sigortadan aldığı milyarlarla seyahatlere çıkar ve birbirinden güzel bayanlarla yer bitir. Hatta evini bile 16 Haziranda boşaltmak şartıyla satarak alemler yapar ve son günlerini bekler...


    Ölümüne 1 gün kala son parasıyla bir hayat kadını kiralar, önce jakuzide eğlence, sonra yatak odasında zevk dolu saatlerle bir gece geçirir.. Adam her şey bittiğinde gözlerini kapatır ve:


    "Vay be yarın ölmüş olacağım.. Karım olmadan 3 yıl ne hayat geçirdim ama her şeyi yaptım, dolu dolu yaşadım, helal olsun bana" diyerek, alkolün verdiği rehavetle ve yorgunlukla uykuya dalar..


    Ama o da ne...... sabah bir de gözlerini açar ki hala yaşıyor..!!!!!!


    Yatakta şaşkınlık içinde bakınırken geceyi beraber geçirdiği genç bayan çığlık çığlığa koşarak içeri girer...


    "HEMEN ASAĞIYA GELİN NE OLUR.. UŞAĞINIZ SALONDA BOYLU BOYUNCA UZANMIŞ YATIYOR... GALİBA ÖLMÜŞ!!!!"


    Bir futbol fanatigi adam birgün arkadisinin yanina gider.Arkadasi ise ölüm döseginde azraille bogusuyor.Adam perisan arkadasina der:

    -"Bana bir iyilik yap ve öbür tarafa gittiginde orda da futbol varmi yokmu diye haber ver."
    Arkadasi tamam der.Adam öldükten iki hafta sonra fanatik arkadasini odasinda ziyaret eder.Adam arkadasinin hayeletini görünce saskinlikla kalkar.Olü arkadasi:
    -"Sana bir iyi bir de kötü haberim var, ilk önce hangisini söyleyim?"
    Arkadasi
    -"Iyi haberden basla".
    -"Iyi haber her carsamba arkadaslarla mac yapiyoruz.Kötü haber ise, bu carsamba kalede sensin!"


    -------------------------


    Futbol maçı başlamadan önce iki takımdan birinin kaptanı, hakemi bir köşeye çekip :

    -Hocam, der.Sen bizim takımın durumunu bilmezsin...
    -Bu maçı bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilirmisin?
    -Ne yaparlar?
    -Seni parça parça ederler...
    Hakem cevap verdi : -Anlaşıldı, siz bu oyunda berabere kalacaksınız...
    -Neden?
    -Öteki, takımın kaptanı da bana aynı sözleri söyledi de ondan!..


    -----------------------------



    Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış :

    -Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?
    -Boşuna oynamayalım, biz kazanırız, demiş seytan.
    -Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde.
    Şeytan şeytanca gülümsemiş :
    -Ama bütün hakemler de bizde.

    ------------------------



    iğrenç espriler


    Temel bir gün özel bir davete gitmek ichin smokin giymek zorunda kalmış ve giymiş. Tam salona girerken bir de bakmışki tabela da "No Smoking" yazıyor!

    Yorum yok!


    Polis: - Ateş serbest! diyince ordan geçen bir adam da;

    - Heralde Ateş'in annesi ve babası çok sevinicektir! demiş!!

    Şimdi ormanda oturan acil vaka bir hasta varmış, hastaneye gitmesi mecburmuş. Bizim doktor da ne yapsın, almış jipini gitmiş kadının ormandaki evine. Almış kadını atmış jipinin arkasına ve ormanda gidiyorlarmış. Önüne kıpkırmızı bir adam çıkmış, ben demiş ormanın kırmızılı ibnesiyim demiş. Bana bir yiyecek. Adam düşünmüş, sandvicini vermiş ibneye. Sonra bir gölun etrafından geçerken sapsarı bir tip çıkmış, el kol sallamış falan, bizimkini durdurmuş. Ben demiş bu gölün sarılı ibnesiyim demiş. Bana bir içecek. Bizimki durmuş düşünmüş, vermiş kolasını. Sonra yola devam etmiş. Bizimki işte basbaya bildiğimiz asvalta çıkmış otoyolda gidiyormuş. Önöne masmavi bir adam çıkmış, el kol sallamış falan durdurmuş bizimkini. Bizimki sinirlenmiş. "Yaa asfaltın mavili ibnesi!!!! Sen ne istiyorsun????" Mavili herif dönmüs: "Ehliyet, ruhsat lütfen!"


    Cem'den gelen güzel bi fıkra... Yanlız ipneler çok masum, yiyecek, içecek gibi şeyler istiyolar adamdan.


    Adamın biri topalmış, karısı da oynamış...


    Aferin sana


    Ayda beş milyon kazanmak ister misin?

    Evet
    O zaman aya git!..

    Atlantik Okyanusu'nda bir Titanik batmasından kötü ne olabilir?

    Ne?
    İki Titanik batması!..




    ---------------------------------



    iğrenç espriler


    Öğretmeni Temel'e -Oğlum bana bi daire çiz der

    temel'de hocam daire çaok pahalı olur ben size bir gecekondu çiziyim der
    ***=> Kurşunlar çok utangaçtır; ondan adres sormazlar!***(yeni)

    =>Balgam ismi nerden gelir?

    Bal gibi tatlı sakız(gum) gibi yumuşak olduğundan.

    =>En şişman kız kimdir? FATma


    =>Adamın tekinin kalbi çalışmıyormuş neden?

    Adam taş kalpliymiş.

    =>Türkiye'deki en sıkılgan yöre neresidir?

    Karadeniz'deki Of yöresi.

    =>İnekler geyik değildir, geyikler de inek değildir de ondan Gönül isterdi ki

    savaşlar olmasın. Ama Gönül öleli iki yıl oluyor.

    =>Cin Ali mavi mürekkebe düşerse ne olur? Blue Jean.


    =>Tüm kadınlar altındır. Erkekler de üstün.


    =>Sigara böreğine DİKKAT!!! Tiryakilik yapabilir.


    =>Zil çaldı mı? Hayır zil masum.


    İşte böyleleri yüzünden bu memleket adam olmuyor!! Yaa kadın kaldık gitti yaa!! sinir bi olay abisi!!


    ------------------------



    iğrenç espriler


    Saçınızı nasıl keselim?

    -Sessiz!!
    Ciciolina'nın apandisti nerde?
    -İçeri girince solda!

    Hakan Şükür maçta sakatlanınca onu kim taşır?

    Hakan Taşıyan!

    Rahat bir askerlik yapmakta olan Temel'e arkadaşları sorar:

    -Sen buraya torpille mi geldin?
    -Yoo! Otobüsle geldim! : )


    Papağanın biri varmış 2 ayağı da iple bağlıymış sağ ayağını çekince ingilizce

    konuşuyomuş sol ayağını çekince ne yapar ?
    -Düşer

    Temel Tirabzon-İstanbul uçagının kaptan pilotudur.İstanbuldan havlanmış

    temelin uçağı.Uçak zonguldak üzerine gelirken bir sarsıntı olmuş,yolcular
    paniklemiş.temel anons yaparak "tikkat.tikkat kaptanınız konuşuyor.paniğe gerek
    yoktur sukunetinizi koruyun" demiş .yolcular rahatlamış.Sinop üzerine de bir sarsıntıdaha geçirmiş temel gene anons yaparak yolcuları sakinleştirmiş.Samsun
    üzerinde bir sarsıntı daha temel mikrofonu eline alarak yolculara şöyle
    seslenmiş."Eşhedü Enlaaa.....

    -baba: ya kızım!Ne diye kürtaj oldun!Hani mühendis olacaktın?


    Çekyat a niye çekyat denir???? Çünkü itotur diyemiyeceğimizden


    Bir adam apartmanın 20. katından atlamış birşey olmamıi neden ??? Çünkü apartman

    20. kattan başlıyormuş

    Limon deyip geçme çünkü parola limon değil


    Porsiyonları mı arttırdınız yoksa bu tavuk göğsü silikonlu mu?



    ------------------------



    iğrenç espriler


    Bir gün Temel sürekli bi göbeğin çevresinde arabayla dönüp duruyormuş! Yanında oturan Dursun: "Ula Temel neden sürekli döniisin?" demiş. Temelde: "Ula Dursun! Sinyal takildu da ondan!" demiş!!

    Adamın birinin iki kulağı da yanmış!! Hastanede, neden yandığını sorunca: "ütüyü telefon zannettim!" demiş!! Doktorlar: "E peki dier kulağın nası yandı?" diince, adamda: "Telefonla ambulans çağırmak istedim!" demiş!!

    Annesi Ahmet'e: "Weli toplantısı ne zaman Ahmet?" diye sorunca Ahmet: " Ama anne daha Aliler toplanmadiki!" der!


    Biliyomusun: sen yüzme bilmesen ve denize girsen bile batmazsın çünkü tipin kayık!!


    Temel, Fransa'ya gitmiş. Tabelada Fransa yazıyomuş!! Oda "AAA! Burayıda mı Sabancı aldı?" demiş!


    Temel kapıcıymıs, ve asansör bozulmuş! Oda üstüne not yazmış: "Asansör bozuktur, lütfen yan apartmanınkini kullanınız!"


    Yağmur yağmış, kar peynir!


    Heryerim tutuldu bi kulaklarım tutulmadı. O zaman bende onu kiraya weririm!!


    Kitabım ewde kalmış, çünkü onun bi kocası yook!!


    Oğlumun adını mafya koydum, artık bi mafya babasıyım!


    Sakın ha bi hamster'a şeker serpip, "AA! Ne şeker bi Hamster!" demeyin.


    Adam karısına "inek" demiş, birlikte aşağı inmişler!!


    Bebeğiniz oldu gözünüz aydın, kulaklarınız manisa.


    Seni görünce gözlerim dolar, kulaklarım mark


    ---------------------------





    iğrenç espriler


    Bankta oturan adamın yanına birisi yaklaşmış ve "Affedersiniz, oturabilir miyim?" diye sormuş. "Tabii! Buyrun, oturun". demiş ve der demez de derinden bir ses duymuş: ZOOOORRRRRTTTTTTTTTT!!!!!! Adam şaşkın şaşkın bakarken diğeri sırıtarak "Teşekkür ederim, sağolasınız." demiş.

    Tanrı ikinci zenciyi de yaratmış! -Tüh bu da yandı, demiş!

    Temel'i süpermarket önünde kocaman bir orkid paketiyle gören Cemal ne yapacağını sorunca Temel,

    - Pununla tenis oynayapilirsun, pisiklete pinepilirsun, ata pinepilirsun, tenuze cirepiliysun,... demiş.

    Karadenizlinin birisi bara girmiş 'barmen bey' demiş, 'limonsuz tekila'

    Barmen: Beyefendi limonumuz kalmadı kusura bakmayın portakalsız versek
    olur mu?

    Şişman adamın biri bir gün yolda yürürken karşısına bir cin çıkmış. Bu cin hemen adamın yanına yanaşıp adama: "Dile benden ne dilersen! Üç isteğini yerine getiricem!" demiş. Adamda sevinmiş ve=> "1)İnce olmak istiyorum! 2) Yıllardır hep kadınlardan uzak kaldım! Kadınlara yaklaşmak istiyorum. ve son olarak ta 3) kanatlarım olsun ki uçayım!" demiş! Bir iki saniye sonra adam kanatlı orkid ped olmuş!


    SİYAH HAVYAR

    Genç kız arkadaşına anlatıyordu.
    "Dün akşam çıktığım adam kelimenin tam anlamı ile kültürlü bir beyefendi. Adam yüksek sınıftan..."
    "Nereden anladın?"
    "Arabaya bindik... Kentin dışına doğru gitmeye başladık. Yol tenhalaşınca elini dizlerimin arasına uzattı. Sonra yukarı doğru çıkmaya başladı... Çıktı çıktı..."
    "Bunun nesi kültürlü? Erkeklerin hepsi böyle değil mi? Adi herif..."
    "Dur patlama. Sonra elini çekti. Parmağını burnuna yaklaştırdı ve 'Siyah havyar gibi koktuğumu' söyledi."

    --------------


    DEĞER

    Bir zamanlar oldukca yuksek mevkilere ulasmis bir bayan politikacimiz
    issiz kalinca sirayla is adamlarinin kapisini calip is aramaya baslar. Once Sabanci'ya gider.

    "efendim ben ayni zamanda ekonomi profesörüyüm, politika da cok onemli gorevlerde bulundum, lutfen bana bir is verirmisiniz " der.


    Sabanci dusunur ve


    "sana ayda 50 milyondan fazla maas veremem, istiyorsan gel yarin ise basla " der.


    Politikacimiz " aaa, 50 milyon da ne ki, benim cuzdanimin kenarini bile doldurmaz " diyerek bu kez Koc'un kapisini calar. Koc da


    "size en fazla 70 milyon verebiliriz bayan " der.


    Politikacimiz basi onde eve gelir ve her zaman akil danistigi

    kocasina

    "sekerim, calmadigim kapi kalmadi ama soyle parasi bol bir is

    bulamadim, sen ne dersin? " der.

    Kocasi bilmis bilmis basini sallayarak " hanim sen git birde

    Matild Manukyan'la konus " der.

    Ertesi gun politikacimiz Manukyan'in kapisi onundedir. " efendim,

    ben ekonomi profesörüyüm, ayrica politikada cok onemli gorevlerde
    bulundum bana uygun bir isiniz var mi "der.

    Manukyan yuzunde sicak bir gulumsemeyle " tabi hanim kizim yarin gel

    ise basla sana ayda 2 milyar veririm " der. Politikacimizin gozleri parlar birden, heyecanla " sahiden o kadar edermiyim?" diye sorar.

    Manukyan gayet sakin cevap verir:


    "aa, ne demek kizim, 65 milyon senin icin sirada bekliyor!"


    --------------------------


    ÜÇ DİLEK

    sihirli bir kurbaga ormanda yalniz yasiyomus. bi gun etrafi gezmeye cikmis ve onune ilk cikan bir ayi ve tavsana kiyak yapmak istemis.

    "3 sey dileyin benden ne dilerseniz" demis.


    ayi


    - bu ormandaki tum ayilar disi olsun ve hepsi bana

    hasta olsun demis. kurbaga hemen yerine getirmis istegi
    tavsan

    - bana bi kask ver demis o da hemen olmus ama ayi

    icinden "manyak mi bu tavsan cuvalla para istesin istedigi
    kadar kask alsin. deli bu yaaa" demis.

    ikinci istek olarak ayi yine


    -yan ormandaki tum ayilar disi olsun ve hepsi beni arzulasin demis. trilink!!!! o da tamam tavsan


    - bana bi motosiklet verin


    demis ve yerine gelmis ama ayi iyicene sasirmis. bu tavsan deli olmali diye dusunmus.


    sira gelmis son isteklere ayi


    -bu gezgendeki tum ayilar disi olsun ve hepsi benim yanimda olsun demis. kurbaga bu istegi de hemen yerine getirmis.


    tavsan once kaski takmis, motora binmis. marsi calistirmis. ve istegini son istegini soyleyip gaza basmis:


    - bu ayi olsun!



    -----------------------------



    ABDURRAHMAN

    Yine yeni evli bir cift balayini gecirecekleri yere tren ile
    gidiyormus. Yatakli vagonu son anda bilet alan yasli bir adamla
    paylasmak zorunda kalmislar. Gece ust ranzada cift sevismeye baslamis.Erkek gidip gelirken

    "Oglumuz olursa adi Abdurrahman olsun.. oglumuz olursa adi

    Abdurrahman olsun...." diye inliyormus.

    Derken bir kazadir olmus,tren raydan cikip devrilmis.Bunlar da vagonun icinde saga sola dagilmislar.Kadin dustugu yerden kalkip telasla yasli adama sormus "Kocami gordunuz mu?"


    Yasli adam eksimis bir suratla oldugu yerden dogrulmus,tiksintiyle

    alnini silip

    "Kocanizi bilmem ama sizin Abrurrahman burda!".


    ----------------------


    TELKİN

    Kadinin basi cok agriyormus. Demisler ki bir psikiatrist var. Harika tedavi ediyor. Neyse, gitmis doktora, aksam eve gelince kocasi sormus "ne oldu" diye.

    "Valla" demis kadin, "bana telkin onerdi, bir yere oturup kafami iki elimin arasina alip sallana sallana 'bu kafa benim degil, bu kafa benim degil' diye tekrarlayacakmisim. Kadin 3-4 gun bu ise devam etmis ve basagrilari tamami ile gecmis. Ancak bu sirada kocasinda bir sorun baslamis. Adamda tik yok. Geceleri sirtini donup yatiyor. Iliski miliski hak getire.


    Sonunda kadinin da israri ile adam da ayni doktora gitmis. Aksam eve gelince kadin ne oldu demis. Adam "birak yaa demis, bana da telkin onerdi ama ben oyle sacma seyleri yapmam" demis, demis ama o gunden sonra adam olmus bir canavar. Eve gelince kadini hemen yakalayip yataga atiyor. Durum felaket.


    Neyse herkes cok memnun ama kadin da bu isin nasil oldugunu merak ediyor. Bir gun kadin eve gelmis. Adam "hadi karicigim demis, sen hemen yataga gir, ben bi banyoya gidip geleyim" demis. Kadin gizlice

    adami takip etmis. Ne gorsun. Adam banyoda klozete oturmus, kafasini iki elinin arasina almis sallaniyor:

    "Bu kari benim degil, bu kari benim degil


    ---------------------


    YAĞMA YOK

    Genç nişanlılar ertesi gün evleniyorlardı. Erkek:
    "Sevgilim, sabrım tükendi. Ne olur odama gel. Nasıl olsa yarın evleneceğiz."
    Kız öfkeyle yanıt verdi:
    "Yağma yok öyle. Her seferinde böyle kandırdılar. Bir daha çürük tahtaya basmam."

    Konu altından takip ediniz . YENİ Fıkralar Gelicek :)




    ----------Eklendi @ 15:30:18 ---------- Yazıldı @ 15:29:31 ----------

    Yeni Fıkralar 19 Nisan 2011 Salı

    Ekonomik kriz yüzünden büyük para problemi olan Temel, çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş. Şehrin büyük bir parkında çocuğun birini gözüne kestirmiş. Önce bir not yazmış :

    "Çocuğunu kaçırdım.Bunu yaptığım için üzgünüm ama kusura bakma çünkü gerçekten paraya ihtiyacım var. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki filanca ağacın altına bir siyah çantada 5 milyar getir.
    İmza: Laz."
    Çocuğun yanına gitmiş, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söylemiş. Ertesi sabah parka geldiğinde söylediği ağacın altında, söylediği renkteki çantada içinde 5 milyar olan emaneti bulmuş. Paraların yanında bir de not varmış :
    "Paran purada ama bir Laz hemşehrisine nasıl peyle bir şey yapar inanamayrum."


    ---------------------


    Adamın birisi Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış. Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş. Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan leopar geliyor, belli ki günlük yiyeceğini arıyor. "Şimdi başım dertte" diye düşünmüş minik köpek. Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yöne dönerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş; "Ne kadar lezzetli bir leoparmış, acaba bundan bir tane daha var mı?" Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakandaki ağaca tırmanmış. "Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım" diye düşünmüş. Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak leopardan nasıl kurtulacağını düşünmüş. Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış, leopar çok sinirlenmiş ve maymuna "atla sırtıma gidip şunu yakalayalım" demiş. Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla beraber hızla kendine geldiğini fark etmiş, "şimdi ne yapacağım" diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş, bunun yerine arkasını yine leopara dönerek kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş; "bu maymun nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hala haber yok&#8221;


    -----------------------------------



    Amerikan Mühendisi

    Kayseri'nin bir köyünde imece yöntemiyle yol yapılıyor. Bunun için de eşekten yararlanılıyor. Eşek hangi yolu izlerse, orası genişletip araba yoluna dönüştürülüyor... Köye gelmiş olan Amerikalı Barış Gönüllüsü, ne olup bittiğini kavrayamadığı için sorar :
    - "Ne yapıyorsunuz böyle?"
    - "Yol yapıyoruz."
    - "Bu eşek ne için?"
    - "O, yolun mühendizi. Yola uygun geçeneği o gösterir."
    Barış Gönüllüsü katıla katıla güler :
    - "Ya eşek bulamasaydınız?
    - "İşte o zaman Amerika'dan mühendis getirirdik!"


    -------------------------------



    Trafik polisi Cemal&#8217;in kullandığı aracı durdurur ve gülerek müjde verir :

    - Sizi tebrik ederim beyefendi bugünkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size 500 milyon lira ödül vereceğiz. Bu parayla ne yapmayı düşünüyorsunuz? Cemal cevap vermiş :
    - Hemen cidip bir ehliyet alacağum...
    Polis, ne senin ehliyetin yok mu, demeye kalmadan yandan fadime söze girmiş :
    - Siz ona bakmayın memur bey içince hep böyle sapitiy.
    Polis iyice sinirlenmeye başlamış tam bu arada arka koltukda oturan Dursun atlamış :
    - Ula ben size demedim mi çaluntu arabayla yola çıkmayalum, başımıza bir iş celur diye. Trafik polisi iyice zivanadan çıkmak üzereymiş ki bagajdan İdris&#8217;in sesi gelmiş :
    - Ne oldu uşaklar geçtik mi sınırı?..


    ------------------------------



    Lazların atölyesinde bir iş kazası olmuş ve bir Lazın parmağı kopmuş. Lazlar hemen ilk yardım yaparak kopan parmağı bir buz torbası içinde hastaneye yetiştirmişler. Koşarak cerraha parmağı vermişler. Parmağı alan cerrah :

    - Güzel, parmağa bir şey olmamış. Hasta nerede?..
    - Ne hastası? Onu da mı getirmemiz gerekiyordu?..



    ---------------------------


    Dursun Temel'e sormuş: Metroseksüel erkek ne demek da?

    Temel düşünmüş, düşünmüş, sonunda:
    Ha oni pilmeycek ne var da, yerin altından giden dönmedur. demiş


    ----------Eklendi @ 15:30:49 ---------- Yazıldı @ 15:30:18 ----------

    Üniversitede, dönemin ilk gününde rektör yeni gelenleri toplamış, üniversite kurallarını anlatırken sıra yurt olayına gelmiş. Rektör demiş ki :
    - Kız yurtları erkek öğrenciler için yasak bölge. Erkek yurtları kız öğrenciler için. Yasak bölgede yakalanan kişiye ilk seferinde 200 milyon ceza kesilecek. İkinci yakalanışında 300 milyon, üçüncü yakalanışında da 500 milyon ceza kesilecek. Sorusu olan var mı?
    Arka taraftan bir erkek öğrenci sesi :
    - Sezonluk bilet ne kadar?


    ----------Eklendi @ 15:31:04 ---------- Yazıldı @ 15:30:49 ----------

    Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı.Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi. Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
    -Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu. Adam :
    -Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim.Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum. Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi. Pilot:
    -Aman çok güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü. Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu.Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti.Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok değil mi! Dehşetle sordu :
    -Öğrencilerin nerede?, diye...
    -Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!


    ----------Eklendi @ 15:31:19 ---------- Yazıldı @ 15:31:04 ----------

    Öğretmen, öğrencilere:
    - Sizlere sorular soracağım. Birinci soruyu bilene ikinci soru sorulmayacak. Şimdi söyle bakalım Ahmet, bir hindinin kaç tane tüyü vardır ?
    - 9567 tane tüyü vardır öğretmenim !
    - Nereden öğrendin bunu ?
    - Öğretmenim, hani birinciyi bilene ikinci soruyu sormayacaktınız ?


    ----------Eklendi @ 15:31:34 ---------- Yazıldı @ 15:31:19 ----------

    Yeni evli bir çift evli ilk günlerini geçireceklermiş. Gelin uyanmış. Bakmış damat yatakta yok. Kapı deliğinden kocasının ne yaptığına bakmış. Yeni damat sobayı yakmış, kahvaltıyı hazırlamış, gömleklerini ütülemiş. Kadın iyi bir adama düştüm diye çok sevinmiş ve yatağına yarım kalan uykusunu tamamlamaya gitmiş. Birkaç dakika sonra damat gelini uyandırmış. Gelin uyanmış ve damatdan sabah duyduğu ilk söz gelinin bütün sevincini alt üst etmiş ;
    - Her sabah böyle isterim...


    ----------Eklendi @ 15:40:27 ---------- Yazıldı @ 15:31:34 ----------

    Türk Olmak;
    - Ev telefonunu arayıp &#8216;evdemisin?&#8217; diye sorabilmektir,
    - Kavgadan sonra &#8216;teker teker gelin&#8217; diyebilmektir,
    - Arabanın arkasına &#8216;hatalıysam ara&#8217;yazıp numarayı vermemektir,
    - Şampuan kutusu bitmek üzereyken kutuya su doldurup şampuanı çoğaltabilmektir,
    - Sıkışınca CTRL+ALT+DEL yapabilmektir,
    - Google Earth&#8217;de kendi evini bulmaya çalışmaktır,
    - Gaz kaçaklarını &#8216;çakmak&#8217; ile kontrol etmektir,
    - Maaş&#8217;ının 2 katı değerindeki cep telefonuna sahip olabilmektir,
    - Ambulansların hasta taşıdığına inanmamaktır,
    - Televizyon yada bilgisayarın üstünü dantelli örgü ile örtmektir,
    - Her güneş tutulmasını siyah camla izlemektir,
    - Çizgili pijama giyebilmektir,
    - Gelen misafirlerin kapı önündeki ayakkabılarını düz çevirmektir,
    - Mirc&#8217;e bayan nickiyle girip erkekleri kandırmaktır,
    - Bulmacalardaki resimlere bıyık,sakal çizebilmektir,
    - Kitapların ön sözlerini okumamaktır,
    - Nuri Alço&#8217;yu halk kahramanı yapabilmektir,
    - Ayda bir altın günü yapmaktır,
    - Her canlı yayında &#8217;70 Milyon Bizi İzliyor&#8217;diyebilmekir,
    - Her güneş tutulmasını siyah camla izlemektir,
    - Faturaları son gün ödemektir,
    - Elindeki silahla şaka yapabilmektir,
    - Bu yazıları okuyup &#8216;harbiden de böyle oluyo&#8217; diyebilmektir < Resmi açmak için tıklayın >


    ----------Eklendi @ 15:41:11 ---------- Yazıldı @ 15:40:27 ----------

    Kedi Fıkrası :)

    Bilim adamları 3 fare üstünde 3 ülkenin içkilerinin etkisini test ediyorlarmış,
    Fransız içkisini içen fare küt düşmüş.
    İngiliz içkisini içen fare küt düşmüş.
    En son fareye Türk rakısını içirmişler fare biraz sallanmış sonrada bağırmış :
    &#8221; O kedi buraya gelecek! &#8220; < Resmi açmak için tıklayın >



    ----------Eklendi @ 15:41:37 ---------- Yazıldı @ 15:41:11 ----------

    Kraliçe Elizabeth

    Temel Istanbul a gelmis, yürüyormus.Bu arada 5 dakikada bir top atislari duyulmaktaymis. Merak edip sormus. Hemserum haçan habu top atislari neyin nesidur? diye. Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapildigi anlatilmis. Aradan yarim saat geçmis ve top atislari halen sürmekteymis. Temel yine sormus bir baskasina Bu top atislari neyin nesidur hemşerum? diye. Ayni cevabi alinca söylenmis: Ula, yarim saattir bir kariyi vuramadular < Resmi açmak için tıklayın >
    )


    ----------Eklendi @ 15:42:11 ---------- Yazıldı @ 15:41:37 ----------

    Temel İçki İçerse :)

    Temel hergün meyhaneye gidiyormuş ve her gün 3 kadeh içki içiyormuş.Garsonun dikkatini çeker ve sora&#8230;r
    - Her gün neden 3 kadeh içki içersiniz?
    Temel:
    - Biz 3 kardeşiz diğer ikisi olmadığından onların yerinede içiyorum. Aradan zaman geçer Temel bir gün gelir ve 2 kadeh içki ister ve garson şaşırır ve sorar
    - Hayırdır bugün iki kadeh içiyorsunuz yoksa kardeşiniz öldümü diye sorar
    Temel de
    - Hayır ben içkiyi bıraktım der&#8230;:)) < Resmi açmak için tıklayın >
    )


    ----------Eklendi @ 15:42:51 ---------- Yazıldı @ 15:42:11 ----------

    Öksürük :)

    Temel dahiliyeciye gitmiş..Doktor ona neyinin olduğunu sormuş. -Öksurayrum, demiş Temel. -Ne zamanlar öksürüyorsun? -Tuvalette oturayurken kapıyu tıklattıkları zaman, demiş Temel:)
     


    Yazan: Furkan1103
  2. off baya wamış saolasın
     
  3. sen saol sizin için en güzellerini seçtim dahası gelecek :)
     
  4. başka yorum yokmu?
     
  5. zurna süper
     
  6. bir kaçını okudum teşekkürler :aha:
     
  7. rica ederim arkadaşlar ....
     
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
Yüklüyor...
16/11/2018 - 16:33