Tuba.Erva
Üye
Yavuz Sultan Selim Han cok güzel bir hikaye okuyun ama :D
Yavuz Sultan Selim Han bu şiiri Şah İsmail’e yazmıştır. Hikayesi şöyledir:
Yavuz şiire, edebiyata ve satranç oynamaya meraklı biridir. Aynı şekilde Şah İsmail’de de bu özellikler vardır. Sarayında ünlü şairleri barındırır ve çok iyi satranç oynar. Bunu bilen Yavuz şahın bu özelliğinden yararlanmak ister. Tebdili kıyafetle (gezgin bir abdal kılığında) şahın ülkesine gider. Hanlarda , Kervansaraylarda satranç oynayarak önüne geleni yener. Haber şaha ulaşır. Şah der ki çağırın birde benimle oynasın. Yavuz Şah’ı da yener. Şah sinirlenir ve Yavuz’a der ki: ” sen edep nedir bilmez misin? Hiç şahlar mat edilir mi?” Elinin tersiyle Yavuza bir tokat atar. Şahın kızdığını anlayan Yavuz onu yücelten şiirler okumaya başlar. İşte şahın huzurundan ayrılırkende bu şiiri okur. Ancak Şah İsmail hala onun Yavuz Sultan Selim olduğunu anlamamıştır.
Yavuz yediği tokatın acısını unutmaz. Birkaç sene sonra Çaldıran’da Şah İsmail’i yener ve ona bir mektup gönderir. Mektupta o günkü tokadın acısını aldığını söyler ve ilave eder: ” atacaksan tokadı böyle atacaksın. “
Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur
Sadıkane belki ol alemde bir dildar olur
Yar olur ağyar olur dildar olur serdar olur
Yavuz Sultan Selim Han
Günümüz Türkçesi
şahım herkezi sana sağdık dost sanma
herkezi sadıkmı sandın? belki o düşmandır
belki o tüm dünyada sözgeçen biridir
dost olabilir, düşman olabir,sözü geçen olabilir , hükümdar olabilir
Yavuz Sultan Selim Han’a ait bir kıt’a. Dizelerin ilk kelimeleri (bölümlere ayrılmış kelimeler - M.T.) yukarıdan aşağıya okunduğunda aynı dizeyi verir.Bu tarzda yazılan ilk kıt’a olduğu söylenmektedir. Divan edebiyatında bu özelliğe vezni aher denir.
kıtalar sago dınleyenlere tanıdık gele bilir..=)
canım Yavuzum benim iyiki torununum
Yavuz şiire, edebiyata ve satranç oynamaya meraklı biridir. Aynı şekilde Şah İsmail’de de bu özellikler vardır. Sarayında ünlü şairleri barındırır ve çok iyi satranç oynar. Bunu bilen Yavuz şahın bu özelliğinden yararlanmak ister. Tebdili kıyafetle (gezgin bir abdal kılığında) şahın ülkesine gider. Hanlarda , Kervansaraylarda satranç oynayarak önüne geleni yener. Haber şaha ulaşır. Şah der ki çağırın birde benimle oynasın. Yavuz Şah’ı da yener. Şah sinirlenir ve Yavuz’a der ki: ” sen edep nedir bilmez misin? Hiç şahlar mat edilir mi?” Elinin tersiyle Yavuza bir tokat atar. Şahın kızdığını anlayan Yavuz onu yücelten şiirler okumaya başlar. İşte şahın huzurundan ayrılırkende bu şiiri okur. Ancak Şah İsmail hala onun Yavuz Sultan Selim olduğunu anlamamıştır.
Yavuz yediği tokatın acısını unutmaz. Birkaç sene sonra Çaldıran’da Şah İsmail’i yener ve ona bir mektup gönderir. Mektupta o günkü tokadın acısını aldığını söyler ve ilave eder: ” atacaksan tokadı böyle atacaksın. “
Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyar olur
Sadıkane belki ol alemde bir dildar olur
Yar olur ağyar olur dildar olur serdar olur
Yavuz Sultan Selim Han
Günümüz Türkçesi
şahım herkezi sana sağdık dost sanma
herkezi sadıkmı sandın? belki o düşmandır
belki o tüm dünyada sözgeçen biridir
dost olabilir, düşman olabir,sözü geçen olabilir , hükümdar olabilir
Yavuz Sultan Selim Han’a ait bir kıt’a. Dizelerin ilk kelimeleri (bölümlere ayrılmış kelimeler - M.T.) yukarıdan aşağıya okunduğunda aynı dizeyi verir.Bu tarzda yazılan ilk kıt’a olduğu söylenmektedir. Divan edebiyatında bu özelliğe vezni aher denir.
kıtalar sago dınleyenlere tanıdık gele bilir..=)
canım Yavuzum benim iyiki torununum






