Doğuş Pertez
Emekli Yönetici
Vuvuzela Günlüğü: 12 Haziran Cumartesi
47 ayın sultanında, üç maçlı günlere başladık. Futbolsever için merasim yerine geçen bu yoğun günler bizim Goal.com kulelerinde de hummalı bir faaliyete neden oldu. Bizim editörlerin en radikal olanı Ozan, sıkıntı verici futboluyla insanı azap âlemlerine sürükleyen Yunanistan'ın yediği golleri büyük memnuniyetle karşıladı, "oh olsun" dedi canlı anlatımla meşgûl olurken. Emre, Arjantin-Nijerya maçına "üst" oynamıştı, kim atsa sevinecekti ama olmadı. O da hıncını milli yorumcumuz Ömer Üründül'den çıkardı. Gece editörümüz Anıl, İngiltere'nin golünü Facebook sayfamıza aktarırken fazla heyecanlanmış olacak ki, İngiliz muhipliğiyle suçlandı; oysa o İddaa bile oynamayan tarafsız bir futbolseverdi...
GÜNÜN MAÇLARI:
Güney Kore, 2002 ruhuna büründü
Günün açılış maçında Yunanistan, yaş ortalaması 78'e yaklaşan kadrosuyla Güney Kore karşısında çıktı. Seitaridis, Charisteas, Karagounis gibi futbolcuların öldüğünü ya da huzurevinde yaşadığını düşünen birçok futbolsever, Rehhagel'in ilk 11'ini görünce rahat bir nefes alırken, Güney Kore takımı da 2002 model retro bir performans sergiledi. Maçın daha başlarında Yunanistan'ı kendi silahıyla, yani duran toplarla vurarak, komşudaki iktisadi buhrana yeni bir boyut kazandıran Koreliler, ikinci yarıda gözüne projektör tutulmuş tavşan gibi sahada gezinen Yunanistan'ı, Ji Sung Park'ın golüyle bir kez daha cezalandırarak ilk maçtan muzaffer çıkan taraf oldu.
Arjantin galip, Enyeama kahraman
Dünya Kupası böyle bir şey. Tek maçlık yıldızlar yaratıyor, küçük takımların adı bilinmedik adamları birdenbire dünya yüzeyindeki cümle futbolseverin gönül köşküne kurulveriyor, adları akıldan çıkmıyor. Örnek mi: 86'da Negrete, 90'da Omam Bıyık, 94'de keli güzel Letchkov, 98'de Davor Suker, 2002'de bir başka keli güzel Hasan Şaş, 2006 yılında ise kritik golleri ve Tardellimsi gol seviçleriyle Fabio Grosso. Bu performansını sürdürürse eğer, bu turnuvanın beklenmedik yıldız adaylarından biri de Nijerya'nın 24 yaşındaki kalecisi Vincent Enyeama olacak gibi görünüyor. Öyle ki Enyeama, Arjantin karşısında bir yan top dışında hiç hata yapmadığı gibi Messi'nin her seferinde daha ince gördüğü, her seferinde daha pis yere gönderdiği üç plasesini birden kurtararak belki de farkı önleyen adam oldu. Öte yandan, Maradona'nun talebeleri güzel bir galibiyetle kupaya başladı. Arjantin eski zamanların Brezilyası gibi bu turnuvada. Hücum çok iyi işliyor ama savunmanın iki at kuyruklusu Gutierrez ve De Michelis, Güney Amerikalı birer Yasin Çakmak gibi bas bas bağırıyorlar: "Her an hata yapıp takımı yakabiliriz!"
"Yeşil" İngiltere
Gidip görmedik ama filmlerden, kitaplardan biliriz, İngiltere yeşil memlekettir hakkaten; tıpkı kalecileri "Green" gibi. Kaleci yetiştiremiyoruz diye vahvahlanmak yerine, İngiltere'nin hâli pür melâline bakıp ibret almaktan yanayım ben. Gordon Banks'i, Peter Shilton'ı yetiştirmiş, futbolun beşiği olmakla şişinen memleket doğru dürüst bir kalecisi olmadığı için aldığı maçı geri veriyor, "ulan keşke Almunia'yı İngiliz yapsaydık, adını da Türkler'in Aurelio'ya yaptığı gibi Jonathan koysaydık" diye kederleniyor. Sonuç itibarıyla C Grubu'nun ilk maçında İngiltere ile ABD puanları paylaştı ama bu ikisinin grubun dişli takımları olduğu hesaba katılırsa, sonuç her ikisi açısından da tatmin edici sayılabilir.
GÜNÜN NOTLARI:
- Soruyoruz: İngiltere Green ile devam etmeli mi? Cevap vermek için tıklayın.
- İlk gün Fransa, Uruguay'la berabere kalınca Evra, "Ne güzel oynadıydık oysa," diye dert yandı, Domenech'in ise sinirleri bozuldu. Tanıdık isimlerden Lugano ise hayatından memnundu.
- At kuyruğu saç stilinin sayıları gitgide azalan gururlu temsilcilerinden Marquez, Fransa'yı gözüne kestirdi.
- İtalya kampı haber bakımından zengin bir gün geçirdi. Gattuso bırakacağını açıklayıp bizim patronu üzdü, Cannavaro hocasını Arap âlemlerine çağırdı, Pazzini ise vuvuzeladan değil İngiliz savunmacılardan korktuğunu açıkladı. İngiliz kalecileri tanımıyor zahir.
- İlk maça kadar iyileşmesi için uğruna esirgenmedik dua kalmayan Drogba, antrenmanda yoktu.
- Gökhan Zan'ın Hollanda muadili Robben'in de Danimarka maçına yetişmesi zor görünüyor.
- Nijerya kalecisi Enyeama, rakip takım hocası Maradona'nın efsaneleşmiş "Tanrı'nın eli" beyanatına nazire yaparcasına, performansını "iman gücü"ne bağladı.
- Dunga, keyif adamları Ronaldinho ve Adriano'yu kadroya almamış olabilir ama bu Brezilya kampının süt liman olduğu anlamına gelmiyor.
PAZAR MAÇLARI
Pazar günü de üç maç var Dünya Kupası'nda ve üç maçı da Goal.com farkıyla, Goal.com'un eğlenceli ve fotoğraflı canlı anlatımıyla takip edebileceksiniz. İşte program:
B GRUBU:
14:30 Cezayir - Slovenya
Tahmin: Turnuvanın en sıkıcı maçı olur ve 0-0 biter.
C GRUBU:
17:00 Gana - Sırbistan
Tahmin: Gana'nın en sıkı adamı Essien yok. Maç gollü geçer, Sırbistan kazanır.
21:30 Almanya - Avustralya
Tahmin: Avustralya 2006'daki kadar sağlam değil ama Almanya da güven vermiyor. Almanlar allem eder kullem eder, 1-0 kazanır.
GÜNÜN MAÇLARI:
Güney Kore, 2002 ruhuna büründü
Günün açılış maçında Yunanistan, yaş ortalaması 78'e yaklaşan kadrosuyla Güney Kore karşısında çıktı. Seitaridis, Charisteas, Karagounis gibi futbolcuların öldüğünü ya da huzurevinde yaşadığını düşünen birçok futbolsever, Rehhagel'in ilk 11'ini görünce rahat bir nefes alırken, Güney Kore takımı da 2002 model retro bir performans sergiledi. Maçın daha başlarında Yunanistan'ı kendi silahıyla, yani duran toplarla vurarak, komşudaki iktisadi buhrana yeni bir boyut kazandıran Koreliler, ikinci yarıda gözüne projektör tutulmuş tavşan gibi sahada gezinen Yunanistan'ı, Ji Sung Park'ın golüyle bir kez daha cezalandırarak ilk maçtan muzaffer çıkan taraf oldu.
Arjantin galip, Enyeama kahraman
Dünya Kupası böyle bir şey. Tek maçlık yıldızlar yaratıyor, küçük takımların adı bilinmedik adamları birdenbire dünya yüzeyindeki cümle futbolseverin gönül köşküne kurulveriyor, adları akıldan çıkmıyor. Örnek mi: 86'da Negrete, 90'da Omam Bıyık, 94'de keli güzel Letchkov, 98'de Davor Suker, 2002'de bir başka keli güzel Hasan Şaş, 2006 yılında ise kritik golleri ve Tardellimsi gol seviçleriyle Fabio Grosso. Bu performansını sürdürürse eğer, bu turnuvanın beklenmedik yıldız adaylarından biri de Nijerya'nın 24 yaşındaki kalecisi Vincent Enyeama olacak gibi görünüyor. Öyle ki Enyeama, Arjantin karşısında bir yan top dışında hiç hata yapmadığı gibi Messi'nin her seferinde daha ince gördüğü, her seferinde daha pis yere gönderdiği üç plasesini birden kurtararak belki de farkı önleyen adam oldu. Öte yandan, Maradona'nun talebeleri güzel bir galibiyetle kupaya başladı. Arjantin eski zamanların Brezilyası gibi bu turnuvada. Hücum çok iyi işliyor ama savunmanın iki at kuyruklusu Gutierrez ve De Michelis, Güney Amerikalı birer Yasin Çakmak gibi bas bas bağırıyorlar: "Her an hata yapıp takımı yakabiliriz!"
"Yeşil" İngiltere
Gidip görmedik ama filmlerden, kitaplardan biliriz, İngiltere yeşil memlekettir hakkaten; tıpkı kalecileri "Green" gibi. Kaleci yetiştiremiyoruz diye vahvahlanmak yerine, İngiltere'nin hâli pür melâline bakıp ibret almaktan yanayım ben. Gordon Banks'i, Peter Shilton'ı yetiştirmiş, futbolun beşiği olmakla şişinen memleket doğru dürüst bir kalecisi olmadığı için aldığı maçı geri veriyor, "ulan keşke Almunia'yı İngiliz yapsaydık, adını da Türkler'in Aurelio'ya yaptığı gibi Jonathan koysaydık" diye kederleniyor. Sonuç itibarıyla C Grubu'nun ilk maçında İngiltere ile ABD puanları paylaştı ama bu ikisinin grubun dişli takımları olduğu hesaba katılırsa, sonuç her ikisi açısından da tatmin edici sayılabilir.
GÜNÜN NOTLARI:
- Soruyoruz: İngiltere Green ile devam etmeli mi? Cevap vermek için tıklayın.
- İlk gün Fransa, Uruguay'la berabere kalınca Evra, "Ne güzel oynadıydık oysa," diye dert yandı, Domenech'in ise sinirleri bozuldu. Tanıdık isimlerden Lugano ise hayatından memnundu.
- At kuyruğu saç stilinin sayıları gitgide azalan gururlu temsilcilerinden Marquez, Fransa'yı gözüne kestirdi.
- İtalya kampı haber bakımından zengin bir gün geçirdi. Gattuso bırakacağını açıklayıp bizim patronu üzdü, Cannavaro hocasını Arap âlemlerine çağırdı, Pazzini ise vuvuzeladan değil İngiliz savunmacılardan korktuğunu açıkladı. İngiliz kalecileri tanımıyor zahir.
- İlk maça kadar iyileşmesi için uğruna esirgenmedik dua kalmayan Drogba, antrenmanda yoktu.
- Gökhan Zan'ın Hollanda muadili Robben'in de Danimarka maçına yetişmesi zor görünüyor.
- Nijerya kalecisi Enyeama, rakip takım hocası Maradona'nın efsaneleşmiş "Tanrı'nın eli" beyanatına nazire yaparcasına, performansını "iman gücü"ne bağladı.
- Dunga, keyif adamları Ronaldinho ve Adriano'yu kadroya almamış olabilir ama bu Brezilya kampının süt liman olduğu anlamına gelmiyor.
PAZAR MAÇLARI
Pazar günü de üç maç var Dünya Kupası'nda ve üç maçı da Goal.com farkıyla, Goal.com'un eğlenceli ve fotoğraflı canlı anlatımıyla takip edebileceksiniz. İşte program:
B GRUBU:
14:30 Cezayir - Slovenya
Tahmin: Turnuvanın en sıkıcı maçı olur ve 0-0 biter.
C GRUBU:
17:00 Gana - Sırbistan
Tahmin: Gana'nın en sıkı adamı Essien yok. Maç gollü geçer, Sırbistan kazanır.
21:30 Almanya - Avustralya
Tahmin: Avustralya 2006'daki kadar sağlam değil ama Almanya da güven vermiyor. Almanlar allem eder kullem eder, 1-0 kazanır.

