Uzaklarda bir yerlerde---İclal Aydın

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
arslansem

arslansem

Üye
    Konu Sahibi
Uzaklarda bir yerlerde---İclal Aydın
Uzaklarda bir yerlerde

1 Haziran’ın ilk saatlerinde yi açtık. Bir aksilik olmazsa 7 Haziran gibi İngilizcesi de yayına giriyor.

Çok mu önemli? Evet, önemli... Bu yıl sıkça oralara buralara gidip geldim. Sınırdan çıktığın anda kim olduğun, ne olduğun hiç önemli değil. Ne kaygıların, ne alınganlıkların, ne kavgaların...

Kimsin sen diye sorduklarında seni anlatacak evrensel bir adresin, bir kartın yoksa boş işte her şey...

İstediğin kadar kendini parala, öyle biriyim, şöyle biriyim, atarım tutarım, hiiiç...

***
Kapalı devre yayın yapıyoruz aslında. Kendi kendimize çalıp söyleyen yerel küçük bir kasaba korosu gibiyiz. Gündem yaratıyor, bir tek kendimiz ilgileniyoruz; kahramanlar yaratıyoruz, bir tek kendimiz tanıyoruz. Kendimize kadar tanıtıyoruz eserlerimizi, kendi tavanımız kadar sıçramayı yeterli buluyoruz.

Para piyasaları dışında gerçek anlamda hangimiz dünyayla içli dışlıyız? Haber bültenleri ne kadar aydınlatıyor bizi? Kaçta kaçı ülke dışındaki haberlere ayrılıyor? Çin’de ucuz iş gücünü tehlike görüyor, geleceğin ticaretinin Çin’de olduğunu biliyoruz ama oradaki siyasal hadiselerden bizdekinden farklı olmayan kız çocuğu-kadın eziyetinden, onların törelerinin dünyayı nasıl etkileyeceğinden hiç konuşmuyoruz... (Bilinen ama kabul görmüş gerçeklerden söz ediyorum değil mi?)

Berlusconi’nin boşanma davası, Sarkozy’nin karısı Bruni’nin çıplak fotoğrafları olmasa, Tony Blair yardımcıyı hamile bırakmasa yani şu Avrupalı liderlerin cinsel hayatları da olmasa vallahi hiç habersiz yaşayacağız Avrupa’dan....


***
Nereden nereye atladım yine...

Şu anda Londra uçağındayım. Niyetim şu internet sitesinden girip, insanın derlenmiş toplanmış bir geçmişle yüzleşmesinin ne garip olduğundan söz eden bir fikirden çıkmaktı. İşte o geçmişe baktığımda büyük ve uzak denizlere yüzmekten ne kadar da korktuğumu gördüm... Şimdi çok cesur muyum? Kim bilir? Ama İstanbul’daki on yılın ardından bir dönemin kapandığını görüyorum ciddi ciddi... Şimdi yeni denizler, yeni sınırlar, yeni topraklar arama zamanı...

Mümkün mü? Neden olmasın... Ya olmazsa? Ne kaybederiz???


***
Beşiktaş’ın son iki maçından önceydi... Mustafa Denizli hoca ile sohbet ediyorduk. İran’da teknik direktörlük yaptığı yılları müthiş bir heyecanla anlatması şaşırttı beni. Oradaki kültürü, yaşam biçimini ve güzellik-hoşluk anlayışını bildiklerimizden o kadar farklı yorumluyordu ki... Yaşamında ciddi bir deneyim, muhteşem bir birikim yaratan o yıllar bir efsaneyi kendine mahkûm etmemiş, aksine yenilemiş diye düşündüm dinlerken...

O yüzden bugün pek çoğumuz Beşiktaş’ın bu çifte şampiyonluğuna şaşırmıyor, Mustafa hocayı gönülden tebrik ediyoruz... (Ama ben bir de Beşiktaş’ın muhteşem seyircisini tebrik etmek istiyorum...)

Mustafa hocayı dinlerken değişimin, uzak kararların aslında insana ne kadar yarayabileceğine inancım arttı... Başka denizler, başka topraklar, başka diller... Yeni deneyimler yani... Cesur olabilmek yani... Başka yaşamlara bile ne çok şey ekler... Düşünsenize...
 
Salihyet

Salihyet

Üye
GAyet basit bi tasarım bence :) Pek beğenmedim.. ( hele ki çok amatörce popup şeklinde ana sayfa açılıyor.. )
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt