Çok üzücü bir anın var Bora..
Unutmak zor hakikaten..
Askerdeyken nöbet tuttuğumuz yer Haydarpaşa GATA Hastanesi'nin kullanılmayan arka kapısıydı. Kapı İskele Caddesi'ne bakıyordu. İşlek bir cadde olduğu için de canım sıkılmasın diye kapıdan dışarıyı izlerdim. Saat 02:00 sularında bir otomobil yolun sakin hatta boş olması sebebiyle iyice hızlanmış geliyordu. Aniden ara sokaktan bir dolmuş çıktı ve otomobil şiddetli bir şekilde dolmuşa çarptı. Dolmuş şoförü çarpmanın etkisiyle ön camdan dışarı uçtu. Otomobil de dolmuşa çarptıktan sonra bulunduğum kapının önündeki elektrik direğine çarparak durdu. Dolmuşun içinde (şoförün arkadaşı olsa gerek) bir kişi inip hemen dolmuş şoförüyle ilgilendi ama otomobil hemen yanıbaşımdaydı ve içinde bulunan 3 kişi kanlar içinde öylece duruyorlardı. Olayın şokuyla ben de donakalmıştım. Asker olduğum için müdahale de edemedim. Otomobil direğin dibinde, dolmuş caddenin karşı tarafında öylece duruyorlardı ve ses seda yoktu. O an birisi geçiyordu caddeden tabi o olayın farkında olmadı. Yoluna devam edince arkasından bağırdım "kaza oldu bakar mısın?" diye.. Hemen ambulansı ve polisi araması gerektiğini söyledim. Dolmuşu bilmiyordum ama otomobildekiler çok kötü durumdaydılar. Neyse ki otomobilin içindeki genç çocuk kendine geldi ve ön koltukta oturan adamı sarsmaya başladı öğrendiğim kadarıyla babasıymış. Babası da kendine gelince derin bir oh çektim. Ama adam kafasını sert çarpmış olsa gerek alakâsız şeyler konuşup duruyordu kısacası sayıklıyordu. Az önce in cin top oyanayan yerde 10 dk. sonra polisler, itfaiyeciler, sağlık görevlileri, kurtarma ekipleri ve kameralar doldu taştı. Dolmuş şoförü ve otomobilin içindekiler kurtulmuş olsa gerek ama şoför olay yerinde hayatını kaybetmişti. O gün komutandan 1 gün nöbet izni istedim. Posta olduğum için beni kırmadı sağolsun.