karayel90
Üye
Tokadı atarken bir kez daha düşünün
Gençadam, evinin alt katında
marangozluk yapıyordu. Kapı ve
pencere konusunda uzmandı. Fakat
plâstik pencereler yaygınlaşınca,
ahşap olanlara rağbet azaldı. Bu
yüzden işler iyi gitmiyordu. Üstelik
de çocukları büyümüş, biri hariç
okula başlamıştı. Masrafları
artınca, yanındaki kalfasına yol
verdi. İşe biraz daha erken koyulur,
yardımcıya ayırdığı parayı,
çocukların harçlığına katardı.
Adam, bir gün çalışırken, elektrik
kesildi. Ve uzun süre beklediği
halde gelmedi. Aksi gibi, o akşam
üzeri teslim etmesi gereken birkaç
pencere vardı. Boş kalmayı
sevmezdi. Planyayı yağladı,
talaşları süpürdü. Biraz dinlenmek
için eve çıkarken, sigortaya göz
attı. Eğer yanılmıyorsa, bu iş
normal değildi. Biri gelip sigortayı
kapatmış olmalıydı.
Şalteri kaldırınca, atölye
aydınlandı. Tahminleri doğru
çıkmıştı ama, bu işe bir anlam
veremiyordu. Şaka dese, böyle bir
şaka yapılmazdı. Kendisini
kıskanacak bir düşmanı da yoktu.
İşe koyulduğunda, yine aynı şey
oldu. Ama bu sefer suçluyu
görmüştü .
Oğlu, evden atölyeye
bağlanan merdiveni sessizce inmiş
ve sigortayı kapattığı sırada,
babasını karşısında bulmuştu.
Adam, on yaşına gelmiş bir
çocuğun böyle bir haylazlığını
affedemezdi. Bütün günü, onun
yüzünden mahvolmuştu. Bir kere
yapmış olsa, ses çıkartmazdı. Ama
tekrarlaması, hangi yönden
bakılırsa bakılsın, büyük hataydı.
Saçlarından yakalayıp sıkı bir tokat
attı. Her şey onun iyiliği içindi.
Belki vurduğu tokat, serseri
olmasını engellerdi.
Adam, oğlunun gözyaşlarını
görmezden geldi ve eve çıktıktan
sonra, eşine dert yanarak:
- Bu çocuğun, okulda kimlerle
düşüp kalktığını bilmemiz lazım!..
dedi. Eğer serbest bırakırsak,
başımıza büyük dertler açacak!..
Adam, bir süre düşündü. Sonunda
da en kolay yolu buldu. Oğlunun
hiç aksatmadan tuttuğu
günlüğünde, arkadaşlarına ait ip
ucu olmalıydı. Eşi istemese de, ona
kulak asmadı ve çocuğunun
günlüğünü okumaya başladı.
Oğlu, en son sayfada:
"Bu gece kötü bir rüya gördüm!.."
yazmıştı . "Atölyede çalışırken,
babamı elektrik çarpıyordu.
Allah'ım onu koru!.. Ben elimden
geleni yapacağım!.."
marangozluk yapıyordu. Kapı ve
pencere konusunda uzmandı. Fakat
plâstik pencereler yaygınlaşınca,
ahşap olanlara rağbet azaldı. Bu
yüzden işler iyi gitmiyordu. Üstelik
de çocukları büyümüş, biri hariç
okula başlamıştı. Masrafları
artınca, yanındaki kalfasına yol
verdi. İşe biraz daha erken koyulur,
yardımcıya ayırdığı parayı,
çocukların harçlığına katardı.
Adam, bir gün çalışırken, elektrik
kesildi. Ve uzun süre beklediği
halde gelmedi. Aksi gibi, o akşam
üzeri teslim etmesi gereken birkaç
pencere vardı. Boş kalmayı
sevmezdi. Planyayı yağladı,
talaşları süpürdü. Biraz dinlenmek
için eve çıkarken, sigortaya göz
attı. Eğer yanılmıyorsa, bu iş
normal değildi. Biri gelip sigortayı
kapatmış olmalıydı.
Şalteri kaldırınca, atölye
aydınlandı. Tahminleri doğru
çıkmıştı ama, bu işe bir anlam
veremiyordu. Şaka dese, böyle bir
şaka yapılmazdı. Kendisini
kıskanacak bir düşmanı da yoktu.
İşe koyulduğunda, yine aynı şey
oldu. Ama bu sefer suçluyu
görmüştü .
Oğlu, evden atölyeye
bağlanan merdiveni sessizce inmiş
ve sigortayı kapattığı sırada,
babasını karşısında bulmuştu.
Adam, on yaşına gelmiş bir
çocuğun böyle bir haylazlığını
affedemezdi. Bütün günü, onun
yüzünden mahvolmuştu. Bir kere
yapmış olsa, ses çıkartmazdı. Ama
tekrarlaması, hangi yönden
bakılırsa bakılsın, büyük hataydı.
Saçlarından yakalayıp sıkı bir tokat
attı. Her şey onun iyiliği içindi.
Belki vurduğu tokat, serseri
olmasını engellerdi.
Adam, oğlunun gözyaşlarını
görmezden geldi ve eve çıktıktan
sonra, eşine dert yanarak:
- Bu çocuğun, okulda kimlerle
düşüp kalktığını bilmemiz lazım!..
dedi. Eğer serbest bırakırsak,
başımıza büyük dertler açacak!..
Adam, bir süre düşündü. Sonunda
da en kolay yolu buldu. Oğlunun
hiç aksatmadan tuttuğu
günlüğünde, arkadaşlarına ait ip
ucu olmalıydı. Eşi istemese de, ona
kulak asmadı ve çocuğunun
günlüğünü okumaya başladı.
Oğlu, en son sayfada:
"Bu gece kötü bir rüya gördüm!.."
yazmıştı . "Atölyede çalışırken,
babamı elektrik çarpıyordu.
Allah'ım onu koru!.. Ben elimden
geleni yapacağım!.."




