Doğuş Pertez
Admin
TeŞbİh( Benzetme)
TEŞBİH( BENZETME)
Aralarında çeşitli yönlerden ilgi bulunan iki varlıktan zayıf olanı güç-lü olana benzetme sanatıdır.
“Ahmet aslan gibi güçlüdür.” Cümlesinde güç yönünden zayıf olan Ahmet aslana benzetilmiştir.
Her benzetme bir karşılaştırmadır.Örnek cümlede “Ahmet” ile “aslan” karşılaştırılmıştır.
Aralarında ortak özellik bulunmayan kavramların karşılaştırılması benzetme değildir.Mesela:
“Elma kadar sivri maydanoz ,
Minare gibi ekşi duvar” benzetmeleri standartlara uymaz .Çünkü karşılaştırılan şeyler arasında ortak bir özellik mevcut değildir.”Teşbihte hata olmaz “ sözünü de bu minvalde değerlendirmek gerekir . “Hata ol-maz”dan kasıt teşbihin hata kabul etmeyeceği realitesidir.Yani hatalı teşbih teşbih değildir.
İstisnalık arz etse de bazen kendisine benzetilen taraf güçlü ta-raf değildir: ”Ninemin pamuktan daha yumuşak ellerini öpmeye doyamaz-dım”
BENZETMENİN ÖĞELERİ VE TÜRLERİ
Benzetmede “erkan-ı teşbih” de denilen dört öğe mevcut-tur.Bunlardan benzeyen(müşebbeh) ile kendisine benzetilen(müşebbehün bih) asli ; benzetme yönü(vech-i şebeh) ve benzetme edatı(edat-ıteşbih) yardımcı unsur olarak kabul edilir.
Bu öğelerin var olup olmamasına göre teşbih sanatı çeşitlilik gös-terir.
Canan gül gibi güzeldir. (Ayrıntılı benzetme /Teşbih-i mufassal)
b.yen k.b.tilen b.edatı b.yönü
Canan gül gibidir. (Kısaltılmış benzetme /Muhtasar-Mücmel)
b.yen k.b.tilen b.edatı
Gül Canan güzeldir.(Pekiştirilmiş benzetme /Müekked)
k.b.tilen b.yen b.edatı
Gül Canan bizim şeref misafirimizdir.(Teşbih-i beliğ/Yalın-güzel)
k.b.tilen b.yen
Bütün öğeleri tam olan benzetmeye “ayrıntılı”, benzetme yönü konmamışa “kısaltılmış”, benzetme edatı bulunmayana “pekiştirilmiş” ve nihayet yardımcı öğelerin bulunmadığı sadece temel öğelerle kurulanına da “beliğ” teşbih” diyoruz.
Not: Andırmak, benzer,dönmek,sanki,kadar,örne k,-den ,bigi,meğer ki , gûyâ,tıpkı,misl,misüllü,niteki ,sıfat,manend,-veş,-asa,-var, çü, çün, tek,andırır... kelimeleri benzetme edatı kabul edilir.
Örnek cümleler:
Abbas tilki gibi kurnazdır.
Yol yılan gibi kıvrılıyor.
Türkiye güzellikte cennet gibidir.
Taş gibi sert ekmek
Kömür gibi kara gözlerin
Elma gibi tatlı yanakların
Kalem gibi ince parmak
Rüya gibi güzel yaz.
Buz gibi soğuk gazoz
Civa gibi haretketli adam
Süt gibi beyaz badana
Dal gibi ince kız
Yukarıdaki cümleleri benzetmenin dört türüne göre çekimleyiniz .
Sanatlı beyitler ve mısralar
Köhne düşünceler paslanmış çivilere benzer.
İhtiyar adam bir çocuk gibi ağlıyordu.
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım.
Kul Mustafa karakolda gezerken/Gülle , kurşun yağmur gibi ya-ğarken
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal
Bir kez Allah dese aşk ile lisan/Dökülür cümle günah misl-i hazan
Karşımda eski evler tarih gibiydi.
Gündüz denizlerde sönerken baktık/Ve çobanlar gibi dallar gibi yaktık
Kız vücudun sarı güller gibi ter/Çık sudan kendini üryan göster
Çini bir kasede bir Çin çayı içmekteydi/Bir güzel yırtıcı kuş gözleri gördüm/Som mücevher gibi kan kırmızı tırnaklarını
Ârızın âb-ı sâftır gûyâ/Zekan bir habâbdır gûya
Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururken/Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz
Ömür çiçek kadar narin
Sandım ki güzelliğin cihanda / Bir saltanatın güzelliğiydi.
Poyrazla söyleşir gibi yaprakların sesin
Rûy-ı zemini tâbi-i fermanı kılmağa/Sultan Selim Han gibi bir şîr-i ner gelir
Neva-yı neydir esen bad cam-ı meydür gül /Çemende eşk ile sahba misal- cu dökülür
Yarin ki her tebessümü dağ üstü bağ olur/Destinde cam-ı neşve semavi çerağ olur.
Hizmetçiye gel der gibi Azrail’e gel der.
Kafası kazan gibi oldu.
İstanbul karınca yuvası gibi oldu.
Dudakların elmadan etli
 Sürekli sevgiyi duydukça anne toprak
Bambaşka Leh,Macar,Venedik,Rus güzeli /Sessiz haremde her biri endamlı bir peri
Yalnız bu katta mümkün olur daima / Her hamlesiyle ruh o çelik-ten kanatlı kuş
Fark etmez anne toprak ölüm maceramızı
Bu dil ağzımda annemin sütüdür.
Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi
Aralarında çeşitli yönlerden ilgi bulunan iki varlıktan zayıf olanı güç-lü olana benzetme sanatıdır.
“Ahmet aslan gibi güçlüdür.” Cümlesinde güç yönünden zayıf olan Ahmet aslana benzetilmiştir.
Her benzetme bir karşılaştırmadır.Örnek cümlede “Ahmet” ile “aslan” karşılaştırılmıştır.
Aralarında ortak özellik bulunmayan kavramların karşılaştırılması benzetme değildir.Mesela:
“Elma kadar sivri maydanoz ,
Minare gibi ekşi duvar” benzetmeleri standartlara uymaz .Çünkü karşılaştırılan şeyler arasında ortak bir özellik mevcut değildir.”Teşbihte hata olmaz “ sözünü de bu minvalde değerlendirmek gerekir . “Hata ol-maz”dan kasıt teşbihin hata kabul etmeyeceği realitesidir.Yani hatalı teşbih teşbih değildir.
İstisnalık arz etse de bazen kendisine benzetilen taraf güçlü ta-raf değildir: ”Ninemin pamuktan daha yumuşak ellerini öpmeye doyamaz-dım”
BENZETMENİN ÖĞELERİ VE TÜRLERİ
Benzetmede “erkan-ı teşbih” de denilen dört öğe mevcut-tur.Bunlardan benzeyen(müşebbeh) ile kendisine benzetilen(müşebbehün bih) asli ; benzetme yönü(vech-i şebeh) ve benzetme edatı(edat-ıteşbih) yardımcı unsur olarak kabul edilir.
Bu öğelerin var olup olmamasına göre teşbih sanatı çeşitlilik gös-terir.
Canan gül gibi güzeldir. (Ayrıntılı benzetme /Teşbih-i mufassal)
b.yen k.b.tilen b.edatı b.yönü
Canan gül gibidir. (Kısaltılmış benzetme /Muhtasar-Mücmel)
b.yen k.b.tilen b.edatı
Gül Canan güzeldir.(Pekiştirilmiş benzetme /Müekked)
k.b.tilen b.yen b.edatı
Gül Canan bizim şeref misafirimizdir.(Teşbih-i beliğ/Yalın-güzel)
k.b.tilen b.yen
Bütün öğeleri tam olan benzetmeye “ayrıntılı”, benzetme yönü konmamışa “kısaltılmış”, benzetme edatı bulunmayana “pekiştirilmiş” ve nihayet yardımcı öğelerin bulunmadığı sadece temel öğelerle kurulanına da “beliğ” teşbih” diyoruz.
Not: Andırmak, benzer,dönmek,sanki,kadar,örne k,-den ,bigi,meğer ki , gûyâ,tıpkı,misl,misüllü,niteki ,sıfat,manend,-veş,-asa,-var, çü, çün, tek,andırır... kelimeleri benzetme edatı kabul edilir.
Örnek cümleler:
Abbas tilki gibi kurnazdır.
Yol yılan gibi kıvrılıyor.
Türkiye güzellikte cennet gibidir.
Taş gibi sert ekmek
Kömür gibi kara gözlerin
Elma gibi tatlı yanakların
Kalem gibi ince parmak
Rüya gibi güzel yaz.
Buz gibi soğuk gazoz
Civa gibi haretketli adam
Süt gibi beyaz badana
Dal gibi ince kız
Yukarıdaki cümleleri benzetmenin dört türüne göre çekimleyiniz .
Sanatlı beyitler ve mısralar
Köhne düşünceler paslanmış çivilere benzer.
İhtiyar adam bir çocuk gibi ağlıyordu.
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım.
Kul Mustafa karakolda gezerken/Gülle , kurşun yağmur gibi ya-ğarken
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal
Bir kez Allah dese aşk ile lisan/Dökülür cümle günah misl-i hazan
Karşımda eski evler tarih gibiydi.
Gündüz denizlerde sönerken baktık/Ve çobanlar gibi dallar gibi yaktık
Kız vücudun sarı güller gibi ter/Çık sudan kendini üryan göster
Çini bir kasede bir Çin çayı içmekteydi/Bir güzel yırtıcı kuş gözleri gördüm/Som mücevher gibi kan kırmızı tırnaklarını
Ârızın âb-ı sâftır gûyâ/Zekan bir habâbdır gûya
Başka sanat bilmeyiz karşımızda dururken/Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz
Ömür çiçek kadar narin
Sandım ki güzelliğin cihanda / Bir saltanatın güzelliğiydi.
Poyrazla söyleşir gibi yaprakların sesin
Rûy-ı zemini tâbi-i fermanı kılmağa/Sultan Selim Han gibi bir şîr-i ner gelir
Neva-yı neydir esen bad cam-ı meydür gül /Çemende eşk ile sahba misal- cu dökülür
Yarin ki her tebessümü dağ üstü bağ olur/Destinde cam-ı neşve semavi çerağ olur.
Hizmetçiye gel der gibi Azrail’e gel der.
Kafası kazan gibi oldu.
İstanbul karınca yuvası gibi oldu.
Dudakların elmadan etli
 Sürekli sevgiyi duydukça anne toprak
Bambaşka Leh,Macar,Venedik,Rus güzeli /Sessiz haremde her biri endamlı bir peri
Yalnız bu katta mümkün olur daima / Her hamlesiyle ruh o çelik-ten kanatlı kuş
Fark etmez anne toprak ölüm maceramızı
Bu dil ağzımda annemin sütüdür.
Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi
