Tavukmu Yumurtadan Yumurtamı Tavuktan

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

SnL.dracula

Üye
    Konu Sahibi
Tavukmu Yumurtadan Yumurtamı Tavuktan
arkadasşlar UYUMAYIN . sımdı sıze bır ornek vercem. darvıne gore hersey sonradan gelıstı sureklı bır degısım var alın sıze cevap. he bırde unutmadan darvın dıyorkı tum canlılar en basta bırdı sonradan hepsı ortam kosullarına gore degıstı. EL cevap tavuk yumurtadan geldı . eee bakıyom yumurtada tavuktan cıktı . ee kım kımden cıktı o zaman gelsın darvın bunu acıklasın . ama durun ondan once ben acıklayaım . darvın amca evrendekı herseyı bırbırıne baglayarak acıklıyor . hatta dıyorkı ınsan maymundan geldı. pekı tavuk mu yumurtadan geldı yoksa yumurtamı tavuktan geldı. darvın gelsın bunu acıklasın yada darvıncıler gelsın bunu acıklasın. ama once ben acıklayıyım. sımdı dusunun bu tavuk ısı suna benze 0 ın yanına bır sıfır atsam desemkı bı sıfır sagındaki sıfırdan geldi onun yanına bır 0 daha atsam buda ondan geldi dıye ve herdefasında meydana gelen 0 sagındakınden meydana gelse bakın ne cıkar 0000000000000000000000000000000000....... sonsuza kadar gıder tavuk ısıde buna benzer. bı anlam cıkaramzsınız ama sız gelın bu sıfırların basına 1 koyun o zaman bı anlam kazanır. yanı demek ıstedıgım sız desenız kı bunların hepsını vacib-ul vucud olan tek olan allah yaptı o zaman ısın ıcınden cıkılır değil mi. ARKADAŞLARIM LUTFEN KAFANIZI DIZILERE DEGIL SIZI UYUTANLARA KARSI KULLANIN SIZI TELEVIZYON KARSINA HAPSEDENLER SIZIN DUSMANINIZ.
 


madhead

madhead

Üye
SnL.dracula kardeşim..darvin'i kaale alan kim? adam bir bilim adamının yanında asistanmış..çırak senin anlıcan..ayak işlerine bakıyo...bazı çevrelerce kabul görmesinin tek nedeni materyalist düşünceyi savunmasından kaynaklanıyor..yoksa teorilerini hiç bir zaman ispatlayamamış bi adamı kim savunur..ayrıca ırkçı adamın tekidir ve Türk düşmanıdır..adam "ben maymundan geldim.hayvanım" diyo.millette "hee dooğru diyosun,bizde hayvanız" diye kabul ediyo...valla başka ne diyim...
 

Nicolas_Anelka

Üye
ewet dostum tam bir ırkçı türk leri hiç semiyo ben bu zaten beni sevmesin istemem..
 
DeRMaNTeS

DeRMaNTeS

Üye
<div class='quotetop'>(SnL.dracula &#064; Dec 22 2005, 10&#58;20 AM) [post=233421]Quoted post[/post]</div><div class='quotemain'>
s&#305;md&#305; dusunun bu tavuk &#305;s&#305; suna benze 0 &#305;n yan&#305;na b&#305;r s&#305;f&#305;r atsam desemk&#305; b&#305; s&#305;f&#305;r sag&#305;ndaki s&#305;f&#305;rdan geldi onun yan&#305;na b&#305;r 0 daha atsam buda ondan geldi d&#305;ye ve herdefas&#305;nda meydana gelen 0 sag&#305;ndak&#305;nden meydana gelse bak&#305;n ne c&#305;kar 0000000000000000000000000000000000....... sonsuza kadar g&#305;der tavuk &#305;s&#305;de buna benzer. b&#305; anlam c&#305;karamzs&#305;n&#305;z ama s&#305;z gel&#305;n bu s&#305;f&#305;rlar&#305;n bas&#305;na 1 koyun o zaman b&#305; anlam kazan&#305;r. yan&#305; demek &#305;sted&#305;g&#305;m s&#305;z desen&#305;z k&#305; bunlar&#305;n heps&#305;n&#305; vacib-ul vucud olan tek olan allah yapt&#305; o zaman &#305;s&#305;n &#305;c&#305;nden c&#305;k&#305;l&#305;r de&#287;il mi. [/b][/quote]

"bir tane s&#305;f&#305;r yaz&#305;yorum onun yan&#305;nda bu s&#305;f&#305;rdan b&#305;r adet daha s&#305;f&#305;r gel&#305;yo onun yan&#305;nda bundan b&#305;r tane daha" &#351;eklinde "bi taraf&#305;m&#305;zdan" teori uretmek bir &#351;eyi ispatlamaz
Kald&#305;ki:
Forum kurallar&#305;ndan:
5 &#8226; Politik ve dini konular&#305;n konu&#351;ulmas&#305;, tart&#305;&#351;&#305;lmas&#305; yasakt&#305;r.
Kurallar kend&#305; kend&#305;ne olusmad&#305;,Boyle guzel kurallar&#305; olsa olsa Tanr&#305; yaratm&#305;&#351;t&#305;r diyosan buraya t&#305;kla ve oku&#33;&#33;&#33;

Lütfen forumda dini propoganda yapmayal&#305;m &#33;&#33;&#33;&#33;&#33;&#33;&#33;&#33;&#33;

Asl&#305;nda soylenecek cok sey var ama...Bu sefer konuyla ilgili yorum yapmayacag&#305;m ve sinirlerimi bozmayacag&#305;m.Sadece "arkadas&#351;lar UYUMAYIN " demi&#351;ssin bence sen at gozlukler&#305;n&#305; c&#305;kar&#305;p uyansan dahah iyi olur...Arast&#305;rmak, irdelemek, verileri yorumlamak yerine "her &#351;eyi Allah yaratt&#305;" deyip geçmek tabiki sizler için daha kolay.Biliyorum bu yazd&#305;klar&#305;mdan sonra yine "din dü&#351;manl&#305;&#287;&#305;, müslüman olmama, ateist olma" vb &#351;eylerle itham edip sald&#305;r&#305;ya gececeksiniz ama kim takar sizi&#33;&#33;&#33;

Al&#305;nt&#305;d&#305;r:
EVR&#304;M TEOR&#304;S&#304;: HERKES&#304;N ANLAYAB&#304;LECE&#286;&#304; SADEL&#304;KTE YAZILMI&#350;, OKUMANIZDA FAYDA VAR

Yarat&#305;l&#305;&#351; fikri, &#351;u günlerde bat&#305;ll&#305;ktan ç&#305;k&#305;p bir de bilimsel bir görünüm alt&#305;nda &#351;ans&#305;n&#305; denmek istiyor. Ellerindeki son kaleleri de kaybetmekte olduklar&#305;n&#305; anlad&#305;klar&#305; için yalanc&#305; referanslarla bilimin söylediklerini çarp&#305;tarak, yalan söyleyerek, bilimin bulgular&#305;n&#305; kendilerine göre yorumlayarak ustaca anti-bilim yapmaktad&#305;rlar. ABD&#8217;de bilim ortamlar&#305;nda bar&#305;namayan ve görü&#351;leri her yerde çürütülen d&#305;&#351;lanm&#305;&#351; sözde profesörleri getirtip, bunlarla cahil halk&#305; kand&#305;rmaya çal&#305;&#351;&#305;yorlar. Bu dinci çevre ilk ba&#351;larda kampanyas&#305;n&#305; bilimsel bir kisve alt&#305;nda yürütmeye çal&#305;&#351;&#305;rken daha sonradan bu maskesini ç&#305;karm&#305;&#351;t&#305;r, &#351;imdi elindeki tek silah, yalan, dolan, karalama ve çamur atmad&#305;r. Çamur atma, dü&#351;ünsel ve bilimsel yetene&#287;in s&#305;f&#305;r&#305; tüketti&#287;i noktada ba&#351;lar, amac&#305; bellidir. Kar&#351;&#305; taraf&#305; y&#305;ld&#305;rmak ve kabu&#287;una çekilmesini sa&#287;lamak. &#8220;Çamur at izi kals&#305;n&#8221; yöntemi.
Bu yarat&#305;l&#305;&#351;ç&#305;lar&#305;n temelde yapmak istedikleri &#351;ey, kutsal kitaplardaki efsaneleri bilimsel olarak ispatlamak ve e&#287;itim sistemlerine, hukuk sistemlerine bunlar&#305; kabul ettirmektir. Ancak ABD&#8217;de bunlarla evrimciler ars&#305;ndaki tart&#305;&#351;malar mahkemeye gitmi&#351;, hiçbirinde yarat&#305;c&#305;lar kazanamam&#305;&#351;t&#305;r, ve ço&#287;u okulda yarat&#305;l&#305;&#351;ç&#305;l&#305;kla ilgili dersler veya konular kald&#305;r&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r.

Bilimin do&#287;as&#305;

Bilimin kesin oldu&#287;u inanc&#305;, çok büyük bir yanl&#305;&#351;t&#305;r. Tam tersine, bilimi ayakta tutan sürekli bir de&#287;i&#351;ikliktir. Bilimim üretti&#287;i bilimsel do&#287;rular&#305;n hiçbiri salt, de&#287;i&#351;mez, &#351;a&#351;maz do&#287;rular de&#287;ildir. Olmayacakt&#305;r, olamaz. Böyle bir &#351;ey bilimin öz i&#351;leyi&#351;ine ayk&#305;r&#305;d&#305;r. Bilimde do&#287;ru nitelemesiyle öne sürülen her do&#287;ru kesin do&#287;ru de&#287;il varsay&#305;msal do&#287;rudur. Yani yanl&#305;&#351; oldu&#287;u henüz ispatlanamam&#305;&#351; saptamalard&#305;r. Bilimde kesin bilgi yoktur ama güvenilir bilgi vard&#305;r. Bu ikisini e&#351;de&#287;er saymak zorunda da de&#287;iliz. Asl&#305;nda bilim sürekli bir ara&#351;t&#305;rmad&#305;r. Sorular&#305;na s&#305;n&#305;r, bulu&#351;lar&#305;na durak yoktur. Birçok ki&#351;inin sözünü etti&#287;i kesinlik ise ara&#351;t&#305;rman&#305;n bitmi&#351; oldu&#287;u anlam&#305;na gelir. Bir bilgiyi kesin diye nitelendirmek ne sorulacak soru kald&#305;, ne de yap&#305;lacak bulu&#351; kald&#305; anlam&#305;na gelir ki bu bilimin sonu olur. Herhangi bir otoritenin sözünü mutlak bir gerçek gibi kabul etmek ya da destekleyici kan&#305;tlar bulunamad&#305;&#287;&#305; zaman olaylar&#305; do&#287;aüstü gerçeklere ba&#287;laman&#305;n bilimde kesinlikle yeri yoktur. Yarat&#305;l&#305;&#351;ç&#305;l&#305;kta ise, bu ikisi de bilimsel kan&#305;tlar&#305;n önünde gelir. Onlar&#305;n vard&#305;klar&#305; sonuçlar ne de&#287;i&#351;meye aç&#305;kt&#305;r ne de bilimsel yöntemleri uygulayarak s&#305;nanabilir

Bilim adamlar&#305; sürekli olarak s&#305;namaya aç&#305;k bir sistem içinde çal&#305;&#351;&#305;rlar. Bu sistem içinde düzeltmeler ya da yeni bulgular bilimsel yay&#305;nlar arac&#305;l&#305;&#287;&#305;yla duyurulur. Gerçek olmad&#305;&#287;&#305; anla&#351;&#305;lan hipotezler terk edilir ve yeni deneyler yap&#305;larak evrenin anla&#351;&#305;lmas&#305;n&#305; sistematize etme ve ilerletme gibi bir sonuç al&#305;n&#305;r. Bu yolla, sonunda gözlenen olgunun en olas&#305;(kesin de&#287;il) aç&#305;klamas&#305;na ula&#351;&#305;l&#305;r. &#304;&#351;te bu sürece bilimsel yöntem denir. &#350;imdi bilimsel yöntemin ad&#305;mlar&#305;na bir bakal&#305;m.

o Gözlem yap&#305;l&#305;r

o Elde edilen bulgulara göre bir hipotez ileri sürülür

o Bu hipotez deneye tabi tutulur

o Deney sonuçlar&#305; olumluysa bu deney yinelenir, farkl&#305; ki&#351;ilerce çok miktarda deneme yap&#305;l&#305;r.

o Hala olumlu sonuç al&#305;n&#305;yorsa hipotez art&#305;k teoriye dönü&#351;mü&#351;tür

o Teorin yeni geli&#351;melerle desteklenirse güçlü/bilimsel teori halini al&#305;r

o Teori art&#305;k y&#305;k&#305;lamaz duruma geldiyse ve herkes taraf&#305;ndan kabul ediliyorsa kanun olur.(kanunlar y&#305;k&#305;lmaz de&#287;ildir, ama y&#305;k&#305;lmas&#305; çok çok zordur)

Bilim, olaylar aras&#305;ndaki ili&#351;kileri gözlem yaparak ve bu gözlemleri ak&#305;lc&#305; bir biçimde sentezleyerek yöntemini geli&#351;tirmi&#351;tir.Bilim gözlemleyebildi&#287;ini yorumlar, sonuç ç&#305;kar&#305;r ve bu sonuçlara inan&#305;r, ancak bu sonuçlar&#305; kesindir diye nitelendirmez, bilgi sürekli yenilenir. Din ise önce inan&#305;r, hem de kesin ve de&#287;i&#351;mez bir &#351;ekilde inan&#305;r, daha sonra bu konuda yorum yapar. Yöntemleri bilimsel olmaktan çok benzetmelerden, analojiden ibarettir. Hipotezleri ise &#8220;böylesine kompleks biyolojik sistemleri ancak bir yarat&#305;c&#305; dizayn edebilir, bir kerede &#8220;ol&#8221; diyerek yaratm&#305;&#351;t&#305;r&#8221; &#351;eklindedir. Onlara göre, bu yarat&#305;c&#305;n&#305;n, neden milyonlarca tür yaratt&#305;&#287;&#305;n&#305;, neden bu türlerin anatomik ve fizyolojik yap&#305;lar&#305;n&#305;n birbirlerine bu kadar benzedi&#287;ini, neden gereksiz milyonlarca böcek, solucan, mikrop, paraziti do&#287;aya sald&#305;&#287;&#305;n&#305;, neden dünyadaki meyve sine&#287;i türünün yakla&#351;&#305;k %25&#8217;ini pasifikte bir adaya hapsetti&#287;ini, neden primatlardaki genetik yap&#305;y&#305; birbirlerine bu kadar benzer var etti&#287;ini, neden yaratt&#305;&#287;&#305; tüm dinozorlar&#305;, ku&#351;lar&#305;, sürüngenleri, memelileri insana olan öfkesi yüzünden Tufan gibi felaketlerde cezaland&#305;r&#305;p, tüm tufan süresince birkaç milyon türden iki örne&#287;i, pul koleksiyonu yapar gibi Nuh&#8217;un gemisine hapsetti&#287;ini ve daha binlerce soruyu bilimsel olarak sorma olana&#287;&#305; yoktur, çünkü yan&#305;t çok aç&#305;kt&#305;r. TAKD&#304;R-&#304; &#304;LAH&#304;

Evrim Teorisine Giri&#351;

Öncelikle &#351;unu söylemek istiyorum ki, evrim teorisinde s&#305;k s&#305;k ad&#305; geçen bir kelime RASTLANTI kelimesidir ama bunun anlam&#305; &#8220;durup duruken&#8221; de&#287;ildir. Bir sebep vard&#305;r. Mesela bir organik parçaya X &#305;&#351;&#305;n&#305; çarpmas&#305; rastlant&#305;sal bir olayd&#305;r ama durup duruken olmam&#305;&#351;t&#305;r, bu &#305;&#351;&#305;n&#305;n bir kayna&#287;&#305; vard&#305;r ve bir sebepten dolay&#305; bu kaynaktan ç&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. ve belirli bir olay hakk&#305;ndaki tüm parametreleri bilrisek rastlant&#305; diye bir&#351;eyin olmayaca&#287;&#305;n&#305; da söyleyebilirim. mesela bir zar at&#305;yorsunuz diyelim, zar&#305; yere at&#305;&#351; aç&#305;n&#305;z&#305;, havan&#305;&#305;n s&#305;cakl&#305;&#287;&#305;n&#305;, zar&#305;n yap&#305;ld&#305;&#287;&#305; maddeyi, havada bulunan nem oran&#305;n&#305;, sürtünme katsay&#305;s&#305;n&#305; v.b gibi onalrca belki yüzlerce parametreyi bilirseniz, zar&#305;n kaç gelce&#287;ini de bilirsiniz. ama normal ko&#351;ulda zar&#305;n kaç gelce&#287;ini bileme&#287;ece&#287;imiz ve kesinkez tahmin edemeyece&#287;imiz için, gelen say&#305;ya "rasgele .. geldi" deriz.

Bildi&#287;imiz gibi cans&#305;z do&#287;a sürekli düzensizli&#287;e do&#287;ru gitmektedir, zaten termodinami&#287;in ikinci kanunu da bunu belirtir. Ancak unutulmamas&#305; gereken bir &#351;ey var, o da e&#287;er enerjinin varl&#305;&#287;&#305; olursa düzensizlikten düzen olu&#351;abilir. Evrim teorisinin temeli de budur.

Ya&#351;am&#305;n olu&#351;mas&#305;

Öncelikle canl&#305; ya&#351;am&#305;n&#305;n ba&#351;lamas&#305; için proteinlerin olu&#351;mas&#305; gerekir. Proteinler canl&#305;lar&#305;n temel yap&#305;ta&#351;&#305;d&#305;r, ba&#351;ka maddeler de vard&#305;r ama bunlar yard&#305;mc&#305; niteliktedir. Bir araba için metal neyse canl&#305;lar için de protein odur. Arabada ba&#351;ka maddeler de vard&#305;r ama temel madde metaldir, ayr&#305;ca di&#287;er arabalardan onu metal aksam&#305;n dizayn&#305; ay&#305;rt eder. Proteinler de i&#351;te böyledir. Hem ana maddedir, hem de canl&#305;lar&#305; di&#287;er canl&#305;lardan ay&#305;r&#305;c&#305; özelliklere sahiptir. Ayr&#305;ca vücut &#305;ss&#305;, hareket, dü&#351;ünme, duygu ve ö&#287;renme gibi faaliyetlerin temelidir.

&#304;kinci önemli madde ise DNA&#8217;d&#305;r. Bu ise kal&#305;t&#305;m&#305;n ve üremenin temelidir.
4,5 milyar y&#305;ll&#305;k dünyan&#305;n ya&#351;am&#305;n&#305; 1 saate s&#305;&#287;d&#305;rm&#305;&#351; olsak, temel yap&#305; ta&#351;lar&#305; ve tek hücreli ya&#351;am&#305;n ba&#351;lamas&#305; için 55 dakika harcanm&#305;&#351;t&#305;r, geri kalan 5 dk içinde di&#287;er canl&#305; formlar olu&#351;mu&#351;tur.

Hayat nas&#305;l ba&#351;lad&#305;

&#304;lk hücre nas&#305;l ya&#351;maya ba&#351;lad&#305; veya ilk canl&#305;l&#305;k nas&#305;l olu&#351;tu? Bu sorular&#305;n cevab&#305;n&#305; asla verilemez, ancak nas&#305;l ba&#351;lam&#305;&#351; olabilece&#287;ini gösterebiliriz.

Bunun için, ilk &#351;artlar&#305;n sa&#287;lanmas&#305; gerekir, bunla

- Il&#305;k ortam

- Su

- Enerji

- Gerekli atomlar(Hidrojen(H),Oksijen(O),Azot(N),Karbon©,Fosfor(P)

Atomlar ultraviyole &#305;&#351;&#305;nlar&#305; ve &#351;im&#351;eklerle bombard&#305;man edilince iki tür parça olu&#351;ur

- kal&#305;c&#305;, dengeli parçalar (çok ender)

- dengesiz, karars&#305;z parçalar( trilyonlarca)

sonuçta organik maddelerce zengin bir çorba olu&#351;ur, ve bu çorbada daha henüz canl&#305;lar olu&#351;mad&#305;&#287;&#305; için bunlar tüketilmez.

Unutmayal&#305;m, bunlar hiçbir zaman kan&#305;tlanmaz, ancak bunlar&#305;n olmu&#351; olabilece&#287;ini gösterebiliyoruz. Yani bu deneyle ne oldu&#287;unu de&#287;il, ne olmu&#351; olabilece&#287;ini gösteriyoruz.

Miller deneyi

Miller, deneyinde ilk atmosfer ko&#351;ullar&#305;n&#305; taklit etti, ilkel atmosfer olarak H, CH4, NH3 ve H2O kulland&#305;. Elektrik verdi, sonuçta 3 çe&#351;it aminoasit (bundan sonra aa olarak gösterilecektir.) ve ba&#351;ka ya&#287; asitleri elde etti. Aminoasitler proteinlerin yap&#305;ta&#351;lar&#305;d&#305;r.

Ele&#351;tiriler:

1- Miller, so&#287;uk tuzak kulland&#305;: yani olu&#351;an aa&#8217;lar&#305; olu&#351;an di&#287;er zararl&#305; maddelerin etkisinden kurtarmak için özel bir düzenek yapm&#305;&#351;t&#305;.

Cevap: so&#287;uk tuzak do&#287;a taraf&#305;ndan da çe&#351;itli yollardan sa&#287;lanabilir, mesela okyanus taban&#305;nda gelen so&#287;uk su ak&#305;nt&#305;s&#305; aa&#8217;lar&#305; buradan uzakla&#351;t&#305;rabilirdi. Veya böyle bir etki olmasa bile biraz sonra bahsedece&#287;im gibi organik maddeler uzaydan gelebilirdi. Bu deneyle anlat&#305;lmak istenen, bir &#351;ekilde cans&#305;z maddenden canl&#305; maddelerin yap&#305;ta&#351;lar&#305;n&#305;n olu&#351;abildi&#287;idir.

2- ilk atmosfer ko&#351;ullar&#305; yanl&#305;&#351; düzenlendi: N ve CO2 yerine NH3 ve CH4 kullan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Ayr&#305;ca O2 seviyesini daha yüksek olmas&#305; gerekirdi, bugünkü bulgular bunu gösteriyor.

Cevap: tamam NH3 seviyesi daha azd&#305;, ancak O2 seviyesi nerdeyse yoktu, O2, O2 soluyan bakterilerin olu&#351;mas&#305;yla dünyada birikmi&#351;tir. Bu da 2-2,5 milyar y&#305;l alm&#305;&#351;t&#305;r. Ve bu deney daha sonra hem Millerce hem de ba&#351;ka ki&#351;ilerce gerçek atmosfer ko&#351;ullar&#305; taklit edilerek defalarca yap&#305;lm&#305;&#351;, daha yeni aa&#8217;lar ve nükleotitler de elde edilmi&#351;tir.

3- Ya&#351;am için gerekli sadece 3 aa elde edilmi&#351;, yeterli de&#287;il, ayr&#305;ca çok say&#305;da zararl&#305; birle&#351;ik elde edilmi&#351;. Ayr&#305;ca olu&#351;an aa&#8217;lar&#305;n ço&#287;u sa&#287; elli(D), halbuki canl&#305;lardaki aa&#8217;lar&#305;n hepsi sol ellidir. Ve neden canl&#305;lardaki aa&#8217;lar&#305;n hepsi sol elli(L).

Cevap: Dedi&#287;im gibi bu deney sadece, cans&#305;z maddeden canl&#305;l&#305;&#287;&#305;n yap&#305; ta&#351;lar&#305;n&#305; olu&#351;turabilece&#287;ini göstermek için yap&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Ancak daha tatminkar cevap istiyorsan

- e&#287;er söylendi&#287;i gibi ya&#351;am uzaydan geldiyse, bu ele&#351;tirinin bir anlam&#305; kalm&#305;yor, bak uzaydan gelen ya&#351;am.

- D ile birle&#351;en ve L ile birle&#351;meyen bir X maddesi varsa, bu D ile birle&#351;ip onu çökeltmi&#351; ve ortal&#305;k D&#8217;ye kalm&#305;&#351; olabilir.

4- aa olu&#351;unca peptid ba&#287;&#305; kurulur, bu s&#305;rada su aç&#305;&#287;a ç&#305;kar, ama zaten aa&#8217;lar suda olu&#351;uyor, su dolu bir ortamda su aç&#305;&#287;a ç&#305;karan bir tepkime olmaz.

Cevap:1-ya&#351;am uzaydan geldiyse bu ele&#351;tiri de anlams&#305;z.

2-fox deneyi: aa&#8217;lar olu&#351;ur olu&#351;maz, volkanik kayalar&#305;n oraya ta&#351;&#305;n&#305;r ve su buharla&#351;arak yok edilir.

1960-1980 y&#305;llar&#305; ars&#305;nda birçok ki&#351;i taraf&#305;ndan yap&#305;lan deneylerde, farkl&#305; enerji kaynaklar&#305;, farkl&#305; olan ko&#351;ullar kullan&#305;ld&#305; ve di&#287;er aa&#8217;lar ve nükleeik asitler de elde edildi. Ayr&#305;ca ilkel RNA&#8217;n&#305;n kendi kendine olu&#351;abilece&#287;i de gösterilmi&#351;tir.


Uzaydan gelen ya&#351;am

NASA&#8217;n&#305;n ara&#351;t&#305;rmalar&#305;na göre uzak y&#305;ld&#305;z sistemlerinde(özellikle orion bulutsusunda) çe&#351;itli aa&#8217;lar&#305;n olu&#351;tu&#287;u tespit edilmi&#351;tir.

Orion bulutsusundaki y&#305;ld&#305;zlar&#305;n &#305;&#351;&#305;&#287;&#305; &#351;iddetli bir &#351;ekilde polarizedir. Bu yüzden burada olu&#351;an aa&#8217;lar asimetriktir ve &#305;&#351;&#305;&#287;&#305; e&#351;it miktarda sa&#287;a ve sola de&#287;il de sadece sola çevirirler, bu yüzden bunlar sol elli aa&#8217;lard&#305;r.

Fransa&#8217;daki laboratuarlarda uzay ko&#351;ullar&#305; taklit edilerek bir deney yap&#305;ld&#305;. Bir kap al&#305;nd&#305;, havas&#305; bo&#351;alt&#305;ld&#305;(cm3 ba&#351;&#305;na 10 molekül). &#304;çeriye karbon atomlar&#305; konuldu, ve bu hedef atomlar&#305;n üzerine O2, H2 ve N f&#305;rlat&#305;ld&#305;(yeni y&#305;ld&#305;z olu&#351;urken bu elementler uzaya f&#305;rlar) çe&#351;itli aa&#8217;lar ve adenin ile urasil elde edildi. Zaten radyogökbilimciler uzayda çok kompleks yap&#305;l&#305; organik moleküller buluyorlard&#305;. Ayr&#305;ca kuyrukluy&#305;ld&#305;zlarda da bol miktarda ya&#351;am öncesi gerekli parçalara rastl&#305;yorlard&#305;. Demek ki bu yap&#305;lar yaln&#305;zca dünyada de&#287;il, uzayda da olu&#351;abilirdi ve bunlar gökta&#351;lar&#305; ve kuyruklu y&#305;ld&#305;zlarla dünyaya ta&#351;&#305;nabilirdi.

Mevcut verilere göre uzaydan her y&#305;l 40.000 ton toz ya&#287;makta ve bunun yakla&#351;&#305;k 10.000 tonu organik maddedir. &#304;lk bir milyar y&#305;l içinde ya&#287;m&#305;&#351; olan organik madde miktar&#305; ise 10 trilyon ton. Bunlar&#305;n d&#305;&#351;&#305;nda bir de kuyrukluy&#305;ld&#305;z ve gökta&#351;lar&#305; var ve dünyan&#305;n ilk olu&#351;u&#287;u s&#305;ralarda dünya bu gökcisimlerinin bombard&#305;man&#305; alt&#305;ndayd&#305;. Tüm bu veriler &#305;&#351;&#305;&#287;&#305; alt&#305;dan yap&#305;lan incelemelerde uzay kaynakl&#305; 70 çe&#351;it aa&#8217;ya(ya&#351;ama için 20 tane yeterli), klorofil benzeri yap&#305;lara, nükleotitlere rastlan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r

DNA

Burada DNA&#39;n&#305;n özellikleri anlat&#305;lmayacak sadece nas&#305;l olu&#351;tu&#287;u hakk&#305;nda k&#305;sa bir fikir sahip olacaks&#305;n&#305;z. DNA&#39;n&#305;n ne i&#351;e yarad&#305;&#287;&#305;n&#305; neler yapt&#305;&#287;&#305;n&#305; bildi&#287;ini varsay&#305;yorum

&#304;lkel dünyada olu&#351;an veya uzayda olu&#351;up da dünyaya gelen bazlar(nükleotitler) kimyasal bir tepkime gere&#287;i birbirine eklenir ve uzar, gittikçe tek katl&#305; ve uzun bir yap&#305; olu&#351;ur, bu oldukça kolay kopabilen bir yap&#305;d&#305;r, baz&#305;lar&#305; bu &#351;ekilde kal&#305;rken baz&#305;lar&#305; yine kimyasal tepkimler gere&#287;i sarmal bir &#351;ekilde birle&#351;ir ve çift katl&#305; hale gelirler, sonuçta evrimin temel yasas&#305; olan do&#287;al seçilimle çift katl&#305;lar devaml&#305;l&#305;klar&#305;n&#305; korurlarken tek katl&#305;lar yok olurlar, iki sebepten dolay&#305;

- kolay kopabilirler

- çift katl&#305; olmad&#305;klar&#305;ndan e&#351;lenemezler ve ço&#287;alamazlar

D&#304;NC&#304;: DNA nas&#305;l oluyor da çift katl&#305; oluyor, bunu ancak bilinçli bir varl&#305;k yani tanr&#305; yapabilir, ayr&#305;ca nas&#305;l oluyor da kendini e&#351;leyebiliyor

EVR&#304;MC&#304;: Çift katl&#305; olu&#351;u kendili&#287;inden olan bir olay de&#287;il, bu yine o s&#305;rlarda olu&#351;an enzimler arac&#305;l&#305;&#287;&#305;yla olan bir olayd&#305;r

T&#305;pk&#305; nükleer tepkimelerde oldu&#287;u gibi, araya bir katalizör(canl&#305;lardaki enzim görevinde) girince nötron tepkimeleri oluyor, ve bu sanki bilinçli bir varl&#305;k taraf&#305;ndan yap&#305;l&#305;yormu&#351; gibi nötron say&#305;s&#305; kendili&#287;inden art&#305;yor ve nükleer enerji elde ediliyor. Bunu da m&#305; allah yap&#305;yor, yooo, olay tamamen nükleer bir tepkime, DNA&#8217;n&#305;n çift katl&#305; olu&#351;u da böyle bir tepkime, yaln&#305;z bu kimyasal bir tepkime. Kendini e&#351;lemeye gelince, bunun da kimyasal bir tepkime oldu&#287;unu san&#305;yoruz ama daha henüz kesin konu&#351;am&#305;yoruz, ara&#351;t&#305;rmalar sürüyor.

De&#287;i&#351;im

Canl&#305;lar iki yolla de&#287;i&#351;ime u&#287;rarlar

- DNA&#8217;da mutasyon

- DNA&#8217;lar&#305;n cinsle kar&#305;&#351;&#305;m&#305;

Mutasyonlar

Beden hücrelerinde mutasyon olursa bunun fark&#305;na varmay&#305;z(kanser d&#305;&#351;&#305;nda). Ancak üreme hücrelerinde mutasyon olursa bu farkedilir, çünkü bu mutasyon gelecek ku&#351;aklar&#305;n tüm hücrelerinde belirecektir. Yani mutasyon olan bireyde sadece üreme hücreleri mutasyonlu olurken sonraki ku&#351;aklarda tüm hücreler mutasyonlu olur.

Mutasyonlar ender görülür ve ço&#287;u da zararl&#305;d&#305;r. Ancak bazen bir organizman&#305;n proteininde çevreye uyum sa&#287;lamas&#305;nda yararl&#305; de&#287;i&#351;imlere neden olabilir. Yararl&#305; mutasyonlar olsa bile bunlar&#305;n etkisi küçük olacakt&#305;r. Dolay&#305;s&#305;yla zor farkedilir, ancak zararl&#305; mutasyonlar bir aksakl&#305;&#287;a neden oldu&#287;u için kolay farkedilir. Peki neden ço&#287;u mutasyon zararl&#305;, çünkü &#351;uanda mevcut yap&#305;lar, canl&#305;lar oldukça kompleks yap&#305;lard&#305;r ve böyle kompleks yap&#305;da olan rasgele bir de&#287;i&#351;iklik çok büyük ihtimalle o yap&#305;ya zarar verir, ancak zamanda geriye gidersek, yap&#305;lar daha basitle&#351;tikçe olu&#351;acak mutasyonlar&#305;n yararl&#305; olma &#351;ans&#305; da artar.

Yararl&#305; mutasyonlara örnek bir olay a&#351;a&#287;&#305;da verilmi&#351;tir.

&#304;ngiltere&#8217;de 1850&#8217;lerde Manchester&#8217;da bir yörede a&#287;açlar aç&#305;k renkliydi, dolay&#305;s&#305;yla bu a&#287;açlar üzerinde ya&#351;ayan aç&#305;k renkli kelebekler bu kelebeklerce beslenene ku&#351;lara kolay yem olmuyorlard&#305;. Ancak sanayile&#351;menin etkisiyle a&#287;açlar&#305;n kabuklar&#305; grile&#351;ti. Dolay&#305;s&#305;yla beyaz renkli kelebekler kolay görünebilir hale gelecekti ama ayn&#305; s&#305;ralarda meydana gelen rasgele bir mutasyondan ötürü kelebeklerin kanatlar&#305; da koyula&#351;t&#305;, dolay&#305;s&#305;yla yine a&#287;açlar üzerinde görünmemeye ba&#351;lad&#305;lar ve kolay yem olmad&#305;lar, bu da türlerini devam ettirmelerini sa&#287;lad&#305;. Gördü&#287;ünüz gibi bu mutasyon daha önce gerçekle&#351;mi&#351; olsayd&#305;, kesinlikle zararl&#305; bir etkisi olacakt&#305; ve bu kelebe&#287;in soyu tükenecekti ama çevre de zaten de&#287;i&#351;mi&#351; oldu&#287;undan bu mutasyon yararl&#305; bir etki gösterdi. Yani normalde zararl&#305; etkisi olabilecek bir mutasyon yararl&#305; olarak da etki yapabiliyor.

NOT: Dinciler diyor ki, hem siyah hem beyaz kelebekler vard&#305;, beyazlar&#305;n say&#305;s&#305; azald&#305;, siyahlar&#305;nki artt&#305;, yani yeni bir tür olu&#351;mad&#305;.

Cinsel kar&#305;&#351;&#305;m

Gördü&#287;ümüz gibi mutasyonlar&#305;n ço&#287;u zararl&#305;d&#305;r. DNA&#8217;y&#305; bozmadan de&#287;i&#351;tirebilecek bir &#351;eylerin olmas&#305; gerekir. Bunu da DNA&#8217;y&#305; ba&#351;ka bir DNA ile kar&#305;&#351;t&#305;rarak yapabilir.

CGGATGCA

TACCAGTA



&#351;eklinde iki dizilime sahip olan DNA&#8217;lar ortalar&#305;nda kopar&#305;l&#305;p birle&#351;tirilseler bu kesinlikle iyi bir de&#287;i&#351;me olacakt&#305;r. Çünkü her iki DNA da evrimin çetin testinden geçmi&#351; ve bugüne kadar gelmi&#351;lerdir dolays&#305;yla olu&#351;an yeni parça da dayan&#305;kl&#305; bir parça olacakt&#305;r. Bu bugün laboratuar ortam&#305;nda yap&#305;l&#305;yor. &#304;ki ayr&#305; hayvan&#305;n DNA&#8217;lar&#305; birle&#351;tirilebiliyor veya bakterileri çiftle&#351;tiriyorlar, biri verici özellikte di&#287;eri al&#305;c&#305;(girintili-ç&#305;k&#305;nt&#305;l&#305;) özellikte olan iki bakteriyi al&#305;p DNA&#8217;lar&#305;n&#305; birle&#351;tirebiliyorlar

Sonuçta bu iki &#351;ekilde meydan gelen yararl&#305; de&#287;i&#351;imiler birikerek çok farkl&#305; canl&#305;lar olu&#351;maktad&#305;r.

Do&#287;al seçme

Do&#287;al seçme evrimin temel mekanizmalar&#305;ndan di&#287;eridir. K&#305;saca &#351;öyle özetlenebilir. Çevreye uyum sa&#287;layanlar&#305;n hayatta kalma &#351;ans&#305; daha yüksek, sa&#287;layamayanlar&#305;n daha azd&#305;r.

Mutasyonla ve cinsel kar&#305;&#351;&#305;mla olan de&#287;i&#351;iklik do&#287;al seçimle ay&#305;klan&#305;r ve baz&#305; türler yok olur baz&#305;lar&#305; varl&#305;&#287;&#305;n&#305; devam ettirip yeni türler olu&#351;tururular.

Kelebek hikayesinden de görüdlü&#287;ü gibi sanki evrimin bir amac&#305; varm&#305;&#351; gibi gözüküyor, sanki do&#287;a bilinçli davrand&#305; da kelebe&#287;i siyahla&#351;t&#305;rd&#305;. Hay&#305;r, bu tamamen rastlant&#305;sal bir de&#287;i&#351;iklikti. Eminiz ki bu &#351;ekilde bir yararl&#305; mutasyon olmay&#305;p da yoklan binlerce, milyonalrca tür gelip geçmi&#351;tir. Bugün ya&#351;ayanlar ise, hep yararl&#305; de&#287;i&#351;mlerin sonucunda bug&#287;ne kadar geldiler.

Unutulamasa&#305; gereken bir konu da, olu&#351;an mutasyon tüm türleri etkilememi&#351; olabilir, yani içlerinde hala beyaz kelebekler kalm&#305;&#351; olabilir, ama bunlar hemen avlanm&#305;&#351; ve yokolmu&#351;lard&#305;r. &#350;öyle de olabilridi, bu beyaz kelebekler ba&#351;ka bir bölgede de ya&#351;&#305;yor oalbilriler, ordaki a&#287;açlar hala beyazd&#305;r, doaly&#305;sy&#305;la ya&#351;amlar&#305;n&#305; sürdürüyorlard&#305;r. Bu yüzxden bir dinci &#351;öyle sordu&#287;unda &#8220;peki bu beyaz kelebekler evrim geçirdiyse neden hala beyaz kelebekler var&#8221; &#351;u cevab&#305; vermek gerekir. &#8220;çünkü baz&#305; beyaz kelebekler farkl&#305; bir co&#287;rafyadayd&#305;, dolay&#305;sy&#305;la orda ya&#351;amlaar&#305;n&#305; sürdürdüler, siyahlar&#305; ise ingilterede olu&#351;tu.&#8221; Benzer &#351;ekilde

D&#304;NC&#304;: neden insan&#305;n atas&#305; olan yarat&#305;klar&#305;n tümü insan olmad&#305; da kimi maymun olarak kald&#305;

EVR&#304;MC&#304;: farkl&#305; co&#287;rafyada ya&#351;&#305;yorlard&#305;, farkl&#305; mutasyonlara tabi oldular, yani tek bi tane ata yokki, ayn&#305; atadan birsürü var.

Ortak atadan türeyi&#351;

Geçi&#351; fosilleri ve geçi&#351;i kan&#305;tlayan di&#287;er göstergeler
Ortak atadan türeme dü&#351;üncesi ilk olarak s&#305;ral&#305; bir biçimde tabakala&#351;m&#305;&#351; kayalarda bulunana fosillerdeki sistematik de&#287;i&#351;ikliklerin gözlenmesiyle olu&#351;tu. Bugün bu gibi tabakalar&#305;n baz&#305;lar&#305;n&#305;n birkaç kilometre kal&#305;nl&#305;kta olabildi&#287;i ve 2.7 milyar y&#305;ll&#305;k bir birikime kar&#351;&#305;l&#305;k geldi&#287;ini biliyoruz.

Zaman içinde geriye do&#287;ru gidildikçe fosiller günümüzdeki türlere daha az benziyor ve pek çok farkl&#305; tür tek bir türe indirgenebiliyordu. Ancak Darwin zaman&#305;nda paleontoloji bilimi daha emekleme dönemindeydi ve tabakala&#351;m&#305;&#351; kayalar&#305;n ço&#287;u ya hiç çal&#305;&#351;&#305;lmam&#305;&#351;, ya da yetersiz çal&#305;&#351;&#305;lm&#305;&#351;t&#305;. Bu yüzden geçi&#351; türü fosilleri eksikti ve bu Darwin&#8217;in endi&#351;elendiriyordu. Yarat&#305;l&#305;&#351;ç&#305;lar daha o zamandan beri evrim teorisindeki bu noktay&#305; yakalay&#305;p , teoriyi buradan vurmaya çal&#305;&#351;t&#305;lar. Gerçekte bugün fosil belgelerinde aradaki bo&#351;luklar&#305;n ço&#287;u doldurulmu&#351;sa da yine de bo&#351;luklar vard&#305;r.

Gözlenen ya&#351;am biçimlerinin ortaya ç&#305;k&#305;&#351; s&#305;ras&#305; ve prokaryotlar (çekirdeksiz hücreler) d&#305;&#351;&#305;nda hepsinin ayn&#305; tür hücrelerden olu&#351;mu&#351; olmas&#305;, bütün ana ya&#351;am biçimi s&#305;n&#305;flar&#305;n&#305;n ilk ökaryotik (çekirdekli hücreler) hücreler düzeyinde ayn&#305; atay&#305; payla&#351;t&#305;klar&#305;n&#305; göstermektedir. Ayr&#305;ca bal&#305;klarla amfibiler, amfibilerle sürüngenler, sürüngenlerle memeliler aras&#305;ndaki geçi&#351;leri belgeleyen çok say&#305;da fosil bulunmu&#351;tur. Yarat&#305;l&#305;&#351;ç&#305;lar&#305;n bahsetti&#287;i gibi bir tufan olay&#305;na ait hiçbir ize rastlanmam&#305;&#351;t&#305;r. Ancak zaman zaman ola&#287;and&#305;&#351;&#305; çok ya&#287;&#305;&#351;&#305;n oldu&#287;u dönemlerin oldu&#287;una ku&#351;ku yoktur ama bütün dünya üzerinde da&#287;lar&#305; bile a&#351;an bir su bask&#305;n&#305;n&#305; destekleyen tek bir bilimsel kan&#305;t yoktur.

Tüm canl&#305;lar&#305;n geçmi&#351;i hakk&#305;nda her basamaktaki canl&#305;n&#305;n fosiline rastlamak mümkün de&#287;ildir. Hiçbir fosile rastlanmayabilirdi de. Fosil elde etmenin ne kadar zor, &#351;ans eseri olabilecek bir olay oldu&#287;unu anlamak için fosillerle ilgili k&#305;sma bak&#305;n&#305;z.Ama eldeki fosillerden edinilen kan&#305;tlar, bilmeceyi birle&#351;tirmek için önemli ipuçlar&#305; sa&#287;lamaktad&#305;rlar. &#350;imdi bu geçi&#351; fosillerine biraz de&#287;inelim, hani &#351;u yarat&#305;l&#305;&#351;ç&#305;lar&#305;n hiç bulamad&#305;&#287;&#305;m&#305;z söyledikleri geçi&#351; fosilleri.

Eustropnepteron isimli bal&#305;k, Labyr&#351;ndthodont adl&#305; bir amfibiana evrimle&#351;mi&#351;tir. Amfiabianlardan sürüngenlere evrimle&#351;en canl&#305;lar bugün bile mevcuttur. Seymouria bu geçi&#351;e bir örnek te&#351;kil eder. Ve her iki s&#305;n&#305;fa ait özellikler ta&#351;&#305;r. Sürüngenlerden ku&#351;lara evrimle&#351;en canl&#305;lardan birkaç&#305; ise Archaeptoryx, confuciusornis, Sinornis, Eoaluavis v.b. dir. Bunlardan Archaeptoryx , dincilerin en çok sald&#305;r&#305;da bulundu&#287;u bir türdür ve ona kesinlikle bir ku&#351; gözüyle bakarlar. Ancak onun yar&#305; ku&#351;-yar&#305; sürüngen oldu&#287;u kesinlikle ispatlanm&#305;&#351;t&#305;r. Sadece bu canl&#305; üzerine yaz&#305;lm&#305;&#351; bir makale Bilim Ve Ütopya dergisinin Kas&#305;m 98 say&#305;s&#305;nda mevcuttur. Sürüngenlerden memelilere geçi&#351;in bir örne&#287;i olan Monotreme&#8217;lerden Echidna yumurta ile üreyen bir memelidir, ancak memelilerden bir fark&#305; REM uykusunun olmamas&#305;d&#305;r. Yine ayn&#305; &#351;ekilde Cynognatus hem memeli hem sürüngen özelliklerini ta&#351;&#305;yan kurt büyüklü&#287;ünde bir canl&#305;d&#305;r. Burada yazmaya gerek duymad&#305;&#287;&#305;m daha bir sürü geçi&#351; fosili bulunmaktad&#305;r.

Embriyolojik kan&#305;tlar

Embriyoloji, ortak ata dü&#351;üncesine ba&#351;ka bir koldan destek sa&#287;layan bir bilim dal&#305;d&#305;r. Bir midye türü ile karides, istakoz gibi deniz kabuklular&#305;nn&#305;n pek bir benzer taraf&#305; yoktur. Ancak embriyolojik aç&#305;dan incelendi&#287;inde bu midyenin geli&#351;imi s&#305;ras&#305;nda bir larva döneminden geçti&#287;i ve bu s&#305;rada bu deniz kabuklular&#305;ndan hiçbir fark&#305; olmad&#305;&#287;&#305; anla&#351;&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Bu da ikinsin ortak atadan geldi&#287;ini gösterir.

Benzer biçime insan ve di&#287;er memeli embriyonlar&#305; geli&#351;meleri s&#305;ras&#305;nda hiçbir yan&#305;lg&#305;ya olanak b&#305;rakmayacak &#351;ekilde bal&#305;klarda bulunan solungaç oyuklar&#305; ta&#351;&#305;yan ancak bunlar&#305;n kullan&#305;lmad&#305;&#287;&#305; bir durumdan geçerler ki bu da insanlar&#305;n ve di&#287;er memelilerin solungaçlar yard&#305;m&#305;yla solunum yapan uzak atalar&#305; payla&#351;t&#305;klar&#305;n&#305; gösterir. Hatta Bilim Ve Ütopya dergisinin Ekim 98 say&#305;s&#305;n&#305;n 27. sayfas&#305;na bakacak olursan&#305;z çe&#351;itli hayvanlar&#305;n erken embriyon dönemlerinde birbirlerine ne kadar benzediklerini görürüsünüz. Bu da hepsinin ortak geçmi&#351;i yani ortak atay&#305; payla&#351;t&#305;klar&#305;n&#305; gösterir.

Moleküler biyoloji kan&#305;tlar&#305;

Her &#351;eyden önce kal&#305;t&#305;m&#305;n kimyasal temelinin evrenselli&#287;i; yani tüm canl&#305;lar için ayn&#305; kal&#305;tsal mekanizman&#305;n geçerli olmas&#305; ortak atadan türeyi&#351;in kar&#351;&#305; konulmaz derece güçlü bir kan&#305;t&#305;d&#305;r. Bakteriler, bitikler, ve insanlar da dahil olmak üzere bütün hayvanlarda kal&#305;tsal bilgi DNA içinde kodlanm&#305;&#351;t&#305;r. Hücre çekirde&#287;inde bulunana DNA&#8217;da depolanm&#305;&#351; bilgiyle protein sentezlenmesini mümkün k&#305;lan genetik &#351;ifre bütün canl&#305;larda küçük farkl&#305;l&#305;klar d&#305;&#351;&#305;nda ayn&#305;d&#305;r. Ayr&#305;ca bugün bütün canl&#305;larda protein sentezinde 20 çe&#351;it aa&#8217;n&#305;n kullan&#305;ld&#305;&#287;&#305; bilinmektedir.

Ancak moleküler biyolojide elde edilen kan&#305;tlar daha da ileri gider. DNA&#8217;y&#305; olu&#351;turan nükleotidlerin ve proteinlerdeki aa&#8217;lar&#305;n dizili&#351;indeki benzerlik derecesi art&#305;k say&#305;salla&#351;t&#305;r&#305;labiliyor. Mesela insanla &#351;empanzenin bir protein çe&#351;idini olu&#351;turan aa&#8217;lar&#305;n 104&#8217;ü de ayn&#305;d&#305;r. Ba&#351;ka bir tür maymunda ise 1 aa fark eder. Atta bu fark 11, bir bal&#305;k türünde ise 23tür. Görüldü&#287;ü gibi aa fark&#305; artt&#305;kça canl&#305;n&#305;n bize benzerli&#287;i de azalmaktad&#305;r.

Evrim teorisinin geli&#351;imi

Evrim teorisi san&#305;ld&#305;&#287;&#305; gibi Darwin&#8217;le ba&#351;lam&#305;&#351; de&#287;ildir. Darwin sadece ortadaki fikirleri sistematikle&#351;tirmi&#351;tir. Tabi ki kendisi de gözlemlerde bulunmu&#351; teoriyi &#351;ekillendirmede büyük katk&#305;lar&#305; olmu&#351;tur. Yani o evrim dü&#351;üncesini de&#287;il de evrim kuram&#305;n&#305; ortaya koymu&#351;tur.

Evrimden bilimsel anlamda ilk söz eden Thales olmu&#351;tur.(M.Ö 6. yy) ona göre tüm canl&#305;l&#305;k denizden geliyordu. Her &#351;eyin özünde su vard&#305;. Onu izleyen Anaximander her canl&#305;n&#305;n özünün bal&#305;k oldu&#287;unu daha sonra karaya ç&#305;kt&#305;&#287;&#305;n&#305; ve di&#287;er canl&#305;lar dönü&#351;tü&#287;ünü öne sürdü. Ayn&#305; dönemde Heraklitos do&#287;al seleksiyon benzeri bir çat&#305;&#351;madan söz etmi&#351;tir. Daha sonra ise Aristo sahneye ç&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. Ona göre canl&#305;lar en ilkel düzeyde kendili&#287;inden olu&#351;mu&#351;tur, do&#287;an&#305;n ihtiyac&#305;na göre organlar olu&#351;mu&#351;tur. Evrimsel geli&#351;meyle türler olu&#351;mu&#351;tur. Ve Aristo ilk olarak canl&#305;lar&#305; s&#305;n&#305;fland&#305;rm&#305;&#351;t&#305;r.

Evrime ait bu dü&#351;üncelerin hemen etkinlik kazanmas&#305; beklenemezdi. Çünkü egemen inanç sistemleri buna olanak vermedi&#287;i gibi o tür hipotezleri yoklamaya yönelik bilimsel çal&#305;&#351;malar da yoktu ortada.

18. yüzy&#305;lda birkaç bilim adam&#305;nca evrim konusu daha detayl&#305; &#351;ekilde ele al&#305;nd&#305;. Ama kilisenin bask&#305;s&#305; nedeniyle fikirlerinin yanl&#305;&#351; olduklar&#305;n&#305; söylemek zorunda kald&#305;lar.

Lamarck, evrim konusunda kapsaml&#305; ve tutal&#305; ilk kuram&#305; olu&#351;turan ki&#351;idir. Burada onun teorisine de&#287;inmeyece&#287;im ama a&#351;a&#287;&#305;daki örnekte teorinin k&#305;saca neye benzedi&#287;i hakk&#305;nda bir fikre sahip olabilirsiniz.

Ve y&#305;l 1859, darwin 5 y&#305;ll&#305;k gezisi sonucunda elde etti&#287;i bulgulara dayanarak &#8220;Türlerin Kökeni&#8221; adl&#305; kitab&#305; yay&#305;nl&#305;yor. Darwin canl&#305;lar&#305;n ortak bir kökenden kaynakland&#305;&#287;&#305; sav&#305;n&#305; ilk ortaya atan ki&#351;i olmamakla beraber bu sav&#305; do&#287;rulayan çok say&#305;da de&#287;i&#351;ik gözlemsel kan&#305;t ortaya koymu&#351;tur. Böylece bu sav salt bir tahmin olmaktan ç&#305;km&#305;&#351; bilimsel bir önerme,hipotez haline gelmi&#351;tir. Ancak evrim sürecinin düzene&#287;ini olu&#351;turan do&#287;al seleksiyon fikri Darwin&#8217;in kurama önemli katk&#305;s&#305;d&#305;r. DNA&#8217;n&#305;n bulunu&#351;uyla Darwin&#8217;in teorisinde revizyona gidilmeye ihtiyaç duyulmu&#351; ve daha sonra sentetik evrim teorisi ortaya at&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. &#350;imdi bu son 3 modele bir göz atal&#305;m

Perdeli ördek aya&#287;&#305;n&#305;n ge&#351;li&#351;imini örnek alal&#305;m

Lamarkç&#305;:

&#304;lk ba&#351;ta perdesiz ayakl&#305; ördek vard&#305;

Ayaklar yüzme için kullan&#305;ld&#305;kça perdeler geli&#351;ti

&#304;zleyen soylara bu özellik aktar&#305;ld&#305; ve perdelilerde art&#305;&#351; görüldü

Darwinci:

&#304;lk ba&#351;ta kimi ördekler perdeli kimisi perdesiz ayaklara sahipti, ama sebebi bilinmiyor ancak bu ilerde aç&#305;klanabilir.

Do&#287;al seçimle perdeliler seçildi

Perdeliler ço&#287;ald&#305;

Neo-darwinci(sentetik teori)

&#304;lk ba&#351;larda de&#287;i&#351;kenlik vard&#305;, sebebi genetikseldi

Sonras&#305; Darwinci görü&#351;le ayn&#305;

DNA&#8217;n&#305;n bulunmas&#305;yla Darwini teorisi ç&#305;kmaza giriyordu, çünkü sadece genlerde olan de&#287;i&#351;iklikler aktar&#305;labiliyordu,, üstelik bu de&#287;i&#351;ikli&#287;in üreme hücrelerinde olmas&#305; gerekirdi ama daha sonra sentetik teori geli&#351;tirildi, buna göre mutasyonlar&#305;n sebep oldu&#287;u de&#287;i&#351;iklikler do&#287;al seçilimle seçilir ve canl&#305;lar bu &#351;ekilde evrimle&#351;irdi.

Fosille&#351;me

Fosille&#351;me çok özel ko&#351;ullarda ve yerlerde olmal&#305;d&#305;r. &#350;artlar &#351;öyle;


Canl&#305; öldükten sonra ceset parçalanmamal&#305;

Çevrenin etkisiyle de&#287;i&#351;ikli&#287;e u&#287;ramamal&#305;

Çamur veya mil içine gömülmeli

Gömülme suda daha çok, serin yerlerde daha çok görülür. Ayr&#305;ca çökelmenin oldu&#287;u nehir a&#287;&#305;zlar&#305;nda ve göllerde daha çok görülür. Çökelme de belirli zamanlarda olur.

Bu yüzden belirli zamanlara ait fosiller bulunur. Yani her canl&#305;ya ait, her ça&#287;a ait fosil bulmak çok zordur, hatta bugün fosil bulabiliyorsak &#351;ansl&#305;y&#305;z. Bu yüzden dincilerin &#8220;hani nerde ara fosilleriniz&#8221; sorular&#305;na ald&#305;r&#305;&#351; etmemek gerekir. Ki zaten birçok ara fosil bulunmaktad&#305;r.

Yani bir türden di&#287;erine geçerken arada her iki türün özelliklerini ta&#351;&#305;yan canl&#305;lar&#305;n olmas&#305; gerekir, mesela sürüngenlerden ku&#351;lar&#305;n türedi&#287;i söyleniyor, dolay&#305;s&#305;yla yar&#305; ku&#351; yar&#305; sürüngen canl&#305;lar&#305;n olmas&#305; gerekir ki bunlara ait fosiller bulunmu&#351;tur.

Tarihleme yöntemleri

Çe&#351;itli yöntemler bulunmakla beraber ben burada radyoaktivite yöntemlerine de&#287;inece&#287;im.

A maddesi radyoaktif bir madde olsun, bu madde h&#305;zla &#305;&#351;&#305;ma yaparak B maddesine dönü&#351;üyor olsun. belirli bir süre sonra A maddesini miktar&#305; yar&#305;ya indiyse ki ayn&#305; zamanda ayn&#305; kütlede B maddesi olu&#351;acakt&#305;r, bu süreye yar&#305;lanma süresi denir. Örne&#287;in yar&#305;lanma süresi 1 milyon y&#305;l olsun. bir yerde, 500 A, 500 B atomu gördüysek, tam 1 milyon y&#305;l geçmi&#351; demektir ve ilk ba&#351;taki A atom say&#305;s&#305; 1000&#8217;dir. Veya 250 A, 750 B atomu görseydik, 2 defa yar&#305;lanm&#305;&#351; demektir ki, 2 milyon y&#305;l geçmi&#351; olurdu.

&#350;imdi Karbon-14 metoduna bakal&#305;m.

Karbon elementinin normal atom kütlesi 12&#8217;dir. Ancak do&#287;ada bir de 14 atom kütleli karbon bulunur ki bu stabil de&#287;ildir, yani radyoaktiftir. bu karbon 14, azotun kozmik &#305;&#351;&#305;nlarla bombard&#305;man&#305; sonucu olu&#351;ur.

14N+1nà14C+1H (yandaki numaralar atom kütleleridir.)

azotun kozmik &#305;&#351;&#305;nlarla bombard&#305;man&#305; sonucu azot serbest nötronlarla birle&#351;ir ve karbon-14 olu&#351;ur ve aç&#305;&#287;a bir adet hidrojen atomu aç&#305;&#287;a ç&#305;kar.

Burada olu&#351;an karbon radyoaktiftir. Ve ayr&#305; ömrü 5730 y&#305;ld&#305;r. Bu tepkime atmosferin üste seviyelerinde olur, ve bu C, oksijenle birle&#351;erek radyoaktif CO2 olu&#351;turur, bu havadan a&#287;&#305;r oldu&#287;u için alt tabakalara iner, ve bitkilerce fotosentezde kullan&#305;l&#305;r. Atmosferde normal CO2 ve radyoaktif CO2 oran&#305; sabittir.Bitki ölürse CO2 al&#305;m&#305; durur ve bu radyoaktif karbon beta parçac&#305;&#287;&#305; salarak azota bozunur. Dolay&#305;s&#305;yla bitkideki karbon14/karbon12 oran&#305; de&#287;i&#351;ir. Bu oran kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;r&#305;larak bitkinin ya&#351;&#305; tespit edilir.

Ör: bitki her solumada 10 tane C-12, 2 tane C-14&#8217;lü karbondioksit soluyorsa, bu oran 2/10dur. Ve bulunan fosilde bu oran 1/10 ise radyoaktif C oran&#305; yar&#305; yar&#305;ya azalm&#305;&#351; demektir ki bu da bitkinin 5730 ya&#351;&#305;nda oldu&#287;unu gösterir.

Kayalar&#305;n ya&#351;&#305; tespit edilirken ise, uranyumdan veya manyetik alandan yararlan&#305;lmaktad&#305;r.

Canl&#305;lar&#305;n yay&#305;l&#305;&#351;&#305;

Milyon y&#305;l önce Olaylar
4000 Yap&#305;ta&#351;lar&#305;n&#305;n bir milyar y&#305;ll&#305;k süre sonunda olu&#351;mas&#305; sonucunda ilk oksijensiz solunum yapan bakteriler olu&#351;mu&#351;tur. Bitkilerden ise archae olu&#351;mu&#351;tu. Bunlar için oksijen zehir demekti.

3500 fotosentez yapan bakteri, oksijen ço&#287;al&#305;yor.

2500 atmosferdeki oksijenin aç&#305;&#287;a ç&#305;kmas&#305;yla oksijenli solunum yapan bakteriler geli&#351;ti. Bunlardan biri olan mitokondira adl&#305; bakteri daha sonra ökaryot hücrelerin içine geçip onlarla simbiyoz olarak ya&#351;amaya ba&#351;lar ve onlarla evrimle&#351;ir. Bu arada ozon tabakas&#305; olu&#351;uyor ve ilkel hücrelerin ölmelerini bilinçsiz &#351;ekilde engelliyor.

1400 ökaryot hücreler ortaya ç&#305;kmaya ba&#351;lad&#305;

1000 e&#351;eyli üreme ortaya ç&#305;kt&#305;, böylece genetik &#351;ifre payla&#351;&#305;lmaya ve daha kararl&#305; yap&#305;lar ortaya ç&#305;kmaya ba&#351;lad&#305;.

1000-590 ilk çok hücreli canl&#305;lar olu&#351;maya ba&#351;lad&#305;, bitkilerde algler meydana ç&#305;kt&#305;. &#304;lkel denizanalar&#305; gözüktü.

590-505 kambriyen dönem, trilobitler, di&#287;er sert vücutlu omurgas&#305;zlar

505-440 çenesiz bal&#305;klar

440-410 çeneli bal&#305;klar

410-360 amfibianlar(hem karada hem suda ya&#351;ayanlar.) bunlar sudan karaya geçi&#351;in ba&#351;lat&#305;c&#305;lar&#305; say&#305;l&#305;rlar

360-290 ilk sürüngenler

290-250 permian dönemi. Sürüngenler gezegeni sard&#305;

250-215 ilk dinozorlar, memeliye dönü&#351;en sürüngenler, memeliler

215-145 jurassic dönemi. ilk ku&#351;lar, dev dinozorlar

145-65 ilk çiçekli bitkiler, dinozorlar&#305;n yok olu&#351;u

65-55 primatlar&#305;n türemesi

55-38 lemurlar, tarsierler

38-25 maymunlar

25-5 büyük maymunlar

4 Australoptihecus(maymun-adam)

2 homolar

&#304;nsan&#305;n evrimi

&#304;nsan, omurgal&#305;lara omurgas&#305;zlardan daha yak&#305;nd&#305;r(omurgas&#305; var)

Memelilere di&#287;er omurgal&#305;lardan daha yak&#305;n(tüylü, süt bezi var, kulakta 3 kemik)

Primatlara da di&#287;er memelilerden daha yak&#305;n(pençe yerine t&#305;rnak, 4 kesici di&#351;)

&#350;empanze ve gorile di&#287;er primatlardan daha yak&#305;n. &#304;nsan- &#351;empanze ayr&#305;m&#305; yakla&#351;&#305;k 4-14 milyon y&#305;l önce olu&#351;tu, 5-6 diyenler de var, kesin de&#287;il. &#304;nsanla &#351;empanzenin DNA ve protein yap&#305;lar&#305; %99 benzer, gorille %98,6

&#304;nsanda 23 kromozom bulunurken &#351;empanzede 24 tane bulunur, kan proteinleri %100 ayn&#305;d&#305;r.

&#304;nsanl&#305;&#287;&#305;n evrim zinciri &#351;u &#351;ekildedir

Australopithecus anamensis: buna ait iskeletler 4.1 milyon y&#305;l öncesine aittir. Maymuna benzer, k&#305;sa boylu, küçük beyinli(günümüz maymun beyni kadar), kal&#305;n ka&#351; kemerli. &#304;nsan&#305;n atas&#305; olmas&#305; özelli&#287;ini iki ayak üzerinde durabilmesine borçludur. Tam dik duramasa da bu özelli&#287;i vard&#305;r. iki ayak üzerinde yürüme özelli&#287;inin, büyük ormanlar&#305;n kurumas&#305;na ve besinlerin aç&#305;k arazilerden bulunmas&#305; gerekti&#287;ine ba&#287;lan&#305;r. Yürümeye çal&#305;&#351;t&#305;lar, bunu yavrular&#305;na da ö&#287;rettiler, yani illaki genlerinde bir de&#287;i&#351;iklik olmas&#305; gerekmiyor.

D&#304;NC&#304;: Aç&#305;k arazide 4 ayak üzerinde yürüyen ba&#351;ka bir sürü canl&#305; var, onlar neden 2 ayakl&#305; olmad&#305;lar.

CEVAP: Bunlar asl&#305;nda bu özelli&#287;i ormanda kazand&#305;lar, yani yüksekteki meyvelere eri&#351;mek için iki ayak üzerinde durmaya çal&#305;&#351;t&#305;lar, daha sonra aç&#305;k arazilere geçince bu özelli&#287;e iyice gerek duyulmaya ba&#351;land&#305;.

Australopithecus afarensis(Lucy):3.2 milyon y&#305;l öncesine aittir. Beyni çok az büyümü&#351;tür. 380-550 cm3.. ta&#351;lar&#305; kullanm&#305;&#351;t&#305;r ama alet yapamam&#305;&#351;t&#305;r. &#350;empanze de alet kullanabilir ama yapamaz.

.......(ba&#351;ka Aus... türleri de var)

Homolara gelinceye kadarki türler etçildi., homolarla birlikte etçilik ba&#351;lad&#305;. Homolara geçi&#351;in sebebi ise bir iklim de&#287;i&#351;ikli&#287;i olsa gerek.

Homo haiblis:2,5 milyon y&#305;l öne ortaya ç&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. Alet yapabiliyor, av aleti. Beyni 600-750 cm3&#8217;tür.

Bu, ilk üç tür Afrika kökenlidir.

Homo erectus:1.8 milyon y&#305;l önce atas&#305; Afrika&#8217;dan yola ç&#305;km&#305;&#351;, ama Asya&#8217;da evrimle&#351;mi&#351;. 900.000 y&#305;l önce ya&#351;am&#305;&#351;t&#305;r.Ate&#351;i kullanm&#305;&#351;t&#305;r, tam dik yürüyen ilk insan, beyni 775-1200 cm3.

Neanderthal: 200.000-30.000 y&#305;l önce ya&#351;am&#305;&#351;lard&#305;r, ancak son yap&#305;lan DNA çal&#305;&#351;malar&#305; sonucunda bunlar&#305;n insan&#305;n soy zincirinde yer alamayaca&#287;&#305; anla&#351;&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Bunlar ba&#351;ka bir insans&#305; türdü, ama insan de&#287;illerdi. Bunlar&#305;n yerini normal insanlar ald&#305;. Ayr&#305;ca bebek ölümleri ve hastal&#305;k gibi sebeplerden dolay&#305; bunlar yok oldular. Ölü gömme adetleri vard&#305;. Beyni 1300-1610 cm3.

Cro-magnon: Neanderhallerin yerini birden bunlar ald&#305; ve bunlardan günümüz insan&#305; evrimle&#351;ti.

Homo sapiens sapiens(günümüz insan&#305;): 30000 y&#305;l önce ortaya ç&#305;kt&#305;lar, geli&#351;mi&#351; avc&#305;l&#305;k, hayvanc&#305;l&#305;k, çiftçilik yap&#305;yor, dili kullanabiliyor, büyük topluluklar kuruyordu. &#304;lkel sanat yapabiliyordu. son buzul ça&#287;&#305;n&#305;n bitimiyle(9000-7000 y&#305;l önce) yerle&#351;ik hayata geçtiler. Beyni 1200-2000 cm3

D&#304;NC&#304;: Neandertaller eski bir insan &#305;rk&#305;d&#305;r, Australopithecus ise eski bir maymun türüdür, soylar&#305; tükenmi&#351;tir.

EVR&#304;MC&#304;:1-Neandertallerin insan olmad&#305;&#287;&#305; genetik olarak ispatlanm&#305;&#351;t&#305;r

2-Bir tür yok olacaksa neden yarat&#305;l&#305;r ki, hadi yok olan insanlar sapk&#305;nl&#305;k yapt&#305;lar, büyük suçlar i&#351;lediler de yok oldular, peki Australopithecus dedi&#287;in maymunlar neden yok oldu, onlar&#305;n yarat&#305;lmas&#305;n&#305;n anlam&#305; neydi.

Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page - Photo Sharing







Popular Searches: bed and breakfast sporting goods rentals


ANA SAYFA

Sorular ve Tart&#305;&#351;malar

1- Madem bütün canl&#305;lar insan&#305;n hizmetine yarat&#305;ld&#305; da, neden sizin de kabul etti&#287;iniz 500 milyon y&#305;l önceki abuk subuk canl&#305;lar yarat&#305;ld&#305;, bunlar kime hizmet ettiler, ya dinozorlar kime hizmet etti, hele insano&#287;lunun ya&#351;amad&#305;&#287;&#305; yerlerde ya&#351;ayan canl&#305;lar kime hizmet ediyor.

2- Neden tek gezegen yarat&#305;lmam&#305;&#351; da 9 tane yarat&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r.

3- Tanr&#305; ademi yaratt&#305;, daha ortada kad&#305;n yaratma fikri yok. ademin yaln&#305;z kald&#305;g&#305;n&#305; görünce kad&#305;n yarat&#305;yor.(ho&#351;, tanr&#305;n&#305;n bunu önceden bilip ikisini beraber yaratmas&#305; gerekirdi ama neyse). Peki kad&#305;n fikri yoksa ademe neden cinsel organ veriyor. Bunu nerde kullanacak. (sadece i&#351;emek için mi, evetse ta&#351;aklar&#305;n&#305; vermesin o zaman, çünkü ta&#351;aklar&#305;n i&#351;emede hiçbir görevi yoktur).Hadi diyelim ki adam ilk yarat&#305;ld&#305;g&#305;nda cinsel organ&#305; yoktu da sonra tak&#305;ld&#305;. &#350;imdi havva yarat&#305;ld&#305;, peki havvan&#305;n&#305; gö&#287;üsleri varm&#305;yd&#305;. E&#287;er bir çocuk emzirmeyecekse neden bu gö&#287;üsler vard&#305;. Ayn&#305; &#351;ekilde cinlsel organ&#305;(rahim ve dölyata&#287;&#305;n&#305; kapsayan tüm cinsel organ) varm&#305;yd&#305;. Varsa neden. Yoksa ademle havva birbrilerinden nas&#305;l etkilendiler de yasak bir i&#351; yapt&#305;lar. (sevi&#351;tiler yani). Sevi&#351;mek için birbrilerinden elektrik almalar&#305; laz&#305;m, içlerinde cinsellik olmas&#305; laz&#305;m, cinsel organlar ve cinsel dürtüler olmadan bu ili&#351;ki olmaz.

4- D&#304;NC&#304;:yerçekimi, güne&#351;e uzakl&#305;k, ozon, dönme h&#305;z&#305;, manyetik alan, ..... bunlardan birisi uygun ayarlanamasayd&#305; hayat olmazd&#305;. Bunlar&#305;n hepsini birden yaratan ise Allah&#8217;t&#305;r.

CEVAP: evet olmazd&#305;, ama hepsi oldu&#287;u için hayat var. Venüste bunlardan birço&#287;u olmad&#305;&#287;&#305; için hayat yok, burada hayat olmas&#305; yaln&#305;zca bir tesadüftür, ayr&#305;ca bir sürü y&#305;ld&#305;z sistemindeki di&#287;er gezegenlerde hayat olmad&#305;&#287;&#305;n&#305; da henüz bilmiyoruz. Ama en az&#305;ndan Mars&#8217;ta bakteri oldu&#287;unu biliyoruz.

5- D&#304;NC&#304;: insan üreme sisteminde, spermlerin yumurtayla kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;&#287;&#305; ortam asidiktir, tanr&#305; bu yüzden spermi özel bir z&#305;rhla yaratm&#305;&#351;t&#305;r.

CEVAP: e güzelim, tanr&#305;n neden bu kadar i&#351;i zorla&#351;t&#305;r&#305;yor ki, ortam&#305; asidik yapmasayd&#305; da spermi de z&#305;rhs&#305;z yapsayd&#305;, bo&#351;una hücreci&#287;e bir de z&#305;rh ta&#351;&#305;tt&#305;r&#305;yor, alla alla ya. Yani gereksiz bir problem yarat&#305;yor, ve bu gereksiz problem için bir de çözüm yarat&#305;yor, ne kadar ilginç.

6- D&#304;NC&#304;: hareket eden &#351;eylere, yani canl&#305;lara Allah ruh vermi&#351;tir, ruhlar&#305; sayesinde bu hareketlerini yaparlar, her &#351;eyi ruhlar&#305; sayesinde yaparlar

CEVAP: amiplerin de mi ruhu var, ya virüslere ne demeli, canl&#305; vücudu d&#305;&#351;&#305;nda ölü olan bu yarat&#305;klar&#305; bana aç&#305;klayacak bir dinci var m&#305; acaba

7- Dincilerin en çok kulland&#305;&#287;&#305; ifade &#351;udur:

..................Bu ise .....&#8217;n&#305;n yarat&#305;lm&#305;&#351; oldu&#287;unu gösterir.

Ör: Dinciler, ç&#305;ng&#305;rakl&#305; y&#305;lan&#305;n özelliklerini nerden bulduysa aç&#305;kl&#305;yor, zehir sisteminden, alg&#305;lama sisteminden bahsediyor ve bu y&#305;lan&#305;n kesinlikle yarat&#305;lm&#305;&#351; olmas&#305; gerekti&#287;ine inan&#305;yor. Ve bunun bilimsel gerçeklik oldu&#287;undan bahsediyor.

CEVAP: bir kere bilimsel gerçeklik bu de&#287;ildir, bilimsel yöntemin izledi&#287;i yol bu de&#287;ildir ki asl&#305;nda.

Yani, elde etti&#287;in bulgular&#305; test edip denemedi&#287;in sürece bilimsellikten bahsedemezsin, dolay&#305;s&#305;yla bir dinci hiçbir zaman bilimsellikten bahsedemez ve edemeyecektir de çünkü onun savundu&#287;u &#351;eyler inançlard&#305;r ve inançlar test edilemez, deneye tabi tutulamaz.

8- Bir di&#287;er çok kullan&#305;lan ifade de, &#8220;bu, tesadüflerle olu&#351;mad&#305;&#287;&#305;na göre, kesinlikle yarat&#305;lm&#305;&#351; olmal&#305;d&#305;r&#8221; &#351;eklindeki ifade olup az öncekine benzemektedir. Burada bir varsay&#305;m üzerine, insanlar&#305; ikili olas&#305;l&#305;k k&#305;skac&#305;na al&#305;p, ona birini dayatma takti&#287;i kualln&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Yani 3. bir alternatif olan &#8220;bunun cevab&#305;n&#305; henüz veremiyoruz&#8221; denmiyor da hemen bu bir yarat&#305;c&#305;ya ba&#287;lan&#305;yor. Üstelik bu bilinçli varl&#305;&#287;&#305;n, yarat&#305;c&#305;n&#305;n da kesinlikle Allah oldu&#287;u belirtiliyor. Varsayal&#305;m ki UFO&#8217;lar var, bu bilinçli yarat&#305;c&#305;lar neden UFO&#8217;lar olmas&#305;n.

9- D&#304;NC&#304;: Allah tüm canl&#305;lar&#305; ayr&#305; ayr&#305; yaratm&#305;&#351;t&#305;r, insan da bunlar&#305;n en üstündür

EVR&#304;MC&#304;: peki neden bu farkl&#305; canl&#305;lar&#305;n yap&#305; ta&#351;lar&#305;n&#305; farkl&#305; yaratmam&#305;&#351;, hele insan gibi üstün oldu&#287;unu söyledi&#287;in bir yarat&#305;&#287;&#305;nkini. Yani insan&#305;n yap&#305;ta&#351;&#305;yla basit bir böce&#287;in yap&#305; ta&#351;&#305; ayn&#305; olur mu hiç, yak&#305;&#351;&#305;r m&#305; bu insan&#305;n üstünlü&#287;üne he, seni gidi dinci.

Ayr&#305;ca insan en mükemmel canl&#305; falan da de&#287;ildir. en az&#305;ndan mükemmel de&#287;ildir. biyolojik olarak pek çok kusuru,

verimsiz çal&#305;&#351;an sistemleri, k&#305;s&#305;r döngüye girmeye yönelik biyolojik hatalar&#305; vard&#305;r. insan&#305;n pek de san&#305;ld&#305;&#287;&#305; kadar kusursuz olmamas&#305;, onun her &#351;eye muktedir bir tanr&#305; taraf&#305;ndan yarat&#305;lmad&#305;&#287;&#305;n&#305;n bir göstergesi olsa gerektir.

Ancak, insan&#305; do&#287;aya ve çevreye hakim k&#305;lan be&#351; temel unsuru vard&#305;r.

i) frontal lobunun ve neo-korteksinin di&#287;er primatlara oranla daha geli&#351;mi&#351; olmas&#305;. Türkçe&#8217;si, beyninin daha geli&#351;mi&#351; olmas&#305;.

ii) G&#305;rtlak yap&#305;s&#305;n&#305;n farkl&#305; sesleri ç&#305;karacak yap&#305;da olmas&#305; ve geli&#351;tirebildi&#287;i dil yetene&#287;i

iii) &#304;kinci beyni olan elini çok sofistike kullanabilmesi

iv) Ayakta durabilmesi ve tüylerini kaybetmi&#351; olmas&#305; sonucu so&#287;uk iklimlere adaptasyon sa&#287;layabilmek için alet yapabilmesi, hayvanlar&#305;n kürklerini kullanabilmesi, ate&#351;i kullanabilmesi

v) Di&#287;er primatlar gibi gruplar içinde ya&#351;amas&#305;, yard&#305;mla&#351;mas&#305;, sosyal bir varl&#305;k olu&#351;u



Evrimci: e&#287;er çok mükemmelsek

neden arkam&#305;zda gözümüz yok, böylece arkadan gelen tehlikeden haberimiz olmuyor

neden ufac&#305;k mikroplara hemen teslim oluyoruz

neden bir çita kadar h&#305;zl&#305; ko&#351;am&#305;yor, bir kartal kadar keskin gözlerimiz yok.



bunlar&#305; bizden daha iyi yapan canl&#305;lar olduguna göre, biz mükemmel de&#287;iliz.

10- bu dinci amcamlar&#305;n en çok sevdi&#287;i hayvan da deve, devenin bir sürü özelli&#287;inden bahsediyor, hatta Kuran&#8217;&#305;n da deveyle ilgili ayetler içerdi&#287;ini söylüyorlar

CEVAP: yav karde&#351;im, Muhammed&#8217;in etraf&#305;nda deveden ba&#351;ka hayvan m&#305; vard&#305;, tabi ki deveden bahsedecek, bukalemundan veya tarantuladan de&#287;il.

11- D&#304;NC&#304;: vücuttaki organlardan biri olmasa canl&#305;lar ya&#351;ayamazd&#305;, hepsinin önemli görevleri var

SORU: hiç de bile.

apandisit, eskiden insanlar&#305;n (ve atalar&#305;n&#305;n) besinlerin farkl&#305;yken i&#351;e yar&#305;yor oalbilir ama &#351;uan yaram&#305;yor, hatta enfeksiyon kaparsa ölebilrisin.

kulak kas&#305;: insanlar&#305;n baz&#305;lar&#305; kulak kaslar&#305;n&#305; oynatabilmekle beraber bu bir i&#351;e yarmamaktad&#305;r, eskiden ne i&#351;e yarard&#305; onu bilmiyom ama heralde dü&#351;man&#305;n veya av&#305;n yakla&#351;t&#305;g&#305;n&#305; anlamak için hassas duymay&#305; sa&#287;l&#305;yor oalbilridi.

yirmi ya&#351; di&#351;i:çi&#287;nemede herhangi bir görevi yoktur

vücut k&#305;llar&#305;:bir zamanlar &#305;s&#305;y&#305; korumaya yard&#305;md&#305;yd&#305;lar: &#351;imdi herhangi bir görevleri yoktur.

kuyruk: nadiren 10-15 cm boyunda kuyruklu insanlar dogmaktad&#305;r. bunun d&#305;&#351;&#305;nda bir de kuyruk sokumumz bulunmaktad&#305;r. bu da eskiden sahip oldugumzu bir kuyrugun kal&#305;nt&#305;s&#305;d&#305;r. zaten kuyruklu doganlarda ise kuyrugu yok eden gen devreye girmedigi için kuyruklu do&#287;arlar. asl&#305;na insanlar&#305;n hepsi embriyonik geli&#351;im içinde kuyrukludurlar, daha sonra di&#287;er genlerin etkisiyle bu yok olur.

12- Dinozorlar neden yarat&#305;ld&#305;lar, hadi yarat&#305;ld&#305;, neden meteor ya&#287;muruna tutuldular(&#351;imdilik öyle biliniyor) da öldüler. Ayn&#305; &#351;ekilde di&#287;er soyu tükenen canl&#305;lar neden yarat&#305;ld&#305;lar da sonra soylar&#305; tükendi. Bu soruyu daha önce de sormu&#351;tum ama çok seviyorum bu soruyu bir daha soray&#305;m dedim.

13- Biz diyoruz ki, fosil tabakalar&#305;nda belli bir s&#305;ra olmas&#305;, evrim teorsini destekler.

D&#304;NC&#304;: Bu yarat&#305;l&#305;&#351;la da aç&#305;lanabilir. Allah, canl&#305;lar&#305; yarat&#305;rken belli bir s&#305;ra izlemi&#351;tir. Önce deniz canl&#305;lar&#305;n&#305; sonra sürüngenleri, sonra ku&#351;lar&#305; ve memelileri yaratm&#305;&#351;, dünyay&#305; böylece düzenledikten sonra da insan&#305; yaratm&#305;&#351;t&#305;r.

EVR&#304;MC&#304;:Peki, siz hep bir zincirden bahsediyorsunuz. Bir canl&#305; di&#287;erini yer, onu ba&#351;kas&#305; yer, onu da ba&#351;kas&#305; .... bu yüzden hepsinin bir anda yarat&#305;lmas&#305; gerekmez miydi. Yeni eklenen bir tür veya soyu tükenen bir tür zinciri bozmaz m&#305;. ayr&#305;ca hani tüm canl&#305;lar insan&#305;n hizmetine yarat&#305;lm&#305;&#351;t&#305;(bu soruyu da önceden sordum). Bu, i&#351;te sizin çeli&#351;kiniz,seni gidi dinci seniii.

14- D&#304;NC&#304;: kompleks parçalar nas&#305;l olur da birle&#351;ir. Kalp, böbrek, ci&#287;er v.s nas&#305;l olur da birle&#351;ip bir insan&#305; olu&#351;turur. Demek ki insan yarat&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r.

EVR&#304;MC&#304;: yav karde&#351;im, biz demiyoruz ki bunlar bir anda olu&#351;tu da sonra birle&#351;ti. Bunlar uzun bir süre içinde koloni sistemiyle olu&#351;mu&#351;tur. Tek hücreli canl&#305;lar birle&#351;ip koloniler olu&#351;turmu&#351;lar, bunlardan bir k&#305;sm&#305; solunumu, bir k&#305;sm&#305; sindirimi v.s üstlenmi&#351;lerdir daha sonra organla&#351;m&#305;&#351;lar ve di&#287;er organlar da bu &#351;ekilde olu&#351;mu&#351;lard&#305;r. Mesela hayvan hücresindeki mitokondrinin daha önceleri oksijenli solunum yapan bir bakteri oldu&#287;u daha sonra insan vücuduna girerek onla simbiyoz bir ya&#351;am sürdü&#287;ü anla&#351;&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Zaten kendine ait bir DNA&#8217;s&#305; oldu&#287;undan belli.

15- D&#304;NC&#304;: Gözdeki kompleksli&#287;i görmüyor musun, böyle karma&#351;&#305;k bir yap&#305; kesinlikle yarat&#305;l&#305;&#351;&#305;n bir göstergesidir. Birdenbire ve eksiksiz olarak yarat&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r.

EVR&#304;MC&#304;:1-peki, kullanamad&#305;klar&#305; halde neden yarasalara ve termitlere(kar&#305;nca benzeri bir böcek) göz vermi&#351;

2-neden y&#305;lana da az kulland&#305;&#287;&#305; gözü vermi&#351;, ayr&#305;ca sonra pi&#351;man olup da &#8220;dur sana bir de k&#305;z&#305;lötesi alg&#305;lama sistemi vereyim&#8221; mi demi&#351;.

3-madem bu kadar kusursuz bir yarat&#305;c&#305; var da, erkeklik organ&#305;n&#305;n niye sünnetli yaratmam&#305;&#351;, yoksa sonradan hatal&#305; imalat yapt&#305;&#287;&#305;n&#305; anlay&#305;p da sünneti mi göndermi&#351; insanlara.

16- D&#304;NC&#304;: bir zigot (insan embriyosunun ilk hali), bölünüyor ve 2 hücre oluyor, sonra 4, sonra 8 ve daha sonra hücreler farkl&#305;la&#351;maya ba&#351;l&#305;yor. Hücreler bunu nereden biliyor.

EVR&#304;MC&#304;: bunu ben de tam olarak bilemiyorum, ama genetikteki ola&#287;anüstü geli&#351;meyle bunu cevab&#305; da çok yak&#305;nda verilecektir. Zaten birkaç teori var, ama tam detay&#305;yla bilmedi&#287;im için burada de&#287;inmiyorum

SORU:peki bunlara gerek var m&#305;, yani spermler yumurtaya de&#287;di&#287;i anda, ufak bir insan olu&#351;sun orda, bu zamanla büyüsün, ne gerek var öle bölünmelere falan. Tanr&#305; bunu neden seçmemi&#351; de böyle bölünmelerle falan u&#287;ra&#351;m&#305;&#351;.

17- Tanr&#305; ozon tabakas&#305;n&#305; neden yaratm&#305;&#351;, güne&#351;i zarars&#305;z yapsayd&#305; ya.

18- Dincilere göre, tanr&#305;, tek insan olan Adem&#8217;in yaln&#305;zl&#305;&#287;&#305;na üzülür ve o uykudayken kaburgas&#305;ndan bir parça al&#305;p Havva&#8217;y&#305; yarat&#305;r. Ama ikisine de cinselli&#287;i yasaklar ve onun sembolü olan yasak meyve a&#287;ac&#305;ndan meyve yeme&#287;i yasaklar. Halbuki onlar&#305;n vücuduna cinsel organlar&#305; da, temel içgüdü olan üreme güdüsünü de koyan odur. Soruyorum size, ç&#305;plak bir kad&#305;nla ç&#305;plak bir erkek bir odada dursalar ve birbirlerini be&#287;enseler bunlar rahat durabilirler mi.

Ayr&#305;ca &#351;unu söylemek gerekiyor ki, e&#351;eyli üreme yakla&#351;&#305;&#351; 1-1,25 milyar y&#305;l önce ortaya ç&#305;km&#305;&#351;t&#305;r. Bu da genetik çe&#351;itlili&#287;i art&#305;rm&#305;&#351;t&#305;r. Ve di&#351;inin özü erkek de&#287;il, erke&#287;in özü di&#351;idir, çünkü insan embriyolojik geli&#351;imi s&#305;ras&#305;nda önce di&#351;idir, testosteron hormonu devreye girerek insan&#305; erkek yapar.

19- D&#304;NC&#304;: en ünlü bilim adamlar&#305; evrim teorisini reddetmektedirler

EVR&#304;MC&#304;: yalaaaaan yalan. Bilimadamlar&#305; evrimi bir gerçek olarak kabul etmektedirler, sadece mekanizmalar tart&#305;&#351;&#305;lmakta ve baz&#305; bo&#351;luklar oldu&#287;una bunlar&#305;n ileride doldurulaca&#287;&#305;na inanmaktalar. Eskiden çok olan bo&#351;luklar gittikçe doldurulmaktad&#305;r.

20- D&#304;NC&#304;: ya&#351;am deneylerle olu&#351;turulamam&#305;&#351;t&#305;r.

EVR&#304;MC&#304;: evet bel
 
DeRMaNTeS

DeRMaNTeS

Üye
20- D&#304;NC&#304;: ya&#351;am deneylerle olu&#351;turulamam&#305;&#351;t&#305;r.

EVR&#304;MC&#304;: evet belki bir hücre henüz olu&#351;turulamam&#305;&#351;t&#305;r ancak hücrenin yap&#305; ta&#351;lar&#305; olan aa&#8217;lar, nükleik asitler, ya&#287; asitleri olu&#351;turulmu&#351;tur. E&#287;er 2 milyar y&#305;l beklersen hücre de olu&#351;tururuz sana, ay&#305;p ettin yani.

21- D&#304;NC&#304;:hayat kendi kendine 4 milyar y&#305;lda kendi kendine geli&#351;emez, bir sinir hücresine(nöron) baksan&#305;za, ne kadar kompleks ve ola&#287;anüstü bir yap&#305;

EVR&#304;MC&#304;: evrim geli&#351;iminde hep önceki bilgi ve stabil yap&#305;, do&#287;al seleksiyon sonucu daha sonraki canl&#305;larda kullan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Vücudumuzda hem bakterilere hem ilkel bakterilere hem de sürüngenlere ait özellikler ta&#351;&#305;maktay&#305;z. Nöronlar&#305;n geli&#351;imi 4 milyar y&#305;l sürmü&#351;tür, evrimin en son basama&#287;&#305;n&#305; olu&#351;turur. Nöronlar&#305;n karma&#351;&#305;k olmas&#305; onlar&#305;n bir tanr&#305; taraf&#305;ndan yarat&#305;lm&#305;&#351; oldu&#287;unu göstermez, üstelik sinir sisteminin evrimlerine, alt basamaktaki di&#287;er canl&#305; türlerinde rastlamaktay&#305;z. K&#305;sacas&#305; &#351;u; nöronlar kendi ba&#351;lar&#305;na ba&#287;&#305;ms&#305;z olarak geli&#351;memi&#351;lerdir. Daha önceki bilgiler kendi yap&#305;s&#305;nda kullan&#305;lm&#305;&#351;, bilgi birikimi sonucunda bu kadar kompleks yap&#305; olu&#351;mu&#351;tur. Unutulmamas&#305; gereken bir di&#287;er husus da bu yap&#305;n&#305;n bize göre kompleks olmas&#305;d&#305;r. Çok daha kompleks yap&#305;lara a&#351;ina olan fantastik bir uzayl&#305;ya göre nöronlar oldukça basit kalabilir.

22- D&#304;NC&#304;:bir DNA moleküllünün kendi kendine olu&#351;ma olas&#305;l&#305;&#287;&#305; 10 üzeri 600&#8217;da(10&#8217;un yan&#305;nda 600 tane 0) birdir. &#304;statistikte ise bir &#351;eyin olas&#305;l&#305;&#287;&#305; 10 üzeri 50den küçükse o &#351;eyin olma olas&#305;l&#305;&#287;&#305; pratik olarak 0 say&#305;l&#305;r. böyle bir &#351;ey nas&#305;l kendili&#287;inden olu&#351;abilir.

EVR&#304;MC&#304;: DNA kendi kendine bir anda &#351;ans eseri meydan gelmemi&#351;tir. Kendi içinde dengeli ve tutarl&#305; basamaklar zincirinin ve 3-4 milyar y&#305;ll&#305;k biyokimyasal bir evrimin sonucudur. Zaten öncelikle DNA ve RNA de&#287;il önce proteinler ve dolay&#305;s&#305;yla protein yap&#305;l&#305; enzimler olu&#351;mu&#351;tur. Bunlardan biri de DNA dizgesinin olu&#351;mas&#305;n&#305; sa&#287;layan polimeraz isimli enzimdir. Daha sonra ilkel RNA, proteinlerin ortamdaki nükleik asitlerle girdikleri tepkimeler soncunda ad&#305;m ad&#305;m, basamak basamak 1 milyar y&#305;l içinde olu&#351;mu&#351;tur. Ve bu ilkel RNA&#8217;dan ilkel yap&#305;l&#305; hücrelerin olu&#351;umu da 1,5-2 milyar y&#305;l alm&#305;&#351;t&#305;r. Ki bu ilkel hücrelerin hiçbiri &#351;uanda bildi&#287;imiz hücrelere benzemiyordu.

Ayr&#305;ca &#351;unu da söylemekte yarar görüyorum. Bir a&#287;aç 10000 ya&#351;&#305;ndaysa, olmaz can&#305;m bir a&#287;aç nas&#305;l bu kadar ya&#351;ar demenin, bu kadar y&#305;l ya&#351;aman&#305;n olas&#305;l&#305;klar&#305;n&#305; ç&#305;kartman&#305;n bir anlam&#305; yoktur, olmu&#351; bir &#351;eyin olas&#305;l&#305;&#287;&#305;n&#305; hesaplamak saçma bir &#351;ey olsa gerek. Say&#305;sal lotoyu tutturma olas&#305;l&#305;&#287;&#305; da 14 milyarda 1&#8217;dir. Sen bunu tutturdu&#287;unda, &#8220;yok karde&#351;im, sen bunu tutturmu&#351; olamazs&#305;n, çünkü bunun olas&#305;l&#305;&#287;&#305; çok dü&#351;ük&#8221; mü diyece&#287;iz yani. Hay&#305;r tabiki. Olan olmu&#351;tur.

23- D&#304;NC&#304;:Ya&#351;am termodinami&#287;in ikinci kanununa olan enerjinin minimuma do&#287;ru(entropinin artmas&#305;) hareketine kar&#351;&#305;d&#305;r

EVR&#304;MC&#304;:hadi diyelim ki kar&#351;&#305;, o zaman Allah kendi koymu&#351; oldu&#287;u bu kanuna neden kendi kar&#351;&#305; gelmi&#351; olsun ki.

Ancak zaten böyle bir &#351;ey yok, çok kompleks gibi gözüken DNA bile entropi ile bar&#305;&#351; içindedir.

24- Kutsal kitaplarda tufan denen bir olaydan bahseder. Ve Nuh&#8217;un her türden bir çift&#8217;i bir gemiye doldurdu&#287;undan. Peki soruyorum, yakla&#351;&#305;k 2 milyon mevcut türü ve yokolmu&#351; milyonlarca türü nas&#305;l bir gemiye s&#305;&#287;d&#305;rd&#305;. Titanic mi yoksa Grand Princess mi. Üstelik birbirleriyle beslenen bu canl&#305;lar nas&#305;l oldu da gemide 1 y&#305;l süre boyunca birbirlerine sald&#305;rmad&#305;. Ah unuttum, do&#287;ru ya, Tanr&#305; &#8220;ol&#8221; deyince olmu&#351;tur bunlar, pardon efendim kusura bakmay&#305;n. Asl&#305;n&#305; soracak olursan&#305;z sizler bu sorular&#305;n ço&#287;unu bu &#351;ekilde aç&#305;klayabilirsiniz, ama ne kadar tatmin edici onu halk&#305;n takdirine b&#305;rak&#305;yorum. (ak&#305;ll&#305; halk&#305;n ama, ben aç&#305;kças&#305; bu halk&#305;n ak&#305;ll&#305; oldu&#287;una da inanm&#305;yorum ya o ayr&#305; bir konu, sak&#305;n bana k&#305;zmay&#305;n, bu do&#287;ru, biraz öz ele&#351;tiri yap&#305;n, &#351;u sorulardan kaç&#305;n&#305; kendinize sordunuz bu güne kadar he, yoksa size anlat&#305;lanlara aptal gibi inand&#305;n&#305;z m&#305;, &#351;unu da söyleyeyim ayn&#305; aptall&#305;k döneminden ben de geçtim, ama gelin kurtulun bu aptall&#305;ktan) Ayr&#305;ca her canl&#305;dan bir çift ald&#305;&#287;&#305;n&#305; söylüyorsunuz, peki ya iki cinsi olmayan canl&#305;lar&#305;n varl&#305;&#287;&#305;ndan haberdar m&#305;s&#305;n&#305;z acaba(bakteriler, virüsler, prokaryotlar ...)

25- D&#304;NC&#304;:Evrim teorisi çe&#351;itli yönetim biçimlerinin destekleyicisi niteli&#287;inde oldu&#287;u için bu kadar tutulmu&#351; ve desteklenmi&#351;tir.

Sosyalizm: ateizme bilimsel bir dayanak olu&#351;turmak istedi&#287;i için evrim teorisine sahip ç&#305;kar.

Fa&#351;izm: baz&#305; &#305;rklar&#305;n di&#287;erlerinden üstün oldu&#287;unu savundu&#287;u için evrim teorisine sahip ç&#305;kar.

Kapitalizm: Güçlü zay&#305;f&#305; ezer &#351;eklindeki do&#287;al seleksiyondan dolay&#305; evrim teorisine sahip ç&#305;kar.

EVR&#304;MC&#304;:bütün bunlar, evrim teorisinin gerçeklerini de&#287;i&#351;tirmez.

26- D&#304;NC&#304;: gezegenler v.s. yörüngeden sapmadan ne güzel dönüyorlar. Bunlar&#305;n h&#305;z&#305; biraz daha az olsa güne&#351;e dü&#351;erlerdi, biraz daha fazla olsa yörüngenden ç&#305;karlard&#305;.

CEVAP:1-bu, onlar&#305; tanr&#305;n&#305;n yaratm&#305;&#351; oldu&#287;unu göstermez, nerde kan&#305;t&#305;n

2-yörüngede ufak sapmalar oluyor, 34 milyon sene(bu süreden tam emin de&#287;ilim ama belli bir süre sonra) sonra ay yörüngeden ç&#305;kacak

3-bir kere bunlar, pat diye yarat&#305;l&#305;p da kendilerine bir ilk h&#305;z falan verilmi&#351; de&#287;il, bunlar güne&#351;le beraber olu&#351;mu&#351;, h&#305;zlar&#305; da zamanla belirmi&#351; gök cisimleridir. Yüksek h&#305;zl&#305; olan kümelenmi&#351; toz bulutlar&#305; daha fazla kümelenemeden güne&#351; sistemini terketmi&#351;tir, daha dü&#351;ük h&#305;zl&#305; kümeler ise gezegen olamadan güne&#351;e dü&#351;mü&#351;lerdir, bunlar&#305; etrafta göremememizin sebebi budur.

27- Her &#351;eyin düzenli oldu&#287;undan bahsediyorsunuz, neden Merkür di&#287;er gezegenlerin aksi yönde dönüyor? Neden galaksiler çarp&#305;&#351;&#305;yor.

28- D&#304;NC&#304;: Tüm evren ve canl&#305;lar belli bir amaca yönelik olarak birdenbire yarat&#305;ld&#305;(baz&#305;alr&#305;nda 6 günde).

EVR&#304;MC&#304;: hem evrenin hem de dünyadaki yakla&#351;&#305;k 2 milyon mevcut türün ayr&#305;ca yokolmu&#351; milyonlarca türün bir anda yarat&#305;lm&#305;&#351; oldu&#287;una dair en ufak bir kan&#305;t yoktur.

29-SORU: Evrende yeni gökcisimleri ve dünyada yeni bakteriler ve virüsler halen evrimle&#351;mektedir. Neden? Bu bir anda yaratmay&#305; m&#305; gösteri yoksa evrimle&#351;meyi mi? Ayr&#305;ca bir anda &#8220;ol&#8221; diyerek bir evren yarat&#305;lm&#305;&#351;sa neden hala geni&#351;lemekte?neden sabit de&#287;il.



30 -D&#304;NC&#304;: bilim adamlar&#305; hayat yaratabilir mi
EVR&#304;MC&#304; 1-hayat yaratma, anne karn&#305;ndakinin ne oldu&#287;unu bilme, öle diriltme gibi &#351;eyler hep sadece tanr&#305;n&#305;n yapabilece&#287;i &#351;eyler olarak bilindi. ama bugün bunlardan sadece hayat yaratma d&#305;&#351;&#305;ndakileri insao&#287;lu yapabilmektedir. canl&#305;lar&#305; kopyalayabilmekte, bir çocuk do&#287;madan önce cinsiyeti belirlenebilmekte, t&#305;bben ölmü&#351; insanlar elektrik &#351;okuyla diriltilebilmektedir. art&#305;k insano&#287;lu sözde tanr&#305;n&#305;n i&#351;ine burun sokabilmektedir ve sokmaya da devame decektir. bunlar bile büyük ba&#351;ar&#305;lard&#305;r, ve biz eminiz ki yak&#305;nda insan da yarat&#305;lacakt&#305;r. bu arada canl&#305;l&#305;&#287;&#305;n ya&#305;ta&#351;&#305; olan aminoasit ve proteinlerin yarat&#305;ld&#305;&#287;&#305;n&#305; söylememe gerek yok san&#305;r&#305;m.

2- yukar&#305;da da dei&#287;im gibi bilimadamlar&#305; henüz bir hayat yaratmad&#305;lar ancak bunu ba&#351;armalar&#305; da olanakl&#305;d&#305;r. ayr&#305;ca insan&#305;n bunu yapma yetersizli&#287;i, bunlar&#305;n do&#287;aüstü bir güç taraf&#305;nda yarat&#305;lm&#305;&#351; oldu&#287;unu göstermek zorunda de&#287;lidir. nitekim, tanr&#305; denilen varl&#305;&#287;&#305;n da bir hayat yaratt&#305;&#287;&#305;n&#305; henüz görmedik. bizim istedi&#287;im &#351;u, gökten bir vahiy gelsin ve desin ki, &#351;u gün &#351;u saatte &#351;öyle bir canl&#305; yarataca&#287;&#305;m" ve bunu yarats&#305;n da görelim. ama bilimadamlar&#305; birgün bunu da yapacaklar. tek iste&#287;im, o zamana kadar ya&#351;ayabilmek ve bu olay gerçekle&#351;ti&#287;inde, tüm dincilerin ve tanr&#305;ya inananlar&#305;n nas&#305;l panikledi&#287;ini görmek.


31-D&#304;NC&#304;: bir et parças&#305; olan beyin nas&#305;l oluyor da, dü&#351;ünebiliyor. bir et nas&#305;l kendi kendne dü&#351;ünüebilir, ve bu etin nas&#305;l olur da duygular&#305; olabilir. demek ki bunlar&#305; beyin de&#287;il ruh sa&#287;l&#305;yor.


EVR&#304;MC&#304; 1-peki görünmez bir varl&#305;k, nas&#305;l oluyor da dü&#351;ünüyor ve duygular&#305; olabiliyor. beyinin dü&#351;ünmesi sana saçma geliyor da ismi cismi belli olmayan, varl&#305;&#287;&#305; kesinlikle kan&#305;tlanmama&#305;&#351; olan, görünmeyen, kütlesi olmayan bir "&#351;ey" nas&#305;l oluyor da dü&#351;ünüyor
2-peki ölen bir A ki&#351;isinin beyni, beyni hasarl&#305; olan bir B ki&#351;isinin beynine tak&#305;l&#305;nca, B ki&#351;isi neden A ki&#351;isi gibi davran&#305;yor, onun hüzünlendi&#287;i &#351;eylere hüzünleniyori onun hat&#305;rla&#305;&#287;&#305; &#351;eyleri hat&#305;rl&#305;yor, daha da önemlisi, beyni de&#287;i&#351;meden önceki halini neden hat&#305;rlam&#305;yor. yoksa beyin nakli olurken ruh nakli de mi gerçekli&#351;iyor. eminim siz sahtekar dinciler, ya bu soru kar&#351;&#305;s&#305;nda ap&#305;&#351;&#305;p kalacaks&#305;n&#305;z, ya da utanmadan "evet, ruhlar da yer de&#287;i&#351;tiriyor" diyeceksiniz.
3-&#351;imdi biraz da felsefi bir cevap verelim.
18. yy&#39;&#305;n mekanikçilerinin görü&#351;ü &#351;öyledir. bir nesne, kendi atomlar&#305;n&#305;n toplam&#305;ndan ba&#351;ka bir&#351;ey de&#287;ildir ve tüm nesneler hareket halinde olan atomlardan olu&#351;tu&#287;una göre, nesnelerin hareketi sadece kendi parçalar&#305;n&#305;n hareketlerinin bir toplam&#305;d&#305;r. ancak ünlü sosyalist Hegel&#39;in dü&#351;üncesine göre bir nesne yaln&#305;zca parçalar&#305;n&#305;n toplam&#305; de&#287;ildir. madde, yap&#305;lan&#305;&#351;&#305; aç&#305;s&#305;ndan geli&#351;ip daha karma&#351;&#305;k biçimler ald&#305;kça yeni davran&#305;&#351; biçimleri edinir ve yeni nitelikler ortaya ç&#305;kar&#305;r. yeni biçim yada yap&#305;, yaln&#305;z maddenin daha basit biçimlerinde geçerli olan süreçleri kapsamakla kalmaz, ayn&#305; zamanda yeni hareket biçimleri de kazan&#305;r. yeni ve daha kar&#305;&#351;&#305;k davran&#305;&#351; biçimleri gösterir. bu nedenle bu davran&#305;&#351;&#305; aç&#305;klamak için yeni ve daha kar&#305;&#351;&#305;k yasalar&#305;n bulunmas&#305; gerekir. bu noktada Hegel&#39;in ilkesi &#351;öyledir: herhangi bir&#351;eyin miktar&#305;n&#305; art&#305;rd&#305;kça bazen yaln&#305;z ayn&#305; &#351;eyden daha fazla elde etmekle kalmaz, niceli&#287;i ile birlikte niteli&#287;ini de de&#287;i&#351;tirmi&#351; olursunuz. ya da, herhangi bir &#351;eyin yap&#305;s&#305; karma&#351;&#305;kla&#351;t&#305;kça yaln&#305;z daha önceki gibi davranmakla ve di&#287;er &#351;eylere ayn&#305; tepkileri göstermekle kalmaz, belirli bir noktada yeni ve de&#287;i&#351;ik biçimlerde tepki göstermeye ba&#351;lar.örne&#287;in türler evrim geçirdikçe, daha geni&#351;, karma&#351;&#305;k ve hassas özellikler kazanan geli&#351;mi&#351; maymun beyni yaln&#305;z ayn&#305; tür i&#351;lemlerden daha fazla yapmakla kalmaz yeni i&#351;lemler de kazanmaya ba&#351;lar. (çok basit bir örnek olarak, demirden yap&#305;lm&#305;&#351; bir makina, demirin erime s&#305;cakl&#305;&#287;&#305;na getirilince ayn&#305; demir gibi erir, yine normal demir gibi elektiri&#287;i iletir, v.s. ama bu makina ayn&#305; zamanda yeni bir i&#351;lev kazanm&#305;&#351;t&#305;r, bir&#351;eyler üretmek, yapmak.)
sonuç olarak &#351;unu demek istiyorum, beyin, evrimin üretti&#287;i &#351;u anki enson a&#351;amad&#305;r ve daha önceki atalar&#305;n&#305;n özelliklerini bünyesinde bar&#305;nd&#305;r&#305;r. onu sadece basit bir et parças&#305; olarak görmek yanl&#305;&#351; olur. normal bir et tabiki dü&#351;ünemez, çünkü bunu yapmak için yeterli donan&#305;m&#305; yoktur. bu donan&#305;m ise elbetteki nöronlard&#305;r, ancak nöronlar&#305;n olmas&#305; da yetmez. zira, yeni do&#287;mu&#351; bir bebe&#287;in nöron say&#305;s&#305; yeti&#351;kin bir insan&#305;n&#305;kinden fazlad&#305;r. önemli olan bu nöronlar aras&#305;nda olu&#351;an a&#287;lard&#305;r. i&#351;te "ola&#287;anüstü" say&#305;lan fakat asl&#305;nda basit elektriksel ve kimyasal faaliyetler olan dü&#351;ünme gibi olaylar bu a&#287;lar&#305;n eseridir. bu konuda daha fazla detaya girmeyece&#287;im. yaln&#305;z &#351;unu da söylemek istiyorum, beyinin birçok yönü daha ke&#351;fedilmemi&#351;tir, bu dinciler de boyna bu ke&#351;fedilmemi&#351; taraflarda sald&#305;r&#305;yorlar, ama bunlara yine bir nebze kar&#351;&#305;l&#305;k verebiliyoruz, halbuki bu zavall&#305;lar&#305;n kendilerinin savundu&#287;u teorilerin elle tutulur bir yan&#305; bile yok. beyin ve nöronlar hakk&#305;nda daha detayl&#305; bilgi almak için Françis Crick&#39;in "&#350;a&#351;&#305;rtan Varsay&#305;m" adl&#305; kitab&#305;na ba&#351;vurabilirsiniz.

32-&#304;nsan&#305;n yarat&#305;l&#305;&#351;&#305;

burada anlat&#305;lanlar, sanki birisi tanr&#305;ya &#8220;insan&#305; nas&#305;l yaratt&#305;n&#8221; diye sorulunca tan&#305;rn&#305;n &#351;imdi verdi&#287;i evap gibi alg&#305;lans&#305;n. Yoksa efsanelerdekinin ayn&#305;s&#305; de&#287;il. Tanr&#305; konu&#351;muyor zaten orda.tanr&#305;n&#305;n yapt&#305;g&#305; &#351;eyler anlat&#305;l&#305;yor.



M&#305;s&#305;r: Kral Amonhotap III olarak betimlenen Tanr&#305; Khnemu&#39;yu çömlekçi çark&#305;nda erkek ve di&#351;i iki insan&#305; yarat&#305;rken görüyoruz."



Yunan: Prometheus: "Babam Titan Giapeto, Zeus ile sava&#351; halindeydi. A&#287;abeylerim Menezius ve Atlas&#39;&#305;, gaddar Zeus cezaland&#305;rd&#305;. Ben sava&#351;a kat&#305;lmam&#305;&#351;t&#305;m. Fakat, Zeus&#39;u da hiç sevmedim. Çünkü, evrenin dört kö&#351;esinde ya&#351;anan ac&#305;lara tats&#305;zl&#305;klara kar&#351;&#305; çok ilgisiz davran&#305;rd&#305; Zeus. Nefret ederdim ondan. Sonunda karar&#305;m&#305; verdim. Kendim gibi duygulu varl&#305;klar yaratmal&#305;yd&#305;m.Gözya&#351;lar&#305;mla topra&#287;&#305; çamur haline getirdim ve yo&#287;urdum. Bir insan heykeli yapt&#305;m. Sonra bu heykele ruh verdim. &#304;lk ölümlü yarat&#305;klar olu&#351;tu böylece."

&#304;nsan&#305; neden çamurla yaratt&#305;&#287;&#305;n&#305; ise &#351;öyle aç&#305;kl&#305;yor : "Ben, önceki tanr&#305;lardan böyle gördüm. Böyle terbiye ald&#305;m. Örne&#287;in, Zeus da böyle yaratm&#305;&#351;t&#305; insan&#305;."

Zeus: "Naml&#305;, &#351;anl&#305; Hephaistos&#39;u ça&#287;&#305;rd&#305;m hemen, &#39;bir parça toprak al, suyla kar&#305;&#351;t&#305;r&#39; dedim. &#39;&#304;çine insan sesi koy, insan gücü koy. Bir varl&#305;k yap ki, yüzü ölümsüz tanr&#305;çalara benzesin.&#39; Koca Hephaistos, topal tanr&#305;, hemen yapt&#305; dedi&#287;imi. Bir k&#305;z biçimine soktu topra&#287;&#305;. Ses koydu içine. Ve, Pandora ad&#305;n&#305; koydu. &#304;&#351;te, böyle yaratt&#305;m insan&#305;."

Zeus ise neden çamuru kulland&#305;&#287;&#305;n&#305; &#351;öyle aç&#305;kl&#305;yor: "Bizde adet böyledir," dedi Zeus. "Benden önce,Marduk da böyle yaratm&#305;&#351;t&#305; insan&#305;."

Sümer: Marduk, Sümer tanr&#305;s&#305;yd&#305;. Olu&#351;ma tarihi dörtbin y&#305;l öncesine uzanan Sümer Efsaneleri&#39;nde, "Enuma-eli&#351; Destan&#305;"nda tanr&#305; Marduk&#39;tan söz ediliyordu. O ise &#351;öyle aç&#305;kl&#305;yor insna&#305; yarat&#305;&#351;&#305;n&#305;: "Bizim eski tanr&#305;lar, yapt&#305;&#287;&#305;m i&#351;lerden dolay&#305; te&#351;ekkür etmi&#351;lerdi bana. Hallerinden çok memnun olduklar&#305;n&#305;, ancak kendilerine hizmet edecek, tanr&#305; niteli&#287;i ta&#351;&#305;mayan bir yarat&#305;&#287;a ihtiyaçlar&#305; oldu&#287;unu söylemi&#351;lerdi. Bunun üzerine, ben de Ea&#39;n&#305;n yard&#305;m&#305;n&#305; istedim. Topra&#287;&#305;, Kingu&#39;nun kan&#305;yla yo&#287;urdum. &#304;lk insan&#305; meydana getirdim.".

Sadece Enuma-eni&#351;&#39;te de&#287;il, Ullikumi, Sankhuniaton gibi di&#287;er Sümer efsanelerinde de yarat&#305;l&#305;&#351;&#305;n ilk harc&#305; olarak çamur kullan&#305;lm&#305;&#351;t&#305;.

Ünlü g&#305;lgam&#305;&#351; destan&#305;nda da ayn&#305; olay var. Burda ise kar&#351;&#305;m&#305;za Aruru geliyor. Diyor ki: "Büyük gök tanr&#305;s&#305; Anu -ki, kendisini ben yaratt&#305;m- Uruk halk&#305;n&#305;n ah ve figanlar&#305;n&#305; dinlemi&#351;ti. Beni ça&#287;&#305;rd&#305;. &#39;Sen,&#39; dedi, &#39;Beni yaratt&#305;n, &#351;imdi de fikrimi yarat.&#39; Bunu duyar duymaz, Anu&#39;nun fikrini kalbimde yaratt&#305;m. Ellerimi y&#305;kad&#305;m. Bir parça çamur kopar&#305;p yaz&#305;ya att&#305;m. Ve bu yaz&#305;da, kahraman Engidu&#39;yu yaratt&#305;m. Çamurdan yaratt&#305;&#287;&#305;m Engidu, demir gibi serttir. Bütün gövdesi k&#305;llardan simsiyaht&#305;r. Kad&#305;n gibi uzun saçlar&#305; vard&#305;r."
 
DeRMaNTeS

DeRMaNTeS

Üye
--------
Bu kadar da tesadüf olur mu, tüm efsanelerde çamur kullanılmıştı. Bereketli toprakların efsanelerinde ilk harç, çamurdu. Önce böcekten, olmayınca çamurdan..

Sadece orta doğuda mı? hayır, uzakdoğuya gidelim

Çin: çin efsanelerinde tanrı Pen-gu var. Diyor ki: "Ben çok kuvvetliydim," dedi Pen-gu. "Havayı toprak ve yeryüzü olarak ikiye böldüm. Sonra öldüm. Nefesimden rüzgarlar, sesimden gökgürültüsü, gözlerimden güneş ve ay, vücudumdan dağlar, kanımdan ırmaklar ve denizler, saçlarımdan yıldızlar, terimden de yağmur meydana gelmiş. Daha sonra çürüyen bedenimde kaynaşan böceklerden insanlar oluşmuş."

İşte farklı bir hikaye. Böcekten gelen insan. Acaba&#33;. Efsanenin geri kalanını dinleyelim

"Zamanla gökyüzünün bir bölümü denizlere düşerek insanlığı yok etti. Bunun üzerine tanrıça Ngüho, yengeç elleriyle gökyüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı."

Tevrat ve Kuran: "Ve Allah dedi: &#39;Suretimizde, benzeyişimize göre insan yapalım/Ve Allah insanı kendi suretinde yarattı, onu Allah&#39;ın suretinde yarattı./Ve Rab Allah yerin toprağından Adam&#39;ı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve Adam yasayan can oldu./Fakat adam için kendisine uygun yardımcı bulunmadı./Ve Rab Allah Adam&#39;ın üzerine derin bir uyku getirdi ve o uyudu ve onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini etle kapladı./Ve Rab Allah Adam&#39;dan aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı ve onu Adam&#39;a getirdi.." Adem ile Havva&#39;nın ilk günahları ve cennetten kovuluşları ile devam eden bu yaratılış öyküsü, hemen hemen aynen Kur&#39;an&#39;a geçmişti.

Neden çamur:

Kimbilir, belki de atalarımız, kendilerine son derece gerekli olan, tüm ihtiyaçlarını karşılayan su ve toprağa özel bir önem vermişlerdi. Su ve toprak birlrşince çamur oluyordu. Zaten günümüze değin gelen büyük efsaneler, soyut düşünce sistemleri, Dicle&#39;nin, Fırat&#39;ın, Nil&#39;in, Indus&#39;un, sulak ve bol çamurlu topraklarından yeşermişti. Büyük uygarlıklar yaratan bu topraklar, zengin efsanelere de yataklık etmişti. Bin yıllar öncesi insanlarının su ve toprağa olan bu şükran borçlarını anlamamak mümkün değildir.

Özet

Kutsal kitaplarda sözedilen "insanın çamurdan yaratıldığı" fikri, kutsal kitapların ortaya atılmasından çok daha önceki çağlarda yaşayan insanların eserlerinde ve efsanelerinde gülmüştür. Bu durum, kutsal kitapların içine bu eser ve efsanelerden alıntı yapıldığının, kutsal kitaplarin bir Tanrı/Allah-varsa eğer- tarafından değil, kendilerine peygamber adını veren zamanının toplum lideri olabilecek kabiliyette insanlar tarafından yazıldığının (hazırlandığının) somut bir göstergesidir. Bu efsane ve kutsal kitapların ifadeleri şu şekildedir:

1)Gılgamış Destanı: "Ellerimi yıkadım. Bir parça çamur koparıp yazıya attım. Ve bu yazıda ,kahraman Engidu&#39;yu yarattım."

2)Sümer&#39;lilerin Enuma-eliş Destanı: "Bunun üzerine ben de Ea&#39;nın yardımını istedim. Toprağı, Kingu&#39;nun kanıyla yoğurdum. İlk insanı meydana getirdim."

3)Çin Efsanelerinden: "Bunun üzerine Tanrıça Ngüho yengeç elleriyle gökyüzünü yukarıya kaldırdı, denizleri yeniden sınırlarına itti. Ve çamurdan yeni bir insan türü yarattı."

4)Mısır&#39;da Luxor Tapınağı&#39;nda bulunan kabartma bir resim: "Kral Amonhotap III olarak betimlenen Tanrı Khnemu çömlekçi çarkında erkek ve dişi iki insanı yaratıyor."

5)Hesiodos Destanı. "Namlı, şanlı Hephaisdos&#39;u çağırdım hemen. &#39;Bir parça topral al, suyla karıştır&#39; dedim. &#39;İçine insan sesi koy, insan gücü koy."

6)Yunan Efsaneleri&#39;nden: "Gözyaşlarımla toprağı çamur haline getirdim ve yoğurdum (Prometheus anlatıyor.) Bir insan heykeli yaptım. Sonra bu heykele ruh verdim. İlk ölümlü yaratıklar oluştu böylece.)

7)Tevrat&#39;tan: "Ve Rab Allah yerin toprağından Adam&#39;ı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu."

Kur&#39;an, Mü&#39;minün 12-16: "And olsun ki Biz insanı süzme çamurdan yarattık."

9) Kur&#39;an, Es-Safaat 11: "Hakikat Biz onları cıvık bir çamurdan yarattık."

10)Kur&#39;an, Sad 71-76: "Ben muhakkak çamurdan bir insan yaratacağım. Artık onu tamamlayıp içerisine de ruhumdan üfürdüğüm zaman kendisi için derhal ona secdeye kapanın."



Protein oluşumu

DNA 4 harfli bir alfabeden(4 çeşit nükleotit(baz)) oluşurken protein 20 harfli bir alfabeden ( 20 çeşit aa) oluşur. Protein sentezi DNA sayesinde olur. bunun için bu iki alfabe arasında çeviri yapılması gerekir. Bu olay kısaca şu şekilde olmaktadır.

..........(bir genlik kısım).............DNA

mRNA

DNA&#8217;nın bir genlik kısmı bir enzim aracılığıyla RNA&#8217;ya kopyalanır/veya RNA oluşturulur.

DNA:bir çok genden oluşur

RNA:bir genden

Daha sonra mRNA ribozomlara yapışır ve ribozom bu RNA&#8217;daki kod dizilimini okumaya başlar, ribozomun çevresinde tRNA&#8217;lar vardır, bu tRNA&#8217;lara ise çeşitli aa&#8217;lar bağlanmıştır. mRNA&#8217;dan hangi baz dizilimi okunduysa ona ait aa&#8217;nın bağlandığı tRNA gelir ve ribozoma yapışır, bu işlem bu şekilde devam eder ve bir protein oluşur.
 

yitik savaşçı

Üye
Herşey bir yana; evrim teorisi yumurtanın çıktığı yerden çıkmıştır.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...


Üst Alt