Taş---İclal Aydın

Sponsorlu Bağlantılar

arslansem

arslansem

Üye
    Konu Sahibi
Taş---İclal Aydın
Taş
Sana son mektubumu kareli matematik defterimin ortasından kopardığım bir sayfaya, kargacık burgacık bir yazıyla, yeşil keçeli kalemle ve telaşla yazmıştım.

Bir özür ve bir rica mektubuydu.

Bütün çocuksu günahlarım yüzünden cezalandırıldığımı anlamıştım çünkü.

Benden o çok sevdiğimi alıyor ve beni taş ediyordun.

İnsan yüreği böyle taş oluyordu, anlamıştım...

Dokuz yaşındaydım...

Kolu alçılı bütün çocukların büyüklere yalan söyleyip, yere düşen ekmeğe basıp, anne baba sözü dinlemeyip, ezan okunurken şarkı söyleyip, gece tırnak kesip, kedilerin ve civcivlerin boğazını sıkıp, karıncaların yuvasını bozup, şişko tırtıllara toplu iğne saplayıp, yoğurtlu şekerli ekmeğini başka çocuklarla paylaşmayıp, yaşlılarla dalga geçip, yok yere yemin edip, başkasının kıyafetiyle, eliyle, tırnağıyla, saçıyla ilgili ayıp şakalar yapıp, küfürlü konuşup GÜNAH işlediklerini düşünürdüm.

Bu yüzden...

Zannederdim ki kolu kırık bütün çocuklar cezalıdır...

Zannederdim ki kolu alçılı çocuklar Allah tarafından taş edilmiştir...

Gerçeği, gerçek sandığımı, gerçek sandırılanı idrak ettiğimde yıllar geçmişti...

Anladım ki günahların da günahı varmış meğer...

Oysa affa uğramış, iyi halden kurtarılmış dünyevi suçların şartlı tahliye ihlali daha acı cezalandırılırmış...

Ki kalp kırıklığı yeryüzü cehenneminin en büyük ateşiymiş...

***

Pencereye alnımı dayayıp dura dura yazdığım o mektubun üzerinden yirmi yedi yıl geçmiş... Oysa ben kendimi hâlâ Allah tarafından özrü ve duası kabul edilecek o küçük kız sanmaktayım...

Çok sevdiğimi alarak beni cezalandırdığın o karlı kış ve bir sonraki yıl kalbim alçıda gezmiştim.

Kırıkları tutsun diye “taşlaşmış” küçük yüreğim kitaplarla, filmlerle, renkli ansiklopedi sayfalarıyla avunmuştu...

Sonra tevekküle yol alan o küçük şey, kalbinin alçısı sökülmek suretiyle affa uğramıştı...

İşte aradan yıllar geçti...

Aramızdaki özel iletişim kopmadan; içsel, sessiz, büyük bir inançla devam etti. İşin kişisel kısmı adına böyle devam etmesi de en güzeli...

Ancak bu yılbaşı kendimi, bir zerresi olduğumu düşündüğüm dünyanın içinde çok çaresiz hissettim...

Büyümekte olan kızımın sorduğu seninle ilgili sorular, yaşamın değişimindeki engellenemez hız, çok çok yüksek bir binadan aşağı düşermişçesine kayan değerlerim-iz, iyiyle kötüyü, büyükle küçüğü ayırt edemez hale gelişimiz...

***

Dedim ya, dualarım dışında sana en son kareli matematik defterimden kopardığım bir sayfayla mektup yazmıştım.

Şimdi bir bilgisayar ekranında yan yana dizerek kelimeleri, yakarıyorum...

Bir daha yalan söylemesek, aldatmasa kimse kimseyi; kimse dalga geçmese başkasının bedeniyle ve ayıp şakalar yapmasa saçıyla, fikriyle ilgili.

Küfür etmesek, silaha el sürmesek, karıncanın ve yoksulun yuvasını bozmasak, ekmeğimizi paylaşsak...

Beyhude, biliyorum...

Boşuna verilmiş sözler, bir daha asla tutulamayacak yeminler bunlar...

Korkuyorum Allahım...

Bizi taş edeceksin.

Kırıklarımız tutsun diye, birbirimize kenetlenmeyi öğrenelim diye, ders alalım diye; kardeş kardeşini tanısın ve unutmasın diye, sevmenin adabını anımsayalım diye...

Bilen bilir, uğultulu akar alçıya alınmış kalbin kanı...

Artık taşlaşmaya takati kalmadı bu hafızanın. Yine de en iyisini sen bilirsin...
 
mservank

mservank

Üye
çok güzel yazı tşkler bizimle paylaştığın için
 

Benzer Konular

TARİHÇİ
Cevap
0
Görüntüleme
240
TARİHÇİ
Elvis25
Cevap
0
Görüntüleme
33
Elvis25
Cevap
8
Görüntüleme
501
DarkredBlue61
Cevap
23
Görüntüleme
2K
Silinen Üye 2626364
Cevap
1
Görüntüleme
1K
TARİHÇİ
Takipçi Satın Al


Üst Alt