Süt dişleri ne zaman çıkar, kaç tanedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Haydar

Haydar

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Süt dişleri ne zaman çıkar, kaç tanedir?
Halk arasında süt dişleriyle ilgili de birçok yanlış
inanış mevcuttur. Örneğin, süt dişine dolgu
yapılmasına kesinlikle karşı çıkılır. Zaten
mantıken de süt dişleri değişeceğinden gerek yoktur; ayrıca o kadar erken de çekilmemelidir. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da diş
hekimleri komşularla aynı fikirde değildir.
Vücudumuzdaki her şeyde olduğu gibi süt
dişlerinin de ağızda var oluşlarının bir nedeni
ve süresi vardır. Süt dişleri beslenme, çenelerin,
yüzün büyüme ve gelişmesine rehberlik etme, konuşma gibi ileride bütün görünümümüzü
etkileyecek önemli görevlere sahiptirler. Süt
dişleri 5-6 yaşlarından itibaren dökülmeye ve
yerine daimi dişler gelmeye başlar. 10-12
yaşlarına kadar ağızda olmaları ve belli bir
sırayla da dökülmeleri gerekir. Kötü ağız hijyeni, kaza, çürük vs. nedenler ile
erken zamanda kaybedilmiş ise mevcut dişler
kayabilir. Gelen daimi dişler çıkmaları gereken
yerden değil, başka yerlerden sürmeye
başlarlar. Tedavi edilmediğinde ciddi psikolojik
sorunlara ve ağız-diş anomalilerine neden olabilir. Süt dişlerine dolgu yapılır mı? Çocuğunuz 6 aylıkken ilk süt dişi sürmeye
başlar. 1-2 ay önce ya da sonra bir sürme
gerçekleşmişse, ilk daimi dişleri de 1-2 yıl önce
ya da sonra sürebilir. Örneğin, ilk diş 7 aylıkken
sürmüşse normalde 6-7 yaşında dökülmesi
gereken dişler 7-8 yaş arası düşebilir ve yaşıtlarına göre daimi dişleri de 1 yıl geç
gelebilir ya da ilk dişleri 5 aylıkken çıkarmışsa
okuldaki ilk dişsiz olması şaşılacak bir şey
değildir. Aileler bu durumda panik
yapmamalıdır. İlk dişler göründüğü andan itibaren
çocuğunuzun ağız bakımı başlar. Hatta
görünmeden damak bakımının da başlaması
gerektiğini söyleyebiliriz ama komşularla bu
kadar da radikal savaşa girmenin gereği
yoktur. Süt dişleri çıkarken bebekte huzursuzluk, ateş vs. yapabilir. Genelde ağrı
kesici, ateş düşürücü bir şurup verilerek bu
durumu atlatması beklenir. Damaklara dişinol
sürülebilir. Bu durum uzun sürerse ve şurup
bebeği rahatlatmıyorsa bir doktora
gösterilmelidir. Bu dönemde bebekler enfeksiyona açık olurlar. Doktor tarafından
başka bir hastalığı olup olmadığı
araştırılmalıdır. İlk dişler göründüğünde bebek daha da
sevimli olur. Fakat ebeveynleri, onları seyredip
sevmekten başka görevler de bekler. Birincisi biberonlarına koyacağınız süte,
mamaya şeker eklemeyin. Komşuların dediğine
itibar etmeyin. Şeker boş kaloridir. Sütüne,
mamasına attığınız toz şeker, bal, reçel ilerde
çürük, kilo vs. olarak dönecektir. Çocuğunuzun
beslenmesinde toz şekere hiçbir şekilde ihtiyaç yoktur. Bebeği besledikten sonra (emzirmede
dahil) gazlı bez, tülbent vs. gibi pamuklu temiz
bir bez yardımıyla bebeğinizin dişlerini
silmelisiniz. Dişlerin yüzeyinde incecik, gözle görülmeyen,
sildiğinizde beyaz bez üzerinde sarımsı bir
tabaka olarak görünen plak oluşmuştur.
Büyüklerde olduğu gibi bebeklerde de çürüğe
neden olacak plak mutlaka diş yüzeyinden
uzaklaştırılmalıdır. Bu silme işlemi, çocuk yaklaşık 2 yaşına gelene kadar sürmelidir. 2
yaşından sonra yumuşak bir çocuk fırçasıyla ve
çok az macun ile (eğer yutuyorsa, macunsuz)
fırçalama sizin tarafınızdan yapılmalıdır. Daha
sonra fırça çocuğun eline verilerek kendi
kendine fırçaladığını sanmasına izin verilmelidir. Fırça ile oynayabilen çocuk, artık 6 ayda bir diş
hekimine götürülmelidir. Fırçalamaya rağmen
oluşmuş küçük çürükler varsa dolguları
yapılmalıdır. Siz de çocuklarınızı muayene
etmeli, tatlıda ağrıyan dişi, görünen çürükleri
varsa dolgu yaptırmalısınız. Eğer 1-2 dişte erken zamanda, örneğin 3 yaşında çürük
başlamışsa diğer dişlere sealant yapılmasını
sağlayınız. Çünkü bu yaşlarda oluşan çürük,
diğer dişlerin de risk altında olduğunu gösterir. Sealant sağlıklı dişlerde dişin en zayıf, çürüğe
en dirençsiz ve yiyeceklerin en çok biriktiği
çiğneyici yüzeylere yapılan özel koruyucu
dolgudur. Çürükle savaştaki en önemli
silahlardan biridir. 4-5 yaşındaki çocuğunuzu
bir doktora götürüp sealanl yapılmasını, (atlıda ağrıyan dişine dolgu yapılmasını islediğinizde
ya da sealant dediğinizde, eğer doktorunuz da
komşunuzun baktığı gibi bakıyor; “Süt dişine
dolgu olmaz”; “Sealant da zaten gavur icadı”;
“Bizim çocukluğumuzda sealant mı vardı,” gibi
laflar ediyorsa hemen iyi günler dileyip ağız ve diş sağlığınız konusunda lütfen başka doktor
bulunuz. Muhtemelen bir hekimle değil bir korsanla karşı
karşıyasınızdır. ‘Bölgenizdeki tüm doktorlar
bunu söylüyorsa en yakın üniversite
hastanesine başvurunuz. Eğer sorumlu bir
anne-baba olarak çocuğunuza tüm bu güzel
alışkanlıkları -diş fırçalama, düzenli diş hekimi kontrolü, minik de olsa çürüklere erken
müdahale, iyi diş hekimini seçme, ağız diş
sağlığını komşulara bırakmama gibi-
edindirirseniz bunun yararlarını hayatı
boyunca görecektir. Proteze ihtiyacı olmadan
yaşayacak ve hayatının sonuna kadar dişleriyle beraber olabilecektir. Bazılarınız bu yazıyı okuyunca -yani
sorumluluk sahibi ama geç kalmış masum
aileler- diyecek ki; eğer bunları bilseydik, biz de
uygulardık. Ama, çocuk 6 yaşına geldi ve bir
sürü çürüğü var. Zaten 3 dişini de çektirdik.
Şimdi ne yapmalıyız? Arlık çok mu geç? Hayır. Hâlâ yapılacak çok şey var. Kurtarılacak
durumdaki dişlere dolgu yaptırılmalıdır. Apse yapmış, şişmiş; üstünde, dişetinde sivilce
gibi kırmızılık, minik şişlik olan dişlere uygunsa
kanal tedavisi yapılmalı, değilse çekilmelidir.
Çekilen yere yer tutucu adı verilen dişlerin
boşluğunu koruyacak aparatlar yaptırılmalıdır. Eksik diş sayısı çoksa ağza takılıp çıkarılan
çocuk damakları yaptırılabilir. En önemlisi de
yeni süren daimi dişlere hemen sealant
yaptırılmalıdır. Ağız bakımı hemen kontrol altına alınmalı ve
anne-baba tarafından yeterli temizlik, fırçalama
yapılması sağlanmalıdır. Eğer çocuğunuzun süt dişinde kocaman bir
çürük varsa, birkaç kez uyutmayan ağrılar yaptı
hatta yüzü şişti ve tekrar indiyse; damağında,
dişetinde ufak sivilceler, hafif kırmızı şişlikler
varsa ya da dişin kenarından apse, cerahat
aktığını görebiliyorsanız, bu dişi çektirin. Yaşı çok küçükse, yerine hemen bir yer tutucu
yaptırın. Doktorunuz bu durumdaki bir dişi
görerek, antibiyotik verip, bu şekilde idare
edin, çok erken diş çekilmez dedi ve çocuğu
dayanılmaz ağrılarla ve vücudunun tüm
organlarını (kalp, böbrekler, eklemler vs.) etkileyecek enfeksiyon riskiyle baş başa
bıraktıysa, dikkat! Bir korsanla karşı karşıya
olabilirsiniz. Lütfen gerçek bir hekime gidin. Bebeğinizin ağız-diş sağlığı hakkında dikkat
etmeniz gereken ve anne-baba olarak size
düşen görevleri maddeler halinde özetlersek: 1. Bebeğinize karşı sorumluluklarınız
hamilelikle başlar. Kendinize, beslenmenize
gerekli özeni göstermelisiniz. Yeterli miktarda
kalsiyum, protein, vitamin, flor alımına dikkat
etmeli ve ilaç kullanımında çok dikkatli davranıl-
malısınız. Örneğin tetrasiklin türevi antibiyotikler bebeğin daimi dişlerinde sarı
renklenmelere neden olabilir. 2. Bebeğinizin ilk dişleri görünmeye
başladığında sizin de görevleriniz artar. Her
beslenmeden sonra, yapamıyorsanız mutlaka
gece yatmadan ve sabah ilk yemeğinden
sonra, dişler bir tülbent ya da pamuklu bezle
silinmelidir. Bu bakım bebeğinizin arka dişleri çıkana kadar diş fırçalaması yerine geçecektir. 3. Bebeğin beslenmesinde toz şekerin yeri
yoktur. Lütfen her gıdasına şeker doldurmayım
Biberondan herhangi bir şey -su hariç- içerek
uyumasına izin vermeyin. Yani biberonu emzik
yerine kullanmayın. Beslenirken uyuduğunda
süt vs. gibi gıda artıkları dişlerine yapışır ve biberon çürüğü dediğimiz çürüklerin
oluşmasına neden olur. 4. 2.5-3 yaşından itibaren yumuşak diş fırçası
ile fırçalamaya geçebilirsiniz. Bebeği kucağınıza
oturtup, etkili bir fırçalama yaptıktan sonra
fırçayı eline verip fırçalama yaptığını sanmasına
izin verin. Çocuk 6-7 yaşına gelinceye kadar siz
fırçalamalısınız. 6-7 yaşından sonra ise sizin kontrolünüzde kendisi fırçalamalıdır. 5. Çocuğu en geç 3 yaşından itibaren diş
hekimine götürmeye başlayın. Ağızda sorunlar
yokken başlanan diş hekimi ziyaretleri diş
hekimi korkusunu ortadan kaldırır. İlerde
tedavi gerektiğinde daha kolay kontak kurulur. 6. Çocuğunuzun dişlerinde hiç sorun olmasa
da 3-4 yaşından itibaren 6 ayda bir flor
uygulamak ve arka dişlerine sealant yaptırmak
doğru bir davranıştır. İlk daimi dişi çıktığında
da sealant uygulatarak, altı ayda bir de kontrol
ettirmelisiniz. Tüm bunlar yapılırsa kolay kolay çürük oluşmaz. Yine de minik ara yüz çürükleri
oluşursa hemen müdahale ederek dolgu
yaptırılmalıdır. 7. Diş hekimi kontrolleri sırasında tespit edilen
çürükler mutlaka dolgu yapılmalıdır. Çürük çok
derinleşmiş ve gece ağrıları, şişlik ya da apse
yapmışsa, diş kökünde sivilce gibi kırmızı bir
şişlik oluşturmuşsa bu diş artık çekilmelidir.
Zamanından önce çekilecekse yer tutucu dediğimiz aparatlarla çekilen diş yerine dublör
kullanılmalıdır. Kesinlikle sadece antibiyotiklerle
ağızda tutulmaya çalışılma-malıdır. Antibiyotik
akut apseyi kronikleştirip çekime hazırlayabilir
ama kronik iltihaplı bir dişi mikrop yuvası
olarak ağızda tutmaya çalışmayın. Çoğu diş hekimi çocuklarla kontak kuramaz ve
çocuk dişlerinde güç kullanarak çekmek
dışında bir tedavi yapamaz. Çocuklar azimli bir
diş hekimi elinde oyuncak hamuruna
dönüştürülebilir. Bulunduğunuz yerde böyle
bir hekim yoksa en yakın diş hekimliği fakültesi hastanesine başvurun. 8. Flor, dişin yapısında bulunan, dişleri çürüğe
karşı koruyan bir silahtır. Scalantı ise bir
kalkana benzetebiliriz. Gelişmiş ülkelerde içme
suyuna flor katılarak bu silah etkin bir şekilde
kullanılır. Ülkemizde henüz böyle bir uygulama
yoktur. Bu yüzden floru dışardan, diş yüzeyine yoğun flor uygulaması ile almaya çalışırız. 16
yaşına kadar 6 ayda bir diş hekimine flor
uygulatılmasını öneririm. Sealant ise gerçekten
kalkan görevi yapar. Çocuk büyüyüp etkin bir
fırçalama yapana kadar, azı dişlerin çiğneme
yüzlerin-deki doğal çukurları temizleyemez. Sealant bu çukurların özel plastik bir madde ile
kaplanmasıdır. Böylece yiyecekler dişlerin bu
zayıf noktalarında birikemez ve çürüğe karşı
yüzde 90 koruma sağlanmış olur. Sealant
yaptırmak istediğiniz doktor size
uzaylıymışsınız, çok uçuk bir şey istemişsiniz gibi bakıyor ve davranıyorsa gerçek bir hekim
olup olmadığı konusunda dikkatli olun. Gerçek
bir hekim, sealant, topikal flor uygulaması, süt
dişine dolgu, yer tutucu vs. gibi pedodontik
tedavileri yapmıyor bile olsa, sizi uygun bir
şekilde fakülteye ya da tedavileri yapacak diğer bir hekime yönlendirecektir. 9. Aşağıda dişlerin sürme yıllarını gösteren bir
tablo veriyoruz. Yıllar bize kabaca bilgi verir.
Saat tutup, saat gecenin onikisi oldu, eylül
ayına girdik, çocuğun azı dişi hâlâ çıkmadı diye
panik yapmayın. Tablodaki rakamlar ortalamayı
gösterir. Gerçekte bir yıl önce ya da bir yıl sonra çıkabilir. Eğer çok fazla -1.5-2 yıl gibi- gecikme
olmuşsa, hekime danışın. Film alınarak basit bir
gecikme mi yoksa bir sorunun habercisi mi
olduğu anlaşılabilir. Hekiminiz gereğini
yapacaktır. Süt dişlerinde acil müdahale 1. Gece Ağrıyan Süt Dişi - Dişin çevresini yumuşak bir fırçayla temizleyin.
- Diş aralarına sıkışmış yiyecek artıkları varsa
hırpalamadan kürdanla ya da diş ipi ile
uzaklaştırın.
- Ağzı ılık tuzlu su ile çalkalatın.
- Daha önce kullandığınız bir ağrı kesici verin. - Kesinlikle dişin üzerine aspirin, antibiyotik,
alkollü pamuk rakı koymayın. Bu yanlış
uygulamalar ağrıyı kesmediği gibi dişetini de
yaralar, tahriş eder.
- Ertesi gün hemen bir diş hekimine götürün,
gerekli tedaviyi yaptırın. - Bu durumdaki dişe dolgu yapılabilir. Çürük çok ilerlemiş ise çekim yapılıp yerine yer
tutucu yapılır ama sadece antibiyotik verilip
güle güle denmez. Hekiminiz, muayene sırasında akut bir apse
teşhisi koyarsa ve diş çekimine karar verirse
antibiyotik verip apsenin kronikleşmesini
bekleyebilir, Böyle bir durumla karşılaşırsanız,
“antibiyotik verip beni gönderemezsiniz” diye
tutturmayın. Hekiminize güvenin. Daha önce de belirttiğimiz gibi bu bir referans kitabıdır. Her
hasta özeldir. Kitapta yer alan uyarılar sizi
korsanlardan korumak içindir, hekimlerden
değil. 2. Düşme, Kırılma ve Çarpma Kaza sonucu kırılmalar acil müdahale gerektirir:
- Zaman kaybetmeden hekime gitmelisiniz.
- Her kaybedilen saat tedavi şeklini değiştirir.
- Bir çarpma anında diş kırılmış ya da tamamen
yerinden çıkmış olabilir. Diş tamamen yerinden
çıkmışsa köküne dokunmadan bir miktar yeni açılmış pastörize süt içinde hemen hekime
götürün.
- Kanama çoksa bir pamuk tamponu ısırarak,
dışardan da bir havlu içerisine koyacağınız buz
tatbik edin.
- Kırılmalarda ise ilk yarım saat içerisinde diş dolgu ile kurtarılabilir.
- Kırık yerine bağlı olarak zaman geçtikçe kanal
tedavisi yaptırmak zorunda kalabilirsiniz.
- Bu durumda kalmış bir dişi sakın çektirmeyin. Sadece kök kalmış olsa bile kanal tedavisi ve
pivo ile diş kurtarılabilir. Küçük yaşta kırılma
sonucu dişini kaybetmiş bir sürü genç vardır.
Bu hastalar kemik gelişimi tamamlanmadan
protez yapımı da zor olduğu için estetikten
mahrum, buluğ çağlarını kompleks içinde geçirmek zorunda kalmışlardır. Günümüz
teknolojisinde yaşından ötürü bu durumda
tedavi edilmeyecek, estetiği sağlanmayacak diş
yoktur. Hekiminiz olmaz diyorsa bir başka
hekimi deneyin; ama çocuğunuzu blair cadısı
gibi gezdirmeyin. Diş ucundan büyük bir parça kırıldığında bile
dolgu yapmak mümkündür. Bazı hekimler
çekim yapmazlar, dolgu da tutmaz derler.
(Muhtemelen eski moda korsan bir
muayenehanedesinizdir.) Bu durumda da
hemen pes etmeyin. Evet eski model dolgular tutmaz ama günümüzde yeni nesil dolgularla
artık harika dişler yapılabilmektedir. Siz de bu
tarz dolguların yapıldığı bir kliniği rahatça
bulabilirsiniz. Eğer çocuğunuz herhangi bir travma
geçirdiyse, diş kontrol altında tutulmalıdır. Bir
süre kontrol edildi ve ağrılar geçtiyse, herhangi
bir kırık yoksa ya da kırık çok küçük olduğu için
dolguya gerek duyulmadıysa fakat bir süre
sonra dişin rengi değiştiyse bir sorun vardır. Eğer diğer dişlere göre daha sarı ya da mor bir
renk aldıysa, bu bize dişin sinirlerinin ölmüş
olduğunu haber verir. Mutlaka gerçek bir diş
hekimine gidin. Bir röntgen aldığında kök
ucunda başlamış olayı da görecektir. Büyük
ihtimalle diş siniri ölü olduğundan herhangi bir ağrı yapmadan yıllarca orada durabilir. Kök
ucundaki olay da devam eder. Bu tarz dişlerin
mutlaka kanal tedavisi yapılması gerekir. Hekim
bu duruma aldırmıyorsa, aaa rengi mi değişti
ağrın yoksa bir şey olmaz diyerek geçiştiriyorsa
dikkaaat! Yine bir hekimle değil korsanla karşı karşıyasınız.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Benzer Konular



Üst Alt