Söz kesme nedir kimler yapar?

Sponsorlu Bağlantılar

Doğuş Pertez

Doğuş Pertez

Emekli Yönetici
    Konu Sahibi
Söz kesme nedir kimler yapar?








TÜRKLERE özgü bir gelenektir söz kesme. Bazı Arap ve Ortadoğu ülkeleri de bu geleneğin etkisinde kalmıştır. Evlenecek iki kişi birbirlerini sevmişler veya erkek tarafının ailesi kızı görmüş (günümüzde büyük kentlerde kız tarafı da beğenmeye çıkıyor) ve istemeye gider. Karışlıklı aileler oturur ve kız istenir. Söz kesmedeki ana unsur sadece kızın istenmesi olmadığını bilmeniz gerekir. Bu sadece görüntüdür. Söz kesme veya sözlenme sadece aileler arasında olmamakla beraber evlenecek olan iki kişi arasında da gerçekleşmektedir. Sözün mahiyeti evlilik için atılan bir adım olarak görülmemelidir. Bu sadece iki ailenin veya birbirlerine karşı ilgi duyan çiftin karşılıklı güven verme veya yakınlaşmasını sağlama anlamı da taşımaktadır.


Daha önce de belirttiğimiz gibi söz kesme, aileler arasında veya evlenecek olan çift arasında gerçekleşmektedir. Aileler arasında söz kesme'de beğenilen veya istenilen kızı ailesinden istemektir. Bu söz kesme usulü çiftlerden daha çok ailelerin birbirleriyle yakınlaşması ve tanıması anlamına gelmektedir. Durum böyle olunca iki aile birbirleri hakkında derin araştırmalara başlar. Yakınlık kuracakları ailenin kökünü ve nereden geldiklerini, geçim kaynaklarının ne olduğunu ve bireylerin çevredeki insanların üzerindeki bıraktığı intiba ile davranış şekillerinin araştırılması yapılmaktadır. Bununla birlikte kız tarafı damadın kişiliğini, kültürel yapısını, ekonomik durumunu, çevreyle olan ilişkilerini de sorgu haline getirirler. Erkek tarafı daha önceleri kızın durumu hakkında araştırma yapıp iyi olduğunu öğrendikten sonra söz kesilme yapılır. Söz kesildikten sonra kızın ailesi araştırılır. Aynı şeklide kız tarafının aile bireyleri de ve kültürel yapısı da damadın ailesi tarafından sorgulanır. Bu araştırmalar yapılırken, Aileler nişan için gün tayin etmeye çalışırken biraz da karşılıklı olarak zaman kazanmaya çalışırlar. Aileler kendilerince yapılmış bir yanlışlık varsa hemen söz bırakma (söz atma) işlemine gidilir. Daha önce de dediğimiz gibi "söz" evlilik anlamına hiç bir zaman gelmez, sadece tanıma zemini oluşturur.


ir de evlenecek olan çiftin yani bireylerin birbirlerine olan sözleri vardır. Tabii her söz evlilik için bir ilk adım olarak görülmüştür. Ama unutmamak gerekir ki söz sadece adım atmaya yarayan bir zemindir. Kadın (kız) ile erkeğin birbirlerini beğenmesi ve arkadaşlıklarını ciddi noktaya getirme anlamına da gelmektedir. Yani çiftin karşılıklı olarak diğer bekar olan insanlar kendilerinin "söz"lü olduklarını ve bir başka kişi tarafından istenmemesi anlamına getiren bir nitelik taşımaktadır. Böyle olunca da çiftin karşı cinsten olan arkadaşlıkları da seviyeli olmaktadır. İki kişi arasındaki söz bir anlamda çiftlerin arkadaşlıklarında daha ciddiye gitme anlamına gelmektedir. Duygu yoğunlaşması aşk ve sevginin bütünleşmesiyle birlikte evlilik hayatına atılan ilk adım olarak ta görülmektedir. Durum böyle olunca da kişiler artık birbirlerin tanıma ve ailelerin tanıma yönüne doğru giderler. Sözlü çiftler ilk etapta ailelerine arkadaş olduklarını gösterirler ve beraberliklerinin ardından hoşlandıklarını göstererek tepkileri görmeye çalışırlar. Bunlar olurken de çift, çevresindeki insanlardan evleneceği kişiyle birlikte olmakla doğru mu veya yanlış mı yaptığı konusunda destekler almaya çalışırlar. Söz yapıldıktan sonra çiftler birbirlerine olan güvenleri tartmaya başlarlar. Karşılıklı sorumluluklar yüklenmeye ve çevresindeki kişilere evlilik için bir kişiyi seçtiğini gösterme "hava atma" sıfatını taşımaya başlamıştır. Kişilerin arkadaşlıklarında duygu yoğunluğu yaşanmaya başlamıştır. Bu nedenle çiftlerin birbirlerinin yanlışlarını "söz esnasında" görmeleri mümkün değildir. Bu yüzden çiftin beraberlikleri esnasında arkadaşları ve yakınları karşısındaki kişiyi yakın takibe alırlar. Kişinin üzülmeyeceği yönden bilinçlendirme maksadında bilgiler aktarılır. Bu bazen kız ve erkek tarafından boyut daha da ileriye götürülür. Örneğin; "Bak onu bir kızla-erkekle görmüşler, falanla veya filanla kumar oynarken görmüşler, temiz insanmış hiç kimseyle görmedik, işinde de seviliyor muş, tiyatroya sinemaya falanla gitmiş......" şeklinde sürüp gider. Böylelikle kişiler birazda olsa arkadaşlıkta daha yakın bir tanıma konumuna gelirler. Bu dönemde iyi yönler ve kötü yönler görülmeye başlanır. Şayet "aşk ve sevgi" doruklarda ise büyük yanlışlar hiçte görülemez. Bazen bu durum evliliğe kadar da sürüp gidiyor. Çiftler karşılıklı ikazlar da bulunarak yön vermeye çalışırlar.




 
  • Beğen
Tepkiler: Lord_oF_Dark ve orhan19077


alperen1313

alperen1313

Üye
tecrübeli bir kardeşiniz olarak derim ki ;
evlenin ama hemen değil...s.a.v efendimizde evlilik noktasında bir çok hadis-i şeriinde acele edilmemesi gerektiğini gençlerin ya da evlenecek olan insanların bir müddet birbirlerini anımaları gerektiğini aksi takdirde evliklerde istenmeyen kötü durumlar olabileceğini buyurur ve ekler...Allah cc ın en sevmediği eylemlerden biride boşanmaktır,eşinizi iyi seçin...
allah yar ve yardımcınız olsun
 

Doğan

Üye
darısı başımıza inşallah :ehe
 
arslansem

arslansem

Üye
Güzel konu açmışsın :) teşekkürler
 
-YARINIYOK-

-YARINIYOK-

Üye
evet önce tanımak gerekr düğün sonra :)
 
Lord_oF_Dark

Lord_oF_Dark

Üye
ben kujumla evleniyimde gerisi hiç.zaten düğün öncesi çok zor onu atlatırsan gerisi kolay sayılır :))
 


Üst Alt