' KalendeR '
Üye
Soykırım Kabul Eden Devletler, Ermeni ve Osmanlı Kaynakları,Tehcir
Osmanlı kaynakları
Teşkilât-ı Mahsusa'nın kayıtlarının imha edilmiş ve İttihat ve Terakki Cemiyetininkinin kaybedilmiş olması, bunların işe bulaşmış olduklarının kanıtlamayı güç hale getirmektedir.[9]
Eski Halep Valisi Celal Bey, Konya'daki durumu aktararak Nehirde su yerine kan akıyor ve binlerce masum çocuk, kabahatsız ihtiyar, aciz kadınlar, kuvvetli gençler bu kan cereyanı içinde ademe doğru akıp gidiyorlardı. diya yazmıştır.[16]
Enver Paşa'nın amcası Halil Paşa (Kut) anlarında "Vatanımın en korkunç ve acı günlerinde vatanımı düşmana esir olarak tarihten silmeye kalktıkları için" Ermeni Milletini son ferdine kadar yok etmeye çalıştığını yazmıştır.[17]
Ahmet Refik 1919'da yayımlanan İki Komite İki Kıtal adlı eserinde İttihatçıların Ermenileri imha etmek ve bu surette Vilâyât-ı Sitte meselesini ortadan kaldırmak istediğini aktarmıştır.[18]
Bursa milletvekli Hasan Fehmi Bey (Kolay), 17 Teşrinievvel 1336 (17 Ekim 1920)'de TBMM'nin gizli orurumunda
Ermeni Gönüllüleri
Ermeni Ulusal Hareketi veya Ermeni devrimci hareketi ve Ermeni ulusal kurtuluş hareketi olarak bilinen Ermeni milliyetçiliğini savunan Ermenilerin tarihte kurulmuş olan Ermeni devletlerinin kapsadığı bölgelerde, bunlar Doğu Anadolu ve Kafkasya'da, yeniden bir Ermeni devleti kurma amacında olan organizasyonlar. Bu organizasyonların en ünlüleri Armenekan Partisi 1885 yılında kurulmuş ve ihtilal yolu ile bağımsız Ermeni devletini kurmayı amaçlamışdır. Ermeni Devrimci Federasyonu (Tashnagtsutiun, Taşnaksutyun) Ermeni radikal milliyetçi Ermeni bağımsızlığını sağlamak amacıyla 1890'da kurulmuşdur.
Bu organizasyonlar altında Ermeni milisleri (çeteleri, fedaileri veya gönüllüleri (Kamavor)) olarak bilinen ailelerinin terk ederek "gerilla birlikleri" oluşturmuşlardır. Bu küçük ve gizli birlikler Osmanlının düzenli ordusuna cephede ve cephe gerisinde yıpratma savaşı taktiği uygulamışlardır. Ayrıca bu dömende Ermeni Gönüllü Tugayları Rus Kafkas Ordusuna destek vermiş (detachment birimleri olarak) ve bu güçler Osmanlı devletine karşı savaşmışlardır.
ERMENİ TEHCİRİ
27 Mayıs 1915'te çıkarılan "Tehcir Kanunu" Kanun-ı Muvakkat (geçici yasa) ile yerel mülki ve askeri yöneticilere, uygun görecekleri kişileri geçici olarak başka yere naklettirme yetkisi verildi.[38] 30 Mayıs günü Meclis-i Vükelâ (Bakanlar Kurulu) kararıyla tehcir süresiz hale getirildi.
10 Haziran'da "Ermenilere Ait Mal, Mülk ve Arazilere Uygulanacak İdare Hakkında Yönetmelik" bir kararname ile nakledilen kişilerin mallarınına nasıl tasarruf edileceği açıklandı.[47] Ermenilerin boşalttığı yerler muhacirlere verilecek, buna karşılık Ermeniler'e mal ve mülklerine karşılık ödenecekti.
Mehmed Talat Paşa ve Soykırım
Zamanın İçişleri Bakanı Mehmed Talat Bey 1915 yılı içinde Andonyan belgeleri diye bilinen ünlü "Talat Paşa telgraflarının" kopyalarını barındıran kitapla soykırımını planladığı öne sürülmüştür. Andonyan Belgelerinde Ermeni tehciri sırasında Ermenilerin imha edilmesini emreden 50 telgraf ve 2 mektup mevcut. Andonyan Belgeleri düzmece olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bundan dolayı hükümetin parmağı olduğunu kanıtlama iddiasındaki yayınların birçoğu savaş zamanındaki propagandanın damgasını taşımaktadır
Soykırım olarak tanımlayan ülke ve kuruluşlar
Soykırım tezini kabul eden devletler sarı renkte görülmektedir.
Kimi ülkelerde ise (İsrail, İngiltere) "soykırım" kelimesi yerine "katliam" kelimesi yeğlenmiştir. "Ermeni Soykırımı" son yıllarda bazı uluslararası kuruluşlar ve pekçok devletlerin parlamentoları tarafından resmen tanınmıştır.
Günümüzde İsviçre'de Ermeni Soykırımını reddetmek suçtur. Benzer bir yasa taslağı da Fransız meclisinden geçmiş ve senatoda kabul edilmiştir. Bunun dışında 20 kadar ülke, parlamentolarında, Ermeniler'in soykırıma uğradığı tezlerini tanıyan yasaları kabul etmişlerdir. Amerika Birleşik Devletleri federal devlet olarak böyle bir yasayı kabul etmemiştir. Ancak eyalet (İngilizce: state) bazında, 50 eyaletten 36'sında kabul görmüş ve toplam 40 eyaletinde parlamento, senato ve vali tarafından soykırım olarak tanınmıştır.[90]
İlk Ermeni Kırımı Anıtı 24 Nisan 1968 tarihinde Lübnan'ın Beyrut şehrinde dikilmiştir. Bundan sonra Ermenistan, ABD, Mısır, Fransa, Brezilya, Bulgaristan ve İtalya gibi ülkelerde de bu tip anıtlar dikilmiştir.
Teşkilât-ı Mahsusa'nın kayıtlarının imha edilmiş ve İttihat ve Terakki Cemiyetininkinin kaybedilmiş olması, bunların işe bulaşmış olduklarının kanıtlamayı güç hale getirmektedir.[9]
- Teşkilât-ı Mahsusa ve İttihat ve Terakki arşivlerinin Ekim-Kasım 1918'de, yani Osmanlı Devleti'nin savaşta yenildiği ve Talât Paşa hükûmetinin düştüğü günlerde, yakılarak imha edildiği aktarılmaktadır.[10]
- Şevket Süreyya Aydemir, Talât Paşa'nın 7 Kasım 1918'de yurt dışına kaçmadan önce Arnavutköy'de bulunan bir dostunun yalısına bavullar dolusu evrak götürdüğünü ve bu evrakların yalının alt katındaki ocakta yakıldığı nakledildiği aktarmıştır.[11]
- Teşkilât-ı Mahsusa şefi Hüsamettin Ertürk'e göre, 14 Ekim 1918'de kurulan Ahmet İzzet Paşa hükûmeti, Teşkilât-ı Mahsusa Müdürlüğü'ne çalışmalarının derhal durdurulması ve arşivlerin yokedilmesi emrini vermiştir.[12]
- Mithat Şükrü (Bleda) ve Ziya Gökalp'a göre, önemli evraklar Dr. Nazım Bey tarafından alınıp götürülmüşlerdir.[13]
- Ankara İstiklal Mahkemesinde İzmir Suikastı sanıklarından Kör Ali İhsan Bey elindeki (Kırım ile iligi) bütün belgeleri yaktığını söylemiştir.[14]
- Belgelerin bazısı (örneğin: Andonyan Belgeleri) düzmece olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bundan dolayı hükûmetin parmağı olduğunu kanıtlama iddiasındaki yayınların birçoğu savaş zamanındaki propagandanın damgasını taşımaktadır.[15]
- Savaş zamanının Alman kaynakları hakkında aynı şey (propaganda olduğu) söylenemez.[15]
Eski Halep Valisi Celal Bey, Konya'daki durumu aktararak Nehirde su yerine kan akıyor ve binlerce masum çocuk, kabahatsız ihtiyar, aciz kadınlar, kuvvetli gençler bu kan cereyanı içinde ademe doğru akıp gidiyorlardı. diya yazmıştır.[16]
Enver Paşa'nın amcası Halil Paşa (Kut) anlarında "Vatanımın en korkunç ve acı günlerinde vatanımı düşmana esir olarak tarihten silmeye kalktıkları için" Ermeni Milletini son ferdine kadar yok etmeye çalıştığını yazmıştır.[17]
Ahmet Refik 1919'da yayımlanan İki Komite İki Kıtal adlı eserinde İttihatçıların Ermenileri imha etmek ve bu surette Vilâyât-ı Sitte meselesini ortadan kaldırmak istediğini aktarmıştır.[18]
Bursa milletvekli Hasan Fehmi Bey (Kolay), 17 Teşrinievvel 1336 (17 Ekim 1920)'de TBMM'nin gizli orurumunda
Tehcir meselesi, biliyorsunuz ki dünyayı velveleye veren ve hepimizi katil telâkki ettiren bir vaka idi. Bu yapılmazdan evvel âlem-i nasraniyetin bunu hazmetmeyeceği ve bunun için bütün gayz ve kinini bize tevcih edeceklerini biliyorduk. Neden katillik ünvanını nefsimize izafe ettik? Neden o kadar azim, müşkül bir dava içine girdik? Sırf canımızdan daha aziz ve daha mukaddes bildiğimiz vatanımızın istikbalini taht-ı emniyete almak için yapılmış şeylerdir.
diye konuşmuştur.
Ermeni Gönüllüleri
Ermeni Ulusal Hareketi veya Ermeni devrimci hareketi ve Ermeni ulusal kurtuluş hareketi olarak bilinen Ermeni milliyetçiliğini savunan Ermenilerin tarihte kurulmuş olan Ermeni devletlerinin kapsadığı bölgelerde, bunlar Doğu Anadolu ve Kafkasya'da, yeniden bir Ermeni devleti kurma amacında olan organizasyonlar. Bu organizasyonların en ünlüleri Armenekan Partisi 1885 yılında kurulmuş ve ihtilal yolu ile bağımsız Ermeni devletini kurmayı amaçlamışdır. Ermeni Devrimci Federasyonu (Tashnagtsutiun, Taşnaksutyun) Ermeni radikal milliyetçi Ermeni bağımsızlığını sağlamak amacıyla 1890'da kurulmuşdur.
Bu organizasyonlar altında Ermeni milisleri (çeteleri, fedaileri veya gönüllüleri (Kamavor)) olarak bilinen ailelerinin terk ederek "gerilla birlikleri" oluşturmuşlardır. Bu küçük ve gizli birlikler Osmanlının düzenli ordusuna cephede ve cephe gerisinde yıpratma savaşı taktiği uygulamışlardır. Ayrıca bu dömende Ermeni Gönüllü Tugayları Rus Kafkas Ordusuna destek vermiş (detachment birimleri olarak) ve bu güçler Osmanlı devletine karşı savaşmışlardır.
ERMENİ TEHCİRİ
27 Mayıs 1915'te çıkarılan "Tehcir Kanunu" Kanun-ı Muvakkat (geçici yasa) ile yerel mülki ve askeri yöneticilere, uygun görecekleri kişileri geçici olarak başka yere naklettirme yetkisi verildi.[38] 30 Mayıs günü Meclis-i Vükelâ (Bakanlar Kurulu) kararıyla tehcir süresiz hale getirildi.
10 Haziran'da "Ermenilere Ait Mal, Mülk ve Arazilere Uygulanacak İdare Hakkında Yönetmelik" bir kararname ile nakledilen kişilerin mallarınına nasıl tasarruf edileceği açıklandı.[47] Ermenilerin boşalttığı yerler muhacirlere verilecek, buna karşılık Ermeniler'e mal ve mülklerine karşılık ödenecekti.
Mehmed Talat Paşa ve Soykırım
Zamanın İçişleri Bakanı Mehmed Talat Bey 1915 yılı içinde Andonyan belgeleri diye bilinen ünlü "Talat Paşa telgraflarının" kopyalarını barındıran kitapla soykırımını planladığı öne sürülmüştür. Andonyan Belgelerinde Ermeni tehciri sırasında Ermenilerin imha edilmesini emreden 50 telgraf ve 2 mektup mevcut. Andonyan Belgeleri düzmece olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bundan dolayı hükümetin parmağı olduğunu kanıtlama iddiasındaki yayınların birçoğu savaş zamanındaki propagandanın damgasını taşımaktadır
Soykırım olarak tanımlayan ülke ve kuruluşlar
Soykırım tezini kabul eden devletler sarı renkte görülmektedir.
Kimi ülkelerde ise (İsrail, İngiltere) "soykırım" kelimesi yerine "katliam" kelimesi yeğlenmiştir. "Ermeni Soykırımı" son yıllarda bazı uluslararası kuruluşlar ve pekçok devletlerin parlamentoları tarafından resmen tanınmıştır.
Günümüzde İsviçre'de Ermeni Soykırımını reddetmek suçtur. Benzer bir yasa taslağı da Fransız meclisinden geçmiş ve senatoda kabul edilmiştir. Bunun dışında 20 kadar ülke, parlamentolarında, Ermeniler'in soykırıma uğradığı tezlerini tanıyan yasaları kabul etmişlerdir. Amerika Birleşik Devletleri federal devlet olarak böyle bir yasayı kabul etmemiştir. Ancak eyalet (İngilizce: state) bazında, 50 eyaletten 36'sında kabul görmüş ve toplam 40 eyaletinde parlamento, senato ve vali tarafından soykırım olarak tanınmıştır.[90]
İlk Ermeni Kırımı Anıtı 24 Nisan 1968 tarihinde Lübnan'ın Beyrut şehrinde dikilmiştir. Bundan sonra Ermenistan, ABD, Mısır, Fransa, Brezilya, Bulgaristan ve İtalya gibi ülkelerde de bu tip anıtlar dikilmiştir.
