Anket şıkları eksik.. Her ikisi cinste birbirini dengeler..
Kadının toplumdaki ağırlığının artması, toplumsal bir güç haline gelmesi Küreselleşme sürecinin bir sonucudur. Bunda en büyük etken çeşitli olguların benimsenmesi ve özendirilmesiyle kadınların erkeklere olan bağımlılığının azalmasıdır, artık bağımlılık belli konularda 'karşılıklı' oluyor.
Bu dediğimi biraz açayım;
Yönetimlerin demokratikleşmesi, bunun sonucu olarak bireyin özgürleşmesi ve kitle iletişim araçlarının yayılmasıyla kadınlar hem sosyo-politik hem de ekonomik olarak özgürlüklerine kavuştular ve bunun doğal bir sonucu olarak artık erkeklere olan eski bağımlılıkları yok, olamaz da zaten. 'Taktın mı koluna yakışacak, çarptın mı duvara yapışacak' lafı eskilerde kaldı artık, sıkıyorsa vurun bakalım..
Yine küreselleşmenin ( yani kapitalizmin gelişmesi sürecinin ) vahşi sonuçlarından biri olan 'kullan ve at' mantığı kadın-erkek ilişkilerine de indirgendi. Her iki cinste 'aradıklarını bulamamak'tan yakınıyor ve bu söylem erkekleri pek etkilemese de kadınlar için 'kendi ayakları üzerinde durmak' gibi bir anlam doğuruyor.
Aile kurumunun geleneksel olması kadını topluımsal güç olduğu gerçeğini görmemize neden olamaz. Artık kadınlar, kendilerine hak verilmeyen ya da toplumsal hayattan soyutlanmış yönetimlerde bile seslerini duyurma çabasındalar. Suudi Arabistan kadınlarının bazı konularda kadın haklarının genişletilmesi için sürekli Kral'ın eşiyle diyalog kurma çabalarını buna somut örnek olarak verebilirim. Ayrıca, kadınların uluslararası örgütler aracılığıyla devletlere kadın haklarını genişletmeleri amacıyla baskı yapmalarını da unutmamak lazım, bu bile tek başına yeterli bir örnektir.