emrah44
Üye
Şiirlerim, Beni Ben Yapanlarım...
Adaletsiz Dünya
Adaleti dağıtmak
Bu cimri hayata düşmüş.
Vay halimize!
Sevgiyi, azgın sele;
Teselliyi, durgun yele vermiş çoktan.
Bir toz bulutu içinde
Gönderir fırsatları hep
Tek yönlü yaşamda.
Bana yalan söyleme ey hayat.
Kaçığa, bülbül;
Bizlere, sükut lisanı
Vermedin mi senelerce?
Tabirini yapamadığımız duygulara
Kilit vurmadın mı?
Yazın bedenimizden atıp
Kışın yollara sermedin mi?
Kimi kandırıyorsun? Ne karı?
Basmayacağım onlara.
Ben onlardan koca bir adam yapacağım.
Sen ne dersen de.
Anlatılamayan
Eskiden gülerdim
Bir gün ağlayacağıma
Şimdi, anlatılamayanın ahı,
Şu dilsizliğimde
Kök salıyor aheste.
Uçları göğsüme batıyor
Acı çekiyorum,
Ve işte seni unutmuyorum.
Bir kalp hastalığı,
Belki, hasta düşmemek için
İçine sığındığım korkumdur
Bu tavrım.
Belki de ağlamamak için
Kendimi tutuşumdur.
Anlatılamayan,
Yokluk çeker, fani olur
Senin varlığında.
Güze vurmuş ömrümde
Ona bile varamamanın,
Deli korkusundan
Anlatamadığım bana yaslanıyor,
Ben de sessizce yaşlanıyorum
Bir köşede,
Yazdığım düşüncelerime bakarak.
Beni Dinle, Yazıyorum
Beni dinle, yazıyorum:
Burada başladı her şey.
En şevkle yazdığım yer burası,
Başlarken yazmayı düşündüğüm.
Beni dinle, yazıyorum:
İşte hatırladığım satır.
İşte unuttuğum satır.
Ve işte ağladığım satır.
Beni dinle, yazıyorum:
Az önce bağlandım bu satıra
Yine az önce eğlendim kendimle.
Tam burada kızdım kendime.
Bu satırda kaybettim ümitlerimi.
Bu satırda yitirdim kendimi.
Arkama bu satırda dönüp baktım.
Her şeye bu satırda son verdim.
Beni dinle diyorum:
Çünkü daha başlamadım yazmaya…
Bir Yıldız
Bir yıldız kaydı dün gece yanaklarımdan
Seyrettik beraberce kayışını.
Sonra kalan yıldızları seyrettik.
Ben biraz hüzünlendim.
O, tadını çıkardı.
Kahvemizi unuttuk bir ara,
Buz kesti gece gibi.
Düştü yıldız hız kesmeden ellerime.
Bir elim diğerini kaparken,
Diğeri de cesurdu,
Saklamadı kendini.
Sonra…
İkisi de ona doğru sallanıp durdu.
Biraz Vaadim Var Şimdi
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Orada çiçekler açtıracağım,
Anıtlar diktireceğim.
Su serpeceğim oralara.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Hayal yaptıracağım oraya
On sekiz katlı.
Yıkılmayacak, sağlam olacak.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Kimse yalan söylemeyecek
Benim olduğum yerde
Kim cesaret edebilir zaten.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Yalın ayak gireceğim oraya.
Sıcaklığı içerde arayacağım.
Gözüm dışarıda olmayacak.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
İltimasım olmayacak
Hiçbir güzele
Ve içi eziğe.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Her suda boğulmayacağım.
Seçim benim olacak
Dört kollum, gözyaşları.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
İç çekmeyeceğim.
Sır vermeyeceğim.
Kırmızıdan başka giymeyeceğim.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Terk etmeyeceğim siperleri.
Tek kurşun yemeyeceğim.
Dayanıklı olacağım sitemlere.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Acılara merhem,
Saflığa sabır,
İyiliğe, bir bardak su dağıtacağım
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Yollarda kervan olacağım,
Hanında yolcu
Ve sesinde çöl ateşi.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Irmak olacağım.
Mendilimle kurutacağım ırmakları.
Mendilim çok su çekti zamanında.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Dizlerimin dermanı olacak
Her çağırışında
Kalp atışlarının.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Sayfalarca okuyacağım
Güzel gözlerinden.
Bir dikişte içeceğim içlerinden.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Sallantıda olmayacak saltanatım
Hep orda kalacağım
Koltuğumu terk etmeyeceğim.
23.11.04
Çantamda Ne Var?
Çantamda ne var bugün?
Eskisi gibi bir defter,
Bir kitap,
Bir kalem mi?
Kar yağdıktan sonra
Arkadaşıma atmak için
Sakladığım kartopu mu?
Boş gördüğümde anlamsız
Geldiğinden, içine koyduğum
Kağıt parçaları mı?
Kurumasını ister gibi içine
Attığım kırmızı gül mü?
Daha evvel
İçinde kaybolmuş ödevim mi?
Bir melek gördüm bu gün.
Yaklaştım ve sordum:
Ne var bu çantada?
Niye açılmıyor şimdi?
Çaredeyiz
Sen günlerimi birbirine bağlayan
Bir köprüsün.
Geleceğim senin elinde.
İster beni dünde bırakır,
İster benimle yol alırsın.
Bu yolun sonu mu önemli olan?
Yolun sonundaki ışık
Karanlıkta olan için önemlidir.
Biz zaten çaredeyiz değil mi?
KIYMET
Hep, yere bakarak yürümek;
Bulma ümidiyle,
Sakladığını düşündüğümüz eskileri
Ve koruduğunu ayaklarımızdan toprağın;
Birgün mutlaka uğrayacağımız yazgımızın
Bize, git yap dediğidir.
Kıymetini bilmediklerimiz,
Her gece, derin uykularımızda
Veya sönen lambalarda
Daldığımız karanlıkların bile
Bize, ağla haline dediğidir.
Korkularımı çıldırtan bir ecel mi;
Yoksa, pişmanlığa ecel bir korku mu?
Değilse nedir bize gülümseyen deva?
Herhalde, yüze vuran hüznün ve layığımızın
Bize diyemediğidir.
BİTMEZ HAYALİM
Düşlerime asacağım seni
Gözyaşından bir mandalla.
Artık bağlanmayacağım
Uçacağım kara bir fırtınayla.
Bir pınara, bir çift söze
Yakmayacağım içimi.
Bakmayacağım bir çift göze.
Savuracağım küllerimi.
Yalana boğacağım sözlerimi
Bakmayacağım sağa sola.
Söz vereceğim, beni
Yenileyecek o ikinci hayale...
Düşmanıyım
Düşmanıyım kötü duyguların,
Acımasızların.
Düşmanıyım inançsızların,
Sahte kimliklerin.
Düşmanıyım kaçakların,
Güvenmeyenlerin.
Düşmanıyım salına salına gelen,
Geç kalan günlerin.
Düşmanıyım menfaatin,
Uğruma atılan adımların.
Gereksiz mısraların da düşmanıyım.
Hele de içinde sen varsan.
Düşüncem
Her düşüncenin arkasında bir olay,
Benim de senin gibi bir düşüncem var.
Farkında Değiliz
Sanık içerde.
Kapılar kapalı,
Yüzü ateşe dönük,
İçi yangın yeri.
Uçları açık kalemlerin.
Kayıtlar günü gününe…
Süslü gözler yaralı.
Adı konmuş her şeyin.
Yüksek yerde, geçmiş.
Uzanmak zor elbette.
Uyarmak da zor,
Her şey çoktan bitmiş.
GİDİYORUM
Artık çıkıyorum seyahate;
Beyaz bir sandalla.
Alıyorum tüm anılarımı yanıma,
Yalnız bırakıyorum kederleri.
Zahmetsiz hayatımın
Dalgalarımı görüyorum,
Ay çırpınıp kalıyor
Düşler kadar soğuk suda.
Hayat beni hep ayakta tutuyor.
Bırak beni diyemiyorum.
Ellerimle dalgaları dağıtıyor,
Sonra onlardan yardım istiyorum.
Göndermeler 1
Daralan, boğan,
Bir çemberdeyim;
Düzeysiz fikirlerle
Ve amaçsız yarınlarda;
Kol kola girmiş,
Baş ağrıtan bela ve yalanlarla;
Söze gerek olmayan,
Gözlerin kapatıldığı,
Hissedilen acıyla
Sarhoş olunan
Vurdumduymaz tavırlarla.
Daralan bir çemberdeyim;
Nefretle dolu insanlarla,
Bükülen dudaklarla…
Dünyadayım,
Daralan, kısalan dostluklarla
Bekliyorum ama olmaz bundan sonra.
Gözlerim
Gülüm, kaçamam ki düşüncemden.
Hızlı da koşamam ki yüreğimden.
Bir, gözüm çıkmaz rayından.
Diğeri de suskun ötekinden.
Gülmek
Hedefim gülmek bu kez
Zahmetsizce, doyasıya;
Hiçbir dert duvarından sonra değil
Sade, tek başına.
Gülmekle ağlamak
Aynı şeydir aslında.
İkisinde de sıkarız kendimizi
Zorlanırız, en mutlu anımızda
Ve en acılı günümüzde.
Bazen ısmarlama ağlarız.
Yürek yerinde duramasa dahi
Beyindeki setler yaptırmaz
Bize en basit şeyi.
Yalnız mutlu insan gülmez,
İnsan mutlu olmak için de güler.
Bu mutluluk ne para ister,
Ne de başka aldatıcı.
Bir yürek ister,
Kocaman.
Hallerim
Beni ne dünya anlayabildi
Ne de ben anlayabildim.
Her halim ötekine yabancı.
Nereye gitsem birini götürüyorum.
Bir düşünceli bir de heybetli
Halimi yanımdan hiç ayırmıyorum.
Arada uykulu halim tutuyor ellerimden.
Rüzgârda savrulan halim
Gözümün önünden gitmiyor.
Ellerimi açtığım halim
Hep arkamdan geliyor.
Şimdiki halim eskiyi arar oldu.
Yorgun düştü bu beden.
Ne kollarımı kaldırabiliyorum artık
Ne de düşünebiliyorum seni eskisi kadar.
Düşünceli halim şiir yazmaktan,
Heybetli halim ise kalem tutmaktan öteye
Gidemiyor.
Hata Yapmaktan Korkarım
Hata yapmaktan korkarım,
Her şeyi bir kere söylerim.
Ecelime dur demeyi bile.
Adımı tekrarlarken
Seni anarım ansızın.
Rüzgar saçını okşarken,
Seni tekrarlamamak
Ve hata yapmamak için
Acı acı tekrarlarım kendimi.
Hayat çok şey öğretti
Geçen bunca yılda.
Hepsi bir yana,
Sana tekrar tekrar bakmayı
Ve gözlerinde
Birden fazla kanat çırpmayı
Yasaklaması, bana,
Yorgun hislerime **** gibi geldi.
Ne kadar başarabildim bilmem.
Bundan böyle içimde kalacak şarkımız.
Bir daha söylemek yok.
Anlamı bozulmasın,
Beni yanlış hatırlatmasın sana
Bakınca uzaklara.
Son adımımız anılara sığınmamak olsun,
Düştüğümüz yer de
Beyaz güllerin arası.
Sabah uyanınca
Aynı rüyayı görmemek için
Doğunca hemen koyuverelim kendimizi güneşe.
Ancak kururuz.
Adaleti dağıtmak
Bu cimri hayata düşmüş.
Vay halimize!
Sevgiyi, azgın sele;
Teselliyi, durgun yele vermiş çoktan.
Bir toz bulutu içinde
Gönderir fırsatları hep
Tek yönlü yaşamda.
Bana yalan söyleme ey hayat.
Kaçığa, bülbül;
Bizlere, sükut lisanı
Vermedin mi senelerce?
Tabirini yapamadığımız duygulara
Kilit vurmadın mı?
Yazın bedenimizden atıp
Kışın yollara sermedin mi?
Kimi kandırıyorsun? Ne karı?
Basmayacağım onlara.
Ben onlardan koca bir adam yapacağım.
Sen ne dersen de.
Anlatılamayan
Eskiden gülerdim
Bir gün ağlayacağıma
Şimdi, anlatılamayanın ahı,
Şu dilsizliğimde
Kök salıyor aheste.
Uçları göğsüme batıyor
Acı çekiyorum,
Ve işte seni unutmuyorum.
Bir kalp hastalığı,
Belki, hasta düşmemek için
İçine sığındığım korkumdur
Bu tavrım.
Belki de ağlamamak için
Kendimi tutuşumdur.
Anlatılamayan,
Yokluk çeker, fani olur
Senin varlığında.
Güze vurmuş ömrümde
Ona bile varamamanın,
Deli korkusundan
Anlatamadığım bana yaslanıyor,
Ben de sessizce yaşlanıyorum
Bir köşede,
Yazdığım düşüncelerime bakarak.
Beni Dinle, Yazıyorum
Beni dinle, yazıyorum:
Burada başladı her şey.
En şevkle yazdığım yer burası,
Başlarken yazmayı düşündüğüm.
Beni dinle, yazıyorum:
İşte hatırladığım satır.
İşte unuttuğum satır.
Ve işte ağladığım satır.
Beni dinle, yazıyorum:
Az önce bağlandım bu satıra
Yine az önce eğlendim kendimle.
Tam burada kızdım kendime.
Bu satırda kaybettim ümitlerimi.
Bu satırda yitirdim kendimi.
Arkama bu satırda dönüp baktım.
Her şeye bu satırda son verdim.
Beni dinle diyorum:
Çünkü daha başlamadım yazmaya…
Bir Yıldız
Bir yıldız kaydı dün gece yanaklarımdan
Seyrettik beraberce kayışını.
Sonra kalan yıldızları seyrettik.
Ben biraz hüzünlendim.
O, tadını çıkardı.
Kahvemizi unuttuk bir ara,
Buz kesti gece gibi.
Düştü yıldız hız kesmeden ellerime.
Bir elim diğerini kaparken,
Diğeri de cesurdu,
Saklamadı kendini.
Sonra…
İkisi de ona doğru sallanıp durdu.
Biraz Vaadim Var Şimdi
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Orada çiçekler açtıracağım,
Anıtlar diktireceğim.
Su serpeceğim oralara.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Hayal yaptıracağım oraya
On sekiz katlı.
Yıkılmayacak, sağlam olacak.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Kimse yalan söylemeyecek
Benim olduğum yerde
Kim cesaret edebilir zaten.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Yalın ayak gireceğim oraya.
Sıcaklığı içerde arayacağım.
Gözüm dışarıda olmayacak.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
İltimasım olmayacak
Hiçbir güzele
Ve içi eziğe.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Her suda boğulmayacağım.
Seçim benim olacak
Dört kollum, gözyaşları.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
İç çekmeyeceğim.
Sır vermeyeceğim.
Kırmızıdan başka giymeyeceğim.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Terk etmeyeceğim siperleri.
Tek kurşun yemeyeceğim.
Dayanıklı olacağım sitemlere.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Acılara merhem,
Saflığa sabır,
İyiliğe, bir bardak su dağıtacağım
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Yollarda kervan olacağım,
Hanında yolcu
Ve sesinde çöl ateşi.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Irmak olacağım.
Mendilimle kurutacağım ırmakları.
Mendilim çok su çekti zamanında.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Dizlerimin dermanı olacak
Her çağırışında
Kalp atışlarının.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Sayfalarca okuyacağım
Güzel gözlerinden.
Bir dikişte içeceğim içlerinden.
Biraz vaadim var şimdi:
Gönüllere seçilirsem,
Sallantıda olmayacak saltanatım
Hep orda kalacağım
Koltuğumu terk etmeyeceğim.
23.11.04
Çantamda Ne Var?
Çantamda ne var bugün?
Eskisi gibi bir defter,
Bir kitap,
Bir kalem mi?
Kar yağdıktan sonra
Arkadaşıma atmak için
Sakladığım kartopu mu?
Boş gördüğümde anlamsız
Geldiğinden, içine koyduğum
Kağıt parçaları mı?
Kurumasını ister gibi içine
Attığım kırmızı gül mü?
Daha evvel
İçinde kaybolmuş ödevim mi?
Bir melek gördüm bu gün.
Yaklaştım ve sordum:
Ne var bu çantada?
Niye açılmıyor şimdi?
Çaredeyiz
Sen günlerimi birbirine bağlayan
Bir köprüsün.
Geleceğim senin elinde.
İster beni dünde bırakır,
İster benimle yol alırsın.
Bu yolun sonu mu önemli olan?
Yolun sonundaki ışık
Karanlıkta olan için önemlidir.
Biz zaten çaredeyiz değil mi?
KIYMET
Hep, yere bakarak yürümek;
Bulma ümidiyle,
Sakladığını düşündüğümüz eskileri
Ve koruduğunu ayaklarımızdan toprağın;
Birgün mutlaka uğrayacağımız yazgımızın
Bize, git yap dediğidir.
Kıymetini bilmediklerimiz,
Her gece, derin uykularımızda
Veya sönen lambalarda
Daldığımız karanlıkların bile
Bize, ağla haline dediğidir.
Korkularımı çıldırtan bir ecel mi;
Yoksa, pişmanlığa ecel bir korku mu?
Değilse nedir bize gülümseyen deva?
Herhalde, yüze vuran hüznün ve layığımızın
Bize diyemediğidir.
BİTMEZ HAYALİM
Düşlerime asacağım seni
Gözyaşından bir mandalla.
Artık bağlanmayacağım
Uçacağım kara bir fırtınayla.
Bir pınara, bir çift söze
Yakmayacağım içimi.
Bakmayacağım bir çift göze.
Savuracağım küllerimi.
Yalana boğacağım sözlerimi
Bakmayacağım sağa sola.
Söz vereceğim, beni
Yenileyecek o ikinci hayale...
Düşmanıyım
Düşmanıyım kötü duyguların,
Acımasızların.
Düşmanıyım inançsızların,
Sahte kimliklerin.
Düşmanıyım kaçakların,
Güvenmeyenlerin.
Düşmanıyım salına salına gelen,
Geç kalan günlerin.
Düşmanıyım menfaatin,
Uğruma atılan adımların.
Gereksiz mısraların da düşmanıyım.
Hele de içinde sen varsan.
Düşüncem
Her düşüncenin arkasında bir olay,
Benim de senin gibi bir düşüncem var.
Farkında Değiliz
Sanık içerde.
Kapılar kapalı,
Yüzü ateşe dönük,
İçi yangın yeri.
Uçları açık kalemlerin.
Kayıtlar günü gününe…
Süslü gözler yaralı.
Adı konmuş her şeyin.
Yüksek yerde, geçmiş.
Uzanmak zor elbette.
Uyarmak da zor,
Her şey çoktan bitmiş.
GİDİYORUM
Artık çıkıyorum seyahate;
Beyaz bir sandalla.
Alıyorum tüm anılarımı yanıma,
Yalnız bırakıyorum kederleri.
Zahmetsiz hayatımın
Dalgalarımı görüyorum,
Ay çırpınıp kalıyor
Düşler kadar soğuk suda.
Hayat beni hep ayakta tutuyor.
Bırak beni diyemiyorum.
Ellerimle dalgaları dağıtıyor,
Sonra onlardan yardım istiyorum.
Göndermeler 1
Daralan, boğan,
Bir çemberdeyim;
Düzeysiz fikirlerle
Ve amaçsız yarınlarda;
Kol kola girmiş,
Baş ağrıtan bela ve yalanlarla;
Söze gerek olmayan,
Gözlerin kapatıldığı,
Hissedilen acıyla
Sarhoş olunan
Vurdumduymaz tavırlarla.
Daralan bir çemberdeyim;
Nefretle dolu insanlarla,
Bükülen dudaklarla…
Dünyadayım,
Daralan, kısalan dostluklarla
Bekliyorum ama olmaz bundan sonra.
Gözlerim
Gülüm, kaçamam ki düşüncemden.
Hızlı da koşamam ki yüreğimden.
Bir, gözüm çıkmaz rayından.
Diğeri de suskun ötekinden.
Gülmek
Hedefim gülmek bu kez
Zahmetsizce, doyasıya;
Hiçbir dert duvarından sonra değil
Sade, tek başına.
Gülmekle ağlamak
Aynı şeydir aslında.
İkisinde de sıkarız kendimizi
Zorlanırız, en mutlu anımızda
Ve en acılı günümüzde.
Bazen ısmarlama ağlarız.
Yürek yerinde duramasa dahi
Beyindeki setler yaptırmaz
Bize en basit şeyi.
Yalnız mutlu insan gülmez,
İnsan mutlu olmak için de güler.
Bu mutluluk ne para ister,
Ne de başka aldatıcı.
Bir yürek ister,
Kocaman.
Hallerim
Beni ne dünya anlayabildi
Ne de ben anlayabildim.
Her halim ötekine yabancı.
Nereye gitsem birini götürüyorum.
Bir düşünceli bir de heybetli
Halimi yanımdan hiç ayırmıyorum.
Arada uykulu halim tutuyor ellerimden.
Rüzgârda savrulan halim
Gözümün önünden gitmiyor.
Ellerimi açtığım halim
Hep arkamdan geliyor.
Şimdiki halim eskiyi arar oldu.
Yorgun düştü bu beden.
Ne kollarımı kaldırabiliyorum artık
Ne de düşünebiliyorum seni eskisi kadar.
Düşünceli halim şiir yazmaktan,
Heybetli halim ise kalem tutmaktan öteye
Gidemiyor.
Hata Yapmaktan Korkarım
Hata yapmaktan korkarım,
Her şeyi bir kere söylerim.
Ecelime dur demeyi bile.
Adımı tekrarlarken
Seni anarım ansızın.
Rüzgar saçını okşarken,
Seni tekrarlamamak
Ve hata yapmamak için
Acı acı tekrarlarım kendimi.
Hayat çok şey öğretti
Geçen bunca yılda.
Hepsi bir yana,
Sana tekrar tekrar bakmayı
Ve gözlerinde
Birden fazla kanat çırpmayı
Yasaklaması, bana,
Yorgun hislerime **** gibi geldi.
Ne kadar başarabildim bilmem.
Bundan böyle içimde kalacak şarkımız.
Bir daha söylemek yok.
Anlamı bozulmasın,
Beni yanlış hatırlatmasın sana
Bakınca uzaklara.
Son adımımız anılara sığınmamak olsun,
Düştüğümüz yer de
Beyaz güllerin arası.
Sabah uyanınca
Aynı rüyayı görmemek için
Doğunca hemen koyuverelim kendimizi güneşe.
Ancak kururuz.
