***BlackrosE***
Üye
Sevmeyi beceremiyorsanız SEV-ME- YİN!
Bir insan için yok olup, hiç yaşanmamış varsayıldınız mı? Bu nankör inkâr! Nasıl acıtır insan yüreğini bilir misiniz? Hayallerin açılan-saçılan elbisesi tamamen çıkarılıp, çırılçıplak kalındığında riyakâr bir suretle , burun buruna gelmek , iğrenç bir duygudur!! Tanıdığınızı sandığınız, hatta deliler gibi sevdiğiniz insanın karşınızdaki kalkansız duruşu, açıklayıveririr tüm gerçekleri..İşte o duymak görmek istemediğiniz acı gerçekler öyle bir kalıpla bağdaş kurar ki karşınıza, görüntüsüne kör, sesine sağır olmak için yalvarırsınız.
Bir zamanlar nefesiniz olan sevdiğiniz, değişmiştir.(değişim kendini ele verme sürecidir ya hadi neyse) nefes dedik ya, artık nefesinizi durdurup, kanı beyninize sıçratan olmuştur. Hayatımda bu işkence modelini çok nadir yaşamama rağmen, nadir de olsa demek ki acıttı, yazmak istedim.
Efendim şöyle başlar aşk serüvenleri
Her şey bir masal gibidir.Kadın erkeğin Sindirellası, erkek kadının atsız prensidir.Dünya da hiçbir şey birbirlerinden daha önemli değildir (?) İsimler kullanılmaz hitap edilirken, aşkıım, sevgiliim, hayatıım, ötem, berim..,vs gibi sıfatlar özel adınızın yerini çoktan almıştır..Her dakika yan yana olmak istersiniz. Olur ya yüz yüze görüşemediniz diyelim, Günaydın diye başlayaniyi geceler diye devam eden telefon görüşmeleri, o da olmadı, mesaj trafikleri derken onunla kalkar onunla yatarsınız..Buraya kadar her şey mükemmel!! Eee, daha ne isteriz aşka dair hayattan? Ne güzel bir yürek sizin için atıyor; attıkça da yüreğinizi hoplatıyor.Bazılarında bu zaman uzar ayları alır ,bazılarında haftaları,bazılarında ise günleri..Sonra işte asıl espri başlar..Şaka gibidir yaşananlar inkar edilir, sevgi reddedilir en sonunda da çattt diye seni istemiyorum diye ileri gidilir..Eee hani sindirella hani atsız prens nerede kaldılar dağları delen keremler? Bitmiştir! Efendim..duygu bu, o zamanlar sevdik şimdi sevmiyoruzdur. Ne bu ya, oyuncak mıdır sevda!..Eğer bazı şeyleri yaşamayı bilmiyorsak, öğrenme vaktini ayırmalıyız kendimize..Her şey lekelendi diyelim ama bunu aşka yapmayalım, hala yüreğinde binlerce umutla, bir parça ekmeği dahi olsa, paylaşmaya çalışan adam gibi mertçe seven insanların da varlıklarını gölgelemeyelim.
Pardon serüvenin sonunda olanları es geçmeyelim.Artık Sindirella ,gece yarısını geçmeden kül kedisi; atsız prensse kurbağa olmuştur.Masalları bile gerçek yaşama taşımaya çalışalım derken, Ayy!! yine sinirlerim bozuldu.Sevmeyi beceremiyorsanız SEV-ME- YİN!
Not: Sakın ha! Sözüm asla sevda insanlarına değil, ağzına gözüne bulaştıranlaradır.Ben sevgi ve aşka ömrümü adayabilirim ve bu konuda yazı yazmaya da gücümün son katresine kadar çalışacağım. Sevmeyi bilenler! şapka çıkarıyorum size.Bilmeyenler marş marş..
Bir zamanlar nefesiniz olan sevdiğiniz, değişmiştir.(değişim kendini ele verme sürecidir ya hadi neyse) nefes dedik ya, artık nefesinizi durdurup, kanı beyninize sıçratan olmuştur. Hayatımda bu işkence modelini çok nadir yaşamama rağmen, nadir de olsa demek ki acıttı, yazmak istedim.
Efendim şöyle başlar aşk serüvenleri
Her şey bir masal gibidir.Kadın erkeğin Sindirellası, erkek kadının atsız prensidir.Dünya da hiçbir şey birbirlerinden daha önemli değildir (?) İsimler kullanılmaz hitap edilirken, aşkıım, sevgiliim, hayatıım, ötem, berim..,vs gibi sıfatlar özel adınızın yerini çoktan almıştır..Her dakika yan yana olmak istersiniz. Olur ya yüz yüze görüşemediniz diyelim, Günaydın diye başlayaniyi geceler diye devam eden telefon görüşmeleri, o da olmadı, mesaj trafikleri derken onunla kalkar onunla yatarsınız..Buraya kadar her şey mükemmel!! Eee, daha ne isteriz aşka dair hayattan? Ne güzel bir yürek sizin için atıyor; attıkça da yüreğinizi hoplatıyor.Bazılarında bu zaman uzar ayları alır ,bazılarında haftaları,bazılarında ise günleri..Sonra işte asıl espri başlar..Şaka gibidir yaşananlar inkar edilir, sevgi reddedilir en sonunda da çattt diye seni istemiyorum diye ileri gidilir..Eee hani sindirella hani atsız prens nerede kaldılar dağları delen keremler? Bitmiştir! Efendim..duygu bu, o zamanlar sevdik şimdi sevmiyoruzdur. Ne bu ya, oyuncak mıdır sevda!..Eğer bazı şeyleri yaşamayı bilmiyorsak, öğrenme vaktini ayırmalıyız kendimize..Her şey lekelendi diyelim ama bunu aşka yapmayalım, hala yüreğinde binlerce umutla, bir parça ekmeği dahi olsa, paylaşmaya çalışan adam gibi mertçe seven insanların da varlıklarını gölgelemeyelim.
Pardon serüvenin sonunda olanları es geçmeyelim.Artık Sindirella ,gece yarısını geçmeden kül kedisi; atsız prensse kurbağa olmuştur.Masalları bile gerçek yaşama taşımaya çalışalım derken, Ayy!! yine sinirlerim bozuldu.Sevmeyi beceremiyorsanız SEV-ME- YİN!
Not: Sakın ha! Sözüm asla sevda insanlarına değil, ağzına gözüne bulaştıranlaradır.Ben sevgi ve aşka ömrümü adayabilirim ve bu konuda yazı yazmaya da gücümün son katresine kadar çalışacağım. Sevmeyi bilenler! şapka çıkarıyorum size.Bilmeyenler marş marş..


