omayra
Üye
Sevgiliye Kaçmak Ağır Tahrik Sayıldı
'Sevgiliyle kaçmak' ağır tahrik sayıldı
İSTANBUL'da oturan evli ve 2 çocuk babası bir erkeğe aşık olup kaçan kızı 19 yaşındaki Leyla'yı tüfekle öldürdüğü iddiasıyla yargılanan 36 yaşındaki C. Ç., önce ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, kızının sevgilisiyle kaçmasını 'ağır tahrik' sayıp, duruşmadaki iyi hali de dikkate alarak C. Ç.'ın cezasını 18 yıl 4 aya indirdi.
Adana'nın Yıldırım Beyazıt Mahallesi'ndeki evlerinde 12 Nisan 2007'de kızı Leyla'yı öldürdükten sonra polise teslim olup tutuklanan halı satıcısı C. Ç., yargılandığı Adana 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar duruşmasına çıktı. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenen Ç., son savunmasında şunları söyledi:
"2005'de İstanbul'a taşındık. İş bulamayınca eşim ve ben tekrar Adana'ya döndük. Kızım Leyla ve oğlum Eyüp İstanbul'da annemin yanında kaldı. İkisi de fabrikada çalışıyordu. Kardeşim Mehmet, telefon açıp 'çocukların durmuyor gel al' dedi. İstanbul'a gittiğimde Leyla'nın kaçtığını öğrendim. Kızımı aramaya başladım. Kızım ile kaçtığı Eren'i polisler buldu. Eren ve kızım birbirlerini sevdiklerini evlenmek istediklerini söyledi. Kızım bir kaç gün sonra 'kimsenin yüzüne bakamıyorum beni Adana'ya götür' dedi. Adana'ya geldikten sonra kızım bu kez İstanbul'a gidip Eren ile evlenmek istediğini söyledi. Eşim ve oğlum çarşıya gitmişti. Kızımla ikimiz evdeydik. Kızıma Eren'in evli 2 çocuk babası olduğunu, bu beraberliğin doğru olmadığını söyledim. Eren ile fabrikada ilişkide bulunduğunu söyleyince öfkelendim. Tüfeği boğazıma dayayıp kendimi öldürmek istedim. 'Beni mi, Eren'i mi tercih ediyorsun, babasız mı kalmak istiyorsun?' dedim. Tüfeği almak için üzerime atladığı sırada tüfek ateş aldı. Sonrasını hatırlamıyorum."
AĞIR TAHRİK İNDİRİMİ
Mahkeme heyeti, Ç.'ı kızını öldürmek suçundan önce ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına mahkum etti. Kızının sevgilisiyle kaçmasını 'ağır tahrik' sayıp, duruşmadaki iyi hali de dikkate alınarak Ç.'ın cezası 18 yıl 4 ay hapse indirildi. Yaklaşık bir yıldır tutuklu olan baba Ç., yaklaşık 11 yıl sonra özgürlüğüne kavuşacak.
Bu arada, verilen cezayı fazla bulan Ç.'ın yakınları duruşma çıkışı sinir krizleri geçirdi. Polisler, aileyi güçlükle sakinleştirdi.
-alıntıdır-
Namus cinayetine farklı yaklaşım! Bu mahkeme kararı, kadınların namus meselesi yüzünden öldürülmelerine bir yerde izin vermekte. Namus kavramı, sosyolojik bir olgu ve elbette yadsınamaz. Türk aile yapısının önemli bir unsurudur ancak, yıllardır orta çağ zihniyeti ile kadınların namus yüzünden öldürülmeleri şiddetle kınanırken, bir mahkeme kararı ile, bu şekilde insan hayatına son verilmesine haklılık payı biçilmesi, kanımı donduruyor!
İSTANBUL'da oturan evli ve 2 çocuk babası bir erkeğe aşık olup kaçan kızı 19 yaşındaki Leyla'yı tüfekle öldürdüğü iddiasıyla yargılanan 36 yaşındaki C. Ç., önce ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, kızının sevgilisiyle kaçmasını 'ağır tahrik' sayıp, duruşmadaki iyi hali de dikkate alarak C. Ç.'ın cezasını 18 yıl 4 aya indirdi.
Adana'nın Yıldırım Beyazıt Mahallesi'ndeki evlerinde 12 Nisan 2007'de kızı Leyla'yı öldürdükten sonra polise teslim olup tutuklanan halı satıcısı C. Ç., yargılandığı Adana 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar duruşmasına çıktı. Ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istenen Ç., son savunmasında şunları söyledi:
"2005'de İstanbul'a taşındık. İş bulamayınca eşim ve ben tekrar Adana'ya döndük. Kızım Leyla ve oğlum Eyüp İstanbul'da annemin yanında kaldı. İkisi de fabrikada çalışıyordu. Kardeşim Mehmet, telefon açıp 'çocukların durmuyor gel al' dedi. İstanbul'a gittiğimde Leyla'nın kaçtığını öğrendim. Kızımı aramaya başladım. Kızım ile kaçtığı Eren'i polisler buldu. Eren ve kızım birbirlerini sevdiklerini evlenmek istediklerini söyledi. Kızım bir kaç gün sonra 'kimsenin yüzüne bakamıyorum beni Adana'ya götür' dedi. Adana'ya geldikten sonra kızım bu kez İstanbul'a gidip Eren ile evlenmek istediğini söyledi. Eşim ve oğlum çarşıya gitmişti. Kızımla ikimiz evdeydik. Kızıma Eren'in evli 2 çocuk babası olduğunu, bu beraberliğin doğru olmadığını söyledim. Eren ile fabrikada ilişkide bulunduğunu söyleyince öfkelendim. Tüfeği boğazıma dayayıp kendimi öldürmek istedim. 'Beni mi, Eren'i mi tercih ediyorsun, babasız mı kalmak istiyorsun?' dedim. Tüfeği almak için üzerime atladığı sırada tüfek ateş aldı. Sonrasını hatırlamıyorum."
AĞIR TAHRİK İNDİRİMİ
Mahkeme heyeti, Ç.'ı kızını öldürmek suçundan önce ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına mahkum etti. Kızının sevgilisiyle kaçmasını 'ağır tahrik' sayıp, duruşmadaki iyi hali de dikkate alınarak Ç.'ın cezası 18 yıl 4 ay hapse indirildi. Yaklaşık bir yıldır tutuklu olan baba Ç., yaklaşık 11 yıl sonra özgürlüğüne kavuşacak.
Bu arada, verilen cezayı fazla bulan Ç.'ın yakınları duruşma çıkışı sinir krizleri geçirdi. Polisler, aileyi güçlükle sakinleştirdi.
-alıntıdır-
Namus cinayetine farklı yaklaşım! Bu mahkeme kararı, kadınların namus meselesi yüzünden öldürülmelerine bir yerde izin vermekte. Namus kavramı, sosyolojik bir olgu ve elbette yadsınamaz. Türk aile yapısının önemli bir unsurudur ancak, yıllardır orta çağ zihniyeti ile kadınların namus yüzünden öldürülmeleri şiddetle kınanırken, bir mahkeme kararı ile, bu şekilde insan hayatına son verilmesine haklılık payı biçilmesi, kanımı donduruyor!
s 